6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haklı sebeple fesih davasında ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/203 E. 2024/9339 K. · · İlk derece: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında aktif dava ehliyeti yalnızca pay sahiplerine aittir ve ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerekir; yargılama sırasında paylarını devreden davacının aktif husumeti kalmadığından davası bu nedenle reddedilir. Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği ve birlikte şirketi yürütmenin fiilen ve hukuken imkânsızlaştığı hâllerde haklı sebep gerçekleşmiş sayılır; ancak mahkeme, fesih ve tasfiye yerine daha adil bir çözüm olarak ortaklıktan çıkmaya izin verip çıkma payının ödenmesine karar verebilir. Kanun yolundan şartlı feragat, şartın gerçekleşmesiyle geçerli hâle gelir; davayı geri alma talebi karşı tarafın muvafakatiyle koşullarını tamamlar ve dava açılmamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında aktif dava ehliyeti ve ortaklık sıfatının korunması → ret

Gerekçe: Anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında ancak pay sahipleri aktif dava ehliyetine sahiptir ve ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerekir. Davacılardan birinin şirketteki hisselerini dava devam ederken devrettiği anlaşıldığından aktif husumeti kalmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

İstinaftan şartlı feragatin geçerliliği → ret

Gerekçe: Davalı vekili, davacılardan birinin davanın geri alınmasına ilişkin talebinin, diğerinin ise hisselerini devrettiğinin dikkate alınması şartıyla kanun yolundan feragat ettiğini bildirmiştir; şartlar gerçekleştiğinden davalı vekilinin bu iki davacı bakımından geçerli olmak üzere istinaftan feragat ettiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Davayı geri alma talebi ve karşı tarafın muvafakati → kabul

Gerekçe: Davacılardan biri tarafından istinaf aşamasında davayı geri alma talebi sunulmuş, davalı vekili dilekçesi ile bu talebe muvafakat ettiğini bildirmiştir; bu durumda davayı geri alma koşulları oluştuğundan bu davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Haklı sebebin varlığı hâlinde fesih yerine ortaklıktan çıkmaya izin ve çıkma payı ödenmesi → kısmi kabul

İddia: Davacılar, şirket ortaklarınca sadakat ve rekabet hükümlerine aykırı davranılarak grup şirketine ait taşınmazların kendi kurdukları şirkete aktarıldığını, gerçek bir mal alışverişi olmaksızın çek ve senet alışverişiyle şirketin borç altına sokulduğunu, kâr payının düşük gösterilip kuruluştan beri kâr dağıtımı yapılmadığını ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshini, aksi hâlde paylarının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmalarını istemiştir.

Gerekçe: Ortaklar arasında bulunması gereken güven duygusu kalmamış, ortakların birlikte şirketi işletip yürütmeleri fiilen ve hukuken mümkün olmaktan çıkmıştır; bu nedenle davanın açılmasında haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerekir. Ancak şirketin fesih ve tasfiyesi yerine çıkmaya karar verilmesi ve çıkma payı ödenmesi daha adil bir çözümdür; bu nedenle fesih ve tasfiye talebi reddedilerek ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talebi kabul edilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Haklı sebeple fesih ve çıkmaya izin davalarında ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması zorunluluğu ve dava sırasında pay devrinin aktif husumeti sona erdirmesi bakımından emsal değeri taşır; ayrıca fesih yerine çıkmaya izin çözümünün uygulanması yönünden yol göstericidir.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif dava ehliyeti / aktif husumet (pay sahipliği sıfatının dava sonuna kadar korunması)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin haklı sebeple feshi ortaklıktan çıkmaya izin çıkma payı aktif dava ehliyeti aktif husumet pay devri istinaftan feragat davayı geri alma davanın açılmamış sayılması sadakat yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 531

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/203 E.  ,  2024/9339 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/583 Esas, 2023/1518 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/163 E., 2020/609 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirket ortaklarından ... ve ... tarafından sadakat ve rekabet hükümlerine aykırı davranılarak grup şirketine ait gayrimenkullerin kendi kurmuş oldukları şirkete aktarıldığını, şirketin malvarlığını şahsi menfaatlerine göre azalttıklarını, şirketin sevk ve idaresinin iyi yapılmadığı gibi grup şirket malvarlıklarının azaltıldığını, gerçekte herhangi bir mal alışverişi olmaksızın çek ve senet alışverişi yoluyla davalı şirketin borç altına sokulduğunu, bu yolla gerçekte olmayan borçların ödenmesi suretiyle para çıkışı sağlandığını, şirketin kâr payının düşük gösterildiğini ve kuruluştan beri kâr dağıtımının yapılmadığını, grup şirketler arasında anlam verilemeyen muhasebe ve vergi usulüne aykırı olan para transferleri ve giriş çıkışları, gayrimenkul aktarımları yapıldığını ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshini, aksi takdirde müvekkillerine paylarının gerçek değerlerinin ödenmesiyle müvekkilerinin davalı şirketten çıkarılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava dışı ... ve ...'nun sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarına ve haksız rekabete ilişkin iddialarının doğru olmadığını, şirketin haklı nedenle feshinin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, ortaklar arasında olması gereken güven duygusunun kalmadığı, ortakların birlikte bu şirketi işletip yürütmelerinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı, tüm bu sebeplerle davanın açılmasında haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerektiği, ancak çıkmaya karar verilmesinin ve çıkma payı ödenmesinin daha adil bir çözüm olduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin reddine, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların kabulüne, davacıların davalı şirketin ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine, davacı ... için hesaplanan 2.275.261,55 TL, davacı ... için hesaplanan 2.275.261,55 TL, davacı ... için hesaplanan 1.516.841,04 TL davacı ... için hesaplanan 6.067.364,13 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sunduğu istinaftan feragat dilekçesi ile davacılardan ...'nun davanın geri alınmasına ilişkin talebinin, diğer davacı ...'nun ise hisselerini devrettiğinin dikkate alınmasını talep ederek kanun yolundan bu iki davacı yönünden şartlı olarak feragat ettiğini bildirdiği, bu durumda davalı vekilinin davacılar ... ve ... bakımından geçerli olmak üzere istinaftan feragat ettiğinin kabulü gerektiği, davacılardan ... tarafından istinaf aşamasında sunulan davayı geri alma talebine davalı vekilinin dilekçesi ile muvafakat edildiği bildirildiğinden davayı geri alma koşullarının oluştuğu, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında ancak pay sahiplerinin aktif dava ehliyetine haiz olduğu ve ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerektiği, davacılardan ...'nun şirketteki hisselerini dava devam ederken devrettiği anlaşılmakla aktif husumetinin kalmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ...

ve ... bakımından feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve ...'nun istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı ... ve ... yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak sureti ile davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yönünden reddine, davacı ... tarafından açılan davada hesaplanan 2.275.261,55 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, davacı ... tarafından açılan davada hesaplanan 1.516.184,04 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine karar verilmiş, karar davacılar ..., ...

vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi, tasfiye payının ödenmesi aksi halde davacıların haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531 inci maddesi.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar ..., ... vekili ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112707400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/583 E. 2023/1518 K. · Diğer usuli işlem

İstinaftan feragat, davanın geri alınması ve aktif husumet yokluğu

Gerekçe özeti

İstinaf aşamasında istinaf başvurusundan feragat ancak kayıtsız ve şartsız olduğu takdirde geçerlidir; şarta bağlanan feragat beyanı yalnızca şartın kapsadığı taraflar için feragat sonucu doğurur. Dava, hüküm verildikten sonra da kesinleşinceye kadar HMK 123 uyarınca geri alınabilir ve davalının muvafakati ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkmaya izin davalarında dava ehliyeti, pay sahipliğinin dava sonuna kadar sürmesine bağlıdır; dava sırasında hisselerin devredilmesi HMK 114/1-d uyarınca re'sen gözetilecek bir dava şartı eksikliği olup aktif husumetin reddine yol açar. Katılma yoluyla istinaf, asıl istinaf başvurusunun akıbetine bağlıdır; asıl istinaf feragat nedeniyle reddedilirse katılma yoluyla istinaf da usulden reddedilir. Maktu harca tabi bir davada nispi harç alınması hukuka aykırı olup bu husus re'sen giderilir. HMK 353(1)b-2 gereği kararın kısmi kaldırılması mümkün olmadığından, kaldırma sebebi bulunmayan taraflar yönünden ilk derece hükmü bütünlük sağlanması için aynen tekrarlanır.

Emsal değeri

Karar; istinaftan şartlı/kısmi feragatin geçerlilik koşulları, istinaf aşamasında davanın geri alınmasının sonuçları, hisse devri sonrası aktif husumetin (dava ehliyetinin) re'sen gözetilmesi gereken bir dava şartı olduğu ve katılma yoluyla istinafın asıl istinafın akıbetine bağlı olduğu hususlarında genel kural niteliğinde tespitler içermesi nedeniyle bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: istinaftan feragat şartlı feragat davanın geri alınması açılmamış sayılma aktif husumet dava ehliyeti dava şartı katılma yoluyla istinaf kısmi kaldırmanın mümkün olmaması maktu harç haklı sebeple fesih ortaklıktan çıkma

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/583

KARAR NO 2023/1518

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2020

NUMARASI 2015/163 Esas - 2020/609 Karar

DAVA

Şirketin Feshi, Ortaklıktan Çıkma, Çıkma Payı Alacağının Tahsili

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/10/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, şirket ortaklarından ... ve ... tarafından sadakat ve rekabet hükümlerine aykırı davranılarak grup şirketine ait gayrimenkulleri kendi kurmuş oldukları şirkete aktardıklarını, şirketin mal varlığını şahsi menfaatlerine göre azalttıklarını, şirketin sevk ve idaresinin iyi yapılmadığı gibi grup şirketlerin mal varlıklarının azaltıldığını, gerçekte herhangi bir mal alışverişi olmaksızın çek ve senet alışverişi yoluyla davalı şirketin fiktif olarak borç altına sokulduğunu, bu yolla gerçekte olmayan borçların ödenmesi suretiyle para çıkışı sağlandığını, şirketin kar payının düşük gösterildiğini ve kuruluştan beri kar dağıtımının yapılmadığını, grup şirketler arasında anlam verilemeyen muhasebe ve vergi usulüne aykırı olan para transferleri ve giriş çıkışları, gayrimenkul aktarımları yapıldığını belirterek şirketin haklı nedenle feshini, aksi takdirde müvekkillerine paylarının gerçek değerlerinin ödenmesiyle müvekkilerinin davalı şirketten çıkarılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacıların dava dışı ... ve ...'nun sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarına ve haksız rekabete ilişkin iddialarının doğru olmadığını, şirketin haklı nedenle feshinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirket yöneticilerinin okul olarak faaliyet gösteren şirketten diğer grup şirketlere çok miktarda para aktardığı, bu işlemlerin EFT, havale ve çekle yapıldığı, şirketin bilançolarında zarar oluştuğu, taraflar arasında iyiniyet ve güven duygusunun zedelendiği, yine diğer ortakların grup şirketlerle benzer faaliyet gösteren "..." ünvanlı şirketler kurdukları, 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada bu şekilde şirket kurulmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin belirlendiği, ortaklar arasında olması gereken güven duygusunun kalmadığı, ortakların birlikte bu şirketi işletip yürütmelerinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı, tüm bu sebeplerle davanın açılmasında haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerektiği, ancak çıkmaya karar verilmesinin ve çıkma payı ödenmesinin daha adil bir çözüm olduğu gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin reddine, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların kabulüne, davacıların davalı şirketin ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine, davacı ...

için hesaplanan 2.275.261,55-TL, davacı ... için hesaplanan 2.275.261,55-TL, davacı ... için hesaplanan 1.516.841,04-TL davacı ... için hesaplanan 6.067.364,13-TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında şirket varlıklarının anıldığı şekilde elden çıkarıldığına dair bir tespit yapılmadığını, bilakis taşınmaz, araç ve donanımlar uzayıp giden listeler halinde kıymet takdirine tabi tutulduğunu, şirket kayıtlarında yer alan varlıkların aynen muhafaza edildiğinin ortaya çıktığını, gerek ... gerekse ... mirasçısı davacıların, işbu dava tarihine kadar tüm genel kurullarda ihtilafsız olarak yönetimle birlikte hareket ettiğini, kar payı dağıtılmaması yönünde oy kullandığını, yönetim kurulunun faaliyet raporunu, bilançosunu kabul ederek, mali yönden de ibra ettiğini, davacıların dava dışı ... ve ...’nun sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalı şirketin okul olması ve faaliyet kapsamı nazara alındığında, bilhassa işbu dava zımnında bir rekabetten bahsetmenin mümkün olmadığını, davacıların davalarını ispatlayamadığını, mahkeme davacıların davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebini reddetmiş olmasına rağmen terditli, ikincil talebi kabul ettiğini, bilirkişi heyetinin gerçekçi olmayan kıymet takdirlerine karşı yapılan itirazlarının nazara alınmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka, hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın tümden reddini talep etmiştir.Katılma yoluyla istinaf eden davacılar vekili, TTK md.

531'de ifade edilen gerçek değer ödemesi ilkesine aykırı olarak 31.12.2018 tarihli tasfiye payı olan 12.000.000-TL'nin, kararın muhtemel kesinleşme tarihi olacak 2024-2025 yıllarında ödenmesi, müvekkillerinin en az 6- 7 milyon TL kaybı anlamına geleceğini, gerçek ayrılma akçesi ödenmesi gerektiğini ya da gerçek tasfiye payının ödenmesini sağlamak üzere fesih kararı verilmesi gerektiğini, ayrılmasına karar verilen ortağın en azından tasfiye payını elde etmesi gerektiği ön kabulüne dayanan TTK md. 531'in emredici nitelikteki ayrılma payının karar tarihine en yakın gerçek değere göre hesap edilmesi gerektiği yolundaki emredici hükmüne aykırı olarak karar tarihinden iki yıl önceye tekabül eden 31.12.2018 tarihli tasfiye değeri esas alınarak hazırlanmış rapora dayanılarak belirlenmesi sebebiyle müvekkillerinin yaklaşık 2.500.000-TL eksik ayrılma payları değerlerinin muhasebesel tekniklerle güncellenmesi gerektiğini, TTK md.

531'in emredici hükmü uyarınca ayrılmaya ilişkin gerçek değerin tespiti için tasfiye payına, karlılık değeri oranında ekleme yapılması gerektiğini, TTK md. 531 hükmü ve Yargıtay'ın müstakar içtihatları uyarınca ayrılma akçesine karar tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, haklı sebeple fesih davalarında, davacının ayrılmasına izin verilmesi kararının maktu harca tabi iken tazminat davası gibi nispi harç hesaplanıp harç tamamlattırma işleminin kanuna aykırı olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin feshi ve tasfiyesi yönünden karar verilmesini, aksi kanaatte olunursa faizin karar tarihinden başlamasını öngören maktu harca tabi ve hakkaniyete uygun ayrılma kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi, tasfiye payının ödenmesi, olmadığı takdirde TTK 531 hükmü gereği payının ödenerek davacının haklı sebeple şirketten çıkmasına ilişkindir. Mahkemece, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin reddine, davacıların ortaklıktan çıkma ve çıkma payı ödenmesine yönelik talepleri bakımından kabulüne, davacıların ortaklıktan çıkmalarına izin verilmesine, çıkma paylarının davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Hükmün, davalı şirket ve katılma yoluyla davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya Dairemizde ön önceleme safhasında bulunduğu aşamada davalı vekilinin 26/09/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinden feragat ettiğini bildirmesi üzerine dosya re'sen ele alındı.Feragata ilişkin;

HMK 349/2 maddesinde, ''Dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunacağı'' düzenlenmiştir. Feragatin geçerliliği kayıtsız ve şartsız olmasına bağlıdır. Kayda ve şarta bağlanmış feragat işlemleri mahkemece dikkate alınamaz. İstinaf kanun yolundan feragat eden davalılar vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde kanun yoluna başvurudan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Ancak davalı vekili, istinaftan feragat dilekçesinde davacılardan ...'nun davanın geri alınmasına ilişkin talebinin, diğer davacı ...'nun ise hisselerini devrettiğinin dikkate alınmasını talep ederek kanun yolundan bu iki davacı yönünden şartlı olarak feragat etmiştir.

Bu durumda davalı vekilinin davacılar ... ve ... bakımından geçerli olmak üzere istinaftan feragat ettiğinin kabulü gerekmiş; karar verilinceye kadar istinaftan feragat mümkün olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.HMK'nın 123. maddesi ile davanın geri alınması düzenlenmiş olup; ilgili madde gereğince davanın hüküm verildikten sonra da kesinleşinceye kadar geri alınabilmesi mümkündür. Davacılardan ... istinaf aşamasında sunduğu 11/01/2022 tarihli dilekçesi ile davayı geri alma talebinde bulunduğu, davalı vekilinin 13/01/2022 tarihli dilekçesi ile geri alma talebine muvafakat edildiği, HMK'nın 123. Maddesi gereğince davayı geri alma koşulları oluştuğu anlaşıldığından davacı ...

yönünden istinaf başvurusunun usulen kabulüne, bu davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Anonim şirketin haklı sebeble feshi ve çıkmaya izin davalarında ancak pay sahipleri aktif dava ehliyetine haizdir. Ortaklık sıfatının dava sonuna kadar korunması gerekir. Taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmekte olup, davacılardan ...'nun şirketteki hisselerini 07/07/2021 tarihinde ... ve ...'na devrettiği anlaşılmakla aktif husumetinin kalmadığı anlaşıldığından ... tarafından açılan davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.Davalı vekili hükmü 30/11/2020 tarihinde istinaf etmiş; davacılar vekili de 14/12/2020 tarihli cevap dilekçesiyle katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK 348(2) maddesi gereği istinaf yoluna başvuran bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girmeden reddedilirse katılma yolu ile istinaf talebi de reddedilir. Bu durumda ... ve ...'nun istinafı da davalının istinafına bağlı olduğundan davacılar ... ve ...'nun katılma yoluyla istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine, karar tarihinden sonra davacı ... tarafından istinaf incelemesi aşamasında davanın geri alınmış olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ...

tarafından açılan davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmiş, HMK.'nın 353(1)b-2 gereği kararın kısmi olarak kaldırılması mümkün olmadığından davacı ... ve ... yönünden mahkemenin kararı hükümde bütünlük sağlanması için aynen tekrar edilmiş, Bunun dışında davanın maktu harca tabi olması nedeniyle nispi harca hükmedilmesi doğru olmadığından re'sen dikkate alınması gereken bu durum nedeniyle tarafların yatırdıkları nispi karar ve istinaf harçlarının iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ... ve ... bakımından feragat nedeniyle REDDİNE, Davacılar ... ve ...'nun istinaf başvurusunun HMK 348(2) gereği USULDEN REDDİNE, Davacı ... ve ... yönünden istinaf başvurusunun kabulüne; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2020 Tarih 2015/163 Esas - 2020/609 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 2-Davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yönünden reddine, 3-Davacı ... tarafından açılan davada hesaplanan 2.275.261,55-TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, 4-Davacı ...

tarafından açılan davada hesaplanan 1.516.184,04-TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, " İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Davacı ... bakımından alınması gereken 269,85-TL harcın, davacı ... tarafından yatırılan 38.910-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 38.640,15-TL harcın istek halinde karar kesinleştiğinde adı geçen davacıya iadesine, Davacı ... tarafından yatırılan toplam 324,25-TL harcın davalıdan alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, Davacı ... bakımından alınması gereken 269,85-TL harcın, davacı ... tarafından yatırılan 25.903,85-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 25.634-TL harcın istek halinde karar kesinleştiğinde adı geçen davacıya iadesine, Davacı ...

tarafından yatırılan toplam 324,25-TL harcın davalıdan alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, Davacı ...'ndan alınması gereken 269,85-TL harcın, davacı ... tarafından yatırılan 38.855-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 38.585,93-TL harcın istek halinde karar kesinleştiğinde adı geçen davacıya iadesine, Davacı ...'ndan alınması gereken 269,85-TL harcın, davacı ... tarafından yatırılan 103.615,41-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 103.345,56-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde adı geçen davacıya iadesine, Davacılar tarafından yapılan 1.013-TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000-TL bilirkişi gideri, 535,80-TL keşif harcı, 250-TL keşif ulaşım gideri olmak üzere toplam 10.798,80-TL yargı giderinden 5.399,40-TL kısmının davalıdan alınarak davacılar ...

ve ...'na ödenmesine,kalanın davacılar ... ve ... üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı ... lehine takdir olunan 104.779,71.-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'na ödenmesine, Davacı ... lehine takdir olunan 85.889,44.-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'na ödenmesine, Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL Şer maktu vekalet ücretinin davacı ... ve ...'ndan ayrı ayrı alınarak davalıya ödenmesine, "Davacılar ve davalı tarafından yatırılan (davacılar 217,60-TL davalı 208.230,82-TL) istinaf karar harçlarının istek halinde ayrı ayrı yatıran tarafa iadesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.