6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Açık hesap ilişkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6000 E. 2024/9270 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi temel borç ilişkisi icra takibinin durdurulması açık hesap vade farkı cari hesap sözleşmesi açık muvafakat erken açılan dava ödeme emri tebliği cari hesap alacağı takibin durdurulması vade tarihi ödeme emri tebliğ tarihi karine mutabakat tahsilde tekerrür ticari defter ve kayıtlar ön inceleme duruşması ilamsız icra takibi cari hesap ticari defter kayıtları lehtar kambiyo senedi muacceliyet icra takibine itiraz kötü niyet tazminatı muvafakat ispat yükü ifa keşideci bono vade kötü niyet usulden reddi bilirkişi incelemesi ticari defter fatura icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması cy/cy kaydı avans faizi teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 90

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/227 E., 2022/311 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.12.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Seher İbiş dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Gebze İcra Dairesinin 2021/852 E. numarası ile ticari ilişkiden doğan, faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı için 5.472.461,77 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirketin 133.102,31 TL borcu kabul edip bakiye alacağa itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı şirketin hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın tamamen borcunu ödememe amacı güderek ve süreci uzatma maksadıyla itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin itiraz edilen 5.339.359,46 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 22.01.2021 tarihinde davalı kayıtlarında yapılan incelemede, alacaklıya muaccel hâle gelen borç miktarının Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2021/852 E. sayılı dosyasına ödendiğini, davalı kayıtlarında 22.01.2021 tarihi itibari ile 133.102,31 TL dışında muaccel herhangi bir borç bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, faturaların ticari defterlerde kayıtlı oldukları, tarafların ticari defterleri arasında kayıtlar yönünden tam mutabakat bulunduğu, bu şekilde faturalara konu malın teslim edildiğine ilişkin davacı lehine karine oluştuğu, davacının fatura konusu malı teslim ettiğini/hizmeti yerine getirdiğini ispatladığı, fatura bedellerini ödediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davacının davalıdan itiraza uğrayan tutarda alacaklı olduğu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına 25.12.2029 vadeli, 5.338.458,07 TL tutarlı bono alındığına/verildiğine dair kayıt girildiği, davacının daha sonra bu kaydı düzeltme beyanı ile çıkardığı, ileri vadeli bono alınmasının borcu sona erdirmediği, ödeme yapılmadığı sürece borcun varlığını koruduğu, gerek ticari defter kayıtlarına gerekse davalının savunmalarına göre dava konusu bakiye bedelin ödenmediğinin sabit olduğu, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/852 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 25.12.2019 keşide tarihli, 25.12.2029 vadeli, 5.338.458,07 TL tutarlı, keşidecisi davalı, lehtarı davacı olan bono ile tahsilde tekerrür etmemesine, hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, davalı borçlu itirazında haksız olduğundan itiraza uğrayan ve hüküm altına alınan 5.339.359,46 TL alacağın %20'si 1.067.871,89 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 90 ıncı maddesi uyarınca, bedeli ödenmemiş senedin cari hesaba kaydedilemeyeceği gerekçesiyle davacının ticari defterlerine ödeme olarak kaydettiği bononun cari hesapta dikkate alınamayacağı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının dava ve ikinci cevap dilekçesiyle ön inceleme duruşmasında senede ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, senede ilişkin ilk beyanı bilirkişi incelemesinden sonra itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü, bu durumda senedin davalı şirkette ikinci derece imza yetkilisi olarak çalışmaya başlayan eski çalışanlarının henüz davacı şirket çalışanı olduğu dönemde davacının zararına bu kaydı oluşturdukları yönündeki iddiasının davalının açık muvafakatinde olmadığından dinlenemeyeceği, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından 6102 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesinin eldeki davada uygulanamayacağı, bu durumda bononun alacak borç ilişkisinde dikkate alınması gerektiği, kambiyo senedi ifa uğruna verildiğinde temel borç ilişkisinden doğan talep hakkı ortadan kalkmayıp bu hakka paralel ve bununla yarışan bir kambiyo talep hakkının doğduğu, bu durumda alacaklının iki türlü talep hakkı doğacağı, fakat alt ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donacağı ve böylece vadesi kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı, düzenleme tarihi 25.12.2019, vade tarihi 25.12.2029, lehtarı davacı olan 5.339.359,46 TL bedelli bononun açık hesap kapsamında fatura borçları için verildiği, bu senedin ifa uğruna verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumda temel ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donduğu ve böylece temel ilişkiden doğan hakkın vadesinin kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı, davacının dava konusu alacak yönünden davasını erken açtığı ve erken açılan davanın usulden reddi gerektiği, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan senede ilişkin her ne kadar davacı ticari defterlerinde kayıt bulunmakta ise de, senedin düzenlenme tarihine, vade tarihine, düzenleyenin kim olduğuna, nasıl ve ne şekilde davacıya verildiğine ilişkin herhangi bir ayrıntının davacı ticari defterlerinde yer almadığı, senedin davacıya teslimine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, senedin fiziki olarak dava dosyasına sunulmadığı, açık hesap ilişkisi içinde var olan bir alacak için aynı miktarda on yıl vadeli bir senedin verilmesinin, ticaret hayatında görülen bir uygulama olmadığı, zira her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer alan bir alacağın vade farkı uygulanmaksızın ödeme tarihinin on yıl ötelendiğinin, davalı tarafça ispat edilmediği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, temel ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donduğu ve böylece temel ilişkiden doğan hakkın vadesinin kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı yönündeki kabulün, somut uyuşmazlık bakımından uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince, takibe konu alacağa dayanak faturaların ticari defterlerde kayıtlı oldukları, tarafların ticari defterleri arasında kayıtlar yönünden mutabakat bulunduğu, davacının fatura konusu malları teslim ettiğini, hizmeti yerine getirdiğini ispatladığı, alacağın varlığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu, fatura bedellerini ödediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davacının alacağını davalıdan isteyebileceği gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6000 E.  ,  2024/9270 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1484 Esas, 2023/1510 Karar

HÜKÜM

Usulden ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/227 E., 2022/311 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.12.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Seher İbiş dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Gebze İcra Dairesinin 2021/852 E. numarası ile ticari ilişkiden doğan, faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı için 5.472.461,77 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirketin 133.102,31 TL borcu kabul edip bakiye alacağa itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı şirketin hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın tamamen borcunu ödememe amacı güderek ve süreci uzatma maksadıyla itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin itiraz edilen 5.339.359,46 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 22.01.2021 tarihinde davalı kayıtlarında yapılan incelemede, alacaklıya muaccel hâle gelen borç miktarının Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2021/852 E. sayılı dosyasına ödendiğini, davalı kayıtlarında 22.01.2021 tarihi itibari ile 133.102,31 TL dışında muaccel herhangi bir borç bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, faturaların ticari defterlerde kayıtlı oldukları, tarafların ticari defterleri arasında kayıtlar yönünden tam mutabakat bulunduğu, bu şekilde faturalara konu malın teslim edildiğine ilişkin davacı lehine karine oluştuğu, davacının fatura konusu malı teslim ettiğini/hizmeti yerine getirdiğini ispatladığı, fatura bedellerini ödediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davacının davalıdan itiraza uğrayan tutarda alacaklı olduğu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına 25.12.2029 vadeli, 5.338.458,07 TL tutarlı bono alındığına/verildiğine dair kayıt girildiği, davacının daha sonra bu kaydı düzeltme beyanı ile çıkardığı, ileri vadeli bono alınmasının borcu sona erdirmediği, ödeme yapılmadığı sürece borcun varlığını koruduğu, gerek ticari defter kayıtlarına gerekse davalının savunmalarına göre dava konusu bakiye bedelin ödenmediğinin sabit olduğu, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/852 E.

sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 25.12.2019 keşide tarihli, 25.12.2029 vadeli, 5.338.458,07 TL tutarlı, keşidecisi davalı, lehtarı davacı olan bono ile tahsilde tekerrür etmemesine, hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, davalı borçlu itirazında haksız olduğundan itiraza uğrayan ve hüküm altına alınan 5.339.359,46 TL alacağın %20'si 1.067.871,89 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 90 ıncı maddesi uyarınca, bedeli ödenmemiş senedin cari hesaba kaydedilemeyeceği gerekçesiyle davacının ticari defterlerine ödeme olarak kaydettiği bononun cari hesapta dikkate alınamayacağı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının dava ve ikinci cevap dilekçesiyle ön inceleme duruşmasında senede ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, senede ilişkin ilk beyanı bilirkişi incelemesinden sonra itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü, bu durumda senedin davalı şirkette ikinci derece imza yetkilisi olarak çalışmaya başlayan eski çalışanlarının henüz davacı şirket çalışanı olduğu dönemde davacının zararına bu kaydı oluşturdukları yönündeki iddiasının davalının açık muvafakatinde olmadığından dinlenemeyeceği, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından 6102 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesinin eldeki davada uygulanamayacağı, bu durumda bononun alacak borç ilişkisinde dikkate alınması gerektiği, kambiyo senedi ifa uğruna verildiğinde temel borç ilişkisinden doğan talep hakkı ortadan kalkmayıp bu hakka paralel ve bununla yarışan bir kambiyo talep hakkının doğduğu, bu durumda alacaklının iki türlü talep hakkı doğacağı, fakat alt ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donacağı ve böylece vadesi kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı, düzenleme tarihi 25.12.2019, vade tarihi 25.12.2029, lehtarı davacı olan 5.339.359,46 TL bedelli bononun açık hesap kapsamında fatura borçları için verildiği, bu senedin ifa uğruna verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumda temel ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donduğu ve böylece temel ilişkiden doğan hakkın vadesinin kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı, davacının dava konusu alacak yönünden davasını erken açtığı ve erken açılan davanın usulden reddi gerektiği, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan senede ilişkin her ne kadar davacı ticari defterlerinde kayıt bulunmakta ise de, senedin düzenlenme tarihine, vade tarihine, düzenleyenin kim olduğuna, nasıl ve ne şekilde davacıya verildiğine ilişkin herhangi bir ayrıntının davacı ticari defterlerinde yer almadığı, senedin davacıya teslimine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, senedin fiziki olarak dava dosyasına sunulmadığı, açık hesap ilişkisi içinde var olan bir alacak için aynı miktarda on yıl vadeli bir senedin verilmesinin, ticaret hayatında görülen bir uygulama olmadığı, zira her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer alan bir alacağın vade farkı uygulanmaksızın ödeme tarihinin on yıl ötelendiğinin, davalı tarafça ispat edilmediği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, temel ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donduğu ve böylece temel ilişkiden doğan hakkın vadesinin kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı yönündeki kabulün, somut uyuşmazlık bakımından uygulanma ihtimali bulunmamaktadır.

Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince, takibe konu alacağa dayanak faturaların ticari defterlerde kayıtlı oldukları, tarafların ticari defterleri arasında kayıtlar yönünden mutabakat bulunduğu, davacının fatura konusu malları teslim ettiğini, hizmeti yerine getirdiğini ispatladığı, alacağın varlığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu, fatura bedellerini ödediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davacının alacağını davalıdan isteyebileceği gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Tarafların iddia ve savunmaları tüm dosya kapsamından toplanan deliller, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulması ve birbirini doğrulaması, senede ilişkin kaydın 25.12.2019 tarihinde davacının defterinde kayıt görmesi, yıl sonu itibariyle bu kayıt da değerlendirilerek defter kapanışının yapılması, bir sonraki açılış kaydının da önceki durumda dikkate alınarak gerçekleştirilmesi, HMK 222/3 md uyarınca defter kaydının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilememesi, ancak uzunca bir süre geçtikten sonra düzenlenen kayıtın oluşturulması, basiretli bir tacir yönünden hayatın olağan akışı gibi kavramların dikkate alınamayacak olması birlikte değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun olan BAM kararının onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayız.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1127624800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.