İtirazın iptali davasında alacak takipte dayanılan belgeyle sınırlıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2228 E. 2024/1329 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir davadır; davanın takibe bağlılığı hem alacağın miktarı hem de kaynağı bakımından geçerlidir. Alacaklı, takip talebinde dayandığı belgeler dışında başka belgelere (örneğin dava dilekçesinde sonradan öne sürülen çeklere) dayanarak alacağın varlığını ispatlayamaz; itirazın iptali davasında inceleme takipte gösterilen belgelerle sınırlıdır.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasında alacağın, takipte dayanılan belgeler dışındaki belgelere (çeklere) göre tespit edilip edilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin alacağının ödenmeyen 3 adet çek bedeline ilişkin olduğunu, çeklerin ceza davası nedeniyle el konulduğundan takibe konulamadığını, çeklerin ödendiğinin kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, ticari defter kayıtları ile kambiyo hukuku ilkelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dekontlarla ödemelerin çek bedellerine ilişkin olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın asıl dava yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı hem alacağın miktarı hem de alacağın kaynağı bakımından geçerlidir. Bu nedenle alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi bu davada mümkün değildir. Asıl davanın konusu olan icra takibi toplam 177.964,88-TL miktarlı 12 adet faturaya dayanmakta olup itirazın iptali davası 38.000-TL asıl alacak için açılmış, davacı ise alacağın dava dilekçesi ekinde sunulan toplam bedeli 18.562-TL olan 3 adet çeke dayandığını ileri sürmüştür. Alacaklının takipte dayandığı faturalar dışında, 3 adet çekin varlığı kabul edilerek alacağın tespit edilmesi eldeki itirazın iptali davasında mümkün değildir. Faturalara dayalı başlatılan takipte ticari defterlerin incelenmesine göre davacının davalı şirkete 4.917,22-TL borçlu olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın taşıyıcı gerekçesi, itirazın iptali davasında alacağın hem miktar hem kaynak yönünden takip talebinde dayanılan belgelerle sınırlı olduğu, takipte gösterilmeyen başka belgelere (somut olayda çeklere) dayanılarak alacağın ispatlanamayacağı ilkesidir. Bu ilke Yargıtay HGK kararına da atıfla desteklenmiş olup benzer nitelikteki itirazın iptali davalarında emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ takibe bağlılık ilkesi↗ cari hesap↗ ticari defter incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2228
KARAR NO 2024/1329
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/06/2021
NUMARASI 2015/213 Esas - 2021/451 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN MALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN
2015/751 ESAS - 2015/1092 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı-birleşen davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya kayısı ve kuruyemiş ürünleri sattığını, bu kapsamda davalının 01/11/2008 tarihli 12.500-TL, 26/11/2008 tarihli 2.500-TL ve 31/10/2008 tarihli 3.562-TL bedelli üç adet çeki otobüsle gönderdiğini, fakat çeklerin otobüste kaybolduğunu; müvekkilinin çalıntı ihbarında bulunduğunu, çalan kişinin tahsil işlemi üzerine yakalandığını ve hakkında Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, mahkemece çeklere el konulduğundan çeklerin tahsil edilemediğini, davalının çek yerine başkaca ödeme yapmadığı gibi diğer borçlarını da ödemediğini; bunu üzerine 38.000-TL asıl alacak ve 20.767-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.767-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla davalıya karşı ilamsız takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının takibi üzerine müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesabı kontrol ettiğini ve müvekkilinin davacıdan 4.917,22-TL alacaklı olduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine söz konusu alacağın tahsili için davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyada cari hesaba dayalı takip başlatıldığını, davacının yetki itirazı sebebiyle Malatya ... İcra Daire'sinin ... Esas sayılı dosyasından davacıya ödeme emri gönderildiğini ve davacının takibe itiraz ettiğini; sonuç olarak her iki tarafın da birbirinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini; fakat davacının takibinde faturaya dayanmasına rağmen dava dilekçesinde ise çalındığını iddia ettiği 18.562-TL bedelli çeklere dayandığını, müvekkilinin çek keşidecileriyle görüştüğünü ve çekleri ödediğini, buna ilişkin dekontların dosyaya sunulduğunu;
kaldı ki çeklerin esasen davacının elindeyken kaybolduğunu, çalındığını veya başka bir şekilde yok sayılmak istendiğini; ticari defter incelemesinde asıl müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun anlaşılacağını ve icra inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında kayısı alım-satımı nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, davalının alacak ve borçlarının cari hesaba kaydedildiğini, müvekkilinin ticari defterlerine göre davalıdan 4.917,22-TL alacağı bulunduğunu; bu alacağın tahsili için davalı ... aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyada fatura ve cari hesaba dayalı takip başlatıldığını, davalının yetki itirazı sebebiyle Malatya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından davalıya ödeme emri gönderildiğini ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin 38.000-TL alacağı için başlatılan takibe konu itirazın iptali davasıyla işbu davanın birleştirilmesini; taraflar arasında cari hesap sözleşmesi ve hesap mutabakatı bulunmadığından cari hesap alacağından söz edilemeyeceğini; davacının delil olarak dayandığı iade faturalarının geçersiz olduğunu, iade faturası düzenleyebilmek için süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkilinin borcu olmadığı gibi tam tersine alacağı bulunduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı-birleşen dava davalısının, davalı/birleşen dava davacısına ürün sattığı, davalı-birleşen dava davacısının bir kısım ödemeler yaptığı, fatura düzenlenmesinin kişileri borçlu kılmayıp, ayrıca faturadaki malın verildiğinin ispatının gerektiği; hükme esas alınan 15/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporundan davacı-birleşen dava davalısının, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olan toplam 632.053,66-TL bedelinde fatura kestiği, davalı/birleşen dava davacısı tarafından belgelendirilen ödemeler ile davacının kabulünde olan iade faturalarının toplamının 675.954,93-TL olduğu, davalı/birleşen dava davacısının diğer tarafa 43.901,27-TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı;
asıl davada davacının fatura alacağı bulunmadığı, yine çek bedellerinin ödenmediği iddia olunmuş ise de itirazın iptali davasında takibe konu alacak yönünden değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davanın kabulüne, birleşen dava davalısı ...'in İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 4.917,22-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine; alacağın %20'si oranında 983,44-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı ... vekili , müvekkilinin alacağının ödenmeyen 3 adet çek bedeline ilişkin olduğunu, mahkemece el konulduğundan çeklerin takibe konulamadığını, çeklerin ödendiğinin kesin delillerle ispatı gerektiğini, ticari defter kayıtlarının yanı sıra kambiyo hukukunun temel ilkelerinin de dikkate alınarak kayıtlar arasındaki farkla veya açıklama kısmı boş dekontlarla ispatlanmış sayılamayacağını ve davalı-birleşen davacının iddiasını ispat edemediğini; ispata elverişli olmayan bilgi-belgelere göre hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemeyeceğini, dekontlarla ilgili ödemeler hususunda müvekkilinin defterlerinde bir kayıt bulunmadığını, buna rağmen ödemelerin çek bedellerine ilişkin olduğunun kabulünün hatalı olduğunu;
taraflar arasında cari hesap sözleşmesi ve mutabakat bulunmadığını, iade faturası kesilebilmesi için ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini ancak böyle bir ihbarın da mevcut olmadığını belirterek, kararın asıl dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında birbirlerinden alacaklı oldukları iddiasına istinaden karşılıklı olarak başlatılmış icra takiplerine tarafların itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Asıl davada İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, davacı-alacaklı 03/12/2014 tarihli takip talebinde "38.000-TL" asıl alacak olmak üzere toplam 58.767-TL alacağın tahsilini istediği; "borcun sebebi" kısmında "01.11.2008 tarihli 38.000-TL tutarında Faturaya Dayalı Alacak" ifadesini yazdığı; takip talebine toplam 177.964,88-TL miktarlı 12 adet fatura eklediği, ödeme emrinin borçlu-asıl davada davalı şirkete tebliğ edildiği ve süresinde takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada davacı vekili,ödenmeyen ve takibe konu faturalara borçlunun itiraz ettiği, müvekkilinin alacaklı olduğunun ekte sunulan toplam (12.500+2.500+3.562=)18.562-TL bedelli ödenmeyen üç adet çeklerle sabit olduğunu, açılan ceza davasında çeklere el konulduğunu, çek yerine ödeme yapılmadığı gibi müvekkilinin diğer borçlarının da ödenmediğini belirterek, asıl davada davalının takibe itirazının iptalini talep etmiştir. Davacı vekili, dosyaya sunduğu tüm beyanlarında "müvekkilinin alacağı ödenmeyen 3 adet çek bedeline ilişkindir."; 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraza ilişkin 12/01/2021 (sehven 2020 yazılmış) tarihli beyan dilekçesinde "Raporda icra takibi konusu toplam tutarı 177.964,88 TL olan 12 adet fatura olarak belirtilmişse de asıl davaya konu takip 38.000-TL ve ferileri için başlatılmıştır.
"denilmiştir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bu nedenle, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi bu davada mümkün değildir. (Yargıtay HGK'nın 2017/11-1299 E., 2021/779 K. sayılı ve 17/06/201 tarihli ilamı). Asıl davanın konusu olan icra takibinin toplam 177.964,88-TL miktarlı 12 adet faturaya dayandığı, ancak itirazın iptali davasının 38.000-TL asıl alacak için açıldığı, davacı tarafından davadaki alacağın ödenmemiş dava dilekçesinin ekinde fotokopileri sunulan toplam bedeli 18.562-TL olan 3 adet çeke dayandığı ve çek bedelinin ferileriyle beraber tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Ancak alacaklının takipte dayandığı faturalar dışında, başka belgelere yani 3 adet çekin varlığı kabul edilerek alacağın tespit edilmesi eldeki itirazın iptali davasında mümkün değildir.
Faturalara dayalı başlatılan takipte ticari defterlerin incelenmesine göre davacının, davalı şirkete 4.917,22-TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Tüm bu tespitlere göre, mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl davaya ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından asıl davada davacısı-birleşen dava davalısı ... yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın asıl davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl davada davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/111849 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi