Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3259 E. 2023/5578 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devir sözleşmesi↗ kabul beyanı↗ yemin deliline dayanma↗ tanık beyanı↗ pay devri↗ ispat külfeti↗ yemin delili↗ yemin↗ hisse devri↗ sebepsiz zenginleşme↗ havale↗ esastan ret↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/769 E., 2021/247 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ... ...Ltd. Şti.'nin tek hissedarının davacı iken aile içi yapılan anlaşmalar ile davalı tarafından müvekkiline 3.000.000,00 TL ödenmesi koşulu ile hisselerinin tamamının davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, 08.03.2018 tarihinde hisse devrinin gerçekleştiğini fakat hisse devir bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin 12.03.2018 günü eşi ile ortak hesabından 3.000.000,00 TL'yi kendisine ait hesaba "... - ... İnş. Hisse devir bedeli" olarak yatırdığını, ancak gerçekte hisse devir bedelinin halen müvekkiline ödenmediğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 3.000.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; noter devir senedinde davacının hisse devir bedelini aldığını kabul ve beyan ettiğini, davacının eşi ile ortak hesabından kendi hesabına parayı ... ... İnş. Hisse devir bedeli adı altında yatırmasının mantıklı bir izahı olmadığını, böyle bir işlemin müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ... ...Ltd. Şti.'ndeki 4000 adet payını davalı ...'na devrettiği, devir bedelinin 3.000.000,00 TL olarak noterde düzenlenen pay devir sözleşmesinde kararlaştırıldığı ve yine sözleşmede 3.000.000,00 TL devir bedelinin nakden ve tamamen davacı tarafça alındığı, davalı tarafça da nakden ve tamamen ödendiğinin yazılı olduğu, bu durumda devir bedelinin davalı tarafça davalıya ödendiği noterde düzenlenen sözleşme ile sabit olup, tanık anlatımları ve dosya kapsamı itibariyle aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aile için yapılan anlaşmalar ile davalı ... tarafından müvekkili Yeliz Odabaşı'na ödenmesi koşuluyla dava dışı şirketteki hisselerin tamamının davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, hisse devrinin gerçekleştirilmiş olmasına rağmen devir bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmemesi üzerine aile içerisinde yeniden bir anlaşma yapıldığını, buna göre devre konu şirket hisse bedeline denk gelen miktarın müvekkili tarafından yine müvekkilinin banka hesabına davalı ... namına ödenmesi ve daha sonra bu bedelin davalı ... tarafından müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak söz konusu şirket hisselerinin tamamının kendisine devredilmesine rağmen hisse devir bedelinin ödenemediğini, davalının pay devrine konu bedeli müvekkiline ödediğine ilişkin bir açıklaması bulunmadığını, ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile noter senedinde devir bedelinin nakden ve tamamen davacı tarafından alındığı ve davalı tarafından da devir bedelini nakden ve tamamen ödediğinin yazılı olduğu, buna göre devir bedelinin davalı tarafça davacıya ödendiği, aksinin davacı tarafça somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı, davacının kendi hesabına kendisi tarafından yapılan havale işlemlerinin davalıyı bağlayan bir yönünün bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devir bedelinin tahsili isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık, devir bedelinin daha önceden ödenmiş olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 203 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3259 E. , 2023/5578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1217 Esas, 2022/293 Karar
DAVA TARİHİ 31.12.2019
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/769 E., 2021/247 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ... ...Ltd. Şti.'nin tek hissedarının davacı iken aile içi yapılan anlaşmalar ile davalı tarafından müvekkiline 3.000.000,00 TL ödenmesi koşulu ile hisselerinin tamamının davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, 08.03.2018 tarihinde hisse devrinin gerçekleştiğini fakat hisse devir bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin 12.03.2018 günü eşi ile ortak hesabından 3.000.000,00 TL'yi kendisine ait hesaba "... - ... İnş. Hisse devir bedeli" olarak yatırdığını, ancak gerçekte hisse devir bedelinin halen müvekkiline ödenmediğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 3.000.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; noter devir senedinde davacının hisse devir bedelini aldığını kabul ve beyan ettiğini, davacının eşi ile ortak hesabından kendi hesabına parayı ... ... İnş. Hisse devir bedeli adı altında yatırmasının mantıklı bir izahı olmadığını, böyle bir işlemin müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ... ...Ltd. Şti.'ndeki 4000 adet payını davalı ...'na devrettiği, devir bedelinin 3.000.000,00 TL olarak noterde düzenlenen pay devir sözleşmesinde kararlaştırıldığı ve yine sözleşmede 3.000.000,00 TL devir bedelinin nakden ve tamamen davacı tarafça alındığı, davalı tarafça da nakden ve tamamen ödendiğinin yazılı olduğu, bu durumda devir bedelinin davalı tarafça davalıya ödendiği noterde düzenlenen sözleşme ile sabit olup, tanık anlatımları ve dosya kapsamı itibariyle aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aile için yapılan anlaşmalar ile davalı ... tarafından müvekkili Yeliz Odabaşı'na ödenmesi koşuluyla dava dışı şirketteki hisselerin tamamının davalıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, hisse devrinin gerçekleştirilmiş olmasına rağmen devir bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmemesi üzerine aile içerisinde yeniden bir anlaşma yapıldığını, buna göre devre konu şirket hisse bedeline denk gelen miktarın müvekkili tarafından yine müvekkilinin banka hesabına davalı ... namına ödenmesi ve daha sonra bu bedelin davalı ... tarafından müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak söz konusu şirket hisselerinin tamamının kendisine devredilmesine rağmen hisse devir bedelinin ödenemediğini, davalının pay devrine konu bedeli müvekkiline ödediğine ilişkin bir açıklaması bulunmadığını, ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile noter senedinde devir bedelinin nakden ve tamamen davacı tarafından alındığı ve davalı tarafından da devir bedelini nakden ve tamamen ödediğinin yazılı olduğu, buna göre devir bedelinin davalı tarafça davacıya ödendiği, aksinin davacı tarafça somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı, davacının kendi hesabına kendisi tarafından yapılan havale işlemlerinin davalıyı bağlayan bir yönünün bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devir bedelinin tahsili isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık, devir bedelinin daha önceden ödenmiş olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 203 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110039500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz