Hisse devri iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/279 E. 2023/3564 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sermaye payının devri↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ esas sermaye payı↗ hisse devrinin iptali↗ şirket müdürünün azli↗ yetkisiz temsil↗ gabin↗ mutlak butlan↗ limited şirket hisse devri↗ hisse devri sözleşmesi↗ aldatma (hile)↗ taleple bağlılık↗ tanık beyanı↗ şirket müdürlüğü↗ butlan↗ sözleşmenin iptali↗ kayyım↗ muvazaa↗ hile↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ şirket zararı↗ hisse devri↗ ihtiyati tedbir↗ pay defteri↗ derdestlik↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ geçersizlik↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/248 E., 2020/427 K.
Taraflar arasındaki hisse devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Rekan Yatırım Turizm San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin %100 hissesinin sahibi olduğunu, yabancı uyruklu olması nedeniyle Türkiye'deki işlerinin takibi için davalı ...’e Cidde Başkonsolosluğun'ca düzenlenen 30.12.2018 tarihli vekâletnameyi verdiğini, müvekkilinin haberi olmadan vekil ...'in muvazaalı bir şekilde 17.05.2019 tarihinde şirketteki hisselerin %50’sini 5.000.000,00 TL gibi çok düşük bir bedelle davalı ...’e devrettiğini, ... 25. Noterliğinin 17.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, hisse devrinin hukuka aykırı olarak ortaklar kurulunca onaylandığını, hisse devrinin hile ile vekâlet görevinin kötüye kullanılarak yapıldığını ileri sürerek hisse devir sözleşmesinin iptaline, hisse devrini onaylayan ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespitine, devir konusu payların pay defterine yeniden davacı adına tesciline, ...'ün şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı konu ve sebeple Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/223 E. dosyasında dava açtığını, hisse devrinin davacının bilgisi dahilinde ve yapılan sözleşmelere dayanarak gerçekleştirildiğini, hiçbir şekilde aldatma ve hilenin söz konusu olmadığını, tarafların iradelerine uygun işlem yapıldığını, davacının, şirketin ana sözleşmesine aykırı olarak şirketi güç duruma düşüren yatırımlarına etki yapan, gelişmesini engelleyen ve müvekkilinin sahip olduğu şöhret ve itibarını sarsan davranışlarda bulunduğunu, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/223 E. sayılı davası ticaret sicil memurunun kararına itiraz davası olduğundan davalıların derdestlik itirazının yerinde görülmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin birinci fıkrasına göre esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onaylanacağının düzenlendiği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, devrin bu onayla geçerli olacağının düzenlendiği, davacının Rekan Yatırım Turizm Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 100.000 payının tamamının sahibi iken T.C. Cidde Başkonsolosluğu'nun 30.12.2018 tarihli düzenleme şeklindeki vekâletnamesine dayalı olarak vekil ...'in ... 25. Noterliği'nin 17.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacının 50.000 payını 5.000.000,00 TL bedelle davalı ...'e sattığı, şirket ortaklar kurulunun 17.05.2019 tarihli kararı ile hisse devrinin onaylandığı, sadakat ve özen borcunun vekilin, vekil edene karşı en önde gelen borcu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 506 ncı maddesine göre vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, vekilin temsil yetkisinin sınırını vekil edenin tayin edeceği, vekilin, vekil edenin tayin ettiği bu sınır dışında iş ve işlem yapma olanağının bulunmadığı, hisse devrinin temelini oluşturan T.C. Cidde Başkonsolosluğu'nun 30.12.2018 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamesi ile ...'in vekil tayin edildiği, vekaletnamedeki hisse devrine ilişkin yetkilerin vekâlet verenin şirketteki hisselerini devrini öngörmediği, bu durumda 17.05.2019 tarihli hisse devrinde vekil ...'in vekâletnamesinin sınır ve kapsamını aşan hukuki işlem yaptığı, hisse devrinin geçersiz olduğu, hisse devrinin onaylandığı 17.05.2019 tarihli genel kurul kararının ise vekil eden ...'e şirket adına hissedarı olduğu şirketlerin genel kurul toplantılarına katılmaya, oy kullanmaya şeklinde yetki verildiği, davacı adına genel kurulda oy kullanma yetkisi verilmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesi uyarınca genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.05.2019 tarihli hisse devrinin iptaline, davalı ... adına kayıtlı olan davalı şirkete ait 50.000 payın davacı Mohammad […] Alkaattan adına tesciline, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, 17.05.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespitine, yargılama sırasında atanan kayyımların görevlerinin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davada basit yargılama usulünün uygulanamayacağını, mahkemece talep konusundan fazlasına karar verilemeyeceğini, hile iddiasının ispat edilemediğini, davacının dava dilekçesinde ...'e verilen vekâletnamenin şirket hisselerini 3 üncü kişiye devretme yetkisinin olmadığı yönünde iddiasının olmadığını, vekâletnamede yetki olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, davacının iddiasının vekâlette yetki olduğu ancak başka bir iş için verildiği yönünde olduğu, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki incelendiğinde davacının zaten şahsına, şirketine ait her türlü işlemin yapılma nedeni ile vekâlet verildiğinin görüleceğini, taraflar arasındaki ticaret sözleşmeleri mevcut olup bunların hepsinde davacı imzasının bulunduğu yani ortaklık amaçlandığını ve bedeller ödendiğini, davacı tarafın vekâletnameye ilişkin olarak hisse devrine onay verilip verilmediğine ilişkin bir vakıa ileri sürmediği, davacının vekâletnamedeki yetkilere göre hisse satış yetkisinin olduğunu kabul etmekte olduğunu, vekâletin kötüye kullanılması konusunun yanlış değerlendirildiğini, ...'e verilen vekaletin hisse devrine olanak sağladığını, Mahkemenin kayyumların denetimini yapmadığını ve şirketin zarara uğramasına olanak tanıdığını, deliller toplanmadan usule aykırı karar verildiğini, bilirkişi delilinin reddine ilişkin gerekçe belirtilmediğini, tanık beyanlarının mahkemece değerlendirilmediğini, haksız ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf kararının gerekçe içermediğini, mahkemece deliller toplanmadan karar verildiğini, davacı tarafın tüm dilekçelerinde hisse devrinin hile, hata, gabin sebebiyle iptalini talep ettiğini ancak bu olguların varlığını ispat edemediğini, mahkemece hukuki uyuşmazlık konusunun tespitinde hataya düşüldüğünü, tasarruf ve taraflarca getirilme, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, davacı tarafın vekâletin hisse devir yetkisini kapsamadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını ayrıca hisse devrinin yetkisiz temsil nedeniyle geçersizliğinin tespitini de talep etmediğini, buna rağmen mahkemenin resen vekaletin yetkisinin kapsamını araştırdığını, davacının diğer iddiaları ve talebi konusunda ise hiç yargılama yapılmadığını, vekaletnamenin lafzıyla sınırlı ve hatalı yorumlandığını, maddi olay ve deliller dikkate alınmadan yanılgılı değerlendirildiğini, tarafların gerçek iradelerinin hisse devri olduğu yönünde daha önce yapılmış olan toplantılar, ortak işler ve verilen başka vekâletnameler bulunduğu ortada iken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, vekilin temsil edilen adına uyuşmazlık konusu hisse devrini gerçekleştirmeye ve genel kurula katılıp oy kullanmaya yetkisi bulunduğunu, vekilin temsil yetkisini aşmak suretiyle hisse devri sözleşmesi yapmış olduğu bir an için kabul edilse dahi yapılan işlemin temsil edilen tarafından hisse devri karşılığı olan bedel kabul edilip alınarak yapılan devrin başından itibaren geçerli ve bağlayıcı hale geldiğini, kanun hükümlerinin yanlış uygulandığını, haksız ve ölçüsüz ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket hisse devrinin geçersizliğinin tespiti, iptali, şirket müdürünün azli, hisse devrini onaylayan ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ve devir konusu payların pay defterine yeniden davacı adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/279 E. , 2023/3564 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/137 Esas, 2021/1793 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/248 E., 2020/427 K.
Taraflar arasındaki hisse devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Rekan Yatırım Turizm San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin %100 hissesinin sahibi olduğunu, yabancı uyruklu olması nedeniyle Türkiye'deki işlerinin takibi için davalı ...’e Cidde Başkonsolosluğun'ca düzenlenen 30.12.2018 tarihli vekâletnameyi verdiğini, müvekkilinin haberi olmadan vekil ...'in muvazaalı bir şekilde 17.05.2019 tarihinde şirketteki hisselerin %50’sini 5.000.000,00 TL gibi çok düşük bir bedelle davalı ...’e devrettiğini, ...
25. Noterliğinin 17.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, hisse devrinin hukuka aykırı olarak ortaklar kurulunca onaylandığını, hisse devrinin hile ile vekâlet görevinin kötüye kullanılarak yapıldığını ileri sürerek hisse devir sözleşmesinin iptaline, hisse devrini onaylayan ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespitine, devir konusu payların pay defterine yeniden davacı adına tesciline, ...'ün şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı konu ve sebeple Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/223 E. dosyasında dava açtığını, hisse devrinin davacının bilgisi dahilinde ve yapılan sözleşmelere dayanarak gerçekleştirildiğini, hiçbir şekilde aldatma ve hilenin söz konusu olmadığını, tarafların iradelerine uygun işlem yapıldığını, davacının, şirketin ana sözleşmesine aykırı olarak şirketi güç duruma düşüren yatırımlarına etki yapan, gelişmesini engelleyen ve müvekkilinin sahip olduğu şöhret ve itibarını sarsan davranışlarda bulunduğunu, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/223 E. sayılı davası ticaret sicil memurunun kararına itiraz davası olduğundan davalıların derdestlik itirazının yerinde görülmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin birinci fıkrasına göre esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onaylanacağının düzenlendiği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, devrin bu onayla geçerli olacağının düzenlendiği, davacının Rekan Yatırım Turizm Sanayi İç ve Dış Tic.
Ltd. Şti.'nin 100.000 payının tamamının sahibi iken T.C. Cidde Başkonsolosluğu'nun 30.12.2018 tarihli düzenleme şeklindeki vekâletnamesine dayalı olarak vekil ...'in ...
25. Noterliği'nin 17.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacının 50.000 payını 5.000.000,00 TL bedelle davalı ...'e sattığı, şirket ortaklar kurulunun 17.05.2019 tarihli kararı ile hisse devrinin onaylandığı, sadakat ve özen borcunun vekilin, vekil edene karşı en önde gelen borcu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 506 ncı maddesine göre vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, vekilin temsil yetkisinin sınırını vekil edenin tayin edeceği, vekilin, vekil edenin tayin ettiği bu sınır dışında iş ve işlem yapma olanağının bulunmadığı, hisse devrinin temelini oluşturan T.C.
Cidde Başkonsolosluğu'nun 30.12.2018 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamesi ile ...'in vekil tayin edildiği, vekaletnamedeki hisse devrine ilişkin yetkilerin vekâlet verenin şirketteki hisselerini devrini öngörmediği, bu durumda 17.05.2019 tarihli hisse devrinde vekil ...'in vekâletnamesinin sınır ve kapsamını aşan hukuki işlem yaptığı, hisse devrinin geçersiz olduğu, hisse devrinin onaylandığı 17.05.2019 tarihli genel kurul kararının ise vekil eden ...'e şirket adına hissedarı olduğu şirketlerin genel kurul toplantılarına katılmaya, oy kullanmaya şeklinde yetki verildiği, davacı adına genel kurulda oy kullanma yetkisi verilmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesi uyarınca genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.05.2019 tarihli hisse devrinin iptaline, davalı ...
adına kayıtlı olan davalı şirkete ait 50.000 payın davacı Mohammad […] Alkaattan adına tesciline, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, 17.05.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespitine, yargılama sırasında atanan kayyımların görevlerinin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davada basit yargılama usulünün uygulanamayacağını, mahkemece talep konusundan fazlasına karar verilemeyeceğini, hile iddiasının ispat edilemediğini, davacının dava dilekçesinde ...'e verilen vekâletnamenin şirket hisselerini 3 üncü kişiye devretme yetkisinin olmadığı yönünde iddiasının olmadığını, vekâletnamede yetki olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, davacının iddiasının vekâlette yetki olduğu ancak başka bir iş için verildiği yönünde olduğu, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki incelendiğinde davacının zaten şahsına, şirketine ait her türlü işlemin yapılma nedeni ile vekâlet verildiğinin görüleceğini, taraflar arasındaki ticaret sözleşmeleri mevcut olup bunların hepsinde davacı imzasının bulunduğu yani ortaklık amaçlandığını ve bedeller ödendiğini, davacı tarafın vekâletnameye ilişkin olarak hisse devrine onay verilip verilmediğine ilişkin bir vakıa ileri sürmediği, davacının vekâletnamedeki yetkilere göre hisse satış yetkisinin olduğunu kabul etmekte olduğunu, vekâletin kötüye kullanılması konusunun yanlış değerlendirildiğini, ...'e verilen vekaletin hisse devrine olanak sağladığını, Mahkemenin kayyumların denetimini yapmadığını ve şirketin zarara uğramasına olanak tanıdığını, deliller toplanmadan usule aykırı karar verildiğini, bilirkişi delilinin reddine ilişkin gerekçe belirtilmediğini, tanık beyanlarının mahkemece değerlendirilmediğini, haksız ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf kararının gerekçe içermediğini, mahkemece deliller toplanmadan karar verildiğini, davacı tarafın tüm dilekçelerinde hisse devrinin hile, hata, gabin sebebiyle iptalini talep ettiğini ancak bu olguların varlığını ispat edemediğini, mahkemece hukuki uyuşmazlık konusunun tespitinde hataya düşüldüğünü, tasarruf ve taraflarca getirilme, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, davacı tarafın vekâletin hisse devir yetkisini kapsamadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını ayrıca hisse devrinin yetkisiz temsil nedeniyle geçersizliğinin tespitini de talep etmediğini, buna rağmen mahkemenin resen vekaletin yetkisinin kapsamını araştırdığını, davacının diğer iddiaları ve talebi konusunda ise hiç yargılama yapılmadığını, vekaletnamenin lafzıyla sınırlı ve hatalı yorumlandığını, maddi olay ve deliller dikkate alınmadan yanılgılı değerlendirildiğini, tarafların gerçek iradelerinin hisse devri olduğu yönünde daha önce yapılmış olan toplantılar, ortak işler ve verilen başka vekâletnameler bulunduğu ortada iken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, vekilin temsil edilen adına uyuşmazlık konusu hisse devrini gerçekleştirmeye ve genel kurula katılıp oy kullanmaya yetkisi bulunduğunu, vekilin temsil yetkisini aşmak suretiyle hisse devri sözleşmesi yapmış olduğu bir an için kabul edilse dahi yapılan işlemin temsil edilen tarafından hisse devri karşılığı olan bedel kabul edilip alınarak yapılan devrin başından itibaren geçerli ve bağlayıcı hale geldiğini, kanun hükümlerinin yanlış uygulandığını, haksız ve ölçüsüz ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket hisse devrinin geçersizliğinin tespiti, iptali, şirket müdürünün azli, hisse devrini onaylayan ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ve devir konusu payların pay defterine yeniden davacı adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111886300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz