Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8404 E. 2023/2307 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedine özgü takip↗ mirasın reddi↗ veraset ilamı↗ ödeme emri tebliği↗ takibin kesinleşmesi↗ arabuluculuk↗ ödeme emri↗ kötüniyet tazminatı↗ vekâlet ücreti↗ kambiyo senedi↗ cy/cy şerhi↗ mirasçılık↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ yetki↗ haciz↗ iflas↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/278 E., 2020/613 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili ...'in eşi diğer müvekkilleri ... ve ...'in babaları ... ve diğer borçlular aleyhine kambiyo senedine özgü takip yolu ile İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2019/30043 E. sayılı icra takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlu ...'in 14.07.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine müvekkillerinin icra takip dosyasına borçlu sıfatı ile dahil edildiğini, müvekkillerinin aleyhine girişilen icra dosyasından banka hesaplarına konulan haciz nedeni ile haberdar olduklarını ileri sürerek her üç müvekkilinin de davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin her üç müvekkili yönünden de iptal edilmesini, davalının müvekkilinin mirası reddettiklerini bildiği halde kötü niyet ile müvekkillerinin yönünden iptal etmeyerek devam etmesi ve mal varlıklarındaki hacizleri fek etmemesi nedeni ile asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilerek hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 08.08.2019 tarihli kararı ile taraflarına mirasçıların belirlenmesi bakımından veraset ilamı çıkarmak için yetki verildiğini, dava dilekçesinde yer alan açıklamalardan ve dava dilekçesi ekinde sunulan gerekçeli karardan borçluların 05.09.2018 tarihinde mirasın reddi talebi ile mahkemeye başvurduğunu ve mirasın reddedildiğinin anlaşıldığını, nüfus kütüğünde borçlular ..., ... ve ...'in mirası ret kararına ilişkin bir şerh bulunmadığını, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ...'in mirasını yasal sürede kayıtsız şartsız reddettiği, mirasbırakanın tüm mal varlığını aktif ve pasifleri ile kabul etmedikleri, davaya konu takip nedeniyle yasal mirasçı sıfatları kalmadığından ölenin pasiflerinden sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine davalı tarafın kötü niyetine ve davacılar lehine tazminatın şartlarının oluştuğuna kanaat getirilmemekle tazminat talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı borçluların mirası reddettiklerine ilişkin ilamın icra takip dosyasına, arabuluculuk dosyasına ve eldeki dava dosyasına sunulduğunu, ancak buna rağmen haciz işlemlerine devam edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, mahkemece tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine usülüne uygun bir icra takibi yürütüldüğünü, ödeme emrinin tebliği üzerine herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve takibin kesinleştiğini, alınan nüfus kayıt örneğinde dahi durumdan haberdar olmadıklarını, davacıların kötüniyetli olarak borcu bildikleri halde borcu ödememek için takip tarihinden önce mirası
reddettiklerini, dava açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle tazminata ve aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8404 E. , 2023/2307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/817 Esas, 2021/945 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/278 E., 2020/613 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili ...'in eşi diğer müvekkilleri ... ve ...'in babaları ... ve diğer borçlular aleyhine kambiyo senedine özgü takip yolu ile İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2019/30043 E. sayılı icra takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlu ...'in 14.07.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine müvekkillerinin icra takip dosyasına borçlu sıfatı ile dahil edildiğini, müvekkillerinin aleyhine girişilen icra dosyasından banka hesaplarına konulan haciz nedeni ile haberdar olduklarını ileri sürerek her üç müvekkilinin de davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin her üç müvekkili yönünden de iptal edilmesini, davalının müvekkilinin mirası reddettiklerini bildiği halde kötü niyet ile müvekkillerinin yönünden iptal etmeyerek devam etmesi ve mal varlıklarındaki hacizleri fek etmemesi nedeni ile asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilerek hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 08.08.2019 tarihli kararı ile taraflarına mirasçıların belirlenmesi bakımından veraset ilamı çıkarmak için yetki verildiğini, dava dilekçesinde yer alan açıklamalardan ve dava dilekçesi ekinde sunulan gerekçeli karardan borçluların 05.09.2018 tarihinde mirasın reddi talebi ile mahkemeye başvurduğunu ve mirasın reddedildiğinin anlaşıldığını, nüfus kütüğünde borçlular ..., ... ve ...'in mirası ret kararına ilişkin bir şerh bulunmadığını, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ...'in mirasını yasal sürede kayıtsız şartsız reddettiği, mirasbırakanın tüm mal varlığını aktif ve pasifleri ile kabul etmedikleri, davaya konu takip nedeniyle yasal mirasçı sıfatları kalmadığından ölenin pasiflerinden sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine davalı tarafın kötü niyetine ve davacılar lehine tazminatın şartlarının oluştuğuna kanaat getirilmemekle tazminat talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı borçluların mirası reddettiklerine ilişkin ilamın icra takip dosyasına, arabuluculuk dosyasına ve eldeki dava dosyasına sunulduğunu, ancak buna rağmen haciz işlemlerine devam edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, mahkemece tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine usülüne uygun bir icra takibi yürütüldüğünü, ödeme emrinin tebliği üzerine herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve takibin kesinleştiğini, alınan nüfus kayıt örneğinde dahi durumdan haberdar olmadıklarını, davacıların kötüniyetli olarak borcu bildikleri halde borcu ödememek için takip tarihinden önce mirası
reddettiklerini, dava açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle tazminata ve aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110024800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz