Kesinlik sınırı altındaki miktar için temyiz dilekçesi reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/418 E. 2025/236 K. · · İlk derece: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz dilekçesi miktardan reddedilir. Esas bakımından; müşterek borçlu müteselsil kefil ancak kefalet limiti (ipotek akit tablosundaki geçerli limit dâhil) içinde kalan ve yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra kalan alacaktan sorumludur; yargılama sırasında ölen ve mirası tüm en yakın mirasçılarca reddedilen davalının terekesi iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinden dava o davalı yönünden kayıt ve kabul davasına dönüşür ve tahsil hükmü yerine alacağın terekeye borç olarak kayıt ve kabulüne karar verilir; icra takibinde talep edilenden fazlasına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Temyize konu miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi → ret
Gerekçe: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde, anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla geçerli kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kefilin sorumluluğunun kefalet limitiyle sınırlı olması → kısmi kabul
İddia: Temlik alan davacı, davalı kefilden olan alacağın eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kefil davalının genel kredi sözleşmelerindeki kefalet limitine, ipotek akit tablosunda hüküm altına alınan ve geçerli bulunan kefalet limiti de eklenerek, davalının hesabından yapılan tahsilatların düşülmesi sonucunda tespit edilen alacağa hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur; buna karşılık kefalet limiti hatalı olarak fazla tespit edilen diğer davalı yönünden alacağın eksik hesaplandığı yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Mirası reddedilen davalının terekesine karşı davanın kayıt ve kabul davasına dönüşmesi → kabul
Gerekçe: Yargılama sırasında vefat eden davalının en yakın mirasçılarının tümünün mirası reddetmeleri nedeniyle terekesi iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinden, terekeye tasfiye memuru atanmış ve dava bu davalının terekesi bakımından kayıt ve kabul davasına dönüşmüştür; bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilir. Terekeye karşı açılmış bu davada tahsil hükmü kurulması hatalı olup, alacağın terekeye davacı lehine borç olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
İcra takibinde talep edilenden fazlasına hükmedilmesi ve dava tarihinden sonraki tahsilatların durumu → kabul
Gerekçe: İcra takibinde talep edilenden fazlasına hükmedilmesi taleple bağlılık ilkesini ihlal eder; dava tarihinden sonra tahsil edilmiş olan tutarların ise icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması gerekir, bu yönde hüküm kurulmamış olması hatalıdır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Karar, mirası reddedilen kefilin terekesine karşı yürüyen alacak davasının kayıt ve kabul davasına dönüşmesinin kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceği ve tahsil hükmü kurulamayacağı yönüyle emsal değer taşır; ayrıca kesinlik sınırı altındaki miktarda temyiz dilekçesinin reddi uygulamasını göstermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz kesinlik sınırı↗ miktardan ret↗ müşterek borçlu müteselsil kefalet↗ kefalet limiti↗ mirasın reddi↗ terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi↗ kayıt ve kabul davası↗ taleple bağlılık ilkesi↗ chargeback↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/418 E. , 2025/236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/234 Esas, 2023/1365 Karar
HÜKÜM
Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/959 E., 2019/1223 K.
BİRLEŞEN DOSYA İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/300 E., 2016/348 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada temlik alan davacı tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre asıl davada davacı vekilince reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 5.380,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Asıl davada davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi üzerinde kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Gaziosmanpaşa Şubesi ile davalı ... Turizm Seyehat Tekstil Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel nakdi, gayri nakdi kredi sözleşmeleri ve üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davalı ... ve ...'ın bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, ihtarnameler ile hesapların kat edildiğini, müvekkilinin 17.04.2013 tarihi itibariyle 1.276.303,57 TL alacaklı olduğunu, kredilerin teminatı olarak 700.000,00 TL bedelli ipotek alındığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ayrıca başka bir icra dosyası üzerinden de genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını ileri sürerek İstanbul 9.
İcra Müdürlüğü 2013/8991 E., sayılı genel haciz yolu ile yapılan takip dosyasına davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kendisine ait internet sitesi üzerinden "...", "..." gibi dünyaca tanınmış turizm acenteleri ile iş birliği yaparak uluslararası turizm rezervasyonu yaptığını, tatil ve konaklama hizmetine aracılık ettiğini, davalı banka ile aralarında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, tahsis edilen POS hesabı üzerinden "3D SECURE" yolu ile işlem gerçekleştirildiğini, 2011 yılından bu yana "Google Inc" ile reklam çalışması yapıldığını, konaklama ve turizm hizmetlerinin internet üzerinden pazarlama ve reklamı için anılı şirket ile çalışıldığını, davalı banka tarafından kendilerine tahsis edilen kredi kartı hesabından reklam ödemelerinin tümünün yapıldığını, davalı banka kredi kartı üzerinden ödedikleri ve Google hesap havuzunda biriken paranın "Google Inc" tarafından hesabın askıya alınması üzerine davalı bankadan talep edildiğini ancak cevap alınamadığını, davalı bankanın müvekkillerinin talebini dikkate almayıp Google Inc ve diğer yabancı şirketlerin gerçek dışı beyanlarına itibar ederek kendi müşterisinin mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek müvekkilleri tarafından davalı banka kredi kartı hesapları üzerinden Google Inc, ...
ve diğer turizm acentelerine yapılmış olan ödemelerinin davalının kayıtlarında tespit edilmesine, uluslararası Visa/Master kuralları gereğine Charge Back prosedürü kapsamında müvekkillerinden haksız bir şekilde çıkan paraların ticari faizi ile birlikte müvekkillerine ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, alacağın ihtar ile 7 gün içinde ödenmesi istediğini, bu ihtara itiraz edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin devam ettiğini, davacının yargı kararı olmaksızın müvekkillerinin mevduat hesabında bulunan 760.000.000,00 TL nakit parasına el koyduğunu, davacının hiçbir alacak talebini kabul etmemekle birlikte uhdesine geçirdiği paralarla icra takip dosya borcunun sona erdiğini savunarak davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete müvekkili banka tarafından şirket kredi kartı ve iş yeri sahip/ortaklarında diğer davacı ...'a ise şahsi kredi kartının tahsis edildiğini, davacının itirazlarının hangi kredi kartına ilişkin olduğunun somutlaştırılmadığını, şirket kredi kartı nedeniyle 9 kalemde toplam 21.555,35 TL, şahsi kredi kartı nedeniyle 10 kalemde toplam 19.877,82 TL'nin uluslararası kart kuruluşunun belirlediği kurallara uygun olarak yürütülen Charge Back işlemleri sonucunda Google CC Google.com isimli işyerinin bankasında tahsil edilerek firmanın müvekkili bankaya olan borçlarına mahsup edildiğini, davacı şirket ile müvekkili banka arasındaki sözleşme nedeniyle haciz yolu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptıklarını, davacıların takibe itirazları üzerine yargılamanın devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elveriş olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada temlik alan davacı vekilince ve asıl davada davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı lehine yapılan borç kayıtlarının asıl alacağa eklenerek hesaplama yapıldığı, temlik alan davacı vekilinin bu borç kayıtlarının asıl alacağa eklenmediği ve bu nedenle davalı ...'dan olan alacağın eksik hesaplandığı yönünde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davalı ...'ın kefalet limiti dikkate alındığında mahkemece hatalı olarak fazla tespit edilen kefalet limitine göre fazla alacağa hükmedilmesi nedeni ile temlik alan davacı vekilinin davalı ...'dan olan alacağın eksik hesaplandığı yönünde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı, davalı ... yargılama sırasında vefat etmiş olup, davalının en yakın mirasçılarının tümünün mirası reddetmeleri nedeniyle, terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, bu kapsamda mahkemece yapılan ihbar sonucu açılan tereke dosyasında terekeye tasfiye memuru atandığı, davalı ...
terekesi bakımından dava kayıt ve kabul davasına dönüşmüş olmakla, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen incelenmiş olup, terekeye karşı açılmış bu davada davalı ... terekesi bakımından alacağın terekeye davacı lehine borç olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken tahsil hükmü kurulmasının hatalı bulunduğu, davalı kefil ... 'ın genel kredi sözleşmelerindeki kefalet limitine ipotek akit tablosunda hüküm altına alınan ve geçerli bulunan 700.000,00 TL'lik kefalet limiti de eklenerek davalının hesabından yapılan tahsilatların da düşülmesi sonucunda tespit edilen alacağa hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak mahkemece icra takibinde talep edilenden fazlasına hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesini ihlal edeceği, dava tarihinden sonra tahsil edilmiş olan tutarların icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması gerekmekte olup mahkemece bu yönde hüküm kurulmamış olmasının de hatalı bulunduğu gerekçesiyle yeniden hüküm kurmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul 10.
İcra Dairesinin 2013/2008 E., sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere; davalı ... Turizm Seyahat Tekstil Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden aynen tekrarına (700.000,00 TL ipotek limitini aşan 576.503,57 TL toplam alacağın tahsili için) 576.503,57 TL üzerinden; İstanbul 9. İcra Dairesinin 2013/8991 E. sayılı icra takibine yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 576.503,57 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline, davalı müşterek borçlu müteselsil kefil muris ... terekesine açılan davanın kısmen kabulüne;
muris ...'ın kefalet limiti içinde kalan 575.025,00 TL asıl alacak, 12.938,06 TL işlemiş faiz, 646,90 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 588.609,96 TL alacak ile %20 oranında icra inkâr tazminatı tutarı 117.721,99 TL, takip tarihi olan 17.04.2013 tarihinden müteveffanın ölüm tarihi olan 24.10.2018 tarihine kadar %54 oranında hesaplanan 1.715.055,39 TL işlemiş faiz, %5 BSMV'si toplamı 85.752,76 TL olmak üzere toplam 2.507.140,10 TL alacağın müteveffa terekesine davacı lehine borç olarak kayıt ve kabulüne, fazla istemin reddine, davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... yönünden; kefalet limiti içinde kalan 436.700,61 TL asıl alacak, 24.460,51 TL işlemiş faiz, 1.223,03 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 462.384,15 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 436.700,61 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, fazla istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl davada temlik alan davacı vekilince ve asıl davada davalı ...
vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, genel kredi sözleşmeleri ve üye iş yeri sözleşmesi kapsamında, banka tarafından davalı şirkete tahsis edilen sanal POS cihazı ile yapılan işlemlere yönelik kart hamillerince yapılan harcama itirazları nedeniyle, chargeback yoluyla temlik eden banka tarafından kart hamillerinin bankalarına yapılmış olan ödemeler sonucunda, davalı asıl borçlu hesabına borç olarak kaydedilen banka zararının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise davacıların Google nezdindeki hesaplarının askıya alınması nedeniyle, davacılar tarafından reklam hizmeti karşılığında ödenen ve Google hesap havuzunda biriken paranın, chargeback kapsamında davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Asıl davada temlik alan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada temlik alan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı ...'a yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada temlik alan davacıya iadesine, 20.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1129347800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz