Esas sözleşme/kanunun asgari kâr dağıtımını buyurduğu halde dağıtmama iptale tabidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6137 E. 2024/7718 K. · · İlk derece: 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Esas sözleşmenin buyurucu hükmü ve kanun uyarınca kârın en az %5'inin dağıtılması gerektiği hallerde, haklı ve somut bir neden ortaya konmaksızın kâr dağıtmama kararı esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptale tabidir. Genel kurulun kanuni üç aylık süreden sonra yapılması tek başına iptal sebebi değildir ve tüm pay sahipleri hazır olup çağrı ile gündem usulüne uygun ilan edilmişse çağrı iddiaları dinlenmez. İlk Derece kararını istinaf etmeyerek karar kendisi yönünden kesinleşen taraf, istinafta ileri sürmediği hususları temyizde ileri süremez.
Ele alınan sorunlar
Asgari kâr dağıtımı öngörüldüğü halde kâr dağıtmama kararının iptali → kabul
İddia: Davalı, pandemi, döviz kurları ve yüksek ödeme riskleri nedeniyle kâr dağıtmamanın şirket menfaatine olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Esas sözleşmenin ilgili buyurucu hükmü ve düzenlemeler uyarınca kârın en az %5'inin ortaklara dağıtılması gerekmesine karşın, kâr dağıtmamaya ilişkin haklı ve somut bir neden ortaya konulamamıştır; bu durumda esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle kâr payının dağıtılmamasına ilişkin karar iptale mahkumdur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Genel kurulun süresinde yapılmaması ve çağrı usulüne ilişkin iddialar → ret
İddia: Davacılar, genel kurulun yasadaki üç aylık süreden sonra ağustosta yapıldığını ve toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Üç aylık süreden sonra genel kurul yapılması iptal sebebi olarak değerlendirilemez; imzasına karşı çıkılmayan hazirun cetveline göre tüm pay sahipleri hazır olup, ortaklara gündemi içerir çağrı gönderildiği ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde çağrı ile gündemin ilan edildiği anlaşıldığından çağrıya ilişkin iddialar da yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
İstinaf yoluna başvurmayan asıl dava davacısının temyiz istemi → ret
Gerekçe: Asıl davada davacı İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediğinden karar kendisi açısından kesinleşmiştir; istinaf aşamasında ileri sürmediği hususların temyiz aşamasında değerlendirilme imkanı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Asgari kâr dağıtımı buyurulduğu halde dağıtmamanın iptali ve istinaf etmeyen tarafın temyizde yeni husus ileri süremeyeceği yönündeki holdingler emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı dağıtımı↗ asgari kâr dağıtımı↗ çağrı usulü↗ hazirun cetveli↗ istinaf/temyiz sırası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6137 E. , 2024/7718 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/697 Esas, 2023/840 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/256 E., 2022/472 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçesinde; genel kurul toplantısının kanunen yılın ilk üç ayı içerisinde yapılması gerekirken ağustos ayında yapılmasının kanun ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantı çağrısının usulüne uygun olarak yapılmadığını, toplantıda yönetim kurulu faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu, bilanço ve gelir tabloları hazır bulundurulmadığı gibi okunarak müzakere edilmediğini, denetçi görüşü de alınmadığını, bu kapsamda yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin kararı kabul etmediklerini, hissedarlar adına toplantı başkanına tutanağı imzalama yetkisi verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, muhalefet şerhlerinin toplantı zaptına geçirilmediğini, ayrıca muhalefet şerhlerinde belirttikleri hususların şirket tarafından cevaplandırılmadığını, genel kurul gündeminin kanuna ve yönetmeliğe uygun olarak belirlenmediğini, her ne kadar kâr dağıtılmamasına karar verilmişse de gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 519 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince gerekse de esas sözleşmenin 17.
maddesine göre kâr payının en az %5'inin dağıtılması gerektiğini, 26 senedir kâr dağıtımı yapmayan şirketin kuruluş amacına aykırı hareket ettiğini, 2004 yılından beri sermaye artırım cihetine gitmeyen şirket milyonlarca lira kâr elde etmesine rağmen bu bedeli ortaklarına dağıtmaktan kaçındığını belirterek, 12.08.2021 tarihli 2020 yılına ait genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline, yokluğuna veya butlanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davalarda; davacıların sürekli davalar açarak müvekkilinin ticari ilişkilerinin olduğu kurumlara kötülemek amaçlı hareket ettiğini, genel kurul toplantısı pandemi nedeniyle 12.08.2021 tarihinde icra edilmişse de kanundaki süre ihlalinin yaptırımı bulunmadığını, tüm ortakların adreslerine çağrı ihbarnamesi tebliğ edildiği gibi ticaret sicil gazetesinde de ilan yapıldığını, kaldı ki toplantıda tüm ortaklar hazır bulunduğundan çağrısız genel kurul hükümlerine göre yerel gazete ilanı olmaması ve çağrı yapılmaması yönündeki iddianın dinlenemeyeceğini, müvekkili şirketin 6102 sayılı Kanun'un 397 nci maddesi kapsamında bağımsız denetime tabi olmadığından toplantıda denetçi bulundurma zorunluluğunun söz konusu olmadığını, toplantı başkanlığına tutanak imzası için yetki verilmesinin kanundan doğduğunu, davacıların muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirildiğini, ayrıca muhalefet şerhlerine istinaden toplantıda gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını ve bu kapsamda yönetim kurulu ve denetçilerin oy çokluğuyla ibra edildiğini, pandemi ve döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle kar dağıtılmasının şirket menfaatlerine aykırı olması nedeniyle %92 oranındaki hissedarların oyuyla kâr dağıtmama kararı verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacıların dağıtılabilir kar üzerinde yasal payları (... %6 ve ... %2 olmak üzere) bulunduğu, şirketin 2020 bilançosunda mevcut geçmiş yıllar kârları ve dönem net kârı olmak üzere genel kurul kararı ile dağıtılabilir karı olduğu, dağıtılabilir kâr üzerinde davacı ...'ın %6 ve ...'nün %2 yasal payları bulunduğu, kârın %5 lik kısmının ortaklara dağıtılması gereken kâr olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile genel kurul kararının 6. maddesinin iptaline, fazlaya dair istemlerin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, üç aylık süreden sonra genel kurulun yapılması iptal sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, iptali istenen 12.08.2021 tarihli genel kurul toplantısının imzasına karşı çıkılmayan hazirun cetvelinde tüm pay sahiplerinin hazır olduğu, ...'ye gündemi de içerir çağrı kağıdı gönderildiği gibi Ticaret Sicili Gazetesinin 16.07.2021 tarihli nüshasında da çağrı ve gündemin ilan edildiği, kâr dağıtım önerisine ilişkin toplantının 6. maddesine karara karşı muhalefet şerhi koyma iradelerinin tereddütsüz bir şekilde gösterildiği, kâr dağıtmamaya ilişkin haklı ve somut bir neden ortaya konulamadığı gibi esas sözleşmenin yukarıda belirtilen buyurucu madde hükmü karşısında kâr dağıtmamaya karar verilmesinin esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptale mahkum olduğu, 6.
madde yönünden davanın kabulüne, diğer iptali istenen maddeler açısından davanın reddine, yani davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde asıl ve birleşen davalar açısından davanın mahiyeti gereğince davalılar yararına reddolunan kısımlar bakımından ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiği, bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davada davalı ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, ... Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 12.08.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kâr payının dağıtılmamasına yönelik 6.
maddesinin iptaline, diğer toplantı maddeleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun 445 inci maddesi.
3. […]Birleşen Davada Davacı ile Asıl ve Birleşen Davada Davalı Temyizi Bakımından
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
B.Asıl Davada Davacı Temyizi Bakımından
İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen davada davacı ... vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... Tekstil A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararını taraf vekilleri temyiz etmiştir. Asıl davada davacı ... Tütüncü'nün istinaf yoluna başvurmaması sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kendisi açısından kesinleşmiş olup, istinaf aşamasında ileri sürmediği hususların temyiz aşamasında değerlendirilme imkanı olmadığından asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacı ...'a iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya yükletilmesine, alınmadığı anlaşılan 427,60TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden birleşen davada davacı ...'den alınmasına, 05.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112043400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz