Faturaya itiraz edilmemesi ve savunmanın istinafta ileri sürülememesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2112 E. 2024/1097 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
Gerekçe özeti
Ticari alacağın ispatında, karşı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara karşı ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir itiraz veya savunma ileri sürülmemiş olması halinde, bu husus istinaf aşamasında ilk kez ileri sürülemez (HMK 357/1); taraf yargılama boyunca faturaya ve hizmetin alındığına itiraz etmemiş ve ödeme iddiasına ilişkin delil sunmamışsa, faturaların teslim edildiği ve hizmetin alındığı kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların ispat gücü ve davalının bu faturalara itiraz etmemesi → ret
İddia: Davalı vekili, faturaların hizmetin verildiğini tek başına kanıtlayamayacağını, faturayı teslim aldığı belirtilen kişinin faturaların düzenlendiği tarihte müvekkilinin çalışanı olduğunun ve imzanın ona ait olduğunun ispatlanamadığını, ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olması şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Söz konusu faturaların alt kısmında bir kişi tarafından teslim alındığına ilişkin ibare bulunmakta olup, ilk derece mahkemesince bu faturalara karşı beyanda bulunması için davalı vekiline kesin süre verilmiş olmasına rağmen, yargılama boyunca davalı tarafça bu faturalara itiraz edilmediği gibi, faturayı teslim aldığı belirtilen kişinin davalı şirketin ilgili tarihte çalışanı olmadığı yönünde bir savunma da ileri sürülmemiştir. HMK 357/1 uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen savunmalar istinaf aşamasında dinlenemez. Davalı, ne yargılama sırasında ne de istinaf aşamasında ödeme iddiasına ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Bu nedenlerle faturaların davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından itiraz edilmediği, dolayısıyla taşıma hizmetinin alındığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bir savunmanın (fatura üzerindeki teslim ibaresine itiraz, imza/çalışan statüsü itirazı) istinaf aşamasında HMK 357/1 gereği dinlenemeyeceğine ilişkin tespiti nedeniyle bölgesel ölçekte ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ açık hesap alacağı↗ ticari defter kayıtları↗ fatura ile ispat↗ istinafta yeni savunma yasağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2112
KARAR NO 2024/1097
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2021
NUMARASI 2018/1172 Esas - 2021/990 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalının taşıma işlerini üstlendiğini ve açık hesap alacağının bulunduğunu, 89.553,20-TL asıl alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının 52.182,36-TL borcu kabul ettiğini ancak 37.370,84-TL alacağa haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının müvekkiline verdiği nakliye hizmeti kapsamında gerekli ödemelerin yapıldığını, davacının bir çok kez çağrılmasına rağmen gelmediğinden açık hesap mutabakatı yapılamadığını, kabul edilen miktar dışında borcun bulunmadığını, davacı alt nakliye hizmeti verdiğinden bazen hizmetin tam ve hasarsız teslim edilmemesi halinde, müşterilerden müvekkiline fatura edilen tutarların fiili nakliyeciye yansıtılabildiğini, hesap farklılığının bundan kaynaklanabileceğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının kayıtlarına göre davalıdan 33.969,01-TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarına göre ise icra dosyasına yapılan ödeme ile hesabın sıfırlandığı, davacının dosyaya sunduğu ... numaralı 12.314,48-TL, ... numaralı 15.972,48-TL, ... numaralı 4.720-TL ve 25419 numaralı 4.720-TL bedelli faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturaların toplamının 37.726,96-TL olduğu, faturalarda "..." isim ve imzası bulunduğu, davacının "..."ı davalının İzmir şube sorumlusu olarak bildirdiği, dolayısıyla faturalara konu hizmetin davalıya sunulduğunun ispatlandığının kabul edildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen ve davalı defterlerinde yer alan ancak davacı defterlerinde yer almayan 38.759,60-TL ödemeye ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine kısmi itirazının 33.969,01-TL üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçmemek üzere avans faiziyle takibin devamına ve %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi ek raporunda hesaplar arasında farklılık oluşturan ödeme ve kayıtların dosyaya ibrazı için müvekkiline süre verilmediğini; sunulan faturaların ...'a teslim edildiği kabul edilmiş ise de evrakların sunulduğu tarihte şahsın müvekkili çalışanı olmadığını, imzanın ona ait olup olmadığının ve faturalara ilişkin hizmetin verildiğinin ortaya konulamadığını, faturanın tek başına hizmetin verildiğinin bir kanıtı olamayacağını ve HMK 222/3'e göre ticari defter kayıtlarının sahibinin lehine delil olabilmesi şartlarının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında davacının alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının kısmi itirazının iptali istemine ilişkindir.Eldeki davada, davacının davalının taşıma işlerini üstlendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, açık hesap ilişkisi kapsamında, icra takibinde davalının kısmen itiraz ettiği 33.969,01-TL kadar alacağı olup olmadığı noktasındadır.Bilirkişi raporuna göre, tarafların 04/07/2014 tarihi itibariyle 74.852,25-TL üzerinden hesap mutabakatına vardıkları ancak sonrasında her hangi bir mutabakat yapılmadığı, davacının defterlerindeki 2015 yılına ait 48.112-TL "..." açıklamalı ödemelerin davalının defterlerinde kayıtlı olmadığını, ayrıca davalının defterlerindeki 2015 yılına ait 86.871,60-TL ödemelerin de davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Ayrıca bilirkişi kök raporunda, taraflar arasındaki hesapların işlem adet farklılıklarının hesap bakiyelerinin 04/07/2014-31/12/2016 tarihleri arasındaki işlemlerden kaynaklandığı, özellikle 31/07/2014 tarihli 12.314,48-TL ve 30/11/2014 tarihli 15.972,48-TL bedelli faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Davacı tarafından 29/05/2019 tarihli dilekçe ekinde 07/07/2014 tarihli 4.720-TL, 07/07/2014 tarihli 4.720-TL, 31/07/2014 tarihli 12.314,48-TL ve 30/11/2014 tarihli 15.972,48-TL bedelli faturaları dosyaya sunulmuştur. Davacının defterlerinde kayıtlı faturaların toplam bedeli 37.726,96-TL olup, bu faturalar davalının defterlerinde kayıtlı değildir. Faturaların alt kısmında "Tarafımca teslim alınmıştır ..." ibaresi yazılıdır.
Mahkemece 12/12/2019 tarihli duruşmada söz konusu faturalara karşı beyanda bulunması için davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de, yargılama aşamasında bu hususta davalı tarafça bir itiraz ileri sürülmediği gibi "..."ın davalı şirketin 2014 yılında çalışanı olmadığı da savunulmamıştır. HMK 357/1 uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen savunmalar istinaf aşamasında dinlenemeyecektir. Davalı, bu hususta ve ne istinaf ne de yaklaşık 3 yıl süren yargılama aşamasında ödeme iddiasına ilişkin her hangi bir delil sunmamıştır. Bu nedenlerle, faturaların davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından itiraz edilmediği gözetilerek davacının söz konusu faturalardan dolayı alacaklı bulunduğu sonucuna varıldığından ,her üç faturanın davalıya tebliğ edildiği ve taşıma hizmetinin alındığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.301,77-TL istinaf karar harcından yatırılan 580,10-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.721,67-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/112253 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi