6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5629 E. 2024/2109 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yürürlük şartı yetkili satıcılık sözleşmesi tek satıcılık sözleşmesi infisah yetki sözleşmesi tek satıcılık haksız fesih yoksun kalınan kâr kâr mahrumiyeti teminat mektubu ticari faiz eş rızası yenileme fesih yetki ihtarname yetkisizlik kararı dava sebebi teminat i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında imzalanan 20.04.2001 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kâr mahrumiyeti ve yatırım bedelinin tahsili için açılan dava ve ek davadır.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7321 E. 2023/1524 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5629 E.  ,  2024/2109 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2022/15 Esas, 2022/82 Karar

HÜKÜM

Ret

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Asıl ve birleşen davada davalı vekili

BİRLEŞEN DAVA

Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/166 E.

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 20.04.2001 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, 20.04.2002 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, ancak her yıl düzenlenen yetki belgeleriyle taraflar arasındaki ilişkinin devam ederken davalının 14.01.2009 tarihli ihtarname ile herhangi bir sebep olmaksızın müvekkilinin yetkili satıcılık faaliyetlerini sona erdirdiğini, müvekkilinin verdiği teminat mektubunun hiçbir borcu olmadığı halde uzun zaman sonra iade edildiğini, müvekkilinin stoklarındaki mallarını satamadığını, servisin iş yapamaz hale geldiğini, kârdan yoksun kaldığını, müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek yatırım gideri yaptığını ileri sürerek yoksun kalınan kârdan şimdilik 380.000,00 TL ile yatırım giderlerinden şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada da davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle ilave 936.000,00 TL yoksun kalınan kârın akdin feshedildiği tarihten ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçelerinde; davacıya verilen yetkinin davacı firmanın talebi ve tutumları sebebi ile 13.01.2009 itibarı ile geri alındığını, tarafların 12.01.2009 tarihinde bir görüşme yaptıklarını, görüşmede davacının Suzuki mamullerinin satışına devam etmeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, davacının 13.01.2009 tarihli faks yazısı ile teminat mektubunun iadesini talep ettiğini, bu iade talebinin davacının yetkisinin bittiğini ve 12.01.2009 tarihindeki görüşmeyi ispatladığını, müvekkilinin 14.01.2009 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi sona erdirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 20.04.2001 tarihinde yetkili satıcılık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 7 nci maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl olacağının düzenlendiği devam eden maddesinde ise fesih ve infisah şartlarının hüküm altına alındığı, müddet sonunda yenilenmemesinin de bu şartlardan biri olduğu, 20.04.2002 tarihinde sözleşmenin sona erdiği, her yıl düzenlenen yetki belgeleriyle taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği, en son verilen yetki ile sözleşmenin 6 aylık süreyle 31.12.2008 tarihine kadar uzatıldığı, sözleşmenin 3.1.5 maddesi hükmünde teminat mektubunun sözleşmenin yürürlük şartı olarak düzenlendiği, sözleşmenin son yenileme süresinin bittiği 31.12.2008 tarihinden sonra davacı tarafından gönderilen 13.01.2009 tarihli faks mesajı ile davalıya sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun geri istendiği, faks mesajı sonrası davalının sözleşmenin sona erdiğine dair 14.01.2009 tarihli fesih ihtarnamesini keşide ettiği, 6 aylık sürenin sona erdiği tarihten sonra davacı tarafça teminatın geri istenildiği ve bu tarihten sonra taraflar arasında ticari ilişki olmadığı, teminatın sözleşmenin yürürlük şartı olduğu, sözleşmenin karşılıklı rıza ile sonlandırılmış olduğu, bu halde haksız fesih şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 13.03.2023 tarihli ve 2022/7321 E., 2023/1524 K. sayılı kararıyla Mahkemece gerek 1 inci bozma gerekse 2 nci bozma ilamında belirtildiği şekilde taraf beyanları alınmadan teminat mektubunun geri istenmiş olmasının taraflar arasında fesih yönünden bir anlaşma yapıldığı sonucunu doğurup doğurmadığı beyanlarla birlikte değerlendirilmeden sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun geri istendiği ve bu tarihten sonra taraflar arasında ticari ilişki olmadığından bahisle sözleşmenin karşılıklı rıza ile sonlandırılmış olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün asıl ve birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalı; kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında imzalanan 20.04.2001 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kâr mahrumiyeti ve yatırım bedelinin tahsili için açılan dava ve ek davadır.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124692100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.