6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat tamamlama çağrısına uyulmamasında müşterinin sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/390 E. 2024/8638 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Türev araçlar alım satım aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamında aracı kurum müşteriye teminat tamamlama çağrısı yaptığı hâlde teminat tamamlanmazsa, işlem kayıtlarına her zaman ulaşabilen, işlemlerin riskleri konusunda bilgilendirilmiş ve oluşacak zararları bilebilecek finansal yeterlilikteki müşteri, aracı kurumun kendi adına yaptığı ödemeden sorumludur; bu alacak için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Teminat tamamlama çağrısına (margin call) uyulmaması nedeniyle aracı kurumun müşteri adına yaptığı ödemenin müşteriden tahsili → kabul

İddia: Davalı, davacının sermaye piyasası mevzuatına, genelge ve yönetmeliklere uymayarak teminat tamamlama kurallarına aykırı biçimde işlem yapılmasına müsaade ettiğini, yatırılan teminat tutarından fazla kayba uğratacak şekilde müşteriye işlem yaptırılamayacağını ve bu zararın kendisinden istenemeyeceğini savunmuştur.

Gerekçe: Davacı aracı kurum tarafından davalıya teminat tamamlama çağrısı (margin call) yapılmış, çağrıya rağmen teminat tamamlanmadığından ödeme davalı adına davacı tarafça yapılmıştır. Davalı işlem kayıtlarına her zaman ulaşabilecek durumdadır, dava konusu işlemlerin riskleri konusunda bilgilendirilmiştir, finansal okuryazarlık seviyesine sahip olup bu işlemlerde oluşacak zararları bilebilecek yeterliliktedir. Bu nedenle yapılan ödemeler ve takip tarihi itibarıyla işlemiş faizleriyle birlikte davacının davalıdan alacağı bulunduğu ve davalının icra takibine itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Teminat tamamlama çağrısına uymayan ve riskler konusunda bilgilendirilmiş müşterinin, aracı kurumun kendi adına yaptığı ödemeden sorumlu olduğu yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat tamamlama çağrısı (margin call) türev araç (VİOP) işlemleri alım satım aracılık çerçeve sözleşmesi teminat açığı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu — 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/390 E.  ,  2024/8638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/960 Esas, 2023/1725 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/92 E., 2020/459 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında yapılmış aracılık hizmetlerine ilişkin sözleşmeler gereği, müvekkili tarafından davalıya BİST ve diğer alım satım işlemlerine ilişkin sağlanan krediden kaynaklanan alacağın yapılan ihtara rağmen ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 462.445,64 TL asıl alacak üzerinden iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeler gereği, davacının SPK mevzuatına, genelge ve yönetmeliklerine uyulmayarak teminat tamamlama kurallarına aykırı davranarak müvekkilinin işlem yapmasına müsaade edildiğini, yatırılan teminat tutarından fazla bir kayba uğratacak şekilde müşteriye işlem yaptırılamayacağını ve bu nedenle söz konusu zararın müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının çağrısına rağmen teminatın tamamlanmaması nedeniyle ödemenin davalı adına davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafça davalıya teminat tamamlama çağrısının (margin call) yapıldığı, davalının işlem kayıtlarına her zaman ulaşabileceği, diğer yandan dava konusu işlemlerin riskleri konusunda davalının bilgilendirildiği, davalının finansal okuryazarlık seviyesine sahip olduğu, dava konusu işlemlerde oluşacak zararları bilebilecek yeterlilikte olduğu, davacı tarafından davalı adına VİOP hesap kapatması için 13.08.2018 tarihinde 222.794,07 TL, bir gün sonra USD'deki artış nedeni ile bu defa 261.249,77 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler ve takip tarihi itibariyle işlemiş faizleriyle birlikte davacının davalıdan 462.445,64 TL alacağının bulunduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 462.445,64 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile talepnamedeki koşullar ile devamına ve belirtilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan 92.489,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflarca akdedilen türev araçları alım satım aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamında, davalının yaptığı VİOP işlemleri sonucunda ortaya çıkan teminat açığını tamamlamamış olması nedeniyle, davacı aracı kurum tarafından ... davalı adına ödenen tutarın tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112156100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/960 E. 2023/1725 K.

Teminat tamamlama çağrısına uyulmaması nedeniyle itirazın iptali

Gerekçe özeti

Türev araçların alım satımına aracılık sözleşmesi kapsamında, müşterinin VİOP'ta açık pozisyonunu sürdürebilmesi için sürdürme teminatı bulundurma yükümlülüğü vardır. Teminat sürdürme tutarının altına düştüğünde aracı kurumun yaptığı teminat tamamlama çağrısına müşterinin uymaması ve müşterinin sisteme erişimi olup açıktan haberdar olması halinde, aracı kurum sözleşme hükümlerine uygun olarak pozisyonları ters işlemle tasfiye edebilir; bu işlem sonucu oluşan borç müşteriden talep edilebilir ve alacak likit sayılır.

Emsal değeri

Aracı kurumun VİOP işlemlerinde teminat tamamlama çağrısına uymayan müşterinin açık pozisyonlarını sözleşme hükmüne dayanarak tasfiye etmesi ve oluşan borcun müşteriden talep edilebilir likit alacak olarak kabul edilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: teminat tamamlama çağrısı (margin call) sürdürme teminatı VİOP (Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası) türev araçların alım satımına aracılık sözleşmesi icra inkar tazminatı itirazın iptali aydınlatma yükümlülüğü genel işlem koşulu

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/960

KARAR NO 2023/1725

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/09/2020

NUMARASI 2019/92 Esas - 2020/459 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/11/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılmış aracılık hizmetlerine ilişkin sözleşmeler gereği, müvekkili tarafından davalıya ... ve diğer alım satım işlemlerine ilişkin sağlanan krediden kaynaklanan alacağın yapılan ihtara rağmen ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 462.445,64-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeler gereği, davacının SPK mevzuatına, genelge ve yönetmeliklerine uyulmayarak teminat tamamlama kurallarına aykırı davranarak müvekkilinin işlem yapmasına müsaade edildiğini, yatırılan teminat tutarından fazla bir kayba uğratacak şekilde müşteriye işlem yaptırılamayacağını ve bu nedenle söz konusu zararın müvekkilinden istenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının çağrısına rağmen teminatın tamamlanmaması nedeniyle ödemenin davalı adına davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafça davalıya teminat tamamlama çağrısının (margin call) yapıldığı, davalının işlem kayıtlarına her zaman ulaşabileceği, diğer yandan dava konusu işlemlerin riskleri konusunda davalının bilgilendirildiği, davalının finansal okuryazarlık seviyesine sahip olduğu, dava konusu işlemlerde oluşacak zararları bilebilecek yeterlilikte olduğu, davacı tarafından davalı adına VİOP hesap kapatması için 13/08/2018 tarihinde 222.794,07-TL, bir gün sonra USD'deki artış nedeni ile bu defa 261.249,77-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler ve takip tarihi itibariyle işlemiş faizleriyle birlikte davacının davalıdan 462.445,64-TL alacağının bulunduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 462.445,64-TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile talepnamedeki koşullar ile devamına ve belirtilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 92.489-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, tahkikat hakkında açıklama yapabilmek için kendilerine söz/süre verilmeden hukuki dinlenilme hakkı sınırlanarak sözlü yargılamaya geçilmesinin hatalı olduğunu, tahkikatın genişletilmesi gerekirken nihai karar verildiğini; hüküm altına alınan tutarın ne kadarının ana para, ne kadarının işlemiş faiz olduğunun belirtilmediğini, böylece faize faiz işlemez kuralının açıkça ihlal edildiğini; yetki itirazın reddinin doğru olmadığını; davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme genel işlem koşulu kapsamında olduğundan, davacı kurum tarafından genel işlem koşulu sözleşmelerin geçerlilik şartı olan aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemiş olduğundan söz konusu sözleşmenin hükümsüz olduğunu;

SPK'nın Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ m.25'e göre müvekkiline genel risklerin açıklanması ve ilgili formun okunup anlaşıldığına dair yazılı beyanın alınması gerektiğini, davacının bu hususu ispatlayamadığını; risk bildiri formunun sözleşme kapsamında aynı şartlarda ve aynı gün imzalatıldığından SPK mevzuatına göre aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu; teminat tamamlama çağrısının usulüne uygun olmadığını, teminat tamamlama çağrısına ait e-posta, telefon, sms veya faksla yapıldığına dair kayıtlar bulunmadığını, müvekkilin zarara sokulduğu ve usulüne uygun bir teminat takibi yapılmadığını ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinin yetkisizliğine, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına, davanın reddine ve %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflarca akdedilen türev araçları alım satım aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamında, davalının yaptığı VİOP işlemleri sonucunda ortaya çıkan teminat açığını tamamlamamış olması nedeniyle, davacı aracı kurum tarafından ...'a davalı adına ödenen tutarın tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflarca imzalanmış olan türev araçların alım satımına aracılık sözleşmesi kapsamında, davalı tarafından davacı aracı kurum aracılığıyla VİOP bünyesinde vadeli işlemler gerçekleştirildiği, sistemin işleyişinde işlem yapan müşterinin VİOP'ta açık pozisyonunu sürdürebilmesi için zorunlu olarak sürdürme teminatı tutarını bulundurması gerektiği, teminatı bu tutar altına düşen hesaplar için aracı kurum tarafından teminat tamamlama çağrısı yapıldığı, davaya konu teminat açığının oluşmasından önce 10/08/2018 tarihinde davacının tamamlama çağrısına istinaden davalının 57.650-TL'yi EFT ile ödeyerek teminat tamamlama çağrısına uyduğu, aynı şekilde bundan 3-4 gün sonra da yani 13/08/2018'de 222.794,07-TL ve 14/08/2018'de 216.249,77-TL teminat açığı oluştuğu, gönderilen ekstrelerde marjin çağrısı yapılmasına rağmen davalının bu açığı kapatmadığı, davalının kendisine tahsis edilmiş internet şifresiyle söz konusu tarihler ve sonrasında hesabına giriş yaparak söz konusu teminat açığından haberdar olduğu, davalının açık pozisyonunun davacı tarafından kapatılarak toplam 439.043,84-TL teminat açığının ...'a ödendiği ve bu miktarın 12/10/2018'e kadar 462.455,64-TL'ye ulaştığı anlaşılmaktadır.

Taraflarca imzalanmış olan sözleşmenin 18. maddesine göre; müşteri sahip olduğu açık pozisyonlarına ilişkin olarak hesaplarında sürdürme teminatı bulundurmakla yükümlü olup, teminatın bu miktarın altına düşmesi halinde ise aracı kurumun çağrısı üzerine müşteri, teminatı tamamlamak zorundadır. Sözleşmenin 19. maddesine göre ise, müşterinin teminat tamamlama çağrısına uymaması halinde aracı kurum, başka bir bildirime gerek olmaksızın müşterinin pozisyonlarını ters işlemle tasfiye edebilir, bu işlem sonucunda müşteri, hesabında oluşan tüm borçları ödemekle yükümlüdür. Somut olayda, davalının teminatının sürdürme teminatı altına düşmesi üzerine teminat tamamlama çağrılarının yapılmış ve sistemden görülmüş olmasına rağmen, davalı tarafından teminat tamamlama yükümlülüğü yerine getirilmemiştir.

Oluşan açık nedeniyle de davacı tarafından sözleşme hükmüne uygun olarak davacının açık pozisyonları kapatılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yapılan tüm işlemler sözleşme hükümlerine uygundur. Bu nedenle oluşan teminat açığı nedeniyle, davacı tarafından davalı adına ...'a ödenen tutarın ve ulaştığı tutarın davalıdan talep edilebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olması; para borcu için davacının-alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu; davalı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin itiraz dilekçesini sunduğu görüldüğünden son celsede yeniden itirazda bulunmak üzere istediği sürenin davanın geldiği aşama dikkate alınarak verilmemesi;

dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının sözleşmeler kapsamında gerekli bilgilendirmeleri davalıya yazılı olarak yaptığı; taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre davacının 12/09/2018'e kadar işlemiş faizle birlikte anapara talebinde bulunulabileceği ve alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebepleri kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 31.589,66-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 7.897,40-TL harcın mahsubu ile kalan 23.692,26‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.08/11/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.