Tedbirin infazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2478 E. 2023/6326 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedbirin infazı↗ cevap süresi↗ hükmün kesinleşmesi↗ tescilsiz tasarım↗ ihtiyati tedbir↗ infaz↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/776 E., 2019/93 K.
Taraflar arasındaki markaya ve tasarıma tecavüzün tespiti meni ve ref'i ile haksız rekabetin tespiti meni ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." ibareli ürünleri ile davacının tescilli ve tanınmış "..." markalarına iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü, tescilli tasarımlarına iltibas suretiyle yaratılan tasarım tecavüzü ve tescilli marka, tasarım, ambalaj kompozisyonları ve ticari sunumlarına yaratılan iltibas nedeniyle haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacının marka, tasarım ve ambalaj kompozisyonlarıyla karıştırılacak derecede benzer olan davalının "..." ibareli ürünlere ilişkin olarak davalının her türlü kullanımının engellenmesine, ihtiyati tedbire hükmedilmesine, dava konusu "..." ibareli ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, önlenmesine, ürünlerin ve ambalajların internet dahil Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bu ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva eden ürünlerinin, ambalajlarının, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesini müteakip imha edilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf ürünlerinin renk kombinasyonu da dahil olmak üzere tüketici aldatıcı birçok öğeyi barındırdığı, davaya konu markada davaya gerekçe gösterilen "..." sekil markalarında kullanılan renk ve fontun neredeyse aynısı davalı ürününde kullanılmış olup, “..." markalı ürünlerde seçilen renk kombinasyonu ve unsurların yerleştirilişi itibariyle davacı markası ile iltibas derecesinde benzerlik arz ettiği, taraf markalarının işitsel olarak da birbirleri ile benzediği, taraf ürünlerine ait kompozisyonları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu bu hususun ise davacının gerek tasarım gerek marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ürün tasarım iltibası iddiası ile müvekkiline gönderdiği ihtarname sonrası, iltibas nitelikli ürünleri toplatıp imha edildiğini, bu hususun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, daha sonra kendi adına tescil ettirmiş olduğu “Pafilya” markası ile üretime devam ettiğini, davacı tarafın tüm itirazlarına itibar ederek iyi niyet çerçevesinde piyasada bulunan tüm iltibas nitelikli ürünlerini toplattığını, ayrıca davacı şirketin ürünleri ile benzerlik sağladığı itirazından sonra elinde bulunan boş şişeleri üretim firmasına iade ettiğini, davacının müvekkilinin ürünleri piyasadan çektikten çok sonra ihtiyati tedbir kararı aldığını, ancak tedbir kararının Antalya 6. İcra Müdürülüğünün 2018/643 talimat dosyası ile 14.05.2018 tarihinde uygulandığında da davacı vekili huzurunda yapılan incelemede, dava dilekçesinde belirtilen ihlalleri içeren ürünlerin olmadığının açıkça tespit edilerek bu durumun tutanak altına alındığını, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, bilirkişi raporunda güncel tarihli ürünler esas alınarak inceleme yapılmadığından ulaşılan sonucun hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tedbir kararının infazı sırasında davalı adresinde davaya konu ürün bulunamamışsa da, bu durumun dava tarihinde markanın ve tasarımın kullanılmadığını göstermediği, davalı tarafça ihtarname tarihinden sonra ürünün piyasadan çekildiği ve elindeki ambalajların iade edildiğine dair başkaca delil sunulmadığı, ibraz edilen fatura ve tedbir infazı sırasında ürün bulunmamasının dava tarihinde tecavüz ve haksız rekabet bulunmadığının ispat yönünden yeterli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya ve tasarıma tecavüzün tespiti meni ve ref'i ile haksız rekabetin tespiti meni ve ref'i istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 56 ncı maddesi.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 29 uncu maddesi, 81 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9557 E. 2013/22591 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." ibareli ürünleri ile davacının tescilli ve tanınmış "..." markalarına «iltibas» suretiyle yaratılan marka tecavüzü, «tescilli tasarımlarına» iltibas suretiyle yaratılan tasarım tecavüzü ve tescilli marka, tasarım, ambalaj kompozisyonları ve ticari sunumlarına yaratılan iltibas nedeniyle «haksız rekabet» durumunun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacının marka, tasarım ve ambalaj kompozisyonlarıyla karıştırılacak derecede benzer olan davalının "..." ibareli ürünlere ilişkin olarak davalının her türlü kullanımının engellenmesine, «ihtiyati tedbire» hükmedilmesine, dava konusu "..." ibareli ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve «dağıtımının», ithal ve ihracının, önlenmesine, ürünlerin ve ambalajların internet «dahil» Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bu ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva eden ürünlerinin, ambalajlarının, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, el konulan her türlü ürün ve malzemelerin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imha edilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf ürünlerinin renk kombinasyonu da «dahil» olmak üzere tüketici aldatıcı birçok öğeyi barındırdığı, davaya konu markada davaya gerekçe gösterilen "..." sekil markalarında kullanılan renk ve fontun neredeyse aynısı davalı ürününde kullanılmış olup, “..." markalı ürünlerde seçilen renk kombinasyonu ve unsurların yerleştirilişi itibariyle davacı markası ile «iltibas» derecesinde benzerlik arz ettiği, taraf markalarının işitsel olarak da birbirleri ile benzediği, taraf ürünlerine ait kompozisyonları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu bu hususun ise davacının gerek tasarım gerek marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz», endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ürün tasarım «iltibası» iddiası ile müvekkiline gönderdiği «ihtarname» sonrası, iltibas nitelikli ürünleri toplatıp imha edildiğini, bu hususun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, daha sonra kendi adına tescil ettirmiş olduğu “Pafilya” markası ile üretime devam ettiğini, davacı tarafın tüm itirazlarına itibar ederek iyi niyet çerçevesinde piyasada bulunan tüm iltibas nitelikli ürünlerini toplattığını, ayrıca davacı şirketin ürünleri ile benzerlik sağladığı itirazından sonra elinde bulunan boş şişeleri üretim firmasına iade ettiğini, davacının müvekkilinin ürünleri piyasadan çektikten çok sonra «ihtiyati tedbir» kararı aldığını, ancak tedbir kararının Antalya 6.
Benzer bu karardaDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markalarında yer alan kelimelerin benzer olmadıkları, ancak davacının marka başvurusu ile davalı şirketin markaları ve fiili ürün ambalajlarının renk, şekil kombinasyonları bakımından «iltibas» tehlikesine yol açacak şekilde benzer olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» tehlikesine yol açacak şekilde benzer olmadığı halde, davalı markasının ürün tersim ve renk kombinasyonları bakımından benzer bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7645 E. 2011/937 K.
Ortak:infaz · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." ibareli ürünleri ile davacının tescilli ve tanınmış "..." markalarına «iltibas» suretiyle yaratılan marka tecavüzü, «tescilli tasarımlarına» iltibas suretiyle yaratılan tasarım tecavüzü ve tescilli marka, tasarım, ambalaj kompozisyonları ve ticari sunumlarına yaratılan iltibas nedeniyle «haksız rekabet» durumunun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacının marka, tasarım ve ambalaj kompozisyonlarıyla karıştırılacak derecede benzer olan davalının "..." ibareli ürünlere ilişkin olarak davalının her türlü kullanımının engellenmesine, «ihtiyati tedbire» hükmedilmesine, dava konusu "..." ibareli ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve «dağıtımının», ithal ve ihracının, önlenmesine, ürünlerin ve ambalajların internet «dahil» Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bu ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva eden ürünlerinin, ambalajlarının, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, el konulan her türlü ürün ve malzemelerin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imha edilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf ürünlerinin renk kombinasyonu da «dahil» olmak üzere tüketici aldatıcı birçok öğeyi barındırdığı, davaya konu markada davaya gerekçe gösterilen "..." sekil markalarında kullanılan renk ve fontun neredeyse aynısı davalı ürününde kullanılmış olup, “..." markalı ürünlerde seçilen renk kombinasyonu ve unsurların yerleştirilişi itibariyle davacı markası ile «iltibas» derecesinde benzerlik arz ettiği, taraf markalarının işitsel olarak da birbirleri ile benzediği, taraf ürünlerine ait kompozisyonları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu bu hususun ise davacının gerek tasarım gerek marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz», endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tedbir kararının «infazı» sırasında davalı adresinde davaya konu ürün bulunamamışsa da, bu durumun dava tarihinde markanın ve tasarımın kullanılmadığını göstermediği, davalı tarafça «ihtarname» tarihinden sonra ürünün piyasadan çekildiği ve elindeki ambalajların iade edildiğine dair başkaca delil sunulmadığı, «ibraz» edilen «fatura» ve «tedbir infazı» sırasında ürün bulunmamasının dava tarihinde tecavüz ve «haksız rekabet» bulunmadığının ispat yönünden yeterli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lı markasının üzerinde bulunduğu ambalaj ve kompozisyonun, davacının tescilli markalarına ve bu markaların üzerinde bulunduğu ambalaj ve kompozisyona benzer olduğu, «iltibasa» yol açacağı gerekçesiyle «haksız rekabetin» tespitine ve men’ine, bu ambalajlı ürünlerin toplatılmasına, iki markanın birbirine benzer olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2) Dava, «haksız rekabetin» tespitine ve men’ine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve gerekçede benzerliğin yalnız un ambalajı ve kompozisyonunda olduğunun kabulüne rağmen, hüküm kısmında her ne kadar tecavüzüne karar verilen ürün ambalaj kompozisyonu fotoğrafının hükme eklenmesi öngörülmüş ise de ürün ayırımı yapılmadan «haksız rekabetin» önlenmesine ve ürünün toplatılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt
Benzer bu karardaBu nedenle, davalıya ait tüm ürün ambalajlarıyla ilgili sonuç doğuracak ve «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Tecavüzün giderilmesi | Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7255 E. 2022/144 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E. 2021/2428 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · dava şartı yokluğu · usulden reddi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, markaya yapılan yapılan tecavüzün tespiti, müdahalenin meni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiş, bu kararın davalı vekilince «vekalet ücreti» yönünden istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile yeniden hüküm kurularak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından «vekalet ücreti» yönünden temyiz yoluna başvurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2478 E. , 2023/6326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1458 Esas, 2022/137 Karar
DAVA TARİHİ 05.12.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/776 E., 2019/93 K.
Taraflar arasındaki markaya ve tasarıma tecavüzün tespiti meni ve ref'i ile haksız rekabetin tespiti meni ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." ibareli ürünleri ile davacının tescilli ve tanınmış "..." markalarına iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü, tescilli tasarımlarına iltibas suretiyle yaratılan tasarım tecavüzü ve tescilli marka, tasarım, ambalaj kompozisyonları ve ticari sunumlarına yaratılan iltibas nedeniyle haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacının marka, tasarım ve ambalaj kompozisyonlarıyla karıştırılacak derecede benzer olan davalının "..." ibareli ürünlere ilişkin olarak davalının her türlü kullanımının engellenmesine, ihtiyati tedbire hükmedilmesine, dava konusu "..." ibareli ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, önlenmesine, ürünlerin ve ambalajların internet dahil Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bu ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva eden ürünlerinin, ambalajlarının, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin;
bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesini müteakip imha edilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf ürünlerinin renk kombinasyonu da dahil olmak üzere tüketici aldatıcı birçok öğeyi barındırdığı, davaya konu markada davaya gerekçe gösterilen "..." sekil markalarında kullanılan renk ve fontun neredeyse aynısı davalı ürününde kullanılmış olup, “..." markalı ürünlerde seçilen renk kombinasyonu ve unsurların yerleştirilişi itibariyle davacı markası ile iltibas derecesinde benzerlik arz ettiği, taraf markalarının işitsel olarak da birbirleri ile benzediği, taraf ürünlerine ait kompozisyonları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu bu hususun ise davacının gerek tasarım gerek marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ürün tasarım iltibası iddiası ile müvekkiline gönderdiği ihtarname sonrası, iltibas nitelikli ürünleri toplatıp imha edildiğini, bu hususun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, daha sonra kendi adına tescil ettirmiş olduğu “Pafilya” markası ile üretime devam ettiğini, davacı tarafın tüm itirazlarına itibar ederek iyi niyet çerçevesinde piyasada bulunan tüm iltibas nitelikli ürünlerini toplattığını, ayrıca davacı şirketin ürünleri ile benzerlik sağladığı itirazından sonra elinde bulunan boş şişeleri üretim firmasına iade ettiğini, davacının müvekkilinin ürünleri piyasadan çektikten çok sonra ihtiyati tedbir kararı aldığını, ancak tedbir kararının Antalya 6.
İcra Müdürülüğünün 2018/643 talimat dosyası ile 14.05.2018 tarihinde uygulandığında da davacı vekili huzurunda yapılan incelemede, dava dilekçesinde belirtilen ihlalleri içeren ürünlerin olmadığının açıkça tespit edilerek bu durumun tutanak altına alındığını, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, bilirkişi raporunda güncel tarihli ürünler esas alınarak inceleme yapılmadığından ulaşılan sonucun hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tedbir kararının infazı sırasında davalı adresinde davaya konu ürün bulunamamışsa da, bu durumun dava tarihinde markanın ve tasarımın kullanılmadığını göstermediği, davalı tarafça ihtarname tarihinden sonra ürünün piyasadan çekildiği ve elindeki ambalajların iade edildiğine dair başkaca delil sunulmadığı, ibraz edilen fatura ve tedbir infazı sırasında ürün bulunmamasının dava tarihinde tecavüz ve haksız rekabet bulunmadığının ispat yönünden yeterli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya ve tasarıma tecavüzün tespiti meni ve ref'i ile haksız rekabetin tespiti meni ve ref'i istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 56 ncı maddesi.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 29 uncu maddesi, 81 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109999300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz