Çekle ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2717 E. 2023/6265 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekle ödeme↗ ihdas nedeni↗ çekin bedelsizliği↗ çek ile ödeme↗ malen kaydı↗ sebepten mücerretlik↗ yemin deliline dayanma↗ mücerretlik↗ karine↗ şirket merkezi mahkemesi↗ yemin delili↗ yetki itirazı↗ davanın konusu↗ yazılı delil↗ bedelsizlik↗ yemin↗ eş rızası↗ ispat yükü↗ ifa↗ bono↗ ticari defter↗ esastan ret↗ yetki↗ taahhütname↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Suretiyle)
SAYISI : 2014/396 E., 2018/562 K.
BİRLEŞEN DAVA : Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/454 E.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından asıl dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ile aralarında akaryakıt alım-satımı ile ilgili olarak anlaştıklarını, davalı tarafça 340.000,00TL bedelli senetler karşılığında müvekkili şirkete akaryakıt temin etmeyi kabul ettiklerini, ancak senetler üzerine malen kaydının düşüldüğünü, bu kayda rağmen müvekkili şirkete akaryakıt ikmalinde sorunlar yaşandığını, taahhüt edilen akaryakıtin teslim edilmediğini, teslim edilen akaryakıt bedelleri için ise çekle ödeme yapıldığını, senetlerin iade edileceğinin söylenmesine rağmen bu güne kadar hiçbir iade gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirkete senet bedelleri miktarında borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, davalı şirket ile akaryakıt alım satımı hususunda anlaştığını, davalının 340.000,00 TL senet ve 50.000,00 TL bedelli dava konusu çek karşılığında davacı şirkete akaryakıt temin etmeyi kabul ettiğini, senetlerin metnine malen kaydının düşüldüğünü, taahhüt edilen akaryakıtın teslim edilmediğini, teslim edilen bir kısım akaryakıt bedellerinin başka çeklerle ödendiğini, senetler ve dava konusu çekin davacı şirkete iade edilmediğini, teslim edilmeyen akaryakıt bedelleri için verilen 50.000,00 TL bedelli çek için işlem yapılacağı duyumu üzerine engel olmak için bu davanın açıldığını ileri sürerek dava konusu çekin bedelsiz ve karşılıksız olduğu ile davacı şirketin dava konusu çek bedeli miktarında borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduğunu, dilekçesinde plaka numaralarını bildirmiş olduğu araçların trafik tescilden sorgulatmasının yapılarak kimin ya da hangi şirket üzerine tescilli olduklarının tespiti ile satışı söz konusu olmuş ise satış ve el değiştirme durumlarının araştırılmasını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin merkezinin Didim olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından menfi tespit davasına konu edilen kıymetli evrağın çek olduğunu, dava konusu çekin davacının borcuna karşılık düzenlenerek tamamen davacının rızası ile davalı şirkete verildiğini, aksinin davacı tarafça da iddia edilmediğini, davanın amacının davalının elindeki çekin ödenmesini geciktirmek ve sürüncemede bırakmak olduğunu, çek hakkında bedelsizlik iddiasında bulunan davacının davasını ispatla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığını, kambiyo ilişkisinin varlığının davacı tarafından kabul edildiğini, davalının kambiyo alacağını ayrıca başkaca delillerle ispat etmesine gerek olmadığını, bedelsizliğin davacının ileri sürdüğü bir vakıa olduğundan ispat yükünün davacı da olduğunu, kural olarak yazılı belge ile kesin delille ispat etmesi gerektiğini, davanın hiçbir muteber gerekçeye dayanmadan ve delillendirilmeden dava konusu çekin ödenmesini sürüncemede bırakmak üzere açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, satıcı ve alıcının edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu ilkenin aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, dava konusu bonoların kural olarak borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekeceği, nitekim dava konusu bonoların ihdas nedeninin malen yazılı olması, bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden davacının, karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını yazılı delille kanıtlamasının zorunlu olduğu, dosya kapsamına göre, davacının bono bedelleri kadar akaryakıt teslim edilmediği yönündeki iddiasına yönelik yazılı delil sunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanmadığından davacı tarafından ispatlanamayan asıl davanın reddi gerektiği, birleşen davada, davacı taraf dava konusu çekin bedelsiz kaldığı iddiasında bulunmuş ise de dosyada mevcut deliller, davalının savunması, çekin sebepten mücerret olması nedeniyle davacının çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını da ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ispat yükünü terse çevirdiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından incelenen menfi tespit davasında da aynı kuralın uygulanması gerektiğini, yani; bir vakıadan kendi lehine haklar çıkan tarafın o vakıayı ispat etmesi gerektiğini, bonolardaki malen kaydının sonucu olarak bonoda yazandan başka bir sebep bulunduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı şirketin bonoların akaryakıt temini amacıyla verildiğini beyan etmesine rağmen, davalı yan senetlerin neden düzenlendiğiyle ilgili bir beyanda bulunmadığını, yine davalının ticari defterlerinde iddia ettikleri akaryakıt çıkışının da bulunmadığını, söz konusu dava özelinde yer değiştirmiş bir ispat yükünün mevcut olduğunu, iddiasını ispatlamak durumunda olan tarafın davalı veya davacı olmasının herhangi bir önemi olmadığı gibi Yargıtay da ispat yükünün iddiada bulunan tarafa yüklenmesi gerektiği görüşünü benimsediğini, yerel mahkemenin yaptığı yargılamada davalı yana bırakılması gereken ispat yükünün haksız şekilde davacı müvekkile bırakıldığını, dolayısıyla yargılama sonucunda hukuka uygunluğu bulunmayan bir karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, asıl ve birleşen davada, davalı ile akaryakıt alımı konusunda anlaştıkları, davalı tarafa avans olarak toplam 340.000,00 TL bedelli bonolar ile 50.000,00 TL bedelli çeki verdikleri, ancak verilen senetler ve çek karşılığı akaryakıtın teslim edilmediğinden borçlu olmadıklarının tespitini istediği, dava ve takip konusu bonoların ihdas nedeninin "malen" yazılı olması, bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden bu durumda davacının, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını kesin delille kanıtlaması gerektiği, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından sübut bulmayan asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliği görülmediği, birleşen dava yönünden ise, kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karinenin mevcut olduğu, bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafın mal teslim edilmediğine ilişkin iddialarını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığı ve açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davanın mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kalan kambiyo evraklarından dolayı açılan menfi tespite ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2717 E. , 2023/6265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/326 Esas, 2021/1845Karar
DAVA TARİHİ 02.07.2014 (Asıl dava), 03.09.2014 (Birleşen dava)
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Suretiyle)
SAYISI 2014/396 E., 2018/562 K.
BİRLEŞEN DAVA
Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/454 E.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından asıl dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ile aralarında akaryakıt alım-satımı ile ilgili olarak anlaştıklarını, davalı tarafça 340.000,00TL bedelli senetler karşılığında müvekkili şirkete akaryakıt temin etmeyi kabul ettiklerini, ancak senetler üzerine malen kaydının düşüldüğünü, bu kayda rağmen müvekkili şirkete akaryakıt ikmalinde sorunlar yaşandığını, taahhüt edilen akaryakıtin teslim edilmediğini, teslim edilen akaryakıt bedelleri için ise çekle ödeme yapıldığını, senetlerin iade edileceğinin söylenmesine rağmen bu güne kadar hiçbir iade gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirkete senet bedelleri miktarında borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, davalı şirket ile akaryakıt alım satımı hususunda anlaştığını, davalının 340.000,00 TL senet ve 50.000,00 TL bedelli dava konusu çek karşılığında davacı şirkete akaryakıt temin etmeyi kabul ettiğini, senetlerin metnine malen kaydının düşüldüğünü, taahhüt edilen akaryakıtın teslim edilmediğini, teslim edilen bir kısım akaryakıt bedellerinin başka çeklerle ödendiğini, senetler ve dava konusu çekin davacı şirkete iade edilmediğini, teslim edilmeyen akaryakıt bedelleri için verilen 50.000,00 TL bedelli çek için işlem yapılacağı duyumu üzerine engel olmak için bu davanın açıldığını ileri sürerek dava konusu çekin bedelsiz ve karşılıksız olduğu ile davacı şirketin dava konusu çek bedeli miktarında borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduğunu, dilekçesinde plaka numaralarını bildirmiş olduğu araçların trafik tescilden sorgulatmasının yapılarak kimin ya da hangi şirket üzerine tescilli olduklarının tespiti ile satışı söz konusu olmuş ise satış ve el değiştirme durumlarının araştırılmasını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin merkezinin Didim olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından menfi tespit davasına konu edilen kıymetli evrağın çek olduğunu, dava konusu çekin davacının borcuna karşılık düzenlenerek tamamen davacının rızası ile davalı şirkete verildiğini, aksinin davacı tarafça da iddia edilmediğini, davanın amacının davalının elindeki çekin ödenmesini geciktirmek ve sürüncemede bırakmak olduğunu, çek hakkında bedelsizlik iddiasında bulunan davacının davasını ispatla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığını, kambiyo ilişkisinin varlığının davacı tarafından kabul edildiğini, davalının kambiyo alacağını ayrıca başkaca delillerle ispat etmesine gerek olmadığını, bedelsizliğin davacının ileri sürdüğü bir vakıa olduğundan ispat yükünün davacı da olduğunu, kural olarak yazılı belge ile kesin delille ispat etmesi gerektiğini, davanın hiçbir muteber gerekçeye dayanmadan ve delillendirilmeden dava konusu çekin ödenmesini sürüncemede bırakmak üzere açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, satıcı ve alıcının edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu ilkenin aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, dava konusu bonoların kural olarak borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekeceği, nitekim dava konusu bonoların ihdas nedeninin malen yazılı olması, bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden davacının, karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını yazılı delille kanıtlamasının zorunlu olduğu, dosya kapsamına göre, davacının bono bedelleri kadar akaryakıt teslim edilmediği yönündeki iddiasına yönelik yazılı delil sunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanmadığından davacı tarafından ispatlanamayan asıl davanın reddi gerektiği, birleşen davada, davacı taraf dava konusu çekin bedelsiz kaldığı iddiasında bulunmuş ise de dosyada mevcut deliller, davalının savunması, çekin sebepten mücerret olması nedeniyle davacının çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını da ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ispat yükünü terse çevirdiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından incelenen menfi tespit davasında da aynı kuralın uygulanması gerektiğini, yani; bir vakıadan kendi lehine haklar çıkan tarafın o vakıayı ispat etmesi gerektiğini, bonolardaki malen kaydının sonucu olarak bonoda yazandan başka bir sebep bulunduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı şirketin bonoların akaryakıt temini amacıyla verildiğini beyan etmesine rağmen, davalı yan senetlerin neden düzenlendiğiyle ilgili bir beyanda bulunmadığını, yine davalının ticari defterlerinde iddia ettikleri akaryakıt çıkışının da bulunmadığını, söz konusu dava özelinde yer değiştirmiş bir ispat yükünün mevcut olduğunu, iddiasını ispatlamak durumunda olan tarafın davalı veya davacı olmasının herhangi bir önemi olmadığı gibi Yargıtay da ispat yükünün iddiada bulunan tarafa yüklenmesi gerektiği görüşünü benimsediğini, yerel mahkemenin yaptığı yargılamada davalı yana bırakılması gereken ispat yükünün haksız şekilde davacı müvekkile bırakıldığını, dolayısıyla yargılama sonucunda hukuka uygunluğu bulunmayan bir karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, asıl ve birleşen davada, davalı ile akaryakıt alımı konusunda anlaştıkları, davalı tarafa avans olarak toplam 340.000,00 TL bedelli bonolar ile 50.000,00 TL bedelli çeki verdikleri, ancak verilen senetler ve çek karşılığı akaryakıtın teslim edilmediğinden borçlu olmadıklarının tespitini istediği, dava ve takip konusu bonoların ihdas nedeninin "malen" yazılı olması, bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden bu durumda davacının, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını kesin delille kanıtlaması gerektiği, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından sübut bulmayan asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliği görülmediği, birleşen dava yönünden ise, kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karinenin mevcut olduğu, bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafın mal teslim edilmediğine ilişkin iddialarını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığı ve açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davanın mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kalan kambiyo evraklarından dolayı açılan menfi tespite ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110033100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz