Haklı sebeple fesih davasında ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/203 E. 2024/9339 K. · · İlk derece: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında aktif dava ehliyeti yalnızca pay sahiplerine aittir ve ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerekir; yargılama sırasında paylarını devreden davacının aktif husumeti kalmadığından davası bu nedenle reddedilir. Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği ve birlikte şirketi yürütmenin fiilen ve hukuken imkânsızlaştığı hâllerde haklı sebep gerçekleşmiş sayılır; ancak mahkeme, fesih ve tasfiye yerine daha adil bir çözüm olarak ortaklıktan çıkmaya izin verip çıkma payının ödenmesine karar verebilir. Kanun yolundan şartlı feragat, şartın gerçekleşmesiyle geçerli hâle gelir; davayı geri alma talebi karşı tarafın muvafakatiyle koşullarını tamamlar ve dava açılmamış sayılır.
Ele alınan sorunlar
Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında aktif dava ehliyeti ve ortaklık sıfatının korunması → ret
Gerekçe: Anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında ancak pay sahipleri aktif dava ehliyetine sahiptir ve ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerekir. Davacılardan birinin şirketteki hisselerini dava devam ederken devrettiği anlaşıldığından aktif husumeti kalmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
İstinaftan şartlı feragatin geçerliliği → ret
Gerekçe: Davalı vekili, davacılardan birinin davanın geri alınmasına ilişkin talebinin, diğerinin ise hisselerini devrettiğinin dikkate alınması şartıyla kanun yolundan feragat ettiğini bildirmiştir; şartlar gerçekleştiğinden davalı vekilinin bu iki davacı bakımından geçerli olmak üzere istinaftan feragat ettiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Davayı geri alma talebi ve karşı tarafın muvafakati → kabul
Gerekçe: Davacılardan biri tarafından istinaf aşamasında davayı geri alma talebi sunulmuş, davalı vekili dilekçesi ile bu talebe muvafakat ettiğini bildirmiştir; bu durumda davayı geri alma koşulları oluştuğundan bu davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Haklı sebebin varlığı hâlinde fesih yerine ortaklıktan çıkmaya izin ve çıkma payı ödenmesi → kısmi kabul
İddia: Davacılar, şirket ortaklarınca sadakat ve rekabet hükümlerine aykırı davranılarak grup şirketine ait taşınmazların kendi kurdukları şirkete aktarıldığını, gerçek bir mal alışverişi olmaksızın çek ve senet alışverişiyle şirketin borç altına sokulduğunu, kâr payının düşük gösterilip kuruluştan beri kâr dağıtımı yapılmadığını ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshini, aksi hâlde paylarının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmalarını istemiştir.
Gerekçe: Ortaklar arasında bulunması gereken güven duygusu kalmamış, ortakların birlikte şirketi işletip yürütmeleri fiilen ve hukuken mümkün olmaktan çıkmıştır; bu nedenle davanın açılmasında haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerekir. Ancak şirketin fesih ve tasfiyesi yerine çıkmaya karar verilmesi ve çıkma payı ödenmesi daha adil bir çözümdür; bu nedenle fesih ve tasfiye talebi reddedilerek ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talebi kabul edilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Haklı sebeple fesih ve çıkmaya izin davalarında ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması zorunluluğu ve dava sırasında pay devrinin aktif husumeti sona erdirmesi bakımından emsal değeri taşır; ayrıca fesih yerine çıkmaya izin çözümünün uygulanması yönünden yol göstericidir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif dava ehliyeti / aktif husumet (pay sahipliği sıfatının dava sonuna kadar korunması)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin haklı sebeple feshi↗ ortaklıktan çıkmaya izin↗ çıkma payı↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ pay devri↗ istinaftan feragat↗ davayı geri alma↗ davanın açılmamış sayılması↗ sadakat yükümlülüğü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/203 E. , 2024/9339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/583 Esas, 2023/1518 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/163 E., 2020/609 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirket ortaklarından ... ve ... tarafından sadakat ve rekabet hükümlerine aykırı davranılarak grup şirketine ait gayrimenkullerin kendi kurmuş oldukları şirkete aktarıldığını, şirketin malvarlığını şahsi menfaatlerine göre azalttıklarını, şirketin sevk ve idaresinin iyi yapılmadığı gibi grup şirket malvarlıklarının azaltıldığını, gerçekte herhangi bir mal alışverişi olmaksızın çek ve senet alışverişi yoluyla davalı şirketin borç altına sokulduğunu, bu yolla gerçekte olmayan borçların ödenmesi suretiyle para çıkışı sağlandığını, şirketin kâr payının düşük gösterildiğini ve kuruluştan beri kâr dağıtımının yapılmadığını, grup şirketler arasında anlam verilemeyen muhasebe ve vergi usulüne aykırı olan para transferleri ve giriş çıkışları, gayrimenkul aktarımları yapıldığını ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshini, aksi takdirde müvekkillerine paylarının gerçek değerlerinin ödenmesiyle müvekkilerinin davalı şirketten çıkarılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava dışı ... ve ...'nun sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarına ve haksız rekabete ilişkin iddialarının doğru olmadığını, şirketin haklı nedenle feshinin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ortaklar arasında olması gereken güven duygusunun kalmadığı, ortakların birlikte bu şirketi işletip yürütmelerinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı, tüm bu sebeplerle davanın açılmasında haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerektiği, ancak çıkmaya karar verilmesinin ve çıkma payı ödenmesinin daha adil bir çözüm olduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin reddine, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların kabulüne, davacıların davalı şirketin ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine, davacı ... için hesaplanan 2.275.261,55 TL, davacı ... için hesaplanan 2.275.261,55 TL, davacı ... için hesaplanan 1.516.841,04 TL davacı ... için hesaplanan 6.067.364,13 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sunduğu istinaftan feragat dilekçesi ile davacılardan ...'nun davanın geri alınmasına ilişkin talebinin, diğer davacı ...'nun ise hisselerini devrettiğinin dikkate alınmasını talep ederek kanun yolundan bu iki davacı yönünden şartlı olarak feragat ettiğini bildirdiği, bu durumda davalı vekilinin davacılar ... ve ... bakımından geçerli olmak üzere istinaftan feragat ettiğinin kabulü gerektiği, davacılardan ... tarafından istinaf aşamasında sunulan davayı geri alma talebine davalı vekilinin dilekçesi ile muvafakat edildiği bildirildiğinden davayı geri alma koşullarının oluştuğu, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında ancak pay sahiplerinin aktif dava ehliyetine haiz olduğu ve ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerektiği, davacılardan ...'nun şirketteki hisselerini dava devam ederken devrettiği anlaşılmakla aktif husumetinin kalmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ...
ve ... bakımından feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve ...'nun istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı ... ve ... yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak sureti ile davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yönünden reddine, davacı ... tarafından açılan davada hesaplanan 2.275.261,55 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, davacı ... tarafından açılan davada hesaplanan 1.516.184,04 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine karar verilmiş, karar davacılar ..., ...
vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi, tasfiye payının ödenmesi aksi halde davacıların haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531 inci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar ..., ... vekili ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112707400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz