Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6801 E. 2024/1543 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri↗ teamül↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ denetime elverişlilik↗ garantörlük↗ anonim şirket↗ asıl alacak↗ harç↗ kusur↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 inci maddesine dayanan anonim şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309, 336, 341 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3895 E. 2023/4075 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · anonim şirket · kusur · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 inci maddesine dayanan «anonim şirket» yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla 10.03.2020 tarihli «denetime elverişli» bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalıların kredi kullandırımları sırasında banka mevzuatına aykırı eylemlerinin ve dolayısıyla zararın oluşmasında «kusurlarının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini ancak itirazlarının reddedildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişiler tarafından bozma ilamı doğrultusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 inci maddesine dayanan «anonim şirket» yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davasıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · yönetim kurulu kararı · dahili dava
Benzer bu kararda… ve 2016/758 K. sayılı kararıyla; Krediler Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı davalı ...' ın Reebook A.Ş'ye kullandırılan kredi sürecinde bu kredinin kullandırılmasına «dahil» olduğunu ortaya koyacak bir kararının bulunmadığı, herhangi bir talimatının da olmadığı, kredi tahsisine ilişkin «yönetim kurulu» kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde adı geçen firmaya kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmayıp kusurlu olmadıkları gerekçesi …
… kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle kararın davacı lehine bozulduğu, «bozma sonrası», Dr. ...., .... ve .....'dan oluşan heyetten alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle mahkemece, kredi tahsisine ilişkin «yönetim kurulu» kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmadığı, kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın red …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6842 E. 2013/9861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… nlu olmamasına göre, mahkemece davalıların kredi kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilerek, bu konuda uzman «bilirkişilere inceleme» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından dava konusu zararın kaynağı kredilerden doğan alacağın tahsili için icra takiplerinin yapıldığı, tüm takiplerin «derdest» olup henüz sonuçlanmadığı, borçluların aciz halinin söz konusu bulunmadığı, bu durumda öncelikle davalıların sorumlu tutulabilmesi için zorunlu olan zarar unsurunu …
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... ... vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/972 E. 2013/3713 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, ...'nun 341. maddesi uyarınca «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine açılacak sorumluluk davaları için genel kuruldan izin alınması gerektiği, davacının verilen süreye rağmen böyle bir karar «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin ....09.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1420 E. 2019/695 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · yönetim kurulu kararı · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu karardaA.Ş'ye kullandırılan kredi sürecinde bu kredinin kullandırılmasına «dahil» olduğunu ortaya koyacak bir kararının bulunmadığı, herhangi bir talimatının da olmadığı, kredi tahsisine ilişkin «yönetim kurulu» kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde adı geçen firmaya kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmayıp kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma sonrası, Dr. ...., .... ve ...'dan oluşan heyetten alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle mahkemece, kredi tahsisine ilişkin «yönetim kurulu» kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmadığı, kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından alınan bu bilirkişi raporuna, bozma öncesi alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmediği, iki rapor arasında çelişki olduğundan bahisle itiraz edilmiş, mahkemece bu itirazları karşılayacak ek rapor alınmadığı gibi karar yerinde de bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere neden itibar edilmediği, ne sebeple «bozma sonrası» alınan raporun benimsendiği açıklanmamıştır.
Bu itibarla, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (...) Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6801 E. , 2024/1543 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/433 Esas, 2021/99 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın eski çalışanları olan davalılarca 1996 yılı sonlarına doğru mali durumu iyice bozulan dava dışı Reebok (Yeni Unvan: Rok) Ayakkabı Spor Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. ve Türel Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'ye bankacılık teamüllerine aykırı olarak 1997 yılında 1.500.000 USD'lik harici garanti kredisi kullandırıldığını, bu nedenle banka zararına sebebiyet verdiklerini belirterek şimdilik 26.04.2007 tarihi itibari ile 58.473,00 TL asıl alacak, 1.708.144 TL faiz olmak üzere toplam 1.766.617 TL banka zararının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, esastan reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, esastan reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.03.2020 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalıların kredi kullandırımları sırasında banka mevzuatına aykırı eylemlerinin ve dolayısıyla zararın oluşmasında kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 03.07.2023 tarih, 2022/3895 E. ve 2023/4075 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; karar düzeltme dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak itirazlarının reddedildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişiler tarafından bozma ilamı doğrultusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını ileri sürerek ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 inci maddesine dayanan anonim şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309, 336, 341 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124383700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz