Fesih bildiriminde gösterilen sebeple bağlılık ve ispat yükü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6813 E. 2025/537 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeyi fesheden taraf, fesih bildiriminde gösterdiği sebeple bağlıdır ve o sebebi (karşı tarafın hangi sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal ettiğini) ispatla yükümlüdür. İhtarnamede yer almayıp yargılama sırasında cevap dilekçesiyle ileri sürülen başka bir fesih sebebine dayanılarak feshin haklı sayılması mümkün değildir; bildirimdeki sebep ispatlanamazsa fesih haksızdır ve işin esasına girilerek karar verilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Fesih bildiriminde gösterilen sebeple bağlılık, ispat yükü ve sonradan ileri sürülen fesih sebebinin dikkate alınamaması → kabul
İddia: Davacı, bayilik sözleşmesinin feshinin haksız olduğunu, fesihle üç mağazanın faaliyetinin durduğunu ve bu nedenle maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fesheden taraf, karşı tarafa gönderdiği ihtarnamede fesih sebebini "sözleşmeyle üstlenilen yükümlülüklere uygun davranılmadığının tespit edilmiş olması" biçiminde göstermiştir. Fesih sebebi bu şekilde gösterildiğine göre fesheden bu sebeple bağlıdır; ayrıca sözleşmeyle yüklenilen hangi yükümlülüklerin karşı tarafça yerine getirilmediğini de ispatlamak zorundadır. Dosya kapsamında karşı tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ispatlanamamıştır. Bu itibarla sözleşme feshinin haksız olduğu kabul edilerek işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, ihtarnamede ileri sürülmeyip davaya cevap aşamasında ileri sürülen fesih sebebi kapsamında değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fesih bildiriminde gösterilen sebeple bağlılık ve bu sebebi ispat yükünün fesheden tarafta olduğu; sonradan ileri sürülen fesih sebebinin değerlendirmeye esas alınamayacağı yönündeki Yargıtay bozma gerekçesi, sözleşme feshinden kaynaklanan tazminat davaları bakımından bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ haksız fesih↗ fesih sebebiyle bağlılık↗ ispat yükü↗ maddi ve manevi tazminat↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2074 E. 2023/5746 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · güven ilişkisi · yemin teklifi · borçlu olunmadığının tespiti · ispat külfeti · yemin delili · yemin · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… ı ile davaya konu sekiz adet, toplam bedeli 435.000,00 TL olan çeklerin davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, «çek» bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, dava konusu çeklerin kural olarak davalı tarafın savunmasında ileri sürüldüğü gibi davacıya verilen borç paralar ve davacının ortağı olduğu TMR şirketi adına bankadan çektiği, ancak kendi adına kullandığı ve geri ödemesinin davalı şirket tarafından yapıldığı «bilirkişi incelemeleri» ile de anlaşılan kredi geri ödemesinden kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki davalı savunmasının aksini iddia eden davacının, iddiasını «kesin» delillerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, «yemin deliline» dayanıldığından, «yemin teklif hakkı» hatırlatıldığı, yemin teklif edilmeyeceği açıkça beyan edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
… da nakden müvekkiline birşey vermediğini, dava dışı TMR Otomotivin davalı Özdağ Şirketi'ne borçlu olduğunun belirlendiğini, bu halde borçlunun müvekkili olmadığını, «üçüncü kişi» ile davalı arasındaki alacak ilişkisinin dava konusu çekler ile bir bağlantısının bulunmadığını, çeklerin 3 üncü kişi olan TMR Şirketi'nin kayıtlarında rastlanmadığına ilişkin bilirkişi tespitinin, davacının borçlu olmadığına dair iddialarını desteklediğini, çekin bir borçlanma aracı olmadığını, ödeme aracı olması sebebiyle «teminat» amaçlı da «çek» verilebileceğinden davalının iddialarına karşın taraflar arasında herhangi bir borç doğurucu işlem olmasa da çek verilebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, «hamilin» borçlu zararına hareket ettiği iddiasının tanık dâhil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, dava konusu çekler hakkında «yemin teklif» edilmemesinin davanın ispatlanamadığını göstermediğini, davalı tarafta yemini eda edecek şahsın FETÖ soruşturması nedeni ile cezaevinde tutuklu olduğunu, bu dava anlamında «yemin delilinin» anlam ve önemini kavrayacak durumda olmadığını, yemini eda edecek şahsın cezaevinde tutuklu olmasından dolayı işin niteliği gereği yemin teklif etmelerinin mümkün …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava konusu çekleri halen elinde bulunduran davalı şirket arasında «çek» bedelleri tutarında bir borç ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ne davalı şirketten ne de eskiden ortağı olduğu TMR Otomotiv’den mal ya da nakit borç almadığını, davalı şirketin söz konusu çekleri «teminat» olarak elinde bulundurduğunu, bilirkişi raporlarında da bu iddialarını destekler tespitler yapıldığını, taraflar arasında yapılan işlemlerin güvene dayalı işlemler olduğunun da belirtildiğini, çekin bir borçlanma aracı değil ödeme aracı olduğunu, bu sebeple teminat amaçlı olarak da çek verilebildiğini, mahkemece dosyadaki tüm delillerin, tespitlerin, bilirkişi raporlarının ve hatta davalı şirket «temsilcisinin» beyanlarının göz ardı edilerek yalnızca «yemin deliline» dayanılmadığı gerekçesi ile davanın reddine yönelik hüküm kurulduğunu, «hamilin» borçlu zararına hareket ettiği iddiasının tanık dâhil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, davalı tarafça yemini eda edecek şahsın FETÖ soruşturması nedeni ile cezaevinde tutuklu olduğunu, sonradan da terör örgütü üyeliğinden ceza aldığını, yemini eda edecek şahsın cezaevinde tutuklu bulunmasından dolayı işin niteliği gereği «yemin teklif» etmenin mümkün görülmediğini, mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yemin teklif edilmemesinin davacı aleyhine olarak hükme gerekçe yapıldığını belirterek kararı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki «güven ilişkisi» nedeniyle davalıya «teminat» olarak verildiği iddia olunan çeklerin iade edilmemesi nedeniyle, çeklerden dolayı davalı tarafa «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4921 E. 2023/672 K.
Ortak:ispat yükü
Benzer bu karardaŞti.'nin cirosu ve imzası bulunmadığından diğer çeklere yönelik olarak «menfi tespit» davasının tarafı olamayacağı, 87127 nolu, 30.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak ise «ispat yükü» davacıda olup davacı çekin avans olarak verildiği iddiasını usulüne uygun yazılı delille kanıtlayamadığı, diğer davalılar Kurtsan Petrol Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişisel def'i · bedelsizlik def'i · borcun ifası · ciro silsilesi · yetkili hamil · yemin teklifi · ciranta · yemin delili
Benzer bu karardaTarım tarafından «ciro» edilmeksizin davalıya verildiği davacı tarafın ileri sürüldüğünden imzası ve cirosu bulunmayan çeklerden dolayı «menfi tespit» davasının tarafı olamayacağı, cirosu olmadığından davacının cirosundan istifade edemeyeceği gibi borç altına girme yükümlülüğü de bulunmadığı, bu nedenle 20.12.2016 tarihli, 30.000,00 TL bedelli, 87127 nolu «çek» dışındaki çekler yönünden dava açmakta «hukuki yararı» da bulunmadığı, davacı çekte «ciranta» olduğundan temel ilişkiye dayalı olarak sorumlu tutulamayacağı, «kambiyo senedi» ilişkisi yönünden ise «bedelsizlik» (avans) iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, diğer davalılar yönünden ise geçerli «ciro silsilesine» göre senedi elinde bulunduran kişinin «yetkili hamil» sayıldığı, iktisapta kötü niyetli olduğu kanıtlanmadıkça yetkili hamil olduğunun kabulü gerektiği, «ticari defterlere» göre davalıların kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı, çeklerin davacı tarafından ...
Şti. ve ... yönünden ise «bedelsizlik def»'i, «kişisel def»'i niteliğinde olduğundan bu davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu davalılar çekleri elinde bulunduran «hamil» olup çekleri iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduklarının ispatı gerektiği, ancak davacı tarafından bu durumun ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… lı ...'un çekleri borcuna karşılık aldığına ilişkin iddiasını da ispatlayamadığını ve çekleri iktisapta ağır kusurlu ve kötü niyetli olduklarını, delilleri arasında «yemin delili» olduğu hâlde Mahkemece dava konusu çeklerin avans olarak verildiği konusunda davalı tarafa «yemin teklif» etme hakları bulunduğu dahi hatırlatılmaksızın verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Tarım Ltd. cirosu olmadığını, «ciro silsilesinin» kopuk olduğunu, Mahkemenin çeklerin ancak ciro yoluyla devredilebileceği gerçeğini göz ardı ettiğini, bilirkişi raporunda müvekkili ile ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6813 E. , 2025/537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/812 Esas, 2023/1706 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/1130 E., 2020/675 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3 adet ... Kurumsal Çözüm Merkezi bayisini işlettiğini, taraflar arasında 31.03.2006 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, 31.08.2016 tarihinde davalının, aktivasyon ekranları, kullanıcı adı ve şifreleri ile sisteme davacının giriş yapmasını engelleyip bayi kodunu iptal ettiğini, sonrasında noter ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini feshettiğini, karşı ihtarname ile fesih sebebi ve gerekçeleri sorularak sözleşmelerin birer nüshasının celbi istenmiş ise de cevap verilmediğini, feshin haksız olduğunu, fesihle birlikte 3 mağazanın faaliyetinin durduğunu, müvekkilinin haksız fesih sebebiyle zararlarının doğduğunu ileri sürerek feshin haksız olması nedeniyle 50.000,00 TL manevi, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 6.129.636,93 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerinin İçişleri Bakanlığı ile yaptığı kimlik paylaşım sistemi sözleşmesi uyarınca Mernis üzerinden tüm vatandaşların kimlik bilgilerine erişme imkanının olduğunu, davacı şirket müdürü ve şirketi münferiden temsile yetkili kişi olan ... hakkında FETÖ soruşturması yürütüldüğünün öğrenildiğini, davacı şirket yetkilisinin gözaltına alınıp tutuklanması nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, ayrıca haklı sebep olmasa dahi sözleşmenin 6/3 hükmü uyarınca şirketin dilediği zaman tek taraflı tazminatsız fesih hakkının olduğunu, ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 18.07.2016 tarihli kararı ile terör örgütü mensup ve işbirlikçilerinin herhangi bir şekilde istihdamının önlenmesi için düzenli takip ve denetleme yapılmasının istendiğini, davalı şirketin kamu hizmeti verdiğini, üstün kamu yararı doğrultusunda feshin gerçekleştiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumsal Çözüm Merkezi Sözleşmesinin 6.1.1. maddesi uyarınca davacının sözleşmeden doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın ve tazmin yükümlülüğü olmaksızın davalıya fesih hakkının tanındığı, ancak davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ispatlanamadığı, 6.3 maddesinde ise davalıya sebep göstermeden 30 gün ihbar süresi verilerek her zaman feshetme hakkı tanınmışsa da 30 günlük süreye uyulmadan feshin yapıldığı, ihtarnamedeki 4.2.1 maddesi uyarınca sözleşmeye aykırı davranıldığının ispat edilemediği, esasen davalının fesih sebebini davacı şirket yetkilisinin FETÖ soruşturması nedeniyle göz altına alınıp tutuklanmasına dayandırdığı, ancak davacı şirket yetkilisinin beraat ettiği, davalının masumiyet karinesine aykırı hareket ettiği, davalı feshinin haksız olduğu, davacının aynı şartlarda yeni bir bayilik sözleşmesi kurabilmesi için gerekli makul sürenin bilirkişi tarafından 1 ay olarak tespit edildiği, KDV hariç kâr kaybının aylık 227.023,59 TL olduğu, erken fesih nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiğini ve onurunun zedelendiğini gösteren somut bir verinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 227.023,59 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket yetkilisinin FETÖ soruşturması nedeniyle gözaltına alınıp tutuklandığı, milli güvenliği tehdit eden yapı veya oluşum ile davacı şirket arasında güncel ve kişisel bağlantının varlığı şüphesi karşısında kamunun menfaatini yakından ilgilendiren Kurumsal Çözüm Merkezi'ne verilen özel yetki nedeniyle kamu yararı ve milli güvenliği tehlikeye sokacak durum ihtimalinin değerlendirilerek davacı şirket yetkilisine duyulan güncel şüphe ile sözleşmenin feshedildiği, fesih tarihinde ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü hal ortamı, kamu yararı ve ülke güvenliği nedeniyle ivedi tedbirlerin alınması zaruretinin bulunduğu, mevcut koşullarda davalının davacı şirket yetkilisi hakkındaki ceza yargılaması sonucunu beklemesi gerektiğinin beklenemeyeceği, davacının Anayasa ile güvence altına alınmış kişisel haklarının, adil yargılama ve masumiyet karinesinin mevcudiyeti tartışmasız ise de olağanüstü koşullar ve kamu yararının üstünlüğü gözetilerek güncel koşullar altında davalı tarafın davacıya olan güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle feshin davalı yönünden haklı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bayilik sözleşmesinin feshinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davalı şirket davacıya gönderdiği ihtarnamede "sözleşmeyle üstlendiğiniz yükümlülüklere uygun davranmadığınız tespit edilmiştir" şeklinde gerekçe ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğini davacıya bildirmiştir. Davalı şirket tarafından fesih sebebi bu şekilde gösterildiği için davalı şirket bu fesih sebebi ile bağlı olduğu gibi sözleşmeyle yüklenilen hangi yükümlülüklerin davacı tarafça yerine getirilmediğini de ispatlamalıdır. Dosya kapsamında davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği ispatlanamamıştır. Bu itibarla sözleşme feshinin haksız olduğu kabul edilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince ihtarnamede ileri sürülmeyip davaya cevap aşamasında ileri sürülen fesih sebebi kapsamında değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130390700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz