Ana dağıtım sözleşmesinin süre sonunda kendiliğinden sona ermesi ve alacak kalemlerinin ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2183 E. 2024/1332 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalGörev ve yetkiZamanaşımı
Gerekçe özeti
Sözleşmede sürenin dolmasıyla ilişkinin ihtara/ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceği kararlaştırılmışsa, sözleşmenin uzayacağına dair açık bir irade beyanı veya davranış ispatlanamadıkça (tek başına revize mutabakat gibi hazırlık işlemleri yeterli değildir), sözleşme süre sonunda kendiliğinden sona erer ve haksız fesihten söz edilemez. Faturaların karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması, malların teslim edilmediği veya bedelin doğmadığı iddiasının ispat yükünü faturayı defterine işleyen tarafa yükler. Sözleşmede açıkça düzenlenmeyen bedel kalemleri (peşin alım iskontosu, kredi kartı komisyonu gibi) tarafların süregelen uygulamaları ve karşılıklı yazışmalarıyla teamül haline gelmişse, bu teamül esas alınarak hüküm kurulabilir; ancak teamülün kapsamı (örn. peşin ödenen kısımla sınırlı olması) aşılamaz. Prim/risturn niteliğindeki alacaklarda, hak kazanma koşulu olarak ödeme belgesi ibrazı gibi bir ön şart sözleşme/protokolde açıkça kararlaştırılmışsa, bu şartın yerine getirildiği kesin belgelerle ispatlanmadan alacağa hükmedilemez. İcra takibi ve dava, sadece talep edilen miktar için zamanaşımını keser; ıslah yoluyla sonradan talep edilen fazla tutar, zamanaşımı def'i ileri sürülürse zamanaşımına uğramış kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Yetkili mahkeme ve icra dairesine itiraz → ret
İddia: Davalı, yetki sözleşmesine dayanarak icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 1086 sayılı HUMK döneminde yapılan yetki sözleşmeleri, genel yetkili mahkemelerin yetkisine ilaveten seçimlik yetki tanır. Dava konusu icra takipleri ve davalar 1086 sayılı Kanun döneminde başlatılıp açıldığından, davalının yerleşim yerindeki icra daireleri ile mahkemelerin de yetkili olduğu kabul edilir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ana dağıtım sözleşmesinin haksız feshedilip feshedilmediği / sürenin sonunda kendiliğinden sona ermesi → ret
İddia: Davalı, davacının sözleşmenin uzayacağına ilişkin eylemlerde bulunduğunu, sözleşmenin devam edeceği yönünde inanç oluşturduğunu ve sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede 3 yıllık sürenin dolmasıyla ilişkinin ihtara/ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. Sözleşme ilişkisinin devamı için aksine bir ihtar olmazsa ilişkinin sona ereceği kararlaştırılmış olup, toplanan delillerden sözleşmenin süre sonunda uzayacağına yönelik bir irade açıklaması veya davranış tespit edilememiştir; aksine sağlayıcı, ihtarnamelerle sözleşmenin sona erdiğini ve yenilenmediğini bildirmiştir. Sözleşme süresinin bitiminden önce revize hedef mutabakatı yapılmış olması, tek başına sözleşmenin uzadığının kabulüne yeterli değildir. Bu nedenle sözleşmenin sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erdiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Asıl davada satış bedeli alacağının ispatı ve sözleşmesel faiz oranının uygulanabilirliği → ret
İddia: Davalı, faturaların detaydan yoksun olduğunu ve sözleşmedeki aylık %5 faiz oranının fahiş/geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının talep ettiği faturalardan sadece bir kısmının davalı kayıtlarında yer almaması nedeniyle o kısmın ispatlanamadığı, buna göre kalan tutarın denetime elverişli şekilde tespit edildiği kabul edilmiştir. Sözleşmenin 7.4 maddesinde temerrüt halinde aylık %5 faiz kararlaştırılmış olup taraflar tacir olduğundan sözleşmede faiz oranını serbestçe belirleyebilirler; bu nedenle faiz oranına ilişkin istinaf nedeni isabetsizdir. İhtarın tebliğ tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan faiz, talep aşan kısım için taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Birleşen 2011/865 esas sayılı davada teslim edilmeyen/şifresi verilmeyen ürünlere ilişkin bedel talebi → ret
İddia: Davalı, ürünlerin teslim edilmediğini ve şifrelerin kendisine devredilmediğini, bu nedenle bedel borcunun doğmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, malların teslim edilmediği hususunda ispat yükü davalı üzerindedir ve davalı bu iddiasını kesin delillerle ispat etmemiştir. Şifre devri yapılmayan ürünler için davacı tarafından 10 günlük iade hakkı tanınmış, iade hakkı kullanılmazsa iadeden vazgeçilmiş sayılacağı ihtar edilmiştir; davalı bu ihtara kayıtsız kalmış ve faturaları defterlerine işlemiştir. Davacının dava dilekçesinde ürünleri iade almaya hazır olduğunu belirtmesi de dikkate alınarak davalının istinaf nedeni haklı bulunmamıştır. Bu alacağın sözleşmeye dayalı olmaması nedeniyle sözleşmesel %5 faiz yerine avans faizi uygulanması ve temerrüdün ihtarname tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak hesaplanması doğrudur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Nakit peşin alım iskonto bedeli talebi → ret
İddia: Davalı ..., peşin alım yapılmadığını, iskonto bedeline hak kazanılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede peşin alım indirimine ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte, nakit indirimi açıklamalı faturaların karşı tarafın defterlerinde kayıtlı olması, bu konuda teamül geliştiğini göstermektedir. Ancak iskonto peşin alıma bağlı olduğundan, peşin ödenmeyen ürün bedeli için nakit indirim hakkı doğmaz; peşin ödenen kısım üzerinden yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kredi kartı komisyon bedeli talebi → ret
İddia: Davalı ..., alımların sözleşme sona erdikten sonra gerçekleştiğini ve satış bedelini kendisine aktarmadığı ürünler için komisyon istenemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede kredi kartı komisyon bedeline ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte taraflar arasında bu bedelin ödenmesine dair çok sayıda e-posta yazışması yapılmış, geçmiş dönemde kesilen komisyon tutarları karşı tarafça kabul edilerek kayıtlara işlenmiştir. Sağlayıcının dağıtıcıya yaptığı satışların %2,60 oranında komisyon bedeli indirimi yapılması teamül haline gelmiş kabul edilerek, talep tutarıyla bağlı kalınarak hükmedilmesi doğru bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kota primi (ADM risturn bedeli) hesabı ve iade edilen ürünlerin ciro hesabına etkisi → ret
İddia: Davalı, hedeflerin tutturulmadığını ve iade edilen ürünlerin ciro hesabından düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Revize hedef mutabakatında kota primi, dağıtıcının kendi hedefine ve ayrıca üç ana dağıtıcının toplam cirosuna bağlı iki kademeli olarak düzenlenmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan hedef miktarı KDV hariç ciro miktarı olup, bu cironun brüt satışlar olarak yorumlanması gerektiği kabul edilmiştir. Davacının hem kendi hedefini %100 tutturması hem de üç ana dağıtıcının toplam hedefi aşması nedeniyle toplam %5 oranında prime hak kazandığı tespit edilmiş, hesaplanan tutar talep edilen miktarı aştığından talep miktarıyla bağlı kalınarak hükmedilmiştir. İade edilen ürünlerin ciro hesabından düşülmesi gerektiği iddiası, revize hedef mutabakatında “net satış” ifadesi kullanılmayıp “ciro satışı” esas alındığından kabul edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bayi risturn bedeli talebi ve ödeme belgesi ibrazı ön şartı → ret
İddia: Davalı ..., alt bayilere yapılan ödemelere ilişkin dekont ve belgelerin dosyaya sunulduğunu, bu nedenle bayi risturn bedeline hak kazandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşme ve protokole göre bayi risturn bedeline hak kazanmanın ön şartı, alt bayiye ödeme yapılmış olması ve bunu gösteren belgenin sağlayıcıya ibraz edilmesidir. Davalı, gerçek bir ödemeye ilişkin belgelerini veya mahsuplaşmaya ilişkin belgelerini sağlayıcıya sunmadığından, tek taraflı olarak kendi defterlerinde yaptığı mahsuplaşmanın bu şartı karşılamadığı ve bayi risturn bedeli talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kısmi ıslah ile talep edilen kota prim bakiyesinin zamanaşımı def'i karşısındaki durumu → ret
İddia: Davacı ..., ıslah ile talep ettiği bakiye kota prim alacağının zamanaşımına uğramadığını, dava tarihinde zamanaşımının kesildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibi ve dava, sadece talep edilen miktar için zamanaşımını keser; bu nedenle ıslahla sonradan talep edilen bakiye tutarın zamanaşımına uğradığı kabul edilmiştir. Bilirkişilerce hesaplanan fazla tutarın takas def'i çerçevesinde diğer alacaklardan mahsup edilmesi de, davacının takas definin karşı tarafa düzenlediği belirli fatura ve tutarlara dayanması nedeniyle mümkün görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takas def'inin, aynı alacakların bağımsız dava ile talep edilmesi halinde hükümsüz kalması → ret
Gerekçe: Bir tarafın önceki davada takas def'inde bulunduğu alacak kalemlerini bağımsız bir icra takibi ve davayla ayrıca talep etmesi halinde, önceki davadaki takas def'i hükümsüz kalır; bu nedenle bağımsız talep edilen alacak kalemleri için takas def'i dikkate alınmadan karar verilmesi doğrudur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkâr tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı (alacağın likit olup olmadığı) → ret
İddia: Davalı taraflar, alacağın likit olmadığını, 9 yıllık yargılamada üç ayrı bilirkişi raporuyla tespit edildiğini belirterek icra inkâr tazminatının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tarafların birbirlerinden olan alacakları ticari defter ve belgeler üzerinden belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğundan likit kabul edilir; icra takibinin başlatıldığı ve davanın açıldığı tarihte 6352 sayılı Kanun henüz yürürlüğe girmediğinden %40 oranında icra inkâr tazminatı takdirinde hata bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı talebi → ret
İddia: Davalı ..., davanın reddedilen kısmı için kendisi lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının reddedilen kısım yönünden icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalı lehine kötüniyet tazminatı takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Harç hesabında hataya düşülüp düşülmediği → ret
İddia: Davalı ..., alacağın yarısına hükmedildiği halde harcın tamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Karar harcı, karar ile kabul edilen kısım üzerinden hesaplanır ve tahsil edilecek harçtan aleyhine karar verilen taraf sorumludur; davacı tarafından peşin yatırılan harçlar mahsup edilip kalan tutara hükmedilir. Mahkemenin bu yöntemle hesaplama yapmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşmede düzenlenmeyen bedel kalemlerinin (peşin alım iskontosu, kredi kartı komisyonu gibi) taraflar arasındaki süregelen uygulama ve yazışmalarla teamül haline geldiğinin kabulü ile ispat yükünün faturayı defterine işleyen tarafa geçmesine ilişkin değerlendirmeler, benzer sürekli ticari ilişkilerden kaynaklanan alacak davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- 1086 sayılı HUMK döneminde yapılan yetki sözleşmeleri, genel yetkili mahkemenin yetkisine ilaveten seçimlik yetki tanır; icra takibinin ve davanın bu kanun döneminde başlatılması halinde davalının yerleşim yerindeki icra daireleri ve mahkemeler de yetkilidir.
- Zamanaşımı
- Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan taleplerin 818 sayılı BK'nın 126/b.4 (TBK 147/b.5) maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu; icra takibi ve dava sadece talep edilen miktar için zamanaşımını keser, bu nedenle ıslahla sonradan talep edilen fazla tutar zamanaşımına uğramış kabul edilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ana dağıtım sözleşmesi↗ itirazın iptali↗ seçimlik yetki↗ kota primi↗ bayi risturn bedeli↗ nakit peşin alım iskontosu↗ kredi kartı komisyon bedeli↗ ticari teamül↗ ispat yükü↗ kısmi ıslah↗ zamanaşımı↗ takas def'i↗ icra inkar tazminatı↗ kötüniyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2183
KARAR NO 2024/1332
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/09/2021
NUMARASI 2014/470 Esas - 2021/1013 Karar
BİRLEŞEN DAVA
Kapatılan Kadıköy 5. ATM 2011/865 E 2013/217 K Sayılı dosyada;
BİRLEŞEN DAVA
Kapatılan İstanbul 25. ATM 2012/159 E. 2013/11 K. sayılı dosyada;
DAVA
İtirazın İptali
Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulün ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
Davacı ...A.Ş. vekili; taraflar arasında 30.10.2007 tarihli Ana Dağıtım Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 8.1 maddesi gereğince 3 yılın sonunda 31.12.2010 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğini, davalı borçluya Kadıköy ....Noterliği'nin 14.01.2011 tarih ve... nolu ve 21.01.2011 tarih ve ... nolu ihtarnamelerinin keşide edildiğini, sözleşmenin sona ermesi üzerine Kadıköy ....Noterliğinden 09.02.2011 tarih ve ... nolu ihtarlarla davalının sona eren sözleşmeden kaynaklanan ürün satış bedeli borcuna ilişkin kesin hesabın bildirilerek ödeme yapılması istenildiğini, davalı şirketin borcu tasfiye etmek yerine Üsküdar ... Noterliğinin 13.01.2011 tarih ve ... nolu ihtarı ile ciro primi, bayi risturnu, iskonto ve kredi kartı komisyon bedeli gibi açıklamalarla alacak çıkararak fatura tebliğ ettiğini, bu faturaların davalıya iade edildiğini, müvekkilinin sona eren sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ümraniye ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının alacağın varlığına itiraz etmeyip, ödeme yapmamak için asılsız gerekçelerle itiraz dilekçesi sunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan ürün satış faturalarının davalıya tebliğ edildiğini ve herhangi bir itiraz olmadığından bu faturaların kesinleştiğini, alacağın varlığı, miktarı ve yasal kayıtlarda yer aldığına dair 23.06.2011 tarihli YMM Özel Bilirkişi Raporu alındığını, yine sözleşmenin 7.4 maddesine göre tarafların ödemelerde temerrüde düşmesi halinde aylık % 5 oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul ettiklerini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını belirterek davalı borçlunun Ümraniye ....
İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili; mahkemenin ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davacı şirketin sözleşmede kararlaştırılan sona erme tarihinden çok sonra ihtarname keşide edilerek sözleşmenin yenilenmeyeceğini ihtar etmesinin haksız fesih niteliğinde olduğunu, sözleşmenin acente veya dağıtıcının herhangi bir kusuru olmaksızın sona erdirildiği bütün hallerde, acente veya dağıtıcının, makul bir portföy tazminatı talep edebileceğini, icra takibine konu alacağın tamamının münazaalı olduğunu, ortada likit alacak bulunmadığını, gerek prim alacaklarına ilişkin fazlaya dair alacakları, gerekse davacı şirketin Ana Dağıtım Sözleşmesini haksız feshi sebebiyle davalı şirketin uğradığı veya uğrayacağı her türlü maddi ve manevi zararları tazmin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının davacı şirketten 1.159.375,61-TL tutarında ana dağıtım sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, bu alacağın davacının alacağıyla takas edilmek suretiyle sona ereceğini, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan son tarihli (2010) hedef mutakabatında, davalı şirketin yıllık ciro hedefini % 110 aşması durumunda bayilere yapılacak olan prim ödemelerinin tamamının davacı şirket tarafından karşılanacağının öngörüldüğünü, davacı ile davalı arasında süregelen 16 yıllık ticari ilişkide, yıllardır hedef mutabakatı ve ana sözleşmeye dayanarak yılda bir defaya mahsus olmak üzere “kota primi” ve "bayi risturn primi” adı altında prim bedelleri ve süregelen çalışma koşulları ile ciroya endeksli olarak her ay olmak üzere "kredi kartı komisyon bedeli", "peşin indirim" adı altında prim bedelleri ile "program fiyat farkı gelirleri" adı altında davacı tarafından müvekkiline ödeme yapıldığını, davalı tarafından prim alacaklarına istinaden davacı şirket adına 18.01.2011 tarih 33.342,47-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 94.187,60-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 525.491,76-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 427.169,44-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 11.877,88-TL tutarlı, 31.12.2010 tarih 67.306,06-TL tutarlı faturalar düzenlenerek davacı şirkete tebliğ edildiğini, bu faturalara davacı şirket tarafından itiraz edilerek iade edildiğini, davacı şirket tarafından iade edilen faturalardan 18.01.2011 tarih ...
seri numaralı 33.342,47-TL tutarlı faturaya karşı davacı şirket tarafından süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, taraflar arasında süregelen 16 yıllık ticari ilişkide hedef mutabakatına, ana sözleşmeye ve ticari sözleşmeye, ticari uygulamaya dayanılarak müvekkili şirketin çeşitli prim alacaklarına hak kazandığını ve mezkur prim alacaklarına istinaden düzenlenen faturaların davacı şirket tarafından kabul edildiğini belirterek davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla takas definin kabulü ile haksız davanın reddine, davacı şirket aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Kadıköy 5.ATM’nin 2011/865 ESAS SAYILI DOSYASI:Davacı ...A.Ş. vekili; davalı borçlu şirketin kendileriyle akdedilen 30.10.2017 tarihli ve 3 yıl süreli Ana Dağıtım Sözleşmesi uyarınca davacı şirketin ana dağıtım merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterdiğini, sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca 31/12/2010 tarihi itibariyle kendiliğinden sona erdiğini, müvekkilinin sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi hususunda yanlış anlamalara yol açmamak ve sona eren sözleşmenin yenilenmeyeceğini vurgulamak için davalı borçlu şirkete ihtarname gönderdiğini, ayrıca sözleşmenin yenilendiği anlamına gelmemek kaydıyla ihtarlarda belirtilen şartlarda 2010 yılındaki iskonto oranları üzerinden 31/12/2011 tarihine kadar ürün alım hakkı tanındığını, ancak satışın peşin olarak yapılacağının ihtar edildiğini, davalının 2010 yılından gelen ve sona eren sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, devamında yapılan satışlarla ilgili borçlarını da ödemediğini, bu nedenle ürün şifrelerinin aktive edilmediğini, davalıya gönderilen ihtarla bir defaya mahsus olmak üzere şifresi aktive edilmeyen ürünleri iade hakkı tanındığını, ancak davalı borcunu ödemediği gibi ürünleri de iade etmediğini, takibin haksız olduğu anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin bu ürünleri iade almaya hazır olduğunu belirterek davalı borçlunun Ümraniye ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı borçlunun %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; Mahkemenin ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın öncelikle bu nedenle reddedilmesinin gerektiğini, he ne kadar ana dağıtım sözleşmesinin sona erdiği ileri sürülmüş ise de bahsi geçen siparişlerin sözleşme kapsamında verildiğini, davacının iyiniyetli hareket etmediğini, davacının alacağı için Kadıköy 5. ATM'nin 2011/863 Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile bu davanın birleştirilmesi gerektiğini, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davacı şirketin haksız feshi sebebiyle davalı şirketin uğradığı veya uğrayacağı her türlü maddi ve manevi zararları tazmin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davacı şirketten sözleşmeden kaynaklanan 1.159.375,61-TL tutarında alacağı bulunduğunu, davacının müvekkiline sattığı ürünlerin şifresini aktive etmediğini, alacakların yok sayıldığını,davanın haksız olması nedeniyle müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 25. ATM’nin 2012/159 ESAS SAYILI DOSYASI; Davacı vekili ; taraflar arasında 30.10.2017 tarihli Ana Dağıtım Sözleşmesi bulunduğunu, davacı ile davalı arasında süregelen 16 yıllık ticari ilişkide, yıllardır hedef mutabakatı ve ana sözleşmeye dayanarak yılda bir defaya mahsus olmak üzere “kota primi” ve "bayi risturn primi” adı altında prim bedelleri ve süregelen çalışma koşulları ile ciroya endeksli olarak her ay olmak üzere kredi kartı komisyon bedeli, peşin indirim adı altında prim bedelleri ile program fiyat farkı gelirlerinin davalı... tarafından müvekkiline ödendiğini, müvekkili tarafından prim alacaklarına istinaden davalı şirket adına 18.01.2011 tarih 33.342,47-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 94.187,60-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 525.491,76-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 427.169,44-TL tutarlı, 31.01.2011 tarih 11.877,88-TL tutarlı, 31.12.2010 tarih 67.306,06-TL tutarlı faturalar düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkillerinin alacaklarının ödenmediğini, hak edişlerin tahsili amacıyla İstanbul ....
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili; davacının bu davaya konu alacağı için Kadıköy 5. ATM'nin 2011/863 Esas sayılı dosyasında açtığı davada savunma olarak takas definde bulunduğunu, dolayısıyla ayrı bir icra takibi yaparak, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla açtığı bu davada hukuki yararı olmadığını, zira bu davaya konu ettiği alacaklar bakımından Kadıköy 5. ATM'nin 2011/863 Esas sayılı dosyasında takas definde bulunduğunu ve bu davanın derdest olduğunu, davacının birleştirme isteğinin yerinde olmadığını, taraflar arasındaki 30.10.2007 tarihli Ana Dağıtım Sözleşmesi'nin haksız feshedildiğine ilişkin açıklamaların bu dava ile ilgisi olmadığını, kaldı ki sözleşmenin haksız feshedilmediğini, aksine kendi hükmü gereği süresi sonunda sona erdiğini, davacının istediği alacakların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine, müvekkilinin lehine % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 30/10/2007 tarihinde 3 yıl süreli Ana Dağıtım Sözleşmesi akdedildiği, taraflardan ...’nın ana dağıtım merkezi olarak kararlaştırıldığı, ... şirketinin sağlayıcı olduğu, sözleşmede sürenin sona ermesi ile sözleşme ilişkisinin kendiliğinden ihtara, ihbara gerek kalmaksızın sona ereceğinin düzenlendiği, sürenin dolması ile sözleşmenin kendiliğinden sonra erdiği, 31/12/2010 tarihinden sonraki ticari ilişkinin ana dağıtım sözleşmesinin yenilenmesi olarak sayılmayacağı hususunda davalıya ihtarda bulunulduğu, ... şirketi ile... şirketinin 2010 yılının Eylül ayında revize hedef mutabakatı imzalanmasının sözleşmenin yenileneceğini gösterdiğini, ayrıca 14/01/2011 tarihinde gönderilen ihtarnamenin de 31/12/2010 tarihinden sonra olması sebebiyle feshin kötüniyetli ve haksız olduğunu ileri sürmüşse de,sözleşmede, aksine ihtar olmazsa sözleşme süresinin uzayacağı değil, aksine bir ihtar olmazsa sözleşme süresinin biteceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenle 14/01/2011 tarihinde ...şirketi tarafından çekilen ihtarnamenin sözleşmenin süresinin bittiğinin hatırlatılması mahiyetinde olduğu, eylül ayında revize hedef mutabakatı yapılması da dağıtıcı ...
şirketinin sözleşmenin uzayacağı izlenimine kapılması için tek başına yeterli olmadığı, bu nedenle sözleşmenin haksız fesih edildiğinin kabul edilemeyeceği, sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden sona erdiği, asıl davada davacı ...'nun, sözleşme kapsamında alacağını talep ettiği, asıl davaya konu Kapatılan Ümraniye ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası ile 06/07/2011 tarihinde 1.458.816-TL asıl alacak ve 347.717,78-TL işlemiş faiz ile birlikte toplamda 1.806.533,78-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, bu takip dosyası ile davacı ...şirketinin, sözleşme kapsamında yaptığı davalı ... şirketine satışlarla ilgili kendi defterlerinde kayıtlı olan, ...şirketinin de itiraz etmediği faturalardan kaynaklanan alacağını talep ettiği, Kadıköy 09/02/2011 tarih ve ...
nolu ihtarının tebliğ edildiği 10/02/2011 tarihinden itibaren %5 oranında faiz ile ödenmesini istediği, ...’nun defterlerine göre 31/12/2011 tarihi itibariyle ...şirketinden 2.141.533,57-TL alacaklı olduğu, ...'nın defterlerinde ise ... ile ilgili 2 ayrı hesap tutulduğu, 31/12/2011 tarihi itibariyle 320.34.L002 nolu hesapta ... şirketine 2.110.495,98-TL borçlu, 320.34.L001 nolu hesapta ...şirketinden 1.159.375,61-TL alacaklı göründüğü, yapılan inceleme sonucunda, ...’nun talep ettiği faturalardan sadece 26.130,04-TL'lik iskonto faturasının ... kayıtlarında yer almadığı, bu fatura sebebiyle alacağın net olarak da ispatlanmadığı nazara alınarak ...’nun sağlayıcı olarak dağıtıcı olan ... şirketine teslim ettiği ürünler sebebiyle ...
şirketinden 1.432.685,96-TL alacaklı olduğu, sözleşmenin 7.4 maddesinde temerrüt halinde aylık %5 oranında faiz işletileceğinin kararlaştırıldığı, ihtarın ... şirketine 10/02/2011 tarihinde tebliğ edilmesi ile temerrüdün oluştuğu, her ne kadar ...şirketi faizin oranına itiraz etmiş ise de birleştirilen İst. 25 ATM’nin 2012/159 esas sayılı dosyada kendisinin de %5 oranında faiz talep ettiği, bilirkişilerce 10/02/2011 tarihinden 06/07/2011 tarihine kadar 348.620,25-TL işlemiş hesaplandığı, takipde, 347.717,78 -TL işlemiş faiz talebiyle bağlı sayılacağı, Birleşen Kadıköy 5 ATM'nin 2011/865 esas 2013/217 karar sayılı dosyasında, bu davaya konu (Kapatılan) Ümraniye ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası ile asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 730.705,55-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe konu faturaların, ...
sözleşmenin sona ermesinden sonra Kadıköy ... Noterliği'nin 14/01/2011 tarihli, ... nolu ve 21/01/2011 tarihli ... nolu ihtarnamelerin ekinde bulunan, dağıtım sözleşmesinden bağımsız olarak yeni satış koşullarına göre oluşturulan faturalar olduğu, takibe konu faturaların ... şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumda teslim edilmediği veya fiyatının kararlaştırılmadığı iddiasının ... şirketince ispatlanması gerektiği, ... şirketinin bu iki fatura sebebiyle (28/01/2011 tarihli ihtar öncesi faturadan kaynaklanan satış bedeli olan 543.016,39- TL ile 28/01/2011 tarihli ihtar sonrası faturadan kaynaklanan satış bedeli olan 139.701,61 -TL) toplamda 682.718-TL asıl alacak talep edebileceği, bilirkişilerce avans faizi hesabı yapılmış ise de takip talebinde istenen faiz tutarının daha az olduğu, talep gibi 543.016,39-TL bedelli fatura yönünden 38.383-TL işlemiş faize, 139.701,61-TL bedelli fatura yönünden 9.604,48-TL işlemiş faize hükmedilebileceği,Birleşen İstanbul 25.
ATM’nin 2012/159 esas 2013/11 sayılı dosyasında ... şirketinin, ... şirketine karşı 2010 yılına ilişkin dağıtım sözleşmesi kapsamında prim alacağı, kredi kartı komisyon bedeli, bayi risturn bedeli gibi alacak kalemlerini talep ettiği, bu davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyasında 15/08/2011 tarihli takip talebi ile 6 farklı faturadan dolayı toplamda 1.159.375,61-TL asıl alacak ile 359.822,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.519.198,25-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, "Nakit peşin alım iskonto bedeli" yönünden; ... şirketinin takibe konu ettiği 31/01/2011 tarihli 94.187,60-TL bedelli ve 31/12/2010 tarihli 67.306,46-TL bedelli faturaların ... şirketi tarafından peşin alımda fiyat farkı için kesildiği ve Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olduğunun ileri sürüldüğü, ...
şirketinin ...'nın Aralık ayını kapsayacak şekilde borçlu olduğunu, peşin alım yapmadığını ileri sürdüğü, .. şirketinin aldığı ürünlerin bedelini peşin nakit ödemesi halinde %5,4 + KDV oranında indirimden faydalandığı, ... şirketinin 2010 Aralık ayında 946.999,79-TL ödeme yaptığı, bunun %5,4 + KDV'sinin 60.342,83-TL olduğu, 2011 Ocak ayında 993.453,83-TL ödeme yaptığı, bunun %5,4 + KDV'sinin 63.302,89-TL olduğu, 60.342,83-TL + 63.302,89-TL = 123.645,72-TL nakit alım iskontosu talep edebileceği, ... şirketinin takiple 94.187,60-TL + 67.306,46-TL = 161.494,06-TL talep ettiği, nakit iskonto indirimi talebinde kısmen haklı olduğu, "kota prim ve bayi risturn bedeli" yönünden; taraflar arasında revize hedef mutabakatında iki farklı prim düzenlendiği, bunlardan birinin kota primi (ADM risturn bedeli) diğerinin ise bayi risturn bedeli olduğu, kota priminin dağıtıcı olan ...'nın ve dava dışı diğer ana dağıtım merkezlerinin toplam cirosuna bağlı olarak iki kademe şeklinde düzenlendiği, ...
şirketinin ..şirketi dışında dava dışı ... ve .. şirketleri ile aralarında benzer ... ilişkisi bulunduğu, bayi risturn bedelinin ise ...'nın kendi bayilerine ödeyeceği primin belli şartlarda belli oranlarda .. tarafından karşılanması olduğu, 2010 tarihli protokolde bayi risturn bedeli ödenmesinin bu bedelin ... tarafından bayilere ödenmesi ön şartına bağlandığı, ... şirketinin, kota primi olarak 31/01/2011 tarihli, ... seri nolu 525.491,76-TL bedelli faturayı düzenlediği, ... şirketi tarafından bu faturaya ilişkin ... firmasının 2010 yılı hedeflerini %96 oranında gerçekleştirdiğini, kota primine (... primine) hak kazanmadığını ileri sürdüğü, 2010 tarihli revize hedef mutabakatına göre, ...’nın sağlaması gereken hedef miktarı KDV hariç ciro miktarı olduğu, bilirkişilerin buradaki cironun, satıcının brüt satışları olarak yorumlanması gerektiğini belirtir görüşlerinin benimsenmesi gerektiği, revize hedef mutabakatında kota ciro primi iki ayrı hedefe bağlandığı, bunlardan birincisinin her bir dağıtıcının ulaşması gereken hedef, ikincisinin ise ...
şirketinin de dahil olduğu üç dağıtıcı şirketin (..., ..., ...) toplamda ulaşması gereken hedef olduğu, sözleşmeye göre ... şirketinin 2010 yılında toplamda 8.946.000-TL'lik ciroya ulaşması halinde %2 ve üç ana dağıtıcının toplamda 21.300.000-TL'lik ciroya ulaşması halinde %3 oranda prime hak kazanacağı, .. şirketinin ciro hedefini %85'ini gerçekleştirmesi halinde %1, %100'ünü gerçekleştirmesi halinde %2 prime hak kazanacağı, ayrıca davacının dahil olduğu 3 ana dağıtıcının toplam yıllık ciro hedefi olan 21.300.000-TL'nin sağlanması halinde davacının %3 oranda prime hak kazanacağı, ... şirketinin toplamda 2010 yılı içinde ... şirketinden 10.202.572,85-TL tutarında ürün aldığı, diğer 3 ana dağıtıcı şirketin toplam cirosunun da 22.975.542,52-TL olduğu, bu durumda ...
şirketinin hem satış hedefini %100 oranında tutturduğu için %2 oranda hem de, üç ana dağıtıcı toplamda 21.300.000-TL'yi geçtiği için %3 oranında olmak üzere toplamda %5 oranda prime hak kazandığı, 10.134.474,17-TL toplam satış cirosunun %5'i ve KDV'sinin 597.950,08-TL olduğu, bu noktada ... şirketinin ciro hedefini net ciro değil net satış olarak kabul etmek gerektiğini ileri sürmüş ise de , revize hedef mutabakatında net satış ifadesi kullanılmadığı, ciro satışının hedef olarak belirlendiği, bu nedenle ... şirketinin tutturulan hedefler sayesinde %5 oranına denk gelen 597.950,08-TL kota prim bedeli talep edebileceği, icra takibinde kota prim bedeli olarak hesaplanandan daha az miktarda, 525.491,76-TL talep edildiği, tahkikata son verilmeden evvel, 24/06/2021 tarihinde ...
şirketinin kısmi ıslah dilekçesi başlıklı bir dilekçe sunarak, bakiye kalan 72.458,32-TL kota primi yönünden alacak talebinde bulunduğu, birleşen davanın davalısı olan ...'nun ıslah dilekçesine karşı itirazlarını sunduğu ve zamanaşımı defiinde bulunduğu, yerleşik Yargıtay içtihadı gereğince, itirazın iptali olan dava türününün tam ıslah ile değiştirilmesi ve alacak davası olarak ıslah edilmesinin mümkün olduğu, ancak 818 sayılı BK.nun 126/b.4 maddesi (TBK.nun 147/b.5 maddesi) uyarınca acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tüm taleplerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımı süresinin sözleşmenin feshi tarihinden başlayacağı, alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilse dahi, icra takibi sadece talep edilen miktar için zamanaşımını keseceğinden, sonuç değişmeyeceği, "Bayi risturn bedeli" yönünden;
... şirketinin 31/01/2011 tarihli, ... seri numaralı 427.169,44-TL bedelli bayi risturn bedeli talep ederek bu faturayı takibe konu ettiği, ... şirketinin bu ödemeleri gösterir faturaların kendisine gönderilmemiş olması sebebiyle ... şirketinin bayi risturn bedeli isteyemeyeceğini ileri sürdüğü, davadan önce taraflar arasındaki ihtarnamelerden Kadıköy ... Noterliğinin 23/02/2011 tarihli, ... nolu ihtarnamede... şirketinin ... şirketine toplamda 302.531-TL'lik risturn bedelini talep edebilecekleri, ancak bunun ödenebilmesi için ...şirketi tarafından bayilere yapılan ödeme belgelerinin ve bayi faturalarının sunulması gerektiğinin ihtar edildiği, ... şirketi tarafından ödeme yapıldığını gösterir bir ödeme belgesi sunulamadığı, hükme esas alınan son heyetteki bilirkişiler tarafından alt bayilerin ...
şirketine kestiği 32 adet faturanın ...'nın defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalara yansıtıldığı, bu durumda yansıtma faturaları nazara alınırsa ... şirketinin alt bayilerine bu primi ödediğinin kabul edilebileceği belirtilmiş ise de sözleşme ve protokole göre bayi risturn bedeline hak kazanmanın ön şartının alt bayiye ödemenin yapılmış olması ve bunu gösteren belgenin sağlayıcı şirkete (... şirketine) ibrazı olduğu, ... şirketinin tek taraflı olarak kendi defterlerinde yaptığı mahsuplaşmanın gerçek bir ödemeye ilişkin olmayabileceği, gerçek bir ödeme sayılsa bile, ... şirketinin ödeme belgesinin yahut mahsuplaşma yaptığı için ödeme belgesi olmadığını ortaya koyan mahsup işlemlerine ait belgeleri, alt bayinin kestiği faturaları ...
şirketine vermesi gerektiği, ... şirketine ulaştırılmış bir ödeme belgesi veya ödeme belgesi yerine geçecek mahsup belgesi bulunmadığı, bu sebeple ... şirketinin bayi risturn bedelini talep edemeyeceği, "Kredi kartı komisyon bedeli" talebi yönünden; 31/01/2011 tarihli 11.877,88-TL bedelli ve 18/01/2011 tarihli 33.342,47-TL bedelli faturaların, ... şirketinin ...’dan aldığı ve alt bayilere kredi kartıyla satışını yaptığı kredi kartı komisyon bedeline ilişkin olduğu, ... şirketinin kredi kartı komisyon tutarına ... şirketi ile yarı yarıya katlanıldığını, bu nedenle bu faturaları kesmekte haklı olduğunu ileri sürdüğü, ... şirketinin ise bu iki alımın sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleştiğini, ayrıca ...
şirketinin satış bedelini kendisine aktarmadığı ürünler için de komisyon bedeli isteyemeyeceğini ileri sürdüğü, taraflar arasındaki sözleşmede kredi kartı komisyon bedeline ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ancak bilirkişilerin 02/07/2020 tarihli raporunda 31,32 açıklandığı üzere, taraflar arasında kredi kartı komisyon bedelinin ödenmesine ilişkin çok sayıda e-posta yazışması yapıldığı, ... şirketince geçmiş dönemde kesilen kredi kartı komisyon tutarlarının ... şirketi tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlendiği, ... şirketinin 2010 yılı içinde, sözleşme ilişkisi sona ermeden önce kestiği 228.492,10-TL toplam bedelli 12 adet faturanın her iki tarafın defterlerinde, kasım ayı kredi kartı komisyon tutarı olarak kaydedildiği, bu durumda sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem için taraflar arasında kredi kartı komisyon bedelinin taraflar arasında paylaşılması şeklinde, sağlayıcının dağıtıcıya yaptığı satışların %2,60 oranında kredi kartı komisyon bedeli indirimi yapacağının ticari teamül haline geldiği, ...'nın 10.134.747,17-TL'lik satışı için %2,6 oranında 263.503,43-TL + KDV yani 310.934,04-TL talep edebileceği, ...
şirketinin 228.492,10-TL haricinde 82.441,94-TL komisyon bedeli talep edebileceği, oysa ... şirketinin takiple 11.877,88 TL + 33.342,47 TL = 45.220,35 TL talep ettiği, talebin haklı olduğu, .... şirketinin alacak kalemleri ile ilgili bağımsız olarak icra takibi yapması ve İstanbul 25 ATM.nin 2012/159 E sayılı davasını açmış olması karşısında, artık mahsup şeklinde değerlendirme yapılmasına gerek kalmadığı, mahsup-takas definin ayrı bir dava konusu yapılması halinde açılan davada inceleme yapılacağı, ... şirketinin mahsup definden vazgeçmiş sayılacağı, icra inkar tazminat talepleri yönünden, alacakların faturaya dayalı olduğu, tarafların kendi defterleri ile belirlenebilir ve likit olduğu, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davada davalı ...'nın itirazının kısmen iptali ile takibin 1.432.685,96-TL asıl alacak, 347.717,78- TL işlemiş faiz olmak üzere 1.780.533,78- TL alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar aylık %5 oranda faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalı ...
şirketinden alınarak davacı ... şirketine verilmesine, Birleşen Kadıköy 5 ATM’nin 2011/865 esas sayılı dosyasında davalı ...'nın itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca faiz işletilmesine, asıl alacağın %40 ı oranda icra inkar tazminatının davalı ... şirketinden alınarak davacı ... şirketine verilmesine, Birleşen İstanbul 25. ATM’nin 2012/159 E. Sayılı dosyasında davalı ...'nun itirazının kısmen iptali ile takibin... nolu 67.306,46-TL bedelli fatura nedeniyle 60.342,83-TL asıl alacak, 20.315,42-TL işlemiş faiz,... nolu 94.187,60 TL bedelli fatura nedeniyle 63.302,89-TL asıl alacak, 19.518,39-TL işlemiş faiz, ...
nolu 525.491,76 TL bedelli fatura nedeniyle 525.491,76-TL asıl alacak 162.026,63-TL işlemiş faiz,... nolu 11.877,88- TL bedelli fatura nedeniyle 11.877,88-TL asıl alacak,3.662,35-TL işlemiş faiz, ... nolu 33.342,47-TL bedelli fatura nedeniyle 33.342,47-TL asıl alacak, 11.058,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 694.357,83-TL asıl alacak ile 216.581,38-TL işlemiş faiz olmak üzere takibin 910.939,21-TL üzerinden devamına; ... nolu 427.169,44-TL bedelli fatura nedeniyle itirazın iptali isteminin reddine, fazla istemlerin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar aylık %5 oranında faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalı ... şirketinden alınarak davacı ...
şirketine verilmesine, davacı ... şirketinin 25/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ayrıca 72.458,32 TL kota prim alacağının tahsili talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı birleşen davada davalı ... AŞ vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesinde öngörülen aylık % 5 oranındaki faizin müvekkili alacakları için öngörüldüğünü, davalının alacakları için bu oranda faiz uygulanamayacağını, sözleşme hükmünün sonunda bu faiz oranının ... için uygulanacağının açıkça düzenlendiğini, birleşen davada davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını, mahkemenin ...'nın alacak iddiasına ilişkin tek taraflı faturalarını sözleşmenin sona ermesinden sonra kesildiğini atladığını, fatura nedenlerinin detaydan yoksun olduğunu, faturaların müvekkilinin alacaklarının ödenmemesi için aceleyle oluşturulduğunu, müvekkilinin faturalara itiraz ettiğini, kesinleşmeyen faturalar nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını,alacağın likit olmadığını, alacağın 9 yıl süren yargılamada 3 ayrı bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, buna rağmen % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, müvekkili şirketin ...'ye risturn bedeli adı altında bir borcunun bulunmadığını, ...'nın bu konuda ödeme yaptığına ilişkin bir delil ibraz etmediğini, müvekkili şirketin ...'ya nakit peşin alım iskonto bedeli adı altında bir borcu bulunmadığını, davacının müvekkiline hem ödeme yapmadığını hem de ödeme yapmış gibi müvekkilinden peşin ödeme iskonto bedeli talep ettiğini, müvekkili tarafından açılan her iki davada da müvekkili lehine ayrı ayrı alacağa hükmedildiğini, ancak aynı kararda sanki peşin ödeme varmış gibi hem de aylık %5 faizi ile davalı lehine iskonto bedeline hükmedildiğini, müvekkili şirketin birleşen davanın davacısı ...'ya kredi kartı komisyon bedeli altında borcu bulunmadığını, ...
firmasının sattığı müvekkilinin ürünleri için müvekkiline hiç bir ödeme yapmadığını, yerel mahkemenin bu alacak kalemi yönünden değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ...'nın alacağı olarak hüküm altına alınan 11.877,88-TL tutarlı kredi kartı komisyonu faturasının ...'nın müvekkili şirketten 24/01/2011 tarihli iki adet fatura ile yapılan 2 ayrı alıma ilişkin olduğunu, ancak bu alımların sözleşmenin sona erdiği 31/12/2010 tarihinden sonra yapıldığını, ...'nın, müvekkilinin 2011 yılı için öngördüğü sözleşme koşullarını kabul etmeyeceğini beyan ettiğini, bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirketin ...'ye ciro primi ve kota primi adı altında bir borcu bulunmadığını, mahkemenin kabulünün aksine ...'nın tutturduğu bir satış hedefi bulunmadığını, ciro değerlendirmesi yapılırken iadelerin düşülmesi gerektiğini, dava dışı diğer ...'lerin toplam cirolarına ilişkin dosyada bilgi bulunmadığını, ...
tarafından ...'lere yapılan ödemelere ilişkin belgelerin dosya içerisinde yer almamasına rağmen mahkemece prim şartının gerçekleştiği kanaatına nasıl vardığının anlaşılamadığını, ödeme koşullarının yerine getirilmemesi nedeniyle ...'nın prime hak kazanamayacağını, mahkemece harç hesabında hataya düşüldüğünü, ...'nın alacağının yarısına hükmedildiği halde müvekkili şirketin harcın tamamından sorumlu olacak şekilde hüküm verilmesinin doğru olmadığını belirterek sadece birleşen İstanbul 25. ATM'nin 2012/159 E. Sayılı davası yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında 16 yıldır devam eden sözleşme ilişkisi bulunduğunu, müvekkiline 2010 yılı hedef mutabakatının imzalatıldığını, 2010 yılının 9.
ayında revize hedef mutabakatı imzalanmasının istendiğini, müvekkilinin 30/10/2007 tarihli 3 yıllık sözleşmenin yenileceği inancıyla bu mutabakatı imzaladığını,sözleşmenin yenileceğinin karşı tarafça da kabul edildiğini, müvekkilinin yeni mal alımlarına yönlendirildiğini, ancak davalının 14/01/2011 tarihinde gönderdiği ihtarnamelerle sözleşmenin yenilenmeyeceğini belirterek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin sözleşmenin yenileceği inancıyla maddi ve manevi yükümlülükler altına girdiğini, ...'nun sözleşmenin yenilenmesi amacıyla son 6 ay görüşmeler yaptığını, mezkur ek yükümlülüklerin kabul edilmesinin tek nedeninin sözleşmenin yenilenecek olmasından kaynaklandığını, ...'nun sözleşmenin yenileceği yönünde tutum ve davranışlar sergilediğini, taraflar arasında 16 yıllık ticari ilişki gereği sözleşme dışında teamüller oluştuğunu, müvekkili tarafından bayilere yapılan satışların 0 komisyon ile yapıldığını, bu nedenle müvekkili şirkete maliyet yansıdığını, maliyetin bir kısmının ...
tarafından karşılandığını,ticari ilişkinin devamı süresince bu maliyetin ...'ya faturalandırıldığını ve ... tarafından ödendiğini, aynı şekilde peşin alım iskonto bedeli ile bayi risturn katkı payının ödendiğini, mahkemenin yetkisine itirazın hukuka aykırı olarak red edildiğini, ayrıca icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan 1.159.375,61-TL ve 72.458,32-TL alacağı bulunduğunun hesaplandığını, müvekkilinin davacı hakkında 1.159.375,61-TL tutarlı takip başlattığını, ancak takibe konu edilmeyen 72.458,32-TL'nin davacının alacağından takası gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda belirtildiği üzere müvekkili şirketin 10.134.747,17-TL tutarlı satış için 310.934,04-TL daha komisyon bedeli talep edebileceğinin belirtildiğini, bu tutarın da takas defi olarak ileri sürüldüğünü, bu alacağın 25 ATM'nin 2012/159 E sayılı davaya ve ıslaha konu edilmediğini, bu alacağın davacı alacağından mahsubu gerektiğini, temerrüde esas alınan ihtarnamelerde müvekkiline mehil verilmediğinden temerrüt oluşmadığını, ihtarnamede davacının takip başlattığı miktardan daha az alacak gösterildiği halde tüm alacak yönünden temerrüde düştüğünün kabulünün doğru olmadığını, sözleşmede kararlaştırılan faiz oranının fahiş olduğunu, batıl sayılması gerektiğini, müvekkilinin takas beyanında bulunması nedeniyle alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilen kısım yönünden müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Kadıköy 5.
ATM'nin 2011/865 Esas sayılı davasında müvekkili şirketin bu dava ile ilgili davacıya borcu bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete ürünlerin kullanımına ilişkin şifreleri vermediğini,davacının şifrelerini teslim etmediği ürünler için müvekkili aleyhinde 682.718-TL tutarlı fatura düzenlediğini ve takibe koyduğunu, davacının şifreleri teslim etmediğini ihtarnamede kabul ettiğini, bu nedenle şifreleri bloke edilmiş ürün bedellerinin alacaktan düşülmesi gerektiğini, 04/10/2016 tarihli ek raporda bu durumun tespit edildiğini, şifrelerin blokelendiğine dair davacının ikrarı karşısında bilirkişi raporlarının kabulünün mümkün olmadığını, birleşen davanın konusunu oluşturan bu alacak için müvekkiline ihtar gönderilmediğinden davacının işlemiş faize hak kazanamadığını, bilirkişilerin faizi ve faizin başlangıç tarihini hatalı hesapladıklarını, müvekkili tarafından kota prim bedeli ile ilgili 525.491,76-TL bedelli fatura kesilmiş ise de bilirkişi ve mahkemece belirlendiği üzere müvekkilinin alacağının 597.950,08-TL olduğunu, bu hususta 72.458,32-TL yargılama sırasında ıslah ile talepte bulunulduğunu, ancak mahkemece bu alacak kalemi yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, bu bedele de hükmedilmesi gerektiğini, bu miktarın fatura düzenlenirken tespitinin mümkün olmadığını, ancak ...
ciro rakamlarının tespiti ile hesaplanabileceğini,dava açılması ile 27/06/2012 tarihinde zamanaşımının kesildiğini, kısmi ıslah talebinin süresinde olduğunu, müvekkilinin peşin alım iskontosuna da hak kazandığını, 31/01/2011 tarihli 94.187,60- TL bedelli program ... fiyat farkı açıklamalı ve 31/12/2010 tarihli 67.306,46-TL bedelli peşin alım iskontosu açıklamalı faturanın ödenmesine hak kazandığını, müvekkilinin borçlarını ödemede geciktiği gerekçesiyle bilirkişiler tarafından müvekkilinin bu alacağa hak kazanamayacağı belirtilmiş ise de müvekkilinin borçlarını ...'ya sürekli olarak ödediğini, bu yöndeki itirazları gözetilmeden eksik bedele hükmedilmesinin doğru olmadığını, bu fatura bedelleri yönünden de itirazın iptalinin gerektiğini, ayrıca müvekkili tarafından ....'ya çok daha fazla ödeme yapılmasına rağmen bilirkişilerin bu tutarları eksik hesapladığını, müvekkilinin bayi risturn bedeline de hak kazandığını, ödemeye ilişkin dekont ve ödeme belgelerinin sunulmadığı gerekçesiyle bu taleplerinin reddedildiğini, oysa ödemeye ilişkin bütün dekontların dosyaya sunulduğunu, kaldı ki bu ödeme belgelerini ibraz şartının revize hedef mutabakatında getirildiğini, böylelikle müvekkilinin hak kazandığı prim bedellerinin ödenmesinin önüne geçilmeye çalışılsa da ödemeyi kanıtlayan tüm evrakların dosyaya sunulduğunu, müvekkiline dayatılan hedef mutabakatının geçersiz olduğunu, müvekkilinin alt bayilere toplamda 391.152,05-TL prim ödemesi yaptığını, alt bayilere ödenen tüm primlerin faturasının ibraz edildiğini, önceki bilirkişi raporlarında da istisnasız olarak müvekkilinin bu bedele hak kazandığının açıkça belirtildiğini, hedef mutabakatına göre bu bedellerinin hepsinin ...
tarafından ödenmesi gerektiğini, teamüllere aykırı olarak 2010 yılı eksik kotalarının yıl sonunda bildirilmediğini, ürün teslimlerinin 2011 yılı başında yapıldığını, buna rağmen müvekkilinde her iki mutabakata göre hedefi tutturarak risturn bedeline hak kazandığını, müvekkili şirket tarafından ciro hedefinin % 110'unun aşılmış durumda olduğunu, bu nedenle müvekkiline talep ettiği bedelin ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava dışı firmalarca tanzim edilen ve müvekkili şirket tarafından ödenen 427.169,44-TL bedelli bayi risturn bedeline hak kazandığını, mahkemece aksi yönde verilen kararın doğru olmadığını, bilirkişilerin anadağıtım sözleşmesini dikkate almadan rapor düzenlediklerini, bilirkişilerin sözleşmedeki iade hükmüyle ...'nun ürünleri iade almayacağına ilişkin 14/01/2011 tarihli ihtarnamesini dikkate almadan rapor düzenlediklerini, oysa ...'nun ürünlerinde iade olmayacağını ikrar ettiğini, bilirkişilerin iade ürünleri düşerek hesaplama yapmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar ana dağıtım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında 30/10/2007 tarihinde 3 yıl süreli “Ana Dağıtım Sözleşmesi” (...) akdedilmiş olup, taraflardan ... ...A.Ş.’nin ...A.Ş.'nin ana dağıtım merkezlerinden birisi olacağı kararlaştırılmıştır. Asıl dava; davacı tedarikçi ...'nun, davalı ...'ya sözleşme kapsamında sattığı ürünlerden kaynaklanan 1.458.816-TL asıl ve 347.717,78-TL işlemiş faiz alacağının tahsili için başlattığı Ümraniye ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine, davalı tarafından borca ve yetkiye itirazının iptali için; Birleşen 2011/865 esas sayılı dava, davacı ...'nun, davalı ana dağıtıcıya sözleşmenin sona ermesinden sonra sattığı ürünlerden kaynaklanan 682.718-TL asıl alacak ve 47.987,55-TL işlemiş faiz alacağının tahsili için başlattığı, Ümraniye ....
İcra Dairesi'nin 2011/10315 sayılı takip dosyasına davalı tarafından borca ve yetkiye itirazın iptali için açılmıştır. Birleşen 2012/359 E. Sayılı dava ise; ana dağıtıcı ... firması tarafından, sözleşme kapsamında prim, kredi kartı komisyonu, peşin satış indirimi nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı olarak 1.159.375,61-TL asıl ve 359.822,64-TL işlemiş faiz alacağının tahsili için başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 1.432.685,96-TL asıl alacak, 347.717,78-TL işlemiş faiz olmak üzere 1.780.533,78-TL alacak üzerinden devamına; fazlaya ilişkin kısmın reddine, birleşen 2011/865 E.
Sayılı davasının kabulüne, takibin devamına, birleşen 2012/159 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, takibin ... nolu 67.306,46-TL bedelli fatura nedeniyle 60.342,83-TL asıl alacak, 20.315,42-TL işlemiş faiz, ... nolu 94.187,60-TL bedelli fatura nedeniyle 63.302,89-TL asıl alacak, 19.518,39-TL işlemiş faiz, ... nolu 525.491,76-TL bedelli fatura nedeniyle 525.491,76-TL asıl alacak, 162.026,63-TL işlemiş faiz, ... nolu 11.877,88-TL bedelli fatura nedeniyle 11.877,88-TL asıl alacak, 3.662,35-TL işlemiş faiz, ... nolu 33.342,47-TL bedelli fatura nedeniyle 33.342,47-TL asıl alacak, 11.058,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 694.357,83-TL asıl alacak ile 216.581,38-TL işlemiş faiz olmak üzere takibin 910.939,21-TL üzerinden devamına, ...
nolu 427.169,44-TL bedelli fatura yönünden davanın reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, her iki taraf lehine asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatı ödenmesine, asıl alacağa % 5 oranında faiz uygulanmasına karar verilmiş, karar her iki tarafça istinaf edilmiştir.Asıl ve birleşen 2011/865 esas sayılı davada davalı ... vekili tarafından yetki sözleşmesine dayalı olarak icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine karşı itirazda bulunulmuş ise de 1086 sayılı HUMK döneminde yapılan yetki sözleşmelerinin genel yetkili olan mahkemelerinin yetkisine ilaveten seçimlik yetki tanıdığı, dava konusu icra takiplerinin 1086 sayılı Kanun döneminde başlatıldığı, asıl ve birleşen davaların anılan kanun döneminde açıldığı, aynı şekilde icra takiplerinin de aynı kanunun yürürlükte olduğu dönemde başlatıldığı, davalının yerleşim yerinde bulunan Ümraniye icra daireleri ile yerleşim yeri itibariyle Kadıköy ticaret mahkemelerinin asıl ve birleşen 2011/865 sayılı dava yönünden yetkili olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yetkiye dayalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında 30/10/2007 tarihinde akdedilen ana dağıtım sözleşmesinde ...
şirketi sağlayıcı, ... şirketi ise dağıtıcı firma olup, sözleşmenin 8 maddesinde 3 yıllık sürenin dolması ile sözleşme ilişkisinin ihtara, ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. Davalı tarafça, davacının sözleşmenin uzayacağına yönelik eylemlerde bulunduğunu, sözleşmenin devam edeceği hususunda inanç oluşturduğunu, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürmekte ise de toplanan tüm delillerden dağıtım sözleşmesinin sürenin sonundan itibaren uzayacağını öngören bir irade açıklaması ya da davranışı tespit edilememiş olup, aksine ... şirketi Kadıköy ... Noterliğinin 14/01/2011 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ve diğer ihtarnamelerinde, sözleşmenin 31/12/2010 tarihinde sona erdiğini, yenilenmediğini, 31/12/2010 tarihinden sonra ki ticari ilişkinin ana dağıtım sözleşmesinin yenilenmesi sayılmayacağını, sözleşme kapsamında iş gibi yorumlanmayacağını ...
şirketine ihtar etmiştir. Sözleşmede, sözleşme ilişkisinin devamı için aksine bir ihtar olmazsa sözleşme ilişkisinin sona ereceği kararlaştırılmıştır. Bahsi geçen sözleşme hükümleri ve davacı tarafından davalı ...'ya gönderilen ihtarnameler dikkate alındığında Eylül ayında revize hedef mutabakatı yapılmış olması sözleşmenin uzadığının kabulüne tek başına yeterli değildir.Bu nedenle sözleşmenin sürenin dolması ile sona erdiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Asıl davaya konu Ümraniye ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyasında ... tarafından 1.458.816-TL asıl alacak ile 347.717,78-TL işlemiş faiz ile birlikte toplamda 1.806.533,78-TL alacak üzerinden icra takibi başlatılmıştır.
Bu takip dosyası ile davacı ... şirketinin, sözleşme kapsamında yaptığı davalı ... şirketine satışlarla ilgili kendi defterlerinde kayıtlı olan, ... şirketinin de itiraz etmediği faturalardan kaynaklanan alacağın tahsilini talep etmektedir. Yapılan incelemede, ...’nun talep ettiği faturalardan sadece 26.130,04-TL iskonto faturasının ... kayıtlarında yer almadığı, bu fatura sebebiyle alacağın ispatlanamadığı dikkate alındığında ...’nun sağlayıcı olarak dağıtıcı olan ... şirketine teslim ettiği ürünler sebebiyle 1.432.685,96-TL alacaklı olduğu denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiştir. Diğer taraftan sözleşmenin 7.4 maddesinde tarafların sözleşmeden kaynaklanan alacakları için temerrüt halinde aylık %5 oranında faiz işletileceği kararlaştırılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça sözleşmedeki faiz oranına itiraz edilmiş ise de taraflar tacir olduklarından, sözleşme ile faiz oranını serbestçe kararlaştırabileceklerinden davalının aksi yöndeki istinaf nedenlerinde isabet bulunmamıştır. İhtarın, ... şirketine 10/02/2011 tarihinde tebliği ile gerçekleşen temerrüt tarihinden icra takibinin başlatıldığı 06/07/2011 tarihine kadar 348.620,25-TL faiz hesaplanmış olup mahkemece asıl alacak 1.432.685,96-TL ve işlemiş faiz 348.620,25-TL hesaplanmış ise de taleple bağlı kalınarak 347.717,78-TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen 2011/865 esas sayılı davaya konu Ümraniye ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında davacı ...
şirketi tarafından davalı ... şirketine sözleşme haricinde satılan ürünlerin bedeli 682.718-TL asıl alacak ve 47.987,55-TL işlemiş faiz olmak üzere 730.705,55-TL alacağın tahsili talep edilmiştir.Takibe konu faturalar 31/12/2010 tarihinde sona eren sözleşmeden bağımsız olarak düzenlenmiş olup 28/01/2011 tarihli ihtarın ekinde davalıya tebliğ edildiği, bu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının faturada belirtilen ürünlerin teslim edilmediği yönünde itirazı bulunmakta ise de faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olması karşısında malların teslim edilmediği hususunda ispat yükü davalı üzerinde olup davalının bu iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerekir.
Diğer taraftan bu ürünlerin şifrelerinin kendisine verilmediğini ileri sürmüştür. Davalıya teslim edilen yazılımların şifrelerinin verilmediği hususu davacının davalıya gönderdiği 09/02/2011 tarihli ... nolu ihtarnamede ve birleşen dava dilekçesinde kabul edilmektedir.Ancak, bahsi geçen ihtarnamede ödeme yapılmaması nedeniyle şifre devri kısıtlanan ürünlerle ilgili 10 günlük iade hakkı tanındığı, iade hakkının kullanılmaması halinde iadeden vazgeçilmiş sayılacağı hususu davacı tarafından davalı ...'ya ihtar edilmiştir. Davalı, bahsi geçen ürünlerin şifrelerinin kendisine devredilmediğini, bu nedenle bahsi geçen icra takibine konu ürün tesliminin yapılmadığını ileri sürmüş ise de davalının bahsi geçen faturaları defterlerine işlediği, davacının şifre devri yapılmayan ürünlerin iadesi ile ilgili ihtarına kayıtsız kaldığı,davacı ...'nun birleşen dava dilekçesinde de "takibin haksız olduğu anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin bu ürünleri iade almaya hazır olduğunu "belirtildiği dikkate alındığında davalının aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.
Bunun dışında bahsi geçen alacağın 30/10/2007 tarihli sözleşmeye dayalı olmadığı dikkate alındığında sözleşmede kararlaştırılan % 5 faiz yerine avans faizi uygulanmasında, temerrütün 28/01/2011 tarihli ihtarname ile gerçekleşmesi nedeniyle taleple bağlı kalınarak takip tarihine kadar temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Birleşen 2012/159 E. sayılı davanın konusunu oluşturan icra takibinde ise ... şirketi, ... şirketine karşı 2010 yılına ilişkin dağıtım sözleşmesi kapsamında Nakit peşin alım iskonto bedeli ile ilgili 31/01/2011 tarihli 94.187,60-TL bedelli ve 31/12/2010 tarihli 67.306,46-TL bedelli faturalardan, kredi kartı komisyon bedeli ile ilgili 31/01/2011 tarihli 11.877,88-TL bedelli ve 18/01/2011 tarihli 33.342,47-TL bedelli faturalardan, bayi risturn bedeli ile ilgili 31/01/2011 tarihli 427.169,44-TL bedelli, kota primi ile ilgili olarak 31/01/2011 tarihli 525.491,76-TL bedelli olmak üzere toplamda 1.159.375,61-TL asıl alacak ile 359.822,64-TL işlemiş faiz alacağının (toplamda 1.519.198,25 TL) tahsilini talep etmiştir.
a) Nakit peşin alım iskonto bedeli yönünden; ... şirketi peşin alım indirimi ile ilgili 31/01/2011 tarihli 94.187,60-TL bedelli ve 31/12/2010 tarihli 67.306,46-TL bedelli faturaları takibe konu etmiştir. Birleşen davada davacı ..., bu faturaları peşin alımda fiyat farkı için kestiğini, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olduğunu ileri sürmüş, ...şirketi ...'nın Aralık ayını kapsayacak şekilde borçlu olduğunu, peşin alım yapmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmede peşin alım indirimi uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de bilirkişilerce yapılan incelemede davacı ... tarafından nakit indirimi faturası açıklamalı olarak düzenlenen faturaların davalı ...'nun defterlerinde kayıtlı olduğu, bu hususta teamül geliştiği, davacı ...
şirketinin aldığı ürünlerin bedelini peşin nakit ödemesi halinde %5,4 + KDV oranında indirimden faydalandırıldığı belirlenmiştir.Bununla birlikte bahsi geçen iskontonun peşin alımlara bağlı olduğu, dolayısıyla peşin ödenmeyen ürün bedeli bakımından nakit indirim hakkının doğmayacaktır. 02/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda peşin ödenmeyen kısım dışlanıp peşin ödemeler üzerinden yapılan hesaplamada 60.342,83-TL ve 63.302,89-TL olmak üzere birleşen dosya davacısı ... firması lehine 123.645,72-TL peşin iskonto indirimi hesaplanmış olup mahkemece bu bedele hükmedilmesi yerindedir. b) Kredi kartı komisyon bedeli talebi yönünden; birleşen davacı ... firmasının takibe konu ettiği 31/01/2011 tarihli 11.877,88-TL bedelli ve 18/01/2011 tarihli 33.342,47-TL bedelli faturalar, ...
şirketinin ...’dan aldığı ve alt bayilere kredi kartıyla satışını yaptığı banka komisyon bedeline ilişkindir. ... şirketi kredi kartı komisyon tutarının ... şirketi ile yarı yarıya katlanıldığını, bu nedenle bu faturaları kesmekte haklı olduğunu; ... şirketi ise bu iki alım sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleştiği için komisyon tutarı istenemeyeceğini, ayrıca ... şirketinin satış bedelini kendisine aktarmadığı ürünler için de komisyon bedeli isteyemeyeceğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmede kredi kartı komisyon bedeline ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de taraflar arasında kredi kartı komisyon bedelinin ödenmesine ilişkin çok sayıda e-posta yazışması yapılmıştır. Bilirkişilerce ...
şirketince geçmiş dönemde kesilen kredi kartı komisyon tutarlarının ... şirketi tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlendiği, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem için taraflar arasında kredi kartı komisyon bedelinin taraflar arasında paylaşılması şeklinde, sağlayıcının dağıtıcıya yaptığı satışların %2,60 oranında kredi kartı komisyon bedeli indirimi yaptığı belirlenmekle teamül haline gelmiş kabul edilebileceği, Birleşen davacı ... firmasının 10.134.747,17 TL lik satışı için %2,6 oranında 263.503,43-TL + KDV yani 310.934,04-TL talep edebileceği, ... şirketinin davalı ...'da kayıtlı 228.492,10-TL haricinde 82.441,94 TL komisyon bedeli talep edebileceği tespit edilmiştir. Bu durumda Birleşen davacı ...
şirketinin takipteki talebi ile bağlı kalınarak 45.220,35-TL'ye hükmedilmesi doğrudur. c) Kota prim ve bayi risturn bedeli yönünden; taraflar arasında revize hedef mutabakatında kota primi (ADM risturn bedeli) diğeri de bayi risturn bedeli olmak üzere iki prim düzenlenmiştir. Kota primi, dağıtıcı olan ... nın ve dava dışı diğer ana dağıtım merkezlerinin toplam cirosuna bağlı olarak iki kademe şeklinde yapılandırılmıştır. Üç ana dağıtıcı ile kastedilen ise ... şirketinin ... şirketi dışında benzer ... ilişkisi bulunduğu dava dışı ... ve ... şirketleridir. Bayi risturn bedeli ise ... nin kendi bayilerine ödeyeceği primin belli şartlarda belli oranlarda ... tarafından karşılanmasıdır. 2010 tarihli protokolde bayi risturn bedeli ödenmesinin ön şartı bu bedelin ...
tarafından bayilere ödenmiş olmasıdır. Her ne kadar birleşen davacı ... firması revize hedef mutabakatındaki şartları kabul etmemekte ise de bahsi geçen revize hedef mutabakatında tarafların imzası bulunmaktadır. Bu nedenle primlere hak kazanılıp kazanılmadığının revize mutabakata göre belirlenmesi gerekir.Birleşen davacı ... şirketi, kota primi ile ilgili 31/01/2011 tarihli, 525.491,76-TL bedelli faturayı tanzim etmiştir. Birleşen davalı ... şirketi bu faturaya ilişkin ... firmasının 2010 yılı hedeflerini %96 oranında gerçekleştirdiğini, kota primine hak kazanmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki iade edilen ürünlerin kota hesabında dikkate alınıp alınmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
2010 tarihli revize hedef mutabakatında ...’nın sağlaması gereken hedef miktarı KDV hariç ciro miktarı olarak kararlaştırılmıştır. Bilirkişi heyeti ciro satışının brüt satışlar olarak yorumlanması gerektiğini saptamışdır. Revize hedef mutabakatında kota ciro primi iki ayrı hedefe bağlanmıştır. Bunlardan birincisi her bir dağıtıcının ulaşması gereken hedeftir. İkincisi ise ... şirketinin de dahil olduğu üç dağıtıcı şirketin (..., ..., ...) toplamda ulaşması gereken hedeftir. Sözleşmeye göre ... şirketinin 2010 yılında toplamda 8.946.000-TL'lik ciroya ulaşması halinde %2 ve üç ana dağıtıcının toplamda 21.300.000-TL lik ciroya ulaşması halinde %3'lük prime hak kazanacaktır. ... şirketinin ciro hedefinin %85'ini gerçekleştirmesi halinde ise %1 prime hak kazanacaktır.
Birleşen davacı ... şirketi 2010 yılı içinde ... şirketinden toplamda 10.202.572,85-TL tutarında ürün satın almıştır. Diğer 3 ana dağıtıcı şirketin toplam cirosunun 22.975.542,52-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda ... şirketinin hem satış hedefini %100 oranında tutturduğu için %2 oranda hem de üç ana dağıtıcı toplamda 21.300.000-TL'yi geçtiği için %3 oranında olmak üzere toplamda %5 oranda prime hak kazanmıştır.
10. 134.474,17-TL toplam satış cirosunun %5+KDV'si 597.950,08-TL'ye tekabül etmekte olup davacının talebini aştığından, davacının talebi ile bağlı kalınarak bu bedele hükmedilmesi doğru olmuştur. Bunun dışında iade edilen ürünlerin kota hesabında dikkate alınmayacağı ileri sürülmüş ise de revize hedef mutabakatında net satış ifadesi kullanılmayıp, ciro satışı hedef olarak belirlendiğinden iade edilen ürünler dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibar edilmesi yerinde bulunmuştur.d) Bayi risturn bedeli yönünden; ... şirketinin kendi bayilerine ödeyeceği primin belli şartlarda belli oranlarda ... tarafından ödenmesi kararlaştırılmıştır. 2010 tarihli protokolde bayi risturn bedeli ödenmesinin ön şartı bu bedelin ...
tarafından bayilere ödenmiş olmasıdır. ... şirketi 31/01/2011 tarihli 427.169,44-TL bedelli bayi risturn bedeli talep etmiş ise de ... şirketi ...'nın kendi bayilerine yaptığı ödemeleri gösterir belgelerin sunulmaması nedeniyle ... şirketinin bayi risturn bedeli isteyemeyeceğini savunmaktadır. Davadan önce... şirketi tarafından davalıya gönderilen Kadıköy .... Noterliği'nin 23/02/2011 tarihli, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile... şirketinin ... şirketine toplamda 302.531-TL'lik risturn bedelini talep edebilecekleri, ancak bunun ödenebilmesi için ... şirketi tarafından bayilere yapılan ödeme belgelerinin ve bayi faturalarının sunulması gerektiği ihtar edilmiştir. ... şirketi tarafından ödeme belgeleri sunulmamıştır.
Sözleşme ve protokole göre bayi risturn bedeline hak kazanmanın ön şartı alt bayiye ödeme yapılmış olması ve bunu gösteren belgenin sağlayıcı ... şirketine ibrazıdır. ... şirketi tek taraflı olarak kendi defterlerinde yaptığı mahsuplaşma işlemine dayanmıştır.Ancak gerçek bir ödemeye ilişkin belgelerini ya da mahsuplaşmaya ilişkin belgelerini ... şirketine sunmadığından ... şirketinin bayi risturn bedeli talep edemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Sonuç olarak birleşen davada davacı ... firmasının birleşen davalı ...'dan 123.645,72-TL peşin iskonto indiriminden, 45.220,35-TL kredi kartı komisyonundan, 525.491,76 TL kota priminden kaynaklanan alacağı bulunmaktadır. Birleşen davada davacı ... firması, davalı olduğu asıl ve birleşen 2011/865 Esas sayılı davada takas definde bulunmuş ise de, aynı alacakları birleşen davada talep ettiğinden artık asıl ve birleşen 2011/865 Esas sayılı davadaki takas defi hükümsüz kalmıştır.
Bu nedenle ... firmasının birleşen davanın konusunu oluşturan takipte bağımsız olarak ileri sürdüğü alacak kalemleri ile ilgili takas defi dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmuştur.Bunun dışında birleşen davada davacı ...'nın alacağına % 5 oranında faiz uygulanamayacağı, sözleşmedeki aylık % 5 oranındaki faizin ... firmasının alacakları için uygulanabileceği ileri sürülmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesinin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere aylık % 5 oranındaki faiz her iki tarafın temerrüdü için kararlaştırılmıştır. Bu nedenle birleşen davada davalı .... firmasının birleşen davacı ... firması lehine uygulanan faiz oranı yönünden istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
... firmasının davacısı olduğu birleşen 2012/159 Esas sayılı davada hükmolunan harçtan davanın reddine karar verilen kısımla orantılı olarak davacı ...'nın da sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüş ise de karar harcı ,karar ile kabul edilen kısım üzerinden hesaplanır ve tahsil edilecek harçdan aleyhine karar verilen davalı sorumludur. Davacı tarafından karardan önce yatırılan harçlar, mahkemece hesap edilen tutardan mahsup edilip kalan tutara hükmedilir. Davacı tarafından peşin yatırılan ve mahsup edilen tutar davalıdan tahsil edilir. Mahkemece de hükmolunan tutar üzerinden hesaplanan harçtan, davacı tarafından yatırılan harçlar mahsup edilerek bakiye harçtan davalı ... firmasının sorumlu tutulmasında ve davacı tarafından yatırılan harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Birleşen davada davacı ...
vekili tarafından, 24/06/2021 tarihinde kısmi ıslah dilekçesi başlıklı dilekçe sunulmuş olup kota prim alacağı talebinin takipte 525.491,76 TL olduğunu, bilirkişilerin 597.950,08 TL talep edebileceğini hesapladığını belirterek, bakiye 72.458,32-TL yönünden alacak talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davalı ...vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı defiinde bulunulmuştur. İcra takibinin ve davanın sadece talep edilen miktar için zamanaşımını keseceğinden ıslahla talep edilen tutarın zamanaşımına uğradığı açıktır. Bunun dışında bilirkişi tarafından birleşen davacı ...'nın takip talebinde tutarlardan fazla hesaplanan tutarın takas defi çerçevesinde asıl veya birleşen davadaki alacaklardan mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de ...
firmasının asıl ve birleşen 2011/865 Esas sayılı davadaki takas defini, karşı taraf ... firması adına düzenlediği fatura ve tutarlarını belirterek ileri sürdüğü dikkate alındığında zamanaşımına uğrayan kısmın takas defi çerçevesinde alacaktan mahsubu mümkün görülmemiştir. İcra inkar tazminat talepleri yönünden, hem ...firmasının asıl ve birleşen davaya konu edilen alacakları, hem de ... firmasının birleşen davasına konu ettiği alacaklarının alacakları ticari defter ve belgeler üzerinden belirlenebilir ve hesaplanabilir niteliktedir. Her iki tarafın birbirlerinden olan alacakları likit nitelikte olduğundan, icra takibinin başlatıldığı ve davanın açıldığı tarih itibariyle 6352 sayılı kanunun henüz yürürlüğe girmediği dikkate alındığında her üç icra takibi nedeniyle % 40 oranında icra inkar tazminatı takdirinde bir hata bulunmamaktadır.Davalı ...
vekili davalısı olduğu asıl ve birleşen 2011/865 Esas sayılı davada davanın reddedilen kısmi için müvekkili lehine kötüniyet tazminatı talep etmekte ise de asıl ve birleşen 2011/865 E. Sayılı davanın davacısı ... firmasının reddedilen kısım yönünden icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden asıl ve birleşen davalarda davalı ... lehine kötüniyet tazminatı takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen 2011/865 Esas sayılı davada davalı ... ...A.Ş. vekilinin, birleşen 2012/159 E. Sayılı davada ise taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Birleşen İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/159 Esas sayılı dosya yönünden alınması gereken 62.226,26-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 15.557-TL harcın mahsubu ile kalan 46.669,26-TL harcın davalı ... A.Ş.den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/863 Esas ve birleşen Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/865 Esas sayılı dosyaları yönünden davalıdan alınması gereken toplam 171.542,76-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 42.885,69-TL'nin mahsubu ile kalan 128.657,07-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye ödenmesine,Birleşen İstanbul 25.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/159 Esas sayılı dosya yönünden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/111833 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi