6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9120 E. 2023/3408 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankanın özen yükümlülüğü karşılıksız çek uygun illiyet bağı çek karnesi keşide tarihi arabuluculuk özen yükümlülüğü illiyet bağı ipotek reeskont faizi olumsuz oy hamil esastan ret çek kusur cy/cy kaydı yükleten (shipper) ibraz teminat teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · Çek K. — Çek K. 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/439 E., 2021/457 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. arasında 2012 yılında plastik boru satımı konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu boru bedellerinin davalı bankanın Sivas Caddesi şubesince verilen ve dava konusu edilen çeklerle ödeneceği hususunda anlaşıldığını, adı geçen firma tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen 30.12.2012 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.01.2013 tarihli 93.000,00 TL'lik, 30.12.2021 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 100.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 25.000,00 TL'lik, 30.012013 tarihli 100.000,00 TL'lik çeklerin bedellerinin karşılığının ödenip ödenmeyeceği ve şirketin mali durumunun bildirilmesi hususunda bankanın Sivas Caddesi şubesinin arandığını, banka yetkilisi tarafından da dava dışı şirketin bankanın kredili müşterisi olduğunu, hali hazırda karşılıksız çek işleminin çıkmadığını, bu bilgiler üzerine de belirtilen çeklerin alınarak dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. firmasına sözleşme konusu boruların teslim edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen çek bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ile girişilen arabuluculuk işlemlerinin olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın dava dışı şirkete çek verirken gerekli mali evrakları temin ederek ve firma hakkında gerekli istihbarat çalışmasını yaptıktan sonra ilk çek karnesinin 23.01.2012 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde 7 koçan halinde toplam 85 adet çek yaprağının teslim edildiğini ve bu çeklerden 42 adedinin tanımlı hesapta karşılığı oluştuğu için ödendiğini, davacı Akın Plastik A.Ş.'nin çek sahibi olan Eyşan Müh. Ltd. Şti.'ye ait 25.06.2012 ve 01.10.2012 tarihli çekleri tahsil için müvekkili bankaya koyduğunu, daha sonrada tahsil gününden önce bu çekleri tekrar iade olarak aldığını, yani dava dışı şirketin ödemelerinde sıkıntı olduğunu tespit ettiği halde davacı şirket yetkilileri tarafından keşide tarihi 30.01.2013 olan daha ileri vadeli bir çeki kabul ettiğini, davacının uğradığı zarardan dolayı müvekkili bankaya yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bankaların karşılıksız çıkan çekler için hamiline ödemekle yükümlü olduğu miktarların bulunduğunu, 2013 yılı için bankanın bir çek yaprağından dolayı sorumlu olacağı miktarın 1.045,00 TL olarak belirlendiğini ancak çekin üzerinde basıldığı yazı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmesi halinde bankanın zorunlu çek bedeli ödemesini yapacağını, davacının ileri sürdüğü çeklerin basım tarihinden itibaren 5 yıllık sürede sona erdiğinden, müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğünün de sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın, çek hesabı açılması ile ilgili olarak kanun ile kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirdiği, davacının zararının oluşmasında davalı bankaya yüklenebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin teminatı olarak ipotek dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve son 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını ancak davalı bankanın bunlara dair hiçbir araştırması bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından, müşterisi olan dava dışı şirketin 17.01.2012 tarihli çek hesabı açılması talebi üzerine şirketin yasaklı olup olmadığının araştırıldığı, dava dışı şirketin ekonomik ve sosyal durumu konusunda gerekli basiret ve özenin gösterildiği, somut olayda dava konusu çeklerin piyasaya arzında davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gerektiği, davacı tarafından bu yükümlülüğe uygun davranıldığının da ispat edilemediği, meydana geldiği iddia edilen zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağının ve davalıya atfı kabil kusurunun bulunduğunun davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararım bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bankanın özen sorumluluğunu ihlal iddiasına dayalı tazminat davasıdır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5941 sayılı Çek Kanunun 2 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • 5941 sayılı çek kanunu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4589 E. 2024/762 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek Sorumluluk Bedeli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/9120 E.  ,  2023/3408 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1433 Esas, 2021/1765 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/439 E., 2021/457 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. arasında 2012 yılında plastik boru satımı konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu boru bedellerinin davalı bankanın Sivas Caddesi şubesince verilen ve dava konusu edilen çeklerle ödeneceği hususunda anlaşıldığını, adı geçen firma tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen 30.12.2012 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.01.2013 tarihli 93.000,00 TL'lik, 30.12.2021 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 100.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 25.000,00 TL'lik, 30.012013 tarihli 100.000,00 TL'lik çeklerin bedellerinin karşılığının ödenip ödenmeyeceği ve şirketin mali durumunun bildirilmesi hususunda bankanın Sivas Caddesi şubesinin arandığını, banka yetkilisi tarafından da dava dışı şirketin bankanın kredili müşterisi olduğunu, hali hazırda karşılıksız çek işleminin çıkmadığını, bu bilgiler üzerine de belirtilen çeklerin alınarak dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd.

Şti. firmasına sözleşme konusu boruların teslim edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen çek bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ile girişilen arabuluculuk işlemlerinin olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın dava dışı şirkete çek verirken gerekli mali evrakları temin ederek ve firma hakkında gerekli istihbarat çalışmasını yaptıktan sonra ilk çek karnesinin 23.01.2012 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde 7 koçan halinde toplam 85 adet çek yaprağının teslim edildiğini ve bu çeklerden 42 adedinin tanımlı hesapta karşılığı oluştuğu için ödendiğini, davacı Akın Plastik A.Ş.'nin çek sahibi olan Eyşan Müh. Ltd. Şti.'ye ait 25.06.2012 ve 01.10.2012 tarihli çekleri tahsil için müvekkili bankaya koyduğunu, daha sonrada tahsil gününden önce bu çekleri tekrar iade olarak aldığını, yani dava dışı şirketin ödemelerinde sıkıntı olduğunu tespit ettiği halde davacı şirket yetkilileri tarafından keşide tarihi 30.01.2013 olan daha ileri vadeli bir çeki kabul ettiğini, davacının uğradığı zarardan dolayı müvekkili bankaya yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bankaların karşılıksız çıkan çekler için hamiline ödemekle yükümlü olduğu miktarların bulunduğunu, 2013 yılı için bankanın bir çek yaprağından dolayı sorumlu olacağı miktarın 1.045,00 TL olarak belirlendiğini ancak çekin üzerinde basıldığı yazı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmesi halinde bankanın zorunlu çek bedeli ödemesini yapacağını, davacının ileri sürdüğü çeklerin basım tarihinden itibaren 5 yıllık sürede sona erdiğinden, müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğünün de sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın, çek hesabı açılması ile ilgili olarak kanun ile kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirdiği, davacının zararının oluşmasında davalı bankaya yüklenebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin teminatı olarak ipotek dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve son 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını ancak davalı bankanın bunlara dair hiçbir araştırması bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından, müşterisi olan dava dışı şirketin 17.01.2012 tarihli çek hesabı açılması talebi üzerine şirketin yasaklı olup olmadığının araştırıldığı, dava dışı şirketin ekonomik ve sosyal durumu konusunda gerekli basiret ve özenin gösterildiği, somut olayda dava konusu çeklerin piyasaya arzında davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gerektiği, davacı tarafından bu yükümlülüğe uygun davranıldığının da ispat edilemediği, meydana geldiği iddia edilen zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağının ve davalıya atfı kabil kusurunun bulunduğunun davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararım bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bankanın özen sorumluluğunu ihlal iddiasına dayalı tazminat davasıdır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5941 sayılı Çek Kanunun 2 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111112200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.