Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/47 E. 2023/3461 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/121 E., 2019/440 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Sınav Merkezi ve Teknik Danışmanlık Hizm Ltd Şti'nin tek ortağı bulunduğunu, anlan şirketin iştigal konusunun mavi yaka olarak çalışan işçinin belgeli olması için mesleki sınavlar yapmak olduğunu, bu kapsamda faaliyet gösteren şirket için müvekkilinin “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi (İMSM)” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin marka başvurularına "SINAV" ibareli markalarına dayalı olarak yaptıklar itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddediğini, ancak davalı şirketin bu karara itirazı üzerine YİDK tarafından marka başvurularının reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarında “SINAV” kelimesinin ortak unsur olarak kullanılmasının her iki tarafça kullanılan markaların ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali için yeterli bulunmadığını müvekkilinin markasının esas unsurunun “sınav” değil “mesleki sınav” ibaresi olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin faaliyet alanlarının birbirinden farklı bulunduğunu, müvekkilinin markasının yazım şekli, grafik unsurları ve düzenlemesi açısından, görsel, sesçil ve anlamsal olarak redde mesnet markalardan farklı olduğunu, müvekkilinin davalının markasının “tanınmış olma” durumundan haksız yarar elde etme olasılığının bulunmadığını, müvekkili gibi içeriğinde “mesleki sınav” ibaresinin yer aldığı pek çok tescilli markanın bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2017/09598 başvuru numaralı “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi (İMSM)” ibareli markasının tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış "Sınav" ibareleri markaları ile benzer olduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız istifade edeceğini, dava konusu “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi” başvurusu gibi, “Sakarya Sınav Merkezi SSM” ve “a.s.s Aydın sınav salonu” ibareli marka başvurularına karşı açtıkları davaların lehlerine sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olduklarını, başvuru markasının tescili halinde davalı şirketin “sınav” ibareli tanınmış markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceğini, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamındaki 41.sınıftaki hizmetlerin, redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, ancak marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, davalı tarafça " Sakarya Sınav Merkezi” ve “a.s.s Aydın Sınav Salonu” gibi marka başvurularına ilişkin kendi lehlerine sonuçlanan yargı kararları sunulmuşsa da söz konusu yargı kararlarında yer alan şehir isimlerinden sonra gelen SINAV sözcüğü davalının o illerdeki şubeleri olduğu algısı uyandırabilecek iken, dava konusu davacı markasında sınav sözcüğünün önüne gelen “mesleki” ibaresi, “sınav” cins ismini niteleyen bir sözcük olduğundan bir özel isme değil yapılacak olan sınavın ne ile ilgi olduğuna vurgu yapan bir ifadenin ortaya çıkmasını sağladığı, bütünsel olarak bakıldığında davacı markasında özel olarak vurgu yapılarak öne çıkarılan bir sözcük bulunmadığı, davalı şirketin "Sınav" ibareli markası dershanecilik, okul ve yayıncılık alanında tanınmış olsa da markalar arasında benzerlik olmadığından bu durumun sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Yidk kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında ayniyete varan benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurudaki esas unsurun "Sınav" ibaresi olduğunu, dava konusu “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi” başvurusu gibi, “Sakarya Sınav Merkezi SSM” ve “a.s.s Aydın sınav salonu” ibareli marka başvurularına karşı açtıkları davaların lehlerine sonuçlandığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında "Sınav" ibaresinin esas unsur olarak yer aldığını ve marka kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı/aynı tür olduğunu, bu itibarla taraf markaları arasında benzerliğin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun davalı şirketin "SINAV" ibareli markaları ile karıştırılması veya ilişkilendirilmesi ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar TPMK ile Sınav Basın Yayın Dağıtım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8724 E. 2023/2881 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… nın reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarında “SINAV” kelimesinin ortak unsur olarak kullanılmasının her iki tarafça kullanılan markaların ilişkilendirilme «dahil» karıştırılma ihtimali için yeterli bulunmadığını müvekkilinin markasının esas unsurunun “sınav” değil “mesleki sınav” ibaresi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket …
Benzer bu kararda… e; itiraza mesnet markaların tek unsuru oluşturan “SINAV” ibaresinin ayırt edici vasfının düşük olduğunu, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet markalar arasında «ortalama tüketicinin» görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı Kanun Hükminde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanabilmesi i …
İstinaf Sebepleri Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının itirazına mesnet markalarının tek unsurunu oluşturan "Sınav" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet markalar arasında «ortalama tüketicinin» görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerlik olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun da savunmalarını destekler nitelikte bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının itirazına mesnet markalarının tek unsurunu oluşturan "Sınav" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet markalar arasında «ortalama tüketicinin» görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerlik olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun da savunmalarını destekler nitelikte bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahk …
… e; itiraza mesnet markaların tek unsuru oluşturan “SINAV” ibaresinin ayırt edici vasfının düşük olduğunu, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet markalar arasında «ortalama tüketicinin» görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı Kanun Hükminde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanabilmesi i …
… arın emtia listelerinin aynı/aynı tür olduğu ve markalar arasında bu emtialar itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davacının "SINAV" asıl unsurlu markasının, eğitim sektöründe 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının anlamında tanınmış marka olduğu ancak başvuruda bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında koşulların oluşması sebebiyle bu konuda ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği, davacının «kötü niyet» iddialarının ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının dayalı iddialarının ispatlanmadığı, aynı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının koşull …
… kırı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığından istifade etmeye çalışan davalının kötü niyetli olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek YİDK’ın 2016-M-4858 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini tal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4156 E. 2016/4233 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · ihtarat · güven kurumu · özen yükümlülüğü · kusur oranı · basiretli tacir · hakkaniyet · haksız fiil
Benzer bu karardaBu durumda bir «güven kurumu» olarak «basiretli tacir» gibi davranması gereken davalı bankanın, «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumluluğu bulunmakta olup, banka çalışanı tarafından dava konusu ücretin yanlış hesaba yatırılmasından da sorumludur.
Bu durumda, mahkemece, tarafların «kusur oranı» belirlenerek sonucuna göre «hakkaniyete» uygun manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm kusuru davacıya yükleyerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… len banka dekontunu dikkatle incelemeleri, bilgilerinde yanlışlık yoksa, bankadan ayrılmaları, yanlışlık varsa mutlaka düzelttirerek bankadan ayrılmaları" hususunda «ihtaratın» mevcut olduğu, davalı banka tarafından davacıya verilen dekontun orta kısmında büyük harflerle ".... ...
Buna karşılık, davalı banka çalışanı ...’ün de davacıya karşı «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/47 E. , 2023/3461 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/103 Esas, 2021/1279 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/121 E., 2019/440 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Sınav Merkezi ve Teknik Danışmanlık Hizm Ltd Şti'nin tek ortağı bulunduğunu, anlan şirketin iştigal konusunun mavi yaka olarak çalışan işçinin belgeli olması için mesleki sınavlar yapmak olduğunu, bu kapsamda faaliyet gösteren şirket için müvekkilinin “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi (İMSM)” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin marka başvurularına "SINAV" ibareli markalarına dayalı olarak yaptıklar itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddediğini, ancak davalı şirketin bu karara itirazı üzerine YİDK tarafından marka başvurularının reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarında “SINAV” kelimesinin ortak unsur olarak kullanılmasının her iki tarafça kullanılan markaların ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali için yeterli bulunmadığını müvekkilinin markasının esas unsurunun “sınav” değil “mesleki sınav” ibaresi olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin faaliyet alanlarının birbirinden farklı bulunduğunu, müvekkilinin markasının yazım şekli, grafik unsurları ve düzenlemesi açısından, görsel, sesçil ve anlamsal olarak redde mesnet markalardan farklı olduğunu, müvekkilinin davalının markasının “tanınmış olma” durumundan haksız yarar elde etme olasılığının bulunmadığını, müvekkili gibi içeriğinde “mesleki sınav” ibaresinin yer aldığı pek çok tescilli markanın bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2017/09598 başvuru numaralı “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi (İMSM)” ibareli markasının tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış "Sınav" ibareleri markaları ile benzer olduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız istifade edeceğini, dava konusu “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi” başvurusu gibi, “Sakarya Sınav Merkezi SSM” ve “a.s.s Aydın sınav salonu” ibareli marka başvurularına karşı açtıkları davaların lehlerine sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olduklarını, başvuru markasının tescili halinde davalı şirketin “sınav” ibareli tanınmış markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceğini, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamındaki 41.sınıftaki hizmetlerin, redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, ancak marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, davalı tarafça " Sakarya Sınav Merkezi” ve “a.s.s Aydın Sınav Salonu” gibi marka başvurularına ilişkin kendi lehlerine sonuçlanan yargı kararları sunulmuşsa da söz konusu yargı kararlarında yer alan şehir isimlerinden sonra gelen SINAV sözcüğü davalının o illerdeki şubeleri olduğu algısı uyandırabilecek iken, dava konusu davacı markasında sınav sözcüğünün önüne gelen “mesleki” ibaresi, “sınav” cins ismini niteleyen bir sözcük olduğundan bir özel isme değil yapılacak olan sınavın ne ile ilgi olduğuna vurgu yapan bir ifadenin ortaya çıkmasını sağladığı, bütünsel olarak bakıldığında davacı markasında özel olarak vurgu yapılarak öne çıkarılan bir sözcük bulunmadığı, davalı şirketin "Sınav" ibareli markası dershanecilik, okul ve yayıncılık alanında tanınmış olsa da markalar arasında benzerlik olmadığından bu durumun sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Yidk kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında ayniyete varan benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurudaki esas unsurun "Sınav" ibaresi olduğunu, dava konusu “İstanbul Mesleki Sınav Merkezi” başvurusu gibi, “Sakarya Sınav Merkezi SSM” ve “a.s.s Aydın sınav salonu” ibareli marka başvurularına karşı açtıkları davaların lehlerine sonuçlandığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında "Sınav" ibaresinin esas unsur olarak yer aldığını ve marka kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı/aynı tür olduğunu, bu itibarla taraf markaları arasında benzerliğin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun davalı şirketin "SINAV" ibareli markaları ile karıştırılması veya ilişkilendirilmesi ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar TPMK ile Sınav Basın Yayın Dağıtım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111890700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz