Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9120 E. 2023/3408 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankanın özen yükümlülüğü↗ karşılıksız çek↗ uygun illiyet bağı↗ çek karnesi↗ keşide tarihi↗ arabuluculuk↗ özen yükümlülüğü↗ illiyet bağı↗ ipotek↗ reeskont faizi↗ olumsuz oy↗ hamil↗ esastan ret↗ çek↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/439 E., 2021/457 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. arasında 2012 yılında plastik boru satımı konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu boru bedellerinin davalı bankanın Sivas Caddesi şubesince verilen ve dava konusu edilen çeklerle ödeneceği hususunda anlaşıldığını, adı geçen firma tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen 30.12.2012 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.01.2013 tarihli 93.000,00 TL'lik, 30.12.2021 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 100.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 25.000,00 TL'lik, 30.012013 tarihli 100.000,00 TL'lik çeklerin bedellerinin karşılığının ödenip ödenmeyeceği ve şirketin mali durumunun bildirilmesi hususunda bankanın Sivas Caddesi şubesinin arandığını, banka yetkilisi tarafından da dava dışı şirketin bankanın kredili müşterisi olduğunu, hali hazırda karşılıksız çek işleminin çıkmadığını, bu bilgiler üzerine de belirtilen çeklerin alınarak dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. firmasına sözleşme konusu boruların teslim edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen çek bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ile girişilen arabuluculuk işlemlerinin olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın dava dışı şirkete çek verirken gerekli mali evrakları temin ederek ve firma hakkında gerekli istihbarat çalışmasını yaptıktan sonra ilk çek karnesinin 23.01.2012 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde 7 koçan halinde toplam 85 adet çek yaprağının teslim edildiğini ve bu çeklerden 42 adedinin tanımlı hesapta karşılığı oluştuğu için ödendiğini, davacı Akın Plastik A.Ş.'nin çek sahibi olan Eyşan Müh. Ltd. Şti.'ye ait 25.06.2012 ve 01.10.2012 tarihli çekleri tahsil için müvekkili bankaya koyduğunu, daha sonrada tahsil gününden önce bu çekleri tekrar iade olarak aldığını, yani dava dışı şirketin ödemelerinde sıkıntı olduğunu tespit ettiği halde davacı şirket yetkilileri tarafından keşide tarihi 30.01.2013 olan daha ileri vadeli bir çeki kabul ettiğini, davacının uğradığı zarardan dolayı müvekkili bankaya yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bankaların karşılıksız çıkan çekler için hamiline ödemekle yükümlü olduğu miktarların bulunduğunu, 2013 yılı için bankanın bir çek yaprağından dolayı sorumlu olacağı miktarın 1.045,00 TL olarak belirlendiğini ancak çekin üzerinde basıldığı yazı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmesi halinde bankanın zorunlu çek bedeli ödemesini yapacağını, davacının ileri sürdüğü çeklerin basım tarihinden itibaren 5 yıllık sürede sona erdiğinden, müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğünün de sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın, çek hesabı açılması ile ilgili olarak kanun ile kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirdiği, davacının zararının oluşmasında davalı bankaya yüklenebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin teminatı olarak ipotek dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve son 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını ancak davalı bankanın bunlara dair hiçbir araştırması bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından, müşterisi olan dava dışı şirketin 17.01.2012 tarihli çek hesabı açılması talebi üzerine şirketin yasaklı olup olmadığının araştırıldığı, dava dışı şirketin ekonomik ve sosyal durumu konusunda gerekli basiret ve özenin gösterildiği, somut olayda dava konusu çeklerin piyasaya arzında davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gerektiği, davacı tarafından bu yükümlülüğe uygun davranıldığının da ispat edilemediği, meydana geldiği iddia edilen zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağının ve davalıya atfı kabil kusurunun bulunduğunun davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararım bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankanın özen sorumluluğunu ihlal iddiasına dayalı tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5941 sayılı Çek Kanunun 2 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4589 E. 2024/762 K.
Ortak:çek karnesi · arabuluculuk · ipotek · çek · cy/cy kaydı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaŞti. firmasına sözleşme konusu boruların «teslim» edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen «çek» bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete «çek karnesi» verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, davalı ile girişilen «arabuluculuk» işlemlerinin «olumsuz» sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak «kaydı» ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete «çek karnesi» verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin «teminatı» olarak «ipotek» dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve «son» 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını an …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın dava dışı şirkete «çek» verirken gerekli mali evrakları temin ederek ve firma hakkında gerekli istihbarat çalışmasını yaptıktan sonra ilk çek karnesinin 23.01.2012 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde 7 koçan halinde toplam 85 adet çek yaprağının «teslim» edildiğini ve bu çeklerden 42 adedinin tanımlı hesapta karşılığı oluştuğu için ödendiğini, davacı Akın Plastik A.Ş.'nin çek sahibi olan Eyşan Müh.
Benzer bu karardaŞubesi'nin arandığını, dava dışı şirket ve çeklerle alakalı bir sorun olup olmadığının sorulduğunu, banka «görevlisinin» dava dışı şirketin kendi kredili müşterileri olduğunu ve karşılıksız çeklerinin halihazırda bulunmadığını bildirdiğini ve bunun üzerine çeklerin «teslim» alındığını, ödeme gününde çeklerin bankaya «ibraz» edildiğini, çeklerin tamamının karşılıksız olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından karşılıksız çıkan çekler ile alakalı olarak icra takibine geçildiğini, tüm girişimlere rağmen «çek» bedellerinin dava dışı şirketten tahsil edilemediğini, meydana gelen bu zararın yaşanmasında en büyük etkenin davalı bankanın «çek karnesi» verirken dava dışı müşterisini seçmede özensiz davranması, incelemeleri yapmaması, mal varlığı ve ödeme gücü olmayan bu şirkete çek karnesi vermesi olduğunu, davalın bankanın müvekkilinin 251.480,00 TL'lik zararından tam kusurlu ve sorumlu olduğunu, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiğini, davadan önce «arabuluculuk başvurusu» da yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 125.740,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini tal …
İlçesi Atçılar Mahallesindeki taşınmazı müvekkili bankaya «ipotek» olarak verdiğini, taşınmazın değerinin 125.000,00 TL olarak belirlendiğini, bunun «ekspertiz raporu» ile ... olduğunu, şirket adına açılan «iflas», «konkordato», «ihtiyati tedbir» ve ihtiyatı haczin mevcut olmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında ticari alışverişin mevcut olduğunu, davacı yanca müşteri hakkındaki icra takibinden vazgeçilmesi üzerine «çek» karnesinin verildiğini aksi takdirde verilmesinin mümkün olmadığını, davacının vazgeçmesinin müvekkili banka tarafından alacağın haricen ödendiğinin ve dava dışı şirkete karşı açılan icra-iflas takibi bulunmadığından şirketin ödeme gücünün bulunduğunun göstergesi olduğunu, müvekkili banka tarafından senet sorgusu yapıldığını ve ödenmemiş senet olmadığı bilgisine varıldığını, ayrıca şirketin firma ortağının sabıka «kaydının» da alındığını ve adli sicil kaydının olmadığı bilgisine ulaşıldığını, müvekkili tarafından gerekli mal varlığı ve ekonomik durum araştırmasının yapıldığının ... ol …
… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının "Bankalar, «çek» hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler" hükmünü haiz olduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporu uyarınca, davalı bankanın dava dışı çek «keşidecisine» «çek karnesi» verdiği sırada şirketin vergi kayıtlarını, şirketin bir önceki yıla ait mizan «kaydını» araştırdığının görüldüğü, ilgili dönemde «şirketin zarar» etmiş olmasının bilançonun dinamik bir süreç olması sebebiyle şirketin ödeme yoksunluğu içerisinde olduğu şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato · arabuluculuk başvurusu · eksper raporu · nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · şirket zararı · ihtiyati tedbir · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaİlçesi Atçılar Mahallesindeki taşınmazı müvekkili bankaya «ipotek» olarak verdiğini, taşınmazın değerinin 125.000,00 TL olarak belirlendiğini, bunun «ekspertiz raporu» ile ... olduğunu, şirket adına açılan «iflas», «konkordato», «ihtiyati tedbir» ve ihtiyatı haczin mevcut olmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında ticari alışverişin mevcut olduğunu, davacı yanca müşteri hakkındaki icra takibinden vazgeçilmesi üzerine «çek» karnesinin verildiğini aksi takdirde verilmesinin mümkün olmadığını, davacının vazgeçmesinin müvekkili banka tarafından alacağın haricen ödendiğinin ve dava dışı şirkete karşı açılan icra-iflas takibi bulunmadığından şirketin ödeme gücünün bulunduğunun göstergesi olduğunu, müvekkili banka tarafından senet sorgusu yapıldığını ve ödenmemiş senet olmadığı bilgisine varıldığını, ayrıca şirketin firma ortağının sabıka «kaydının» da alındığını ve adli sicil kaydının olmadığı bilgisine ulaşıldığını, müvekkili tarafından gerekli mal varlığı ve ekonomik durum araştırmasının yapıldığının ... ol …
… ahiyetteki itirazlarının da karşılanmadığını, raporda, davalı bankanın, kredi vermeden önce şirkete ait mizanı alıp incelediği belirtilmiş ise de söz konusu mizanın «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı tarihten sonraki bir tarihi taşıdığını, başka bir deyişle, bankanın kredi verirken değil kredi verdikten sonra mizanı incelediğini ancak bir an için bankanın doğru zamanda mizanı alıp incelediği kabul edilse de dahi mizanın içeriğini incelediğinden söz edilemeyeceğini zira söz konusu mizanda yer ... kayıtlardan, dava dışı şirketin ... bir süreden beri zarar ettiğinin ve borca batık olduğunun açıkça görülebildiğini, buna rağmen «çek» kredisi veren bankanın sorumlu olduğunu, bankanın «çek karnesi» verirken sadece ilgili belgeleri almakla yetinmeyip çek karnesi talep eden müşterinin iş yerinde de araştırma yapılıp ödeme gücünün bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, dosyada davalı banka tarafından bu yönde bir araştırma yapıldığına dair bir delil bulunmadığını, öte yandan, davalı banka tarafından hazırlanan kredi teklif formunda, şirkete verilecek çek kredisinin limitinin 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı bankanın buna rağmen müşterinin bu miktarın çok üzerinde çek keşide etmesine müsaade ettiğini, davalı banka tarafından müşteriye ait taşınmaza «ipotek» konulduğu belirtilmişse de söz konusu taşınmaz şirkete ve yetkililerine ait olmadığı gibi taşınmaz üzerinde bir çok «haciz» de bulunduğununu, davalı bankanın, çek kredisi vermeden önce dava dışı şirket yetkilisine karşı icra takibi başlatıldığını ve şirket yetkilisinin ödeme gücü bulunmadığının bankanın malumu olduğunu ancak buna rağmen şirkete çek karnesi verildiğini, bunun yanında Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre «maktu vekalet ücretine» göre hükmedilmesi gerekirken «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şubesi'nin arandığını, dava dışı şirket ve çeklerle alakalı bir sorun olup olmadığının sorulduğunu, banka «görevlisinin» dava dışı şirketin kendi kredili müşterileri olduğunu ve karşılıksız çeklerinin halihazırda bulunmadığını bildirdiğini ve bunun üzerine çeklerin «teslim» alındığını, ödeme gününde çeklerin bankaya «ibraz» edildiğini, çeklerin tamamının karşılıksız olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından karşılıksız çıkan çekler ile alakalı olarak icra takibine geçildiğini, tüm girişimlere rağmen «çek» bedellerinin dava dışı şirketten tahsil edilemediğini, meydana gelen bu zararın yaşanmasında en büyük etkenin davalı bankanın «çek karnesi» verirken dava dışı müşterisini seçmede özensiz davranması, incelemeleri yapmaması, mal varlığı ve ödeme gücü olmayan bu şirkete çek karnesi vermesi olduğunu, davalın bankanın müvekkilinin 251.480,00 TL'lik zararından tam kusurlu ve sorumlu olduğunu, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiğini, davadan önce «arabuluculuk başvurusu» da yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 125.740,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini tal …
… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının "Bankalar, «çek» hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler" hükmünü haiz olduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporu uyarınca, davalı bankanın dava dışı çek «keşidecisine» «çek karnesi» verdiği sırada şirketin vergi kayıtlarını, şirketin bir önceki yıla ait mizan «kaydını» araştırdığının görüldüğü, ilgili dönemde «şirketin zarar» etmiş olmasının bilançonun dinamik bir süreç olması sebebiyle şirketin ödeme yoksunluğu içerisinde olduğu şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaŞti. firmasına sözleşme konusu boruların «teslim» edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen «çek» bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete «çek karnesi» verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, davalı ile girişilen «arabuluculuk» işlemlerinin «olumsuz» sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak «kaydı» ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete «çek karnesi» verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin «teminatı» olarak «ipotek» dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve «son» 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını an …
… ldirilmesi hususunda bankanın Sivas Caddesi şubesinin arandığını, banka yetkilisi tarafından da dava dışı şirketin bankanın kredili müşterisi olduğunu, hali hazırda «karşılıksız çek» işleminin çıkmadığını, bu bilgiler üzerine de belirtilen çeklerin alınarak dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaŞti. firmasına sözleşme konusu boruların «teslim» edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen «çek» bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete «çek karnesi» verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, davalı ile girişilen «arabuluculuk» işlemlerinin «olumsuz» sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak «kaydı» ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete «çek karnesi» verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin «teminatı» olarak «ipotek» dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve «son» 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını an …
… ldirilmesi hususunda bankanın Sivas Caddesi şubesinin arandığını, banka yetkilisi tarafından da dava dışı şirketin bankanın kredili müşterisi olduğunu, hali hazırda «karşılıksız çek» işleminin çıkmadığını, bu bilgiler üzerine de belirtilen çeklerin alınarak dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9120 E. , 2023/3408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1433 Esas, 2021/1765 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/439 E., 2021/457 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. arasında 2012 yılında plastik boru satımı konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu boru bedellerinin davalı bankanın Sivas Caddesi şubesince verilen ve dava konusu edilen çeklerle ödeneceği hususunda anlaşıldığını, adı geçen firma tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen 30.12.2012 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.01.2013 tarihli 93.000,00 TL'lik, 30.12.2021 tarihli 45.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 100.000,00 TL'lik, 30.12.2012 tarihli 25.000,00 TL'lik, 30.012013 tarihli 100.000,00 TL'lik çeklerin bedellerinin karşılığının ödenip ödenmeyeceği ve şirketin mali durumunun bildirilmesi hususunda bankanın Sivas Caddesi şubesinin arandığını, banka yetkilisi tarafından da dava dışı şirketin bankanın kredili müşterisi olduğunu, hali hazırda karşılıksız çek işleminin çıkmadığını, bu bilgiler üzerine de belirtilen çeklerin alınarak dava dışı Eyşan Yapı Mimarlık Mühendislik Ltd.
Şti. firmasına sözleşme konusu boruların teslim edildiğini, ancak çeklerin keşide tarihinde karşılıksız çıkması üzerine de borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, buna rağmen çek bedellerinin tahsil edilemediğini ve 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadığının aşikar olduğunu, davalı bankanın adı geçen şirkete verdiği çeklerin karşılığının oluşup oluşmadığını beklemeden yeniden boş çek karnelerini verdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket gibi bir çok şahıs ve firmanın da zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ile girişilen arabuluculuk işlemlerinin olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından verilen çeklerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın dava dışı şirkete çek verirken gerekli mali evrakları temin ederek ve firma hakkında gerekli istihbarat çalışmasını yaptıktan sonra ilk çek karnesinin 23.01.2012 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde 7 koçan halinde toplam 85 adet çek yaprağının teslim edildiğini ve bu çeklerden 42 adedinin tanımlı hesapta karşılığı oluştuğu için ödendiğini, davacı Akın Plastik A.Ş.'nin çek sahibi olan Eyşan Müh. Ltd. Şti.'ye ait 25.06.2012 ve 01.10.2012 tarihli çekleri tahsil için müvekkili bankaya koyduğunu, daha sonrada tahsil gününden önce bu çekleri tekrar iade olarak aldığını, yani dava dışı şirketin ödemelerinde sıkıntı olduğunu tespit ettiği halde davacı şirket yetkilileri tarafından keşide tarihi 30.01.2013 olan daha ileri vadeli bir çeki kabul ettiğini, davacının uğradığı zarardan dolayı müvekkili bankaya yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bankaların karşılıksız çıkan çekler için hamiline ödemekle yükümlü olduğu miktarların bulunduğunu, 2013 yılı için bankanın bir çek yaprağından dolayı sorumlu olacağı miktarın 1.045,00 TL olarak belirlendiğini ancak çekin üzerinde basıldığı yazı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmesi halinde bankanın zorunlu çek bedeli ödemesini yapacağını, davacının ileri sürdüğü çeklerin basım tarihinden itibaren 5 yıllık sürede sona erdiğinden, müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğünün de sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın, çek hesabı açılması ile ilgili olarak kanun ile kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirdiği, davacının zararının oluşmasında davalı bankaya yüklenebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilinin 407.000,00 TL zarara uğradığını, davalı bankanın dava dışı şirkete çek karnesi verirken mal varlığı araştırması yapmadığını, çek kredisinin teminatı olarak ipotek dahi konulmadığını, sadece şirket ortağına ait bir taşınmazın tapu fotokopisinin alınmasının yeterli olmadığını, davalı bankanın kendi beyanı ile dava dışı şirkete yalnızca 30.000,00 TL 'lik çek kredisi açıldığı, ancak şirkete 7 koçan 85 adet de çek verildiğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, bankanın en ufak kusurundan dahi sorumlu olduğunu, önceden verilen çek karnelerinin ödeme günleri beklenmeden yenilerinin verildiğini ve son 4 çek karnesinin tamamının karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin aynı dönemde yakın ödeme tarihli başka bankalardan aldığı çeklerin de karşılıksız çıktığını ancak davalı bankanın bunlara dair hiçbir araştırması bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından, müşterisi olan dava dışı şirketin 17.01.2012 tarihli çek hesabı açılması talebi üzerine şirketin yasaklı olup olmadığının araştırıldığı, dava dışı şirketin ekonomik ve sosyal durumu konusunda gerekli basiret ve özenin gösterildiği, somut olayda dava konusu çeklerin piyasaya arzında davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gerektiği, davacı tarafından bu yükümlülüğe uygun davranıldığının da ispat edilemediği, meydana geldiği iddia edilen zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağının ve davalıya atfı kabil kusurunun bulunduğunun davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararım bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankanın özen sorumluluğunu ihlal iddiasına dayalı tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5941 sayılı Çek Kanunun 2 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111112200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz