Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2697 E. 2024/7719 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ ifa↗ kefil↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın ortağı olduğu ... İnş. Taah. Ltd. Şti. ile ... Dizayn Mob. Yapı Teks. Taş. Oto Gıda İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ... adına kayıtlı gayrimenkulü satın almak için ön sözleşme imzalandıklarını, ön sözleşmenin amacının taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin ve ipoteğin tapuda satış işlemlerinin yapılmasından önce kaldırılması ve taşınmazın satışa uygun hale getirilmesi için olduğunu, taşınmaz üzerinde bir alacaktan dolayı Türkiye Vakıflar Bankası'nın Sincan şubesi lehine ipotek tesis edildiğini, borçlular ... ve ortağı olduğu .... İnşaat Petrol Ür. Ltd. Şti. olduğundan 350.000,00 TL'nin taşınmaz sahibi veya şirketine ödenmesi için girişimlerde bulunulduğu, bu amaçla üç ayrı işlemle davacının davalı bankadaki hesap bakiyesinin 350.000,00 TL'ye tamamlandığını, daha sonra bu paranın .... İnşaat Petrol Ür.Tic. Ltd. Şti.'nin hesaplarına aktarılmak üzere talimat verildiğini, ancak bu paranın anılan şirkete ödenmeyip kendilerince tanınmayan 3. kişilerin hesaplarına yatırıldığının öğrenildiğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/180 E., 2013/515 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada niza konusu paranın bu şirkete ödenmediği sabit olduğundan aleyhlerine karar verildiğini, müvekkilinin bu miktar kadar zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 30.000,00 TL'nin 22.10.2008 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 16.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 350.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Sincan şubesi ile dava dışı ..., ... ve ... Eğitim Hizm. İnş. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerini ... ve ... İnş. Petrol Ürün.Gal. Kom. Tes. Ltd. Şti'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, asıl borçluların borcuna karşılık davacı ...'nın taşınmazına 400.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, asıl borçluların borçlarını ifa etmemeleri üzerine asıl borçlular ve kefiller hakkında icra takibine geçildiğini, ...'ın bankalarındaki bankomat hesabına 17.10.2008, 20.10.2008 ve 21.10.2008 tarihlerinde toplam 350.000,00 TL aktarıldığını, söz konusu hesap bakiyesinin tamamının 22.10.2008 tarihinde ... imzası ile düzenlenen dekontla .... İnşaat Petrol Ürünleri Gal. Kom. Ltd. Şti. takip hesabına aktarılmak üzere açıklaması ile çekildiğini, yine ...'in borcuna mahsuben 170.000,00 TL, ...'ın borcuna mahsuben 170.000,00 TL, ... Eğitim Ürün. Ltd. Şti. borcuna mahsuben 10.000,00 TL tahsilat sağlandığını, ...'ya ait müvekkili bankaya ipotekli olan taşınmazın kaydındaki ipoteğin fek edildiğini, devamında da taşınmazın ... tarafından, ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ve ... Dizayn Mob. Yapı Ltd.Şti’ne 1/2 hisse oranında satıldığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/180 E. dosyasında verilen kararla ilgili olarak müvekkili bankaya herhangi bir yükümlülük yüklenemeyeceğini, ipoteğin fekkine yönelik olarak ...'ın para ödediği hususunun kayıtlarında görünmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının davalı banka tarafından paranın gayrimenkulu satın aldığı ...'ın ortağı olduğu .... Ltd. Şti'nin hesabına aktarılma talimatı vermesine rağmen paranın dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin hesabına aktarılmadığı, dava dışı ..., ... ve ... Eğitim Ürünleri Ltd Şti hesabına aktarıldığı ve bu şekilde davalı bankanın, davacının ortağı olduğu şirket aleyhine açılan Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada gayrimenkulün satış bedelinin ödediğinin ispatlanamamasına yol açtığı, davacının ortağı olduğu davalı ... İnş.Ltd' Şti'nin 25.000,00 TL zararına sebep olduğu, davacının ıslah miktarı kadar zararının oluşmadığı, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/180 E. sayılı dosyası ile hüküm altına alınan zarardan fazla zararı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine 25.000,00 TL'nin 22.10.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmaz kaydında bulunan ipoteğin fekki amacıyla bankaya yatırılan paranın aralarında irtibat bulunmayan 3.kişilerin hesabına aktarıldığı iddiası ile ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL zararın tazminini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 350.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Dairemizin 2017/5381 E., 2018/7292 K. sayılı ve 22.11.2018 tarihli ilamında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2021/7849 E., 2022/8793 K. sayılı ve 08.12.2022 tarihli ikinci bozma ilamında ıslahla ilgili bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, yapılan yargılama sonucunda ıslah talebi dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Ancak yukarıda değinilen bozma ilamları dikkate alındığında yapılması gereken iş, bozma ilamı doğrultusunda gerekli değerlendirme yapılarak karar verilmesinden ibarettir. O halde mahkemece davacı vekilinin ıslah talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1980 E. 2023/4972 K.
Ortak:ipoteğin fekki · müteselsil kefil · ipotek · ifa · kefil · ıslah · kredi sözleşmesi · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti'nin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak imzaladıklarını, asıl borçluların borcuna karşılık davacı ...'nın taşınmazına 400.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedelli «ipotek» tesis edildiğini, asıl borçluların borçlarını «ifa» etmemeleri üzerine asıl borçlular ve kefiller hakkında icra takibine geçildiğini, ...'ın bankalarındaki bankomat hesabına 17.10.2008, 20.10.2008 ve 21.10.2008 tari …
… undan aleyhlerine karar verildiğini, müvekkilinin bu miktar kadar zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 30.000,00 TL'nin 22.10.2008 tarihinde itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 16.06.2014 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 350.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Şti'nin ... adına kayıtlı gayrimenkulü satın almak için ön sözleşme imzalandıklarını, ön sözleşmenin amacının taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin ve ipoteğin tapuda satış işlemlerinin yapılmasından önce kaldırılması ve taşınmazın satışa uygun hale getirilmesi için olduğunu, taşınmaz üzerinde bir alacaktan dolayı Türkiye Vakıflar Bankası'nın Sincan şubesi lehine «ipotek» tesis edildiğini, borçlular ... ve ortağı olduğu ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5721 E. 2013/20674 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu markanın davalı adına tescilli bulunduğu ve bu nedenle davalı kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmediği, ticaret ünvanı yönünden ise davanın doğrudan ...
2-Ancak, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalının varsa marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmiş olup, mahkemece bu hususta olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2697 E. , 2024/7719 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/1154 Esas, 2024/91 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın ortağı olduğu ... İnş. Taah. Ltd. Şti. ile ... Dizayn Mob. Yapı Teks. Taş. Oto Gıda İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ... adına kayıtlı gayrimenkulü satın almak için ön sözleşme imzalandıklarını, ön sözleşmenin amacının taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin ve ipoteğin tapuda satış işlemlerinin yapılmasından önce kaldırılması ve taşınmazın satışa uygun hale getirilmesi için olduğunu, taşınmaz üzerinde bir alacaktan dolayı Türkiye Vakıflar Bankası'nın Sincan şubesi lehine ipotek tesis edildiğini, borçlular ... ve ortağı olduğu .... İnşaat Petrol Ür. Ltd. Şti. olduğundan 350.000,00 TL'nin taşınmaz sahibi veya şirketine ödenmesi için girişimlerde bulunulduğu, bu amaçla üç ayrı işlemle davacının davalı bankadaki hesap bakiyesinin 350.000,00 TL'ye tamamlandığını, daha sonra bu paranın ....
İnşaat Petrol Ür.Tic. Ltd. Şti.'nin hesaplarına aktarılmak üzere talimat verildiğini, ancak bu paranın anılan şirkete ödenmeyip kendilerince tanınmayan 3. kişilerin hesaplarına yatırıldığının öğrenildiğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/180 E., 2013/515 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada niza konusu paranın bu şirkete ödenmediği sabit olduğundan aleyhlerine karar verildiğini, müvekkilinin bu miktar kadar zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 30.000,00 TL'nin 22.10.2008 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş;
16. 06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 350.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Sincan şubesi ile dava dışı ..., ... ve ... Eğitim Hizm. İnş. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerini ... ve ... İnş. Petrol Ürün.Gal. Kom. Tes. Ltd. Şti'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, asıl borçluların borcuna karşılık davacı ...'nın taşınmazına 400.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, asıl borçluların borçlarını ifa etmemeleri üzerine asıl borçlular ve kefiller hakkında icra takibine geçildiğini, ...'ın bankalarındaki bankomat hesabına 17.10.2008, 20.10.2008 ve 21.10.2008 tarihlerinde toplam 350.000,00 TL aktarıldığını, söz konusu hesap bakiyesinin tamamının 22.10.2008 tarihinde ...
imzası ile düzenlenen dekontla .... İnşaat Petrol Ürünleri Gal. Kom. Ltd. Şti. takip hesabına aktarılmak üzere açıklaması ile çekildiğini, yine ...'in borcuna mahsuben 170.000,00 TL, ...'ın borcuna mahsuben 170.000,00 TL, ... Eğitim Ürün. Ltd. Şti. borcuna mahsuben 10.000,00 TL tahsilat sağlandığını, ...'ya ait müvekkili bankaya ipotekli olan taşınmazın kaydındaki ipoteğin fek edildiğini, devamında da taşınmazın ... tarafından, ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ve ... Dizayn Mob. Yapı Ltd.Şti’ne 1/2 hisse oranında satıldığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/180 E. dosyasında verilen kararla ilgili olarak müvekkili bankaya herhangi bir yükümlülük yüklenemeyeceğini, ipoteğin fekkine yönelik olarak ...'ın para ödediği hususunun kayıtlarında görünmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının davalı banka tarafından paranın gayrimenkulu satın aldığı ...'ın ortağı olduğu .... Ltd. Şti'nin hesabına aktarılma talimatı vermesine rağmen paranın dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin hesabına aktarılmadığı, dava dışı ..., ... ve ... Eğitim Ürünleri Ltd Şti hesabına aktarıldığı ve bu şekilde davalı bankanın, davacının ortağı olduğu şirket aleyhine açılan Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada gayrimenkulün satış bedelinin ödediğinin ispatlanamamasına yol açtığı, davacının ortağı olduğu davalı ... İnş.Ltd' Şti'nin 25.000,00 TL zararına sebep olduğu, davacının ıslah miktarı kadar zararının oluşmadığı, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/180 E.
sayılı dosyası ile hüküm altına alınan zarardan fazla zararı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine 25.000,00 TL'nin 22.10.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmaz kaydında bulunan ipoteğin fekki amacıyla bankaya yatırılan paranın aralarında irtibat bulunmayan 3.kişilerin hesabına aktarıldığı iddiası ile ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL zararın tazminini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 350.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Dairemizin 2017/5381 E., 2018/7292 K. sayılı ve 22.11.2018 tarihli ilamında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2021/7849 E., 2022/8793 K. sayılı ve 08.12.2022 tarihli ikinci bozma ilamında ıslahla ilgili bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, yapılan yargılama sonucunda ıslah talebi dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Ancak yukarıda değinilen bozma ilamları dikkate alındığında yapılması gereken iş, bozma ilamı doğrultusunda gerekli değerlendirme yapılarak karar verilmesinden ibarettir. O halde mahkemece davacı vekilinin ıslah talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 05.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112065100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz