Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5197 E. 2024/1766 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulen açılmış dava↗ teslim tutanağı↗ istinaf sebebi↗ delil tespiti↗ tahkikat↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ba formu↗ ticari faiz↗ ara karar↗ infaz↗ uyuşmazlık konusu↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/163 E.,2021/284 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Zetaş Ayakkabı.. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu'nda (TÜRKPATENT) 2016/00139 -1 tescil nolu endüstriyel tasarımının davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğunu, Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 D.iş sayılı dosyasından yapılan tespitte tecavüz olduğunun anlaşıldığı ileri sürerek endüstriyel tasarıma tecavüzün tespitini, önlenmesini, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile maddi tazminat yönünden 28.263,35 TL istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Zetaş Ayakkabı Taban San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tespiti yapılan ayakkabı tabanlarının müvekkili ile ... arasındaki sözleşme gereğince üretildiğini, tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğuna ilişkin müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, davacının dayanağı olan tasarımı ile müvekkilinin üretimini yaptığı tasarım birbirinden farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli 2016/00139 (1) nolu ayakkabı tabanı tasarımının davalı şirket tarafından fason olarak üretilen ürünlerde kullanıldığı,bu kullanımının davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına karar vermek gerektiği, davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, mevcut delil ve bilirkişi raporuna göre, aksi kanıtlanamayan davalının maliyet kayıtları gözetildiğinde, davalının bu tasarımdan elde ettiği net kazancın 6.898,50 TL olduğu. davalının eylemi aynı zamanda davacının tasarımdan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, tecavüzün niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 2016/00139 (1) nolu ayakkabı tabanı tasarımının davalı şirket tarafından fason olarak üretilen ürünlerde kullanımının davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, toplam 6.898,56 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı şirketten alınmak suretiyle hüküm özetinin trajı en yüksek beş gazetenin birinde ilanına, fazlaya dair talebin reddine, dahili davalı ... aleyhine usulen açılmış bir dava bulunmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf öncesi alınan bilirkişi raporlarında, davalı şirketin 8.550 çift taban üzerinde elde ettiği net karın 28.263,35 TL olduğunu tespit etmelerine ve bu bedelin davalının dosyaya sunduğu kurumsal vergi kayıtlarına göre hesaplandığını belirtmesine rağmen ilk derece mahkemesi takdir hakkını kullanarak düşük bir maddi tazminat bedeli belirlediğini, bilirkişi ek raporunda satış karlılığı içinde gider kalemlerinin yok sayılmadığını , muhasebe ilkelerine bağlı olarak yapılan satış maliyeti hesaplamasında zaten gider kalemlerinin de dahil edildiğini raporunda beyan ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden kararın kaldırılarak 28.263,35 TL tazminata hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... (Liva Ayakkabı) ile yapılan sözleşme uyarınca üretim yaptığını, tüm hukuki ve cezai sorumluluğun ...'a ait olduğunu, durumun öğrenilmesi üzerine üretimin durdurulup kalıpların sahibine iade edildiğini, mahkemenin delil tespitinden sonra tedbir kararının infazı sırasında müvekkilinin üretim yapmadığının tespit edildiğini, taban kalıplarının teslim tutanağının bir suretinin teslim edildiğini, tabanları inceleyen bilirkişinin ayakkabı tabanı konusunda uzman olmadığını, raporu kabul etmediklerini, itirazları üzerine mahkemenin Ayakkabı Yan Sanayi Derneğinden (AYSAD) bilirkişi ismi sorduğunu, daha sonra ara kararından döndüğünü, uzman olmayan bilirkişiden rapor aldığını, tabanların alıcılarının ayakkabı üreticileri olduğunu ve ayırt edici özelliklerini fark edebileceklerini, her iki tabanın kampreleri (yan görünüm şekilleri), kalınlıkları, yan desen kaplamaları ve alt desenlerinin (ağaç deseni-zımpara deseni) birbirinden farklı olduğunu, şablonunun da birbirinden farklı olduğunu, tüketicinin kolaylıkla ayırt edebileceğini, müvekkilinin ürettiği tabanın 5 mm daha alçak olduğunu, bu tarz comfort (ortopedik) tabanların genelde birbirine benzer olduğunu, şablon ve kampre'nin evrensel olduğunu, ayak anatomisinden kaynaklı belirli sayıda şablon olduğunu, her iki tasarımın arasındaki tek benzerliğin her ikisinin de sandalet tabanı olmaları ve dünyada yaygın şekilde kullanılan ökçelerinde bulunan deri kaplamalı ayrılan kısım olduğunu, bilirkişi raporuna ve bu rapora dayanılarak verilen karara itiraz ettiklerini, 5.000,00 TL manevi tazminatın da adil olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taban tasarımının 2016/00139 sayıyla 08.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere beş yıl müddetle tescil edildiği, sahibi adına geçerliliğini koruduğu, Mahkemenin 2016/47 D.iş sayılı dosyasında, davalı adresinde tasarım uzmanı bilirkişi aracılığıyla yapılan delil tespiti ve düzenlenen raporda 2016/00139-1 nolu tasarıma yönelik davalı tarafın kullanımının iltibas oluşturacak şekilde benzer tasarım olduğunun tespit edildiği, 16.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; yapılan karşılaştırmada ürün morfolojisinin benzer olduğu bu bağlamda karşılaştırılan ürünlerin genel yapı, biçim dili, form olarak benzediği, ürün tasarımlarının kenar yan görünümleri genel dizayn yapıları benzer olduğu, ürün tasarımlarında üstten ve yanlardan kesit görünümleri gözardı edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı kullanımının tescilli 2013/00139-1 nolu tasarımı kapsar şekilde olduğu, söz konusu tasarımın davalı tarafından 8.550 çift taban üzerinde kullanıldığı, 51.458,34 TL gelir elde edildiği, 28.263,35 TL kazanç elde edildiğinin beyan edildiği, rapora itiraz üzerine mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporunda davalı vekilinin bir çift taban maliyetini 1,857 USD olarak beyan ettiği, bu durumda 44.559,78 TL maliyetin, 51.458,34 TL gelirden düşüldüğünde, 6.988,56 TL net karın tespit edildiği, İlk derece mahkemesince Ayad-Ayakkabı Yan Sanayi Derneği'ne müzekkere yazıldığı, 2016 yılı ve öncesinde ayakkabı/terlik yan sanayide birim kar oranının ne olduğunun bildirilmesinin istenildiği, gelen yazı cevabında talep edilen birim kar oranları kayıtlarının, kişisel verilerin korunması kanunundan önce ve sonra, rekabet koşullarına aykırılık nedeni ile üyelerinden talep edilemediğini ve bu nedenle konu hakkında bilgi verilemeyeceğinin bildirildiği, mahkemece AYAD-Ayakkabı Yan Sanayi Derneği dışındaki meslek odalarına müzekkere yazılmadığı, davacı vekilinin 21.12.2021 tarihli hüküm duruşmasında, tahkikata devam edilerek diğer meslek birliklerine müzekkere yazılmasını talep etmediği gibi, yeniden rapor alınması taleplerinin de bulunmadığı, mevcut delillere göre karar verilmesini talep ettiğinden bu talebin davacı yönünden bağlayıcı olduğu, ayrıca davalı vekilinin ise istinaf başvurusunda maddi tazminat miktarına yönelik istinaf sebebi ileri sürmediğinin de anlaşıldığı, mahkemece alınan kök raporda kar oranının %55 olarak hesaplandığı, ürün bazında inceleme yapılmadığı, bu durumda kök raporun tazminat hesabı yönünden hükme esas alınamayacağı, davacı tarafın tahkikatın genişletilmesi talebi de bulunmadığından, mahkemece dosya kapsamında alınan ek rapordaki uyuşmazlık konusu ürünün maliyetinin yansıtılmak suretiyle yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinafı yönünden yapılan incelemede; davalı tarafın dahili davalı için fason üretim yaptığı, kalıbın ... tarafından davalıya verildiği, ancak davacı tarafın talebi üzerine davalının adresinde 31.03.2016 tarihinde delil tespiti yapıldığı, davalının tespit tarihinde tasarımın davacı adına tescilli olduğunu öğrendiği, davanın 03.05.2016 tarihinde açıldığı, mahkemece tedbir kararı verildiği, tedbirin davalı adresinde
28.03.2017 tarihinde infaz edildiği, tedbir kararının infazı sırasında üretim parkurunda 40 numara ile üretime devam edildiği, işyeri yetkilisinin 36, 37, 38 ve 39 numaralı kalıpların parlatma işlemine gönderildiğini belirttiği ve üretim alanında 25 adet ürün olduğu, işyeri yetkilisinin geçen seneden kalan ürünler olduğunu beyan ettiğinden davalı vekilinin üretimin durdurulup kalıpların iade edildiğine, davalının sorumluluğunun bulunmadığına yönelik savunmasının yerinde görülmediği, tasarımların benzemediği aralarında farklılıklar bulunduğunu ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz ettiği ve bilirkişinin uzman olmadığını ileri sürülmüş ise de, gerek tespit raporu, gerekse mahkemece alınan raporda tarafların tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılanacağının tespit edildiği, davalı vekili tarafından ileri sürülen farklılıkların ayrıntıda olduğu, tasarımın farklı olarak algılanmasına yetmeyeceği, ihlal süresi ve dosya kapsamına yansıyan ihlalin niteliği ve somut olayın özellikleri göz önüne alınarak hükmedilen 5.000,00 TL tazminatın fahiş olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Zetaş Ayakkabı.. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Zetaş Ayakkabı... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımları Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Zetaş Ayakkabı.. Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4824 E. 2024/1357 K.
Ortak:ba formu · infaz · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz kararda… na tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak «masrafı» davalıya ait olmak üzere imhasına karar vermek gerektiği, davacının «maddi tazminat» talebi yönünden yapılan değerlendirmede, mevcut delil ve bilirkişi raporuna göre, aksi kanıtlanamayan davalının maliyet kayıtları gözetildiğinde, davalının bu tasarımdan elde ettiği net kazancın 6.898,50 TL olduğu. davalının eylemi aynı zamanda davacının tasarımdan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, tecavüzün niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 2016/00139 (1) nolu ayakkabı tabanı tasarımının davalı şirket tarafından fason olarak üretilen ürünlerde kullanımının davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, toplam 6.898,56 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı şirketten alınmak suretiyle hüküm özetinin trajı en yüksek beş gazetenin birinde «ilanına», fazlaya dair talebin reddine, «dahili» davalı ... aleyhine «usulen açılmış» bir dava bulunmadığından, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir IV.
… etle tescil edildiği, sahibi adına geçerliliğini koruduğu, Mahkemenin 2016/47 D.iş sayılı dosyasında, davalı adresinde tasarım uzmanı bilirkişi aracılığıyla yapılan «delil tespiti» ve düzenlenen raporda 2016/00139-1 nolu tasarıma yönelik davalı tarafın kullanımının «iltibas» oluşturacak şekilde benzer tasarım olduğunun tespit edildiği, 16.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; yapılan karşılaştırmada ürün morfolojisinin benzer olduğu bu bağlamda karşılaştırılan ürünlerin genel yapı, biçim dili, «form» olarak benzediği, ürün tasarımlarının kenar yan görünümleri genel dizayn yapıları benzer olduğu, ürün tasarımlarında üstten ve yanlardan kesit görünümleri gözardı edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı kullanımının tescilli 2013/00139-1 nolu tasarımı kapsar şekilde olduğu, söz konusu tasarımın davalı tarafından 8.550 çift taban üzerinde kullanıldığı, 51.458,34 TL gelir elde edildiği, 28.263,35 TL kazanç elde edildiğinin beyan edildiği, rapora itiraz üzerine mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporunda davalı vekilinin bir çift taban maliyetini 1,857 USD olarak beyan ettiği, bu durumda 44.559,78 TL maliyetin, 51.458,34 TL gelirden düşüldüğünde, 6.988,56 TL net karın tespit edildiği, İlk derece mahkemesince Ayad-Ayakkabı Yan Sanayi Derneği'ne müzekkere yazıldığı, 2016 yılı ve öncesinde ayakkabı/terlik yan sanayide birim kar oranının ne olduğunun bildirilmesinin istenildiği, gelen yazı cevabında talep edilen birim kar oranları kayıtlarının, kişisel verilerin korunması kanunundan önce ve sonra, rekabet koşullarına aykırılık nedeni ile üyelerinden talep edilemediğini ve bu nedenle konu hakkında bilgi verilemeyeceğinin bildirildiği, mahkemece AYAD-Ayakkabı Yan Sanayi Derneği dışındaki meslek odalarına müzekkere yazılmadığı, davacı vekilinin 21.12.2021 tarihli hüküm duruşmasında, «tahkikata» devam edilerek diğer meslek birliklerine müzekkere yazılmasını talep etmediği gibi, yeniden rapor alınması taleplerinin de bulunmadığı, mevcut delillere göre karar verilmesini talep ettiğinden bu talebin davacı yönünden bağlayıcı olduğu, ayrıca davalı vekilinin ise istinaf başvurusunda «maddi tazminat» miktarına yönelik «istinaf sebebi» ileri sürmediğinin de anlaşıldığı, mahkemece alınan kök raporda kar oranının %55 olarak hesaplandığı, ürün bazında inceleme yapılmadığı, bu durumda kök raporun tazminat hesabı yönünden hükme esas alınamayacağı, davacı tarafın tahkikatın genişletilmesi talebi de bulunmadığından, mahkemece dosya kapsamında alınan ek rapordaki «uyuşmazlık konusu» ürünün maliyetinin yansıtılmak suretiyle yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinafı yönünden yapılan incelemede; davalı tarafın «dahili» davalı için fason üretim yaptığı, kalıbın ... tarafından davalıya verildiği, ancak davacı tarafın talebi üzerine davalının adresinde 31.03.2016 tarihinde delil tespiti yapıldığı, davalının tespit tarihinde tasarımın davacı adına tescilli olduğunu öğrendiği, davanın 03.05.2016 tarihinde açıldığı, mahkemece tedbir kararı verildiği, tedbirin davalı adresinde 28.03.2017 tarihinde «infaz» edildiği, tedbir kararının infazı sırasında üretim parkurunda 40 numara ile üretime devam edildiği, işyeri yetkilisinin 36, 37, 38 ve 39 numaralı kalıpların parlatma işlemine gönderildiğini belirttiği ve üretim alanında 25 adet ürün olduğu, işyeri yetkilisinin geçen seneden kalan ürünler olduğunu beyan ettiğinden davalı vekilinin üretimin durdurulup kalıpların iade edildiğine, davalının sorumluluğunun bulunmadığına yönelik savunmasının yerinde görülmediği, tasarımların benzemediği aralarında farklılıklar bulunduğunu ileri sürerek «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği ve bilirkişinin uzman olmadığını ileri sürülmüş ise de, gerek tespit raporu, gerekse mahkemece alınan raporda tarafların tasarımlarının bilgilenmiş kullanıc …
Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 D.iş sayılı dosyasından yapılan tespitte tecavüz olduğunun anlaşıldığı ileri sürerek endüstriyel tasarıma tecavüzün tespitini, önlenmesini, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» ile «maddi tazminat» yönünden 28.263,35 TL istemiştir.
Benzer bu kararda… ekkilinin orijinal tasarımlarını tescil ettirdiğini, piyasada bazı firmaların haksız olarak bu tasarımları taklit ettiğini, müvekkilinin emek ve zaman harcayarak ve «masraf» ederek geliştirdiği “Ayakkabı Model Taban” tasarımı için 27.06.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2014/04732 numarası ile çoklu Endüstriyel Tasarım Tescil belgesi aldığını, davalının, müvekkilinden izin almadan müvekkilinin endüstriyel tasarım olarak tescil ettirdiği ayakkabı ürünleri için tabanlarını taklit ettiğini, bu tabanların aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kendi ürünleri için kullandığını, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının, üretmiş olduğu ürünlerde müvekkilinin endüstriyel tasarımlarının aynısını kullandığını, müvekkilinin endüstriyel tasarımdan ... haklara tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek tecavüz fiillerinin durdurulmasının istendiğini, davalı cevaben «ihtar» göndererek eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini savunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın giderilmesi konusunda seçimlik hakkını kullanarak tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, davacı müvekkilinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre zararlarının hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün men'i ve refine, haksız rekabetin men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zararın belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının adresinde bulunan müvekkili adına «tescilli tasarıma» tecavüz yoluyla haksız rekabet teşkil eden ve taklit yoluyla üretilen taban, ayakkabı ve terlikler ile bunların üretiminde kullanılan her türlü araç, gereç ve kalıplara el konulması için gerekli görülürse «teminat» mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesine, bu konuda ilgili icra müdürlüklerine müzekkere yazılarak kararın «infazına», mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya «ilan» yoluyla duyurulmasına, tirajı en yüksek iki gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı karşı davada vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2014 04732 numara ile «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğü için kendisine karşı tazminat ve tecavüz davası yöneltildikten sonra bu davayı açtığını, müvekkiline ait tasarım tecavüz fiillerinin vaki olduğu tarihte de halen de geçerli ve tescilli bir tasarım olduğunu, dosyanın aynı bilirkişi heyetine 3 kez gittiğini, üçünde de tecavüze ilişkin değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen bu bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl davanın reddine karar verildiğini, davalı dilekçesinin deliller kısmında 3 adet firmanın önceden tescil edilmiş/ tescil başvurusu yapılmış tüm modellerinin incelenmesini talep ettiğini, delillerini somut bir şekilde belirlemediğini, hangi tasarım tescili, hangi tarihte kamuya sunulmuş olduğunun belli olmadığını, bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ile yapılan hatalı tespitleri içeren bilirkişi raporu nazara alınarak hükümsüzlük kararı verildiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda bir takım tescil numaralarını belirterek bunlara ilişkin inceleme yapmadıklarını vurgulamasına rağmen eksik düzenlenen bu raporla hüküm kurulduğunu, davalı tarafça üretilen model ile müvekkili tarafından üretilen modelin örneklerini dosyaya delil olarak «ibraz» etmelerine rağmen numuneler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığını, mahkemece bu taleplerin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetinin yanlış teşekkül ettirildiğini, bilirkişi raporunun her yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi kurulunun da yeterli ve ehil olmadığını, tasarımın ... olduğu gibi ayırt edici özellik unsurunu da taşıdığını, müvekkiline ait tescilli tasarımların tasarım hukuku ile koruma altına alınan kısımlarının hususiyetle tabanın bütünsel «formu» yani üzerine yerleştirilen desen «formları», yan çizgiler, desenler, kısacası tabanın alt ve yan görümü ile ilgili olduğunu, bir tasarıma ilişkin olarak yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapılırken tasarımın bir bütün olarak algılanması ve değerlendirilmesi gerektiğini, ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba/bs formları · davanın konusu · tescilsiz tasarım · ihtiyati tedbir · kamu düzeni · ihtar · bilirkişi incelemesi · ihtarname
Benzer bu kararda… ekkilinin orijinal tasarımlarını tescil ettirdiğini, piyasada bazı firmaların haksız olarak bu tasarımları taklit ettiğini, müvekkilinin emek ve zaman harcayarak ve «masraf» ederek geliştirdiği “Ayakkabı Model Taban” tasarımı için 27.06.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2014/04732 numarası ile çoklu Endüstriyel Tasarım Tescil belgesi aldığını, davalının, müvekkilinden izin almadan müvekkilinin endüstriyel tasarım olarak tescil ettirdiği ayakkabı ürünleri için tabanlarını taklit ettiğini, bu tabanların aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kendi ürünleri için kullandığını, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının, üretmiş olduğu ürünlerde müvekkilinin endüstriyel tasarımlarının aynısını kullandığını, müvekkilinin endüstriyel tasarımdan ... haklara tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek tecavüz fiillerinin durdurulmasının istendiğini, davalı cevaben «ihtar» göndererek eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini savunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın giderilmesi konusunda seçimlik hakkını kullanarak tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, davacı müvekkilinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre zararlarının hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün men'i ve refine, haksız rekabetin men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zararın belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının adresinde bulunan müvekkili adına «tescilli tasarıma» tecavüz yoluyla haksız rekabet teşkil eden ve taklit yoluyla üretilen taban, ayakkabı ve terlikler ile bunların üretiminde kullanılan her türlü araç, gereç ve kalıplara el konulması için gerekli görülürse «teminat» mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesine, bu konuda ilgili icra müdürlüklerine müzekkere yazılarak kararın «infazına», mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya «ilan» yoluyla duyurulmasına, tirajı en yüksek iki gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı karşı davada vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2014 04732 numara ile «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğü için kendisine karşı tazminat ve tecavüz davası yöneltildikten sonra bu davayı açtığını, müvekkiline ait tasarım tecavüz fiillerinin vaki olduğu tarihte de halen de geçerli ve tescilli bir tasarım olduğunu, dosyanın aynı bilirkişi heyetine 3 kez gittiğini, üçünde de tecavüze ilişkin değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen bu bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl davanın reddine karar verildiğini, davalı dilekçesinin deliller kısmında 3 adet firmanın önceden tescil edilmiş/ tescil başvurusu yapılmış tüm modellerinin incelenmesini talep ettiğini, delillerini somut bir şekilde belirlemediğini, hangi tasarım tescili, hangi tarihte kamuya sunulmuş olduğunun belli olmadığını, bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ile yapılan hatalı tespitleri içeren bilirkişi raporu nazara alınarak hükümsüzlük kararı verildiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda bir takım tescil numaralarını belirterek bunlara ilişkin inceleme yapmadıklarını vurgulamasına rağmen eksik düzenlenen bu raporla hüküm kurulduğunu, davalı tarafça üretilen model ile müvekkili tarafından üretilen modelin örneklerini dosyaya delil olarak «ibraz» etmelerine rağmen numuneler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığını, mahkemece bu taleplerin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetinin yanlış teşekkül ettirildiğini, bilirkişi raporunun her yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi kurulunun da yeterli ve ehil olmadığını, tasarımın ... olduğu gibi ayırt edici özellik unsurunu da taşıdığını, müvekkiline ait tescilli tasarımların tasarım hukuku ile koruma altına alınan kısımlarının hususiyetle tabanın bütünsel «formu» yani üzerine yerleştirilen desen «formları», yan çizgiler, desenler, kısacası tabanın alt ve yan görümü ile ilgili olduğunu, bir tasarıma ilişkin olarak yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapılırken tasarımın bir bütün olarak algılanması ve değerlendirilmesi gerektiğini, ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini istemiştir.
… ımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise" tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkeme tarafından karar verileceğinin düzenlendiği, yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda davacı şirkete ait 2014 047732 tasarım belgesindeki 19.1 numaralı tasarımın daha önce 2010 yılında kamuya sunulan ve tescil edilen 2010/05533 tescil nolu 3 ve 7 nolu tasarımlarla benzer olduğu ve yenilik kriterinden yoksun olduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile «dava konusu» tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davada ise dava konusu tasarım hükümsüz kılındığından asıl davanın reddine karar verilmiştir.
… erekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı karşı davada davalı vekilinin istinaf başv …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5197 E. , 2024/1766 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/448 Esas, 2022/835 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/163 E.,2021/284 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Zetaş Ayakkabı.. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu'nda (TÜRKPATENT) 2016/00139 -1 tescil nolu endüstriyel tasarımının davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğunu, Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 D.iş sayılı dosyasından yapılan tespitte tecavüz olduğunun anlaşıldığı ileri sürerek endüstriyel tasarıma tecavüzün tespitini, önlenmesini, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile maddi tazminat yönünden 28.263,35 TL istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Zetaş Ayakkabı Taban San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tespiti yapılan ayakkabı tabanlarının müvekkili ile ... arasındaki sözleşme gereğince üretildiğini, tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğuna ilişkin müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, davacının dayanağı olan tasarımı ile müvekkilinin üretimini yaptığı tasarım birbirinden farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli 2016/00139 (1) nolu ayakkabı tabanı tasarımının davalı şirket tarafından fason olarak üretilen ürünlerde kullanıldığı,bu kullanımının davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına karar vermek gerektiği, davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, mevcut delil ve bilirkişi raporuna göre, aksi kanıtlanamayan davalının maliyet kayıtları gözetildiğinde, davalının bu tasarımdan elde ettiği net kazancın 6.898,50 TL olduğu.
davalının eylemi aynı zamanda davacının tasarımdan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, tecavüzün niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 2016/00139 (1) nolu ayakkabı tabanı tasarımının davalı şirket tarafından fason olarak üretilen ürünlerde kullanımının davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, toplam 6.898,56 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı şirketten alınmak suretiyle hüküm özetinin trajı en yüksek beş gazetenin birinde ilanına, fazlaya dair talebin reddine, dahili davalı ...
aleyhine usulen açılmış bir dava bulunmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf öncesi alınan bilirkişi raporlarında, davalı şirketin 8.550 çift taban üzerinde elde ettiği net karın 28.263,35 TL olduğunu tespit etmelerine ve bu bedelin davalının dosyaya sunduğu kurumsal vergi kayıtlarına göre hesaplandığını belirtmesine rağmen ilk derece mahkemesi takdir hakkını kullanarak düşük bir maddi tazminat bedeli belirlediğini, bilirkişi ek raporunda satış karlılığı içinde gider kalemlerinin yok sayılmadığını , muhasebe ilkelerine bağlı olarak yapılan satış maliyeti hesaplamasında zaten gider kalemlerinin de dahil edildiğini raporunda beyan ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden kararın kaldırılarak 28.263,35 TL tazminata hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... (Liva Ayakkabı) ile yapılan sözleşme uyarınca üretim yaptığını, tüm hukuki ve cezai sorumluluğun ...'a ait olduğunu, durumun öğrenilmesi üzerine üretimin durdurulup kalıpların sahibine iade edildiğini, mahkemenin delil tespitinden sonra tedbir kararının infazı sırasında müvekkilinin üretim yapmadığının tespit edildiğini, taban kalıplarının teslim tutanağının bir suretinin teslim edildiğini, tabanları inceleyen bilirkişinin ayakkabı tabanı konusunda uzman olmadığını, raporu kabul etmediklerini, itirazları üzerine mahkemenin Ayakkabı Yan Sanayi Derneğinden (AYSAD) bilirkişi ismi sorduğunu, daha sonra ara kararından döndüğünü, uzman olmayan bilirkişiden rapor aldığını, tabanların alıcılarının ayakkabı üreticileri olduğunu ve ayırt edici özelliklerini fark edebileceklerini, her iki tabanın kampreleri (yan görünüm şekilleri), kalınlıkları, yan desen kaplamaları ve alt desenlerinin (ağaç deseni-zımpara deseni) birbirinden farklı olduğunu, şablonunun da birbirinden farklı olduğunu, tüketicinin kolaylıkla ayırt edebileceğini, müvekkilinin ürettiği tabanın 5 mm daha alçak olduğunu, bu tarz comfort (ortopedik) tabanların genelde birbirine benzer olduğunu, şablon ve kampre'nin evrensel olduğunu, ayak anatomisinden kaynaklı belirli sayıda şablon olduğunu, her iki tasarımın arasındaki tek benzerliğin her ikisinin de sandalet tabanı olmaları ve dünyada yaygın şekilde kullanılan ökçelerinde bulunan deri kaplamalı ayrılan kısım olduğunu, bilirkişi raporuna ve bu rapora dayanılarak verilen karara itiraz ettiklerini, 5.000,00 TL manevi tazminatın da adil olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taban tasarımının 2016/00139 sayıyla 08.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere beş yıl müddetle tescil edildiği, sahibi adına geçerliliğini koruduğu, Mahkemenin 2016/47 D.iş sayılı dosyasında, davalı adresinde tasarım uzmanı bilirkişi aracılığıyla yapılan delil tespiti ve düzenlenen raporda 2016/00139-1 nolu tasarıma yönelik davalı tarafın kullanımının iltibas oluşturacak şekilde benzer tasarım olduğunun tespit edildiği, 16.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; yapılan karşılaştırmada ürün morfolojisinin benzer olduğu bu bağlamda karşılaştırılan ürünlerin genel yapı, biçim dili, form olarak benzediği, ürün tasarımlarının kenar yan görünümleri genel dizayn yapıları benzer olduğu, ürün tasarımlarında üstten ve yanlardan kesit görünümleri gözardı edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı kullanımının tescilli 2013/00139-1 nolu tasarımı kapsar şekilde olduğu, söz konusu tasarımın davalı tarafından 8.550 çift taban üzerinde kullanıldığı, 51.458,34 TL gelir elde edildiği, 28.263,35 TL kazanç elde edildiğinin beyan edildiği, rapora itiraz üzerine mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporunda davalı vekilinin bir çift taban maliyetini 1,857 USD olarak beyan ettiği, bu durumda 44.559,78 TL maliyetin, 51.458,34 TL gelirden düşüldüğünde, 6.988,56 TL net karın tespit edildiği, İlk derece mahkemesince Ayad-Ayakkabı Yan Sanayi Derneği'ne müzekkere yazıldığı, 2016 yılı ve öncesinde ayakkabı/terlik yan sanayide birim kar oranının ne olduğunun bildirilmesinin istenildiği, gelen yazı cevabında talep edilen birim kar oranları kayıtlarının, kişisel verilerin korunması kanunundan önce ve sonra, rekabet koşullarına aykırılık nedeni ile üyelerinden talep edilemediğini ve bu nedenle konu hakkında bilgi verilemeyeceğinin bildirildiği, mahkemece AYAD-Ayakkabı Yan Sanayi Derneği dışındaki meslek odalarına müzekkere yazılmadığı, davacı vekilinin 21.12.2021 tarihli hüküm duruşmasında, tahkikata devam edilerek diğer meslek birliklerine müzekkere yazılmasını talep etmediği gibi, yeniden rapor alınması taleplerinin de bulunmadığı, mevcut delillere göre karar verilmesini talep ettiğinden bu talebin davacı yönünden bağlayıcı olduğu, ayrıca davalı vekilinin ise istinaf başvurusunda maddi tazminat miktarına yönelik istinaf sebebi ileri sürmediğinin de anlaşıldığı, mahkemece alınan kök raporda kar oranının %55 olarak hesaplandığı, ürün bazında inceleme yapılmadığı, bu durumda kök raporun tazminat hesabı yönünden hükme esas alınamayacağı, davacı tarafın tahkikatın genişletilmesi talebi de bulunmadığından, mahkemece dosya kapsamında alınan ek rapordaki uyuşmazlık konusu ürünün maliyetinin yansıtılmak suretiyle yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinafı yönünden yapılan incelemede;
davalı tarafın dahili davalı için fason üretim yaptığı, kalıbın ... tarafından davalıya verildiği, ancak davacı tarafın talebi üzerine davalının adresinde 31.03.2016 tarihinde delil tespiti yapıldığı, davalının tespit tarihinde tasarımın davacı adına tescilli olduğunu öğrendiği, davanın 03.05.2016 tarihinde açıldığı, mahkemece tedbir kararı verildiği, tedbirin davalı adresinde
28.03.2017 tarihinde infaz edildiği, tedbir kararının infazı sırasında üretim parkurunda 40 numara ile üretime devam edildiği, işyeri yetkilisinin 36, 37, 38 ve 39 numaralı kalıpların parlatma işlemine gönderildiğini belirttiği ve üretim alanında 25 adet ürün olduğu, işyeri yetkilisinin geçen seneden kalan ürünler olduğunu beyan ettiğinden davalı vekilinin üretimin durdurulup kalıpların iade edildiğine, davalının sorumluluğunun bulunmadığına yönelik savunmasının yerinde görülmediği, tasarımların benzemediği aralarında farklılıklar bulunduğunu ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz ettiği ve bilirkişinin uzman olmadığını ileri sürülmüş ise de, gerek tespit raporu, gerekse mahkemece alınan raporda tarafların tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılanacağının tespit edildiği, davalı vekili tarafından ileri sürülen farklılıkların ayrıntıda olduğu, tasarımın farklı olarak algılanmasına yetmeyeceği, ihlal süresi ve dosya kapsamına yansıyan ihlalin niteliği ve somut olayın özellikleri göz önüne alınarak hükmedilen 5.000,00 TL tazminatın fahiş olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Zetaş Ayakkabı.. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Zetaş Ayakkabı... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımları Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Zetaş Ayakkabı.. Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124441500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz