Genel kredi sözleşmesi eki bankacılık hizmet sözleşmesinden doğan borçtan kefilin sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2293 E. 2024/1028 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinde, asıl borçlu ile banka arasındaki bankacılık hizmetleri sözleşmesinin bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğuna dair bir hüküm bulunuyorsa, bankacılık hizmetleri sözleşmesi bağımsız bir sözleşme sayılamaz ve genel kredi sözleşmesine verilen kefalet, bankacılık hizmetleri sözleşmesinden doğan (çekin karşılıksız çıkması nedeniyle bankanın ödediği yasal yükümlülük tutarının nakdi krediye dönüşmesi gibi) borçlar için de teminat teşkil eder; müteselsil kefilin bu nakit krediden sorumlu tutulması için ayrıca bir hüküm bulunması gerekmez. Ayrıca, kredi kartı üye sözleşmesini asıl borçlu şirketle birlikte bizzat imzalayan kişi, kefil sıfatından bağımsız olarak birlikte borçlu sıfatıyla kredi kartı borcundan sorumludur.
Ele alınan sorunlar
Çek kredisi (banka tarafından ödenen çek yasal yükümlülük bedeli) alacağından davalı müteselsil kefilin sorumluluğu → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının çek hesabından kaynaklı depo talebi ve ödenen çek yasal yükümlülük bedellerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 'Önceki Sözleşmelerle Bağlantı' başlıklı 14.2. maddesinde, şirketin bankayla imzaladığı bankacılık hizmetleri sözleşmesinin bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmiştir; bu nedenle bankacılık hizmetleri sözleşmesi bağımsız bir sözleşme olarak kabul edilemez ve genel kredi sözleşmesine verilen kefalet, bankacılık hizmetleri sözleşmesinden doğan borç için de teminat teşkil eder. Sözleşmenin H.5 maddesine göre, keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle bankanın çek lehdarına yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu tutarı ödemesi durumunda, bu tutar Çek Kanunu gereğince kullandırılan kredinin nakdi krediye dönüşmesi sonucunu doğurur ve borç bakiyesine mevzuatın izin verdiği faiz işletilir. Hesap kat ihtarnamesinde gösterildiği üzere 7 adet çek için bankanın yasal sorumluluk tutarının ödendiği, icra takibinde 'çek kredisi' olarak adlandırılan alacak kaleminin bu ödenen tutarlardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Müteselsil kefilin nakit krediden sorumlu olması için ayrıca bir hüküm bulunması gerekmez; davalı müteselsil kefil genel kredi sözleşmesindeki kefaleti nedeniyle bu borçtan sorumludur. Borcun bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu sözleşmede davalının kefalet imzası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmediği gözetilerek, bilirkişinin hesaplamasına ve sözleşme H.5 maddesine göre, ihtiyati haciz vekalet ücreti dahil talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari kredi kartı borcundan davalının bizzat üye sıfatıyla sorumluluğu → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının kredi kartı sözleşmesinde bizzat imzasının bulunduğunu belirterek ticari kredi kartından doğan alacaktan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 05/08/2015 tarihli ticari kredi kartı sözleşmesini davalı, asıl borçlu şirketle birlikte bizzat üye sıfatıyla imzalamıştır. Ayrıca genel kredi sözleşmesinin 14.2. maddesi uyarınca bankacılık hizmetleri sözleşmesinin G maddesindeki kredi kartı kullanımına ilişkin hükümler de davalı bakımından geçerlidir. Hem bu sözleşme hükümleri hem de kredi kartı üye sözleşmesinin şirket ve bizzat davalı tarafından üye sıfatıyla imzalanmış olması gözetilerek, davalının birlikte borçlu olarak kabulü ile kredi kartı borcundan sorumlu tutulması gerekir. Genel kredi sözleşmesinin eki bankacılık hizmet sözleşmesinde davalının müteselsil kefaleti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı alacaklı banka icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarıyla bağlı kalınarak, bilirkişi tarafından hesap kat ve temerrüt tarihleri gözetilerek yapılan hesaplamaya göre davalının kredi kartı borcundan sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatının hesaplanma yönteminin istinaf kapsamı dışında kalması → tartışılmadı
Gerekçe: İcra inkar tazminatının, itirazın iptaline karar verilen toplam alacağın %20'si olarak hesaplanması gerekirken asıl alacak üzerinden hesaplanması doğru değil ise de, bu kısım açıkça istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir; bu nedenle icra inkar tazminatı %20 oranında asıl alacak üzerinden hesaplanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kredi sözleşmesinde bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ayrılmaz parça olarak kabul edildiği hallerde, bu sözleşmeden doğan (çek yasal karşılık bedeli gibi) borçların da kefaletin kapsamında olduğuna ve kredi kartı üye sözleşmesini bizzat imzalayan kişinin birlikte borçlu sıfatıyla sorumlu tutulacağına ilişkin tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi↗ müteselsil kefalet↗ bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ hesap kat ihtarı↗ çek yasal karşılık bedeli↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ birlikte borçlu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2293
KARAR NO 2024/1028
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/11/2021
NUMARASI 2020/529 Esas - 2021/696 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2024
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmediğinden hesabın kat edildiğini, 18/01/2019 tarihli kat ihtarıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillerin borcu 7 gün içinde ödemesinin istenildiğini, borç ödenmeyince çek kredisi, ticari kredili mevduat, ticari kredi kartı ve iskonto iştira senedi borcunun ferileriyle beraber toplam 43.011,57-TL'nin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, itirazlarının haklı olduğunu, temerrüt faizinin kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporu alınması gerektiğini ve alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, genel kredi sözleşmesinde ticari kredi kartı ve çek taahhütnamesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, davalının çek hesabından kaynaklı depo talebi ve ödenen çek yasal yükümlülük bedelleri ile ticari kredi kartından sorumlu olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının; ticari kredili mevduat kredisi bakımından 5.807,63-TL asıl alacak, 226,01-TL temerrüt faizi, 11,30-TL bsmv olmak üzere toplam 6.044,94-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında faiz ve %5 bsmv uygulanmak suretiyle takibin devamına; iskonto iştira senedi kredisi bakımından 3.388,64-TL temerrüt faizi, 169,43-TL bsmv olmak üzere toplam 3.558,07-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına;
fazla istemin reddine; asıl alacağın %20’si olan 1.161,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalının kredi kartı sözleşmesinde imzasının bulunduğunu ve çek hesabından kaynaklanan depo talebi ve ödenen çek yasal yükümlülük bedelleri ile ticari kredi kartından doğan alacaklarını davalıdan talep edebileceklerini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalının ortağı ve münferit temsile yetkili müdürü olduğu dava dışı borçlu şirket ile banka arasında yapılan 05/08/2015 tarihli 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil ve 20.000-TL limitli kredi kartı sözleşmesini de üye sıfatıyla şirketle beraber birlikte asıl borçlu olarak imzaladığı, kefaletin geçerlilik koşullarını taşıdığı,kredi hesabının kat edilerek 18/01/2019 tarihli kat ihtarının 23/01/2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, 7 günlük süresi sonunda davalının temerrüde düştüğü; davacının davalı ve asıl borçluya 04/03/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, çek kredisi için 13.774,47-TL, ticari kredili mevduat hesabı için 6.947,88-TL, ticari kredi kartı için 17.739,78-TL ve iskonto kredisi için 4.549,44-TL (işlemiş faiz, bsmv ve masraf) olmak üzere toplam 43.011,57-TL'nin tahsili ile 22.640-TL çek riski bulunduğundan bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesini, ibraz edilecek çekler dolayısıyla yasal garanti bedellerinin banka tarafından ödenmesi halinde ise, ödeme tarihinden itibaren işleyecek %64 faizi ve %5 bsmv ile birlikte tahsili talep edilmiştir.Mahkemece, ticari kredili mevduat kredisi ve iskonto kredisi bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, çek kredisi, ticari kredi kartı ve çek riski (çek yaprağı başına yasal yükümlülük) nedeniyle depo talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, icra takibinde gayrinakit çek riski nedeniyle 22.460-TL'nin depo edilmesi talebini eldeki davada dava değeri içinde göstermemiş, harcını yatırmak suretiyle dava konusu etmemiştir. Gösterilen dava değeri itibariyle nakit alacakların dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.Davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 05/08/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin "Önceki Sözleşmelerle Bağlantı" başlıklı 14.2. maddesinde, şirketin bankayla imzaladığı bankacılık hizmetleri sözleşmesinin, bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmiştir. Buna göre bankacılık hizmetleri sözleşmesinin bağımsız bir sözleşme olduğu kabul edilemez. Genel kredi sözleşmesine verilen kefalet bankacılık hizmetleri sözleşmesinden doğan borç için de teminat teşkil eder.
Belirtilen sözleşmenin H.5 maddesinde, keşide edilen çeklerin kısmen ya da tamamen karşılığının bulunmaması nedeniyle Bankanın çek lehdarına çek yaprağı başına yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu tutarı ya da hesaptaki tutarın bu tutardan eksik kalan kısmını ödemesi durumunda, Çek Kanunu gereğince kendisine kullandırılan kredinin nakdi krediye dönüşmüş olacağını, borç bakiyesinin doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak borca da mevzuatın izin verdiği, bankanın bu dönemde en yüksek faiz oranı uyguladığı kredi türünün faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte ödeneceği, ihtar tarihinde Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında temerrüt faizi işletileceği kararlaştırılmıştır.Hesap kat ihtarnamesinde gösterildiği üzere, 7 adet çek için bankanın yasal sorumluluk tutarı olan 1.600-TL'nin ilgililere ödemesinin yapıldığı, bu nedenle de icra takibinde çek kredisi olarak adlarılan alacak kaleminin banka tarafından ödenen çek kanuni karşılık tutarları olduğu, müteselsil kefilin nakit krediden sorumlu olması için ayrıca bir hüküm bulunması gerekmediği "çek kredisi borcu" talebinden dolayı davalı müteselsil kefil genel kredi sözleşmesindeki kefaleti nedeniyle sorumlu bulunduğu halde, borcun bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı ,bu sözleşmede davalının kefalet imzası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı bu alacak için icra takibinde, 11.200-TL asıl alacak, 1.989,97-TL işlemiş temerrüt faizi (%58,50 16/01/2019-04/03/2019), 99,50-TL bsmv ve 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 13.774,47-TL talep etmiştir. Bilirkişi raporunda, hesap kat ve temerrüt tarihleri gözetilerek yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle "çek kredisi" olarak nitelendirilen borcun (yasal sorumluk tutarı 1.600-TLx7 adet çek=) 11.200-TL asıl alacak, (%29,40 akdi faiz oranı 16/01/2019-30/01/2019 arası 14 gün için 128,05-TL+%58,80 faiz oranı 01/02/2019-04/03/2019 arası 31 gün için 567,10-TL) 695,15-TL işlemiş faiz ve 34,75-TL % 5 bsmv olmak üzere 11.929,90-TL olduğu hesaplanmıştır.Davacı vekilinin 02/11/2021 tarihli celsede bilirkişi raporuna itirazlarının bulunmadığını belirtmesi ve davalıya tebliğ edilen rapora itiraz edilmediği gözetilerek, bilirkişinin hesaplamasına ve sözleşme H.5 maddesine göre, takipte bu alacak kapsamında istenilen 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti dahil olmak üzere, mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Ticari kredi kartı alacağı açısından;
05/08/2015 tarihli ticari kredi kartı sözleşmesini asıl borçlu şirket ile birlikte davalı bizzat üye sıfatıyla imzalamıştır. Ayrıca genel kredi sözleşmesinin 14.2. maddesi uyarınca bankacılık hizmetleri sözleşmesinin G maddesinde kredi kartı kullanımına ilişkin hükümlerle davalı bakımından geçerlidir.Buna göre hem belirtilen sözleşme hükümleri hem de kredi kartı üye sözleşmesinin şirket ve bizzat davalı tarafından üye sıfatıyla imzalandığı gözetilerek, davalının birlikte borçlu olarak kabulü ile davalının kredi kartı borcundan sorumlu tutulması gerekir.Genel kredi sözleşmesinin eki olduğu yazılı bulunan bankacılık hizmet sözleşmesinde davalının müteselsil kefaleti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bilirkişi raporunda, hesap kat ve temerrüt tarihleri gözetilerek yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle ticari kredi kartından kaynaklanan borcun 17.029,19-TL asıl alacak, 662,71-TL işlemiş faiz ve 33,13-TL %5 bsmv olmak üzere 17.725,03-TL olduğu belirlenmiştir. Davacı alacaklı banka, icra takibinde bu alacak için 16.933,02-TL asıl alacak, 768,34-TL işlemiş faiz (%33 16/01/2019-04/03/2019) ve 38,42-TL bsmv olmak üzere toplam 17.739,78-TL talep edildiği gözetilerek, asıl alacak bakımından taleple bağlı kalınarak, 16.933,02-TL asıl alacak, (16/01/2019-30/01/2019 arasındaki 14 gün için %27 akdi faiz oranı üzerinden 175,36-TL+01/02/2019-04/03/2019 arasındaki 31 gün için %33 gecikme faiz oranı üzerinden 474,59-TL=) 649,95-TL toplam işlemiş faiz ve 32,50-TL bsmv olmak üzere toplam 17.615,47-TL alacak belirlenmiştir.Davalının asıl alacak bakımından taleple bağlı kalınarak ,bilirkişi tarafından hesaplanan kredi kartı borcu ile sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Mahkemece icra inkar tazminatının itirazın iptaline karar verilen toplam alacağın %20'si olarak hesaplanması gerekirken, asıl alacak üzerinden hesaplanması doğru değil ise de bu kısım açıkça istinaf edilmediğinden bu kısım kesinleşmekle icra inkar tazminatı %20 oranda asıl alacak üzerinden hesaplanmıştır.Açıklanan nedenlerle;
davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğu ,mahkemece itirazın kısmen iptaline karar verilen alacaklar yanında, ticari kredi kartı bakımından 16.933,02-TL asıl alacak, 649,95-TL temerrüt faizi, 32,50-TL bsmv olmak üzere toplam 17.615,47-TL, çek kredisi borcu bakımından 11.200-TL asıl alacak, 695,15-TL temerrüt faizi, 34,75-TL bsmv ve 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 12.414,90-TL alacak bakımından sorumlu tutulması gerekir.Yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına ;alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplar ve taleple bağlı kalınarak itirazın kısmen iptaline fazla istemin reddine ,asıl alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemlerin reddine, asıl alacaklara kredi kartı ve KMH bakımından TCMB tarafından belirlenen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, çek kredisi borcu için bilirkişi tarafından belirlenen akdi faizinin iki katı olan %58,80 oranında faiz ve %5 bsmv işletilerek takibin devamına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 Tarih 2020/529 Esas - 2021/696 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; İstanbul 23. İcra Daire'sinin ... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın;Ticari kredili mevduat kredisi bakımından;
5. 807,63-TL asıl alacak, 226,01-TL temerrüt faizi ve 11,30-TL bsmv olmak üzere toplam 6.044,94-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında faiz ve %5 bsmv uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine,İskonto iştira senedi kredisi bakımından;
3. 388,64-TL temerrüt faizi ve 169,43-TL bsmv olmak üzere toplam 3.558,07-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine,Çek kredisi bakımından;
11. 200-TL asıl alacak, 695,15-TL temerrüt faizi, 34,75-TL bsmv ve 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 12.414,90-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %58,80 oranında faiz ve %5 bsmv uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine,Ticari kredi kartı bakımından;
16. 933,02-TL asıl alacak, 649,95-TL temerrüt faizi ve 32,50-TL bsmv olmak üzere toplam 17.615,47-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında faiz ve %5 bsmv uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine,Asıl alacaklar üzerinden %20 oranda hesaplanan 6.788,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 2.707,36-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 520,48-TL ve icra veznesine yatırılan 215,06-TL olmak üzere toplam 735,54-TL harcın mahsubu ile kalan 1.971,82-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 789,94-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 65-TL posta masrafı olmak üzere toplam 865-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 797-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 3.378,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.217-TL'sinin davalıdan, kalan 103-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,"Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 66-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
04/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/112669 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi