Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8351 E. 2023/2664 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanı↗ kâr dağıtımı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/59 E., 2019/444 K
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili müvekkilinin "Mobil" ve "EXXONMOBIL" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "mobil54" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/62450 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini oysa anılan ibareler arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde davalı markasının, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirketin, dünyanın gelirine göre en büyük şirketi olduğunu, 1952 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, 200 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülmekte olan tüm bu faaliyetlerin "MOBİL" markası altında yürütüldüğünü, "MOBİL" ve "EXXONMOBİL" markalarının müvekkili Şirketin dünya çapında tescilli ve tanınmış markası olduğunu, bu nedenle de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 4-5 inci maddeleri uyarınca başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, "MOBİL" ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin unvanının da esaslı unsurunu oluşturduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10685 sayılı kararın iptalini, davalının facebook ve twitter hesaplarındaki kullanımlar başta olmak üzere "mobil54" ibareli fiili kullanımlarının müvekkiline ait marka ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait birebir MOBİL ibareli markalar ile davalı taraf markası arasında bütünsel olarak düşük de olsa görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğu ve birbirleri ile ilişkilendirilmelerinin mümkün olduğu , davacının Mobil ibareli markasının tanınmışlığı da gözetildiğinde dava konusu marka kapsamında 35 inci sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar, Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer hizmetler yönünden de, davacının "EXXONMOBİL" ibareli markasının yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu, orijinal bir işaret olduğu, reklâm değerinin yüksek bulunduğu, ilgili olduğu akaryakıt ve enerji sektörünün dışında da tanındığı, dava konusu başvurunun tescili halinde davacı markasının yüksek düzeydeki tanınmışlığından doğan imajın davalıya transfer olacağı, zira söz konusu hizmetlerin davacının tanınmış olduğu sektörlerden tamamen bağımsız olmadığı, bu ürün ve hizmetlerin alıcısı olan kişilerin, daha önce davacı markalarından yararlanmış olmalarının dağıtım ağının yaygınlığı sebebiyle mümkün bulunduğu, davalı başvurusunun, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade edeceği, ayrıca başvurunun tescilinin, davacının orjinal nitelikteki, uzun zamandır kullandığı, iyi bir şöhret ve itibar edinip, tüketici zihninde olumlu bir imaj tesis eden, sektörde ve sektör dışında bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına da yol açabileceği, yine davacı markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceği, gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, davacının itirazına mesnet marklarının büyük çoğunluğunun, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 35, 38 ve 41. sınıfta tescilli olmadığını, "MOBİL SERV" ibareli itiraza mesnet markanın da dava konusu marka ile benzer bulunmadığını, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edenin sıfatına göre mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, davalı şirketin facebook ve twitter hesaplarındaki kullanımlar başta olmak üzere "mobil54" ibareli fiili kullanımlarının davacıya ait marka ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7251 E. 2024/3352 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini oysa anılan ibareler arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde davalı markasının, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirketin, dünyanın gelirine göre en büyük şirketi olduğunu, 1952 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, 200 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülmekte olan tüm bu faaliyetlerin "MOBİL" markası altında yürütüldüğünü, "MOBİL" ve "EXXONMOBİL" markalarının müvekkili Şirketin dünya çapında tescilli ve tanınmış markası olduğunu, bu nedenle de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 4-5 inci maddeleri uyarınca başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, "MOBİL" ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin unvanının da esaslı unsurunu oluşturduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10685 sayılı kararın iptalini, davalının facebook ve twitter hesaplarındaki kullanımlar başta olmak üzere "mobil54" ibareli fiili kullanımlarının müvekkiline ait marka ve «ticaret unvanına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep etmiştir.
CEVAP Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… len hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer hizmetler yönünden de, davacının "EXXONMOBİL" ibareli markasının yüksek «ayırt ediciliğe» sahip olduğu, orijinal bir işaret olduğu, reklâm değerinin yüksek bulunduğu, ilgili olduğu akaryakıt ve enerji sektörünün dışında da tanındığı, dava konusu başvurunun tescili halinde davacı markasının yüksek düzeydeki tanınmışlığından doğan imajın davalıya transfer olacağı, zira söz konusu hizmetlerin davacının tanınmış olduğu sektörlerden tamamen bağımsız olmadığı, bu ürün ve hizmetlerin alıcısı olan kişilerin, daha önce davacı markalarından yararlanmış olmalarının «dağıtım» ağının yaygınlığı sebebiyle mümkün bulunduğu, davalı başvurusunun, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade edeceği, ayrıca başvurunun tescilinin, davacının orjinal nitelikteki, uzun zamandır kullandığı, iyi bir şöhret ve itibar edinip, tüketici zihninde olumlu bir imaj tesis eden, sektörde ve sektör dışında bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına da yol açabileceği, yine davacı markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceği, gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ıslah · kötüniyet · taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… arkasının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/66001 sayılı "G-POFRI" ibareli markanın talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep v …
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7251 E. 2024/3352 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini oysa anılan ibareler arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde davalı markasının, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirketin, dünyanın gelirine göre en büyük şirketi olduğunu, 1952 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, 200 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülmekte olan tüm bu faaliyetlerin "MOBİL" markası altında yürütüldüğünü, "MOBİL" ve "EXXONMOBİL" markalarının müvekkili Şirketin dünya çapında tescilli ve tanınmış markası olduğunu, bu nedenle de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 4-5 inci maddeleri uyarınca başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, "MOBİL" ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin unvanının da esaslı unsurunu oluşturduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10685 sayılı kararın iptalini, davalının facebook ve twitter hesaplarındaki kullanımlar başta olmak üzere "mobil54" ibareli fiili kullanımlarının müvekkiline ait marka ve «ticaret unvanına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep etmiştir.
CEVAP Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… len hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer hizmetler yönünden de, davacının "EXXONMOBİL" ibareli markasının yüksek «ayırt ediciliğe» sahip olduğu, orijinal bir işaret olduğu, reklâm değerinin yüksek bulunduğu, ilgili olduğu akaryakıt ve enerji sektörünün dışında da tanındığı, dava konusu başvurunun tescili halinde davacı markasının yüksek düzeydeki tanınmışlığından doğan imajın davalıya transfer olacağı, zira söz konusu hizmetlerin davacının tanınmış olduğu sektörlerden tamamen bağımsız olmadığı, bu ürün ve hizmetlerin alıcısı olan kişilerin, daha önce davacı markalarından yararlanmış olmalarının «dağıtım» ağının yaygınlığı sebebiyle mümkün bulunduğu, davalı başvurusunun, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade edeceği, ayrıca başvurunun tescilinin, davacının orjinal nitelikteki, uzun zamandır kullandığı, iyi bir şöhret ve itibar edinip, tüketici zihninde olumlu bir imaj tesis eden, sektörde ve sektör dışında bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına da yol açabileceği, yine davacı markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceği, gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ıslah · kötüniyet · taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… arkasının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/66001 sayılı "G-POFRI" ibareli markanın talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep v …
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8351 E. , 2023/2664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1758 Esas, 2021/1089 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/59 E., 2019/444 K
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili müvekkilinin "Mobil" ve "EXXONMOBIL" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "mobil54" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/62450 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini oysa anılan ibareler arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde davalı markasının, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirketin, dünyanın gelirine göre en büyük şirketi olduğunu, 1952 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, 200 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülmekte olan tüm bu faaliyetlerin "MOBİL" markası altında yürütüldüğünü, "MOBİL" ve "EXXONMOBİL" markalarının müvekkili Şirketin dünya çapında tescilli ve tanınmış markası olduğunu, bu nedenle de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 4-5 inci maddeleri uyarınca başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, "MOBİL" ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin unvanının da esaslı unsurunu oluşturduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10685 sayılı kararın iptalini, davalının facebook ve twitter hesaplarındaki kullanımlar başta olmak üzere "mobil54" ibareli fiili kullanımlarının müvekkiline ait marka ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait birebir MOBİL ibareli markalar ile davalı taraf markası arasında bütünsel olarak düşük de olsa görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğu ve birbirleri ile ilişkilendirilmelerinin mümkün olduğu , davacının Mobil ibareli markasının tanınmışlığı da gözetildiğinde dava konusu marka kapsamında 35 inci sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar, Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun.
Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer hizmetler yönünden de, davacının "EXXONMOBİL" ibareli markasının yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu, orijinal bir işaret olduğu, reklâm değerinin yüksek bulunduğu, ilgili olduğu akaryakıt ve enerji sektörünün dışında da tanındığı, dava konusu başvurunun tescili halinde davacı markasının yüksek düzeydeki tanınmışlığından doğan imajın davalıya transfer olacağı, zira söz konusu hizmetlerin davacının tanınmış olduğu sektörlerden tamamen bağımsız olmadığı, bu ürün ve hizmetlerin alıcısı olan kişilerin, daha önce davacı markalarından yararlanmış olmalarının dağıtım ağının yaygınlığı sebebiyle mümkün bulunduğu, davalı başvurusunun, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade edeceği, ayrıca başvurunun tescilinin, davacının orjinal nitelikteki, uzun zamandır kullandığı, iyi bir şöhret ve itibar edinip, tüketici zihninde olumlu bir imaj tesis eden, sektörde ve sektör dışında bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına da yol açabileceği, yine davacı markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceği, gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, davacının itirazına mesnet marklarının büyük çoğunluğunun, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 35, 38 ve 41. sınıfta tescilli olmadığını, "MOBİL SERV" ibareli itiraza mesnet markanın da dava konusu marka ile benzer bulunmadığını, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edenin sıfatına göre mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, davalı şirketin facebook ve twitter hesaplarındaki kullanımlar başta olmak üzere "mobil54" ibareli fiili kullanımlarının davacıya ait marka ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111278600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz