Sıfat yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5134 E. 2024/1474 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sıfat yokluğu↗ erişimin engellenmesi↗ davanın konusu↗ iyiniyet↗ vekâlet ücreti↗ üçüncü kişi↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ihtar↗ esastan ret↗ ihtarname↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/251 E., 2019/230 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adlarına erişimin engellenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1994 yılından beri otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu tarihten itibaren ''ÇAVUŞOĞLU OTOMOTİV'' markasını kesintisiz olarak kullandığını, 2001 yılından itibaren tescil edilmiş “ÇAVUŞOĞLU” ibareli markaları bulunduğunu, ''www.cavusoglu.com.tr'' alan adının da bu tarihten itibaren tescilli olduğunu, davalının ''www.arabam.com'' isimli web sitesinde davacının markasını kullanan sayfaları yayınladığını, davalıya bu sayfaları kaldırması için ihtarname gönderildiğini, kullanan firmanın ticaret unvanı olduğu gerekçesi ile kullanımlarının değiştirilmediğini, sayfadaki kullanımların unvan kullanımı değil markasal kullanım olduğunubelirterek''www.arabam.com/galeri/cavusogluaoto'',''wwwarabamcom/galeri/cavusogluotomotv'' web sayfalarına erişimin engellenmesine, bu sayfalarda “ÇAVUŞOĞLU” markasının kullanılmasının durdurulmasına, haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması, tecavüz oluşturan ve cezayı gerektiren ürünlere, özellikle tabela, katalog vs. tanıtım malzemelerine el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu ve sadece motorlu taşıt alım satım ilanlarının yayınlandığı bir elektronik platform işlettiğini, hiçbir şekilde motorlu araç alım satımı veya kiralanması ticaretiyle uğraşmadığını, müvekkilinin davacının markasını kullanarak gerçekleştirdiği herhangi bir faaliyet bulunmadığını, davacının markasını ihlal ettiğini iddia eden kişilerin, müvekkilinin işlettiği elektronik ticaret platformuna ilan veren dava dışı oto galeriler olduğunu, müvekkilinin davalının markasını ihlal etmediğini, davacı ile bir ihtilaf yaşamamak için davadan önce davacı ile sürekli iyiniyetli bir biçimde işbirliği içinde olduğunu, müvekkilinin davacının markasını kullanmakta hiçbir çıkarının bulunmadığını, müvekkilinin davacının gönderdiği ihtar üzerine "Çavuşoğlu" ibaresini sayfalarından kaldırmalarını istediğini, üyelerin bu talebe uyarak ilgili ibareyi sayfalarından kaldırdığını, ancak ticaret unvanı Çavuşoğlu Otomotiv ve Turizm San. Tur. Ltd. Şti. olan bir üyenin bu ibarenin resmi ticaret unvanında yer aldığını belirterek ticaret unvanını kullanmaya devam edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin tüm bu süreçte çaba sarf ederek iyiniyetle hareket ettiğini, dava dışı üçüncü kişilerin fiillerine dayanarak müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, dava konusu edilen internet sayfalarında bilirkişi raporunda sözü edilen ''çavuşoğlu'' ibarelerinin çıkarılmış olması sebebiyle davanın konusu kaldığını bu sebepler ve sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, bu taleplerin kabul edilmemesi ve bu sebeple esasa girilmesi halinde, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya tebliğ olunan ihtarname içeriği itibariyle tecavüzden haberdar olan ve buna rağmen üçüncü kişiler tarafından davalıya ait web sitesindeki ihlal oluşturan dava konusu içeriğin web sitesinden çıkartılması ya da erişimin engellenmesi şeklinde olumlu bir davranışta bulunmayarak, tecavüz teşkil eden içeriği işletmecisi olduğu “www.arabam.com” adlı web sitesinden çıkartmamak suretiyle kusurlu davranan davalının, iştirak halinde sorumluluğu bulunduğu" gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıya ait www.arabam.com alan adlı internet sitesinde üyelerine tahsis edilen ve sunucu barındırma hizmeti verilen hhtps://www.arabam.com/galeri/cavusogluauto ve https://www.arabam.com/galeri/cavusogluotomotiv alan adlı web sayfalarında davacıya ait "ÇAVUŞOĞLU" esas unsurlu markaların kullanılması suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına, yargılama sırasında -https://www.arabam.com/galeri/cavusogluauto ve https://www.arabam.com/galeri/cavusogluotomotiv alan adlı internet siteleri yayından kaldırılmış olduklarından bu sitelere erişimin engellenmesi talebi konusuz kalmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı konusuz kalan talepleriyle ilgili dava açıldığı tarihte haklı olduğundan, bu taleplerle ilgili davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemenin somut olaya uygulaması gereken yasa hükümlerini değil ilgili olmayan hükümlere göre karar verdiğini, müvekkilinin üçüncü kişinin unvanındaki Çavuşoğlu ibaresinden sorumlu olup olmadığının 5651 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesi ve 6563 sayılı Kanun 9 uncu maddesi hükümlerine göre tespiti gerektiğini, yer sağlayıcı müvekkilinin içerikten sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin başta davacının isteklerini yerine getirmeye çalıştığını, ancak dava dışı Çavuşoğlu Otomotiv Turizm San. Tic. Ltd. Şti.'nin tescilli ticaret unvanını kullanması nedeniyle tamamen engel olamadığını, bilirkişilerin artık geçerli olmayan 23.07.2018 tarihli rapor ekindeki görüntülere göre değerlendirme yapmışsa da, güncel ilan görüntülerinin dosyaya sunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, müvekkilinin 23.07.2019 tarihli raporu aldıktan sonra dava dışı Çavuşoğlu Otomotiv Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ile temasa geçerek ticaret unvanını da kullanmamasını istemişse de firmanın bunu kabul etmediğini, müvekkilinin ilan veren şirketin ticaret unvanının davacının tescilli markasına tecavüz etmediğini savunmak zorunda bırakılamayacağını, müvekkilinin hangi hakkın öncelikli olduğunu değerlendirme imkanından da yoksun olduğunu, mahkemenin müvekkilinin derhal ilanın yayınını durdurmak zorunda olduğuna dair mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, yasal mevzuata göre ancak mahkeme veya savcılık kararı Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından verilmiş bir karar olması halinde kaldırma zorunluluğunun bulunduğunu, yer sağlayıcının yükümlülüğünün 24 saat içerisinde iddiaya cevap vermekle sınırlı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri,
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları aynen tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adlarına erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesi.
4.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu ve 149 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5134 E. , 2024/1474 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/39 Esas, 2022/831 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/251 E., 2019/230 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adlarına erişimin engellenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1994 yılından beri otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu tarihten itibaren ''ÇAVUŞOĞLU OTOMOTİV'' markasını kesintisiz olarak kullandığını, 2001 yılından itibaren tescil edilmiş “ÇAVUŞOĞLU” ibareli markaları bulunduğunu, ''www.cavusoglu.com.tr'' alan adının da bu tarihten itibaren tescilli olduğunu, davalının ''www.arabam.com'' isimli web sitesinde davacının markasını kullanan sayfaları yayınladığını, davalıya bu sayfaları kaldırması için ihtarname gönderildiğini, kullanan firmanın ticaret unvanı olduğu gerekçesi ile kullanımlarının değiştirilmediğini, sayfadaki kullanımların unvan kullanımı değil markasal kullanım olduğunubelirterek''www.arabam.com/galeri/cavusogluaoto'',''wwwarabamcom/galeri/cavusogluotomotv'' web sayfalarına erişimin engellenmesine, bu sayfalarda “ÇAVUŞOĞLU” markasının kullanılmasının durdurulmasına, haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması, tecavüz oluşturan ve cezayı gerektiren ürünlere, özellikle tabela, katalog vs.
tanıtım malzemelerine el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu ve sadece motorlu taşıt alım satım ilanlarının yayınlandığı bir elektronik platform işlettiğini, hiçbir şekilde motorlu araç alım satımı veya kiralanması ticaretiyle uğraşmadığını, müvekkilinin davacının markasını kullanarak gerçekleştirdiği herhangi bir faaliyet bulunmadığını, davacının markasını ihlal ettiğini iddia eden kişilerin, müvekkilinin işlettiği elektronik ticaret platformuna ilan veren dava dışı oto galeriler olduğunu, müvekkilinin davalının markasını ihlal etmediğini, davacı ile bir ihtilaf yaşamamak için davadan önce davacı ile sürekli iyiniyetli bir biçimde işbirliği içinde olduğunu, müvekkilinin davacının markasını kullanmakta hiçbir çıkarının bulunmadığını, müvekkilinin davacının gönderdiği ihtar üzerine "Çavuşoğlu" ibaresini sayfalarından kaldırmalarını istediğini, üyelerin bu talebe uyarak ilgili ibareyi sayfalarından kaldırdığını, ancak ticaret unvanı Çavuşoğlu Otomotiv ve Turizm San.
Tur. Ltd. Şti. olan bir üyenin bu ibarenin resmi ticaret unvanında yer aldığını belirterek ticaret unvanını kullanmaya devam edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin tüm bu süreçte çaba sarf ederek iyiniyetle hareket ettiğini, dava dışı üçüncü kişilerin fiillerine dayanarak müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, dava konusu edilen internet sayfalarında bilirkişi raporunda sözü edilen ''çavuşoğlu'' ibarelerinin çıkarılmış olması sebebiyle davanın konusu kaldığını bu sebepler ve sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, bu taleplerin kabul edilmemesi ve bu sebeple esasa girilmesi halinde, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya tebliğ olunan ihtarname içeriği itibariyle tecavüzden haberdar olan ve buna rağmen üçüncü kişiler tarafından davalıya ait web sitesindeki ihlal oluşturan dava konusu içeriğin web sitesinden çıkartılması ya da erişimin engellenmesi şeklinde olumlu bir davranışta bulunmayarak, tecavüz teşkil eden içeriği işletmecisi olduğu “www.arabam.com” adlı web sitesinden çıkartmamak suretiyle kusurlu davranan davalının, iştirak halinde sorumluluğu bulunduğu" gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıya ait www.arabam.com alan adlı internet sitesinde üyelerine tahsis edilen ve sunucu barındırma hizmeti verilen hhtps://www.arabam.com/galeri/cavusogluauto ve https://www.arabam.com/galeri/cavusogluotomotiv alan adlı web sayfalarında davacıya ait "ÇAVUŞOĞLU" esas unsurlu markaların kullanılması suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına, yargılama sırasında -https://www.arabam.com/galeri/cavusogluauto ve https://www.arabam.com/galeri/cavusogluotomotiv alan adlı internet siteleri yayından kaldırılmış olduklarından bu sitelere erişimin engellenmesi talebi konusuz kalmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı konusuz kalan talepleriyle ilgili dava açıldığı tarihte haklı olduğundan, bu taleplerle ilgili davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemenin somut olaya uygulaması gereken yasa hükümlerini değil ilgili olmayan hükümlere göre karar verdiğini, müvekkilinin üçüncü kişinin unvanındaki Çavuşoğlu ibaresinden sorumlu olup olmadığının 5651 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesi ve 6563 sayılı Kanun 9 uncu maddesi hükümlerine göre tespiti gerektiğini, yer sağlayıcı müvekkilinin içerikten sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin başta davacının isteklerini yerine getirmeye çalıştığını, ancak dava dışı Çavuşoğlu Otomotiv Turizm San. Tic. Ltd. Şti.'nin tescilli ticaret unvanını kullanması nedeniyle tamamen engel olamadığını, bilirkişilerin artık geçerli olmayan 23.07.2018 tarihli rapor ekindeki görüntülere göre değerlendirme yapmışsa da, güncel ilan görüntülerinin dosyaya sunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, müvekkilinin 23.07.2019 tarihli raporu aldıktan sonra dava dışı Çavuşoğlu Otomotiv Turizm San.
Tic. Ltd. Şti. ile temasa geçerek ticaret unvanını da kullanmamasını istemişse de firmanın bunu kabul etmediğini, müvekkilinin ilan veren şirketin ticaret unvanının davacının tescilli markasına tecavüz etmediğini savunmak zorunda bırakılamayacağını, müvekkilinin hangi hakkın öncelikli olduğunu değerlendirme imkanından da yoksun olduğunu, mahkemenin müvekkilinin derhal ilanın yayınını durdurmak zorunda olduğuna dair mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, yasal mevzuata göre ancak mahkeme veya savcılık kararı Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından verilmiş bir karar olması halinde kaldırma zorunluluğunun bulunduğunu, yer sağlayıcının yükümlülüğünün 24 saat içerisinde iddiaya cevap vermekle sınırlı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri,
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları aynen tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adlarına erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesi.
4.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu ve 149 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124381200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz