TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6196 E. 2023/5833 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, 2016/05501 sayılı 18. ve 25. sınıflarda tescil edilmek için "..." ibaresinin tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, davalı ...'in 2015/70795 sayılı "..." ibareli markasına dayanarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun 25. sınıf emtialar yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul görmediğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2016-M-10720 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde özetle; ibare ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu ibare ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2016/475 E., 2017/345 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1216 E., 2019/654 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 03.06.2020 tarih, 2019/4392 E., 2020/2581 K. sayılı kararıyla amaç, tercih ve yöntem belirten “AIR” ibaresinin tescil kapsamındaki 25. sınıfta yer alan “ Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtiaları yönünden ayırt ediciliği bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki bozma gerekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2016-M-10720 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; İngilizceden çevirdiğimizde “hava” anlamına gelen “Air” ibaresinin 25. sınıfta yer alan emtialar açısından tanımlayıcı olmadığını, işaretler arasında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4392 E. 2020/2581 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… n reddedildiğini, bu karara müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul görmediğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2016-M-10720 sayılı kararının iptalini talep etm …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde özetle; ibare ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu ibare ile müvekkili markası arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… den davacının "AIRKNX" ibareli başvurusuyla davalıya ait "AIR KNIT+şekil" ibareli marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağ olduğu izleniminin uyanacağı, iptali istenen YİDK kara …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtiaları yönünden «ayırt ediciliği» bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında 556 sayıl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… den davacının "AIRKNX" ibareli başvurusuyla davalıya ait "AIR KNIT+şekil" ibareli marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağ olduğu izleniminin uyanacağı, iptali istenen YİDK kara …
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınarak marka olarak tescili sağlanan ibareler yönünden, sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle bu ibarenin kullanım tekeli de kimseye bırakılamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6910 E. 2024/8071 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… n reddedildiğini, bu karara müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul görmediğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2016-M-10720 sayılı kararının iptalini talep etm …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde özetle; ibare ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu ibare ile müvekkili markası arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… ren davalının "..." ibareli markasal kullanımları nedeniyle müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ettiğini, davalı yanın müvekkili şirkete ait söz konusu markayla «iltibas» oluşturacak şekilde 2017/107896 sayılı markayı tescil ettirdiğini, markalar arasındaki bir harf eksikliğinin tüketiciler nezdindeki iltibas ihtimalini engellemeyeceğini, bu durumun Mahkemenin 2018/428 Değişik İş sayılı dosyasından alınan rapor ile de tespit edildiğini, davalı yana tecavüz yaratan fiillerine «son» vermesi hususunun «ihtar» edildiğini, ancak davalı yanın tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek tecavüzün men’ine ve ref'ine, kaldırılmasına, davalı adına kayıtlı 2017/107896 sayılı "..." ibareli markanın iptaline, sicilden terkinine, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Hâl böyle olmakla birlikte, davacı taraf hükümsüzlük istemine yönelik olarak 1997 yılından bu yana "..." markasının hak sahibi olduğunu ve taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmişse de, davalı adına tescilli dava konusu marka "...
AL + Şekil" ibareli olup, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde aralarında görsel, işitsel ve kavramsal olarak hitap ettikleri «ortalama tüketiciler» nezdinde bırakacakları genel izlenime göre 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğundan bahsedilemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · takipsizlik kararı · delil tespiti · maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu kararda… iysi emtiasında kullandıkları, markalar arasında bir harf farklılığı olduğu, davalının kullanımlarında "..." ibaresini düz yazı olarak kullandığı, markalar arasında «ortalama tüketici» nezdinde benzerlik olduğu anlaşılmakla mahkemece markanın kısmen hükümsüzlüğüne, tecavüzün tespitine karar verilmesinin yerinde olup mevcut delil durumu, davacının markasının tescil sınıfları itibarı ile hükümsüzlük isteminin kısmen reddi kararının yerinde olduğu, mahkemenin hukuki nitelendirmeyi yapmakla «görevli» olduğu, davacının dava dilekçesindeki iddiasının kullanmama nedeni ile iptal değil, hükümsüzlük iddiasına ilişkin olduğu dikkate alındığında kararda «talep aşımı» söz konusu olmadığından davalının bu yöndeki istinafının reddinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince «maddi tazminat» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince belirlenmiş ise de; «delil tespitinin» 09.01.2019'da yapıldığı, davanın ise 26.11.2019'da açıldığı dikkate alındığında dosya kapsamı, delil tespit dosyası, bilirkişi raporları, ihlal süresi, ağırlığına göre hükmolunan maddi tazminatın yüksek olduğu kanaatine varılmakla maddi tazminata ilişkin davalı yanın istinaf isteminin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun düştüğü dikkate alındığında manevi tazminata yönelik istinaf isteminin reddinin gerektiği, davacı vekili «vekalet ücretinin» fazla hesaplandığını ileri sürmüş ise de; davacının hükümsüzlük istemi ile «maddi manevi tazminat» istemi kısmen reddedilmiş olmakla reddedilen 3 ayrı talep hakkında ayrı ayrı «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi ve davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle; İlk Derece Mah …
2.Dava, markanın hükümsüzlüğü ile birlikte «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüyle davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının davacının "..." esas unsurlu markasından doğan haklarına tecavüzünün men'ine, ref'ine ve kaldırılmasına, toplam 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince yukarıda yazılı şekilde taraf markaları arasında «ortalama tüketiciler» nezdinde karıştırmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm tesis edilmek suretiyle davalı adına tescilli 2017/107896 tescil nolu markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair emtialar yönünden hükümsüzlü …
… ren davalının "..." ibareli markasal kullanımları nedeniyle müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ettiğini, davalı yanın müvekkili şirkete ait söz konusu markayla «iltibas» oluşturacak şekilde 2017/107896 sayılı markayı tescil ettirdiğini, markalar arasındaki bir harf eksikliğinin tüketiciler nezdindeki iltibas ihtimalini engellemeyeceğini, bu durumun Mahkemenin 2018/428 Değişik İş sayılı dosyasından alınan rapor ile de tespit edildiğini, davalı yana tecavüz yaratan fiillerine «son» vermesi hususunun «ihtar» edildiğini, ancak davalı yanın tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek tecavüzün men’ine ve ref'ine, kaldırılmasına, davalı adına kayıtlı 2017/107896 sayılı "..." ibareli markanın iptaline, sicilden terkinine, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… l edilen marka hakkına dayanarak 25 ve 35. sınıflarda ürün imalatı ve satışına başladığını, davacı tarafça çeşitli suç duyurularında bulunulduğunu, bu başvurulardan «takipsizlik» kararı verilmesi üzerine huzurdaki davayı açtığını, davacının "..." markası ile, müvekkilinin "..." markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, müvekkilinin markası ile davacı yanın markası arasında esaslı farklılıklar olduğunu, bu nedenle de marka iptal talebinin «son» derece yersiz olduğunu, davacı yanın sahip olduğu markanın yalnızca 25. sınıf mal ve hizmetleri için tescil edildiğini, müvekkilinin markasının 25 ve 35. sınıflarda yer alan ürün ve hizmetler açısından tescilli olduğunu, bu nedenle davacı yanın markasının tecavüze uğradığı iddiasının çelişkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, 27.07.2020 tarihli talep açıklama dilekçesiyle «maddi tazminat» istemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre hesaplanmasını istemiş, daha sonra sunduğu «ıslah» dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin istemini 70.250,00 TL’ye ıslah etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6196 E. , 2023/5833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/201 Esas, 2021/72 Karar
DAVA TARİHİ 07.12.2016
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, 2016/05501 sayılı 18. ve 25. sınıflarda tescil edilmek için "..." ibaresinin tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, davalı ...'in 2015/70795 sayılı "..." ibareli markasına dayanarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun 25. sınıf emtialar yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul görmediğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2016-M-10720 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde özetle; ibare ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu ibare ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2016/475 E., 2017/345 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1216 E., 2019/654 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 03.06.2020 tarih, 2019/4392 E., 2020/2581 K. sayılı kararıyla amaç, tercih ve yöntem belirten “AIR” ibaresinin tescil kapsamındaki 25. sınıfta yer alan “ Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtiaları yönünden ayırt ediciliği bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki bozma gerekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2016-M-10720 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; İngilizceden çevirdiğimizde “hava” anlamına gelen “Air” ibaresinin 25. sınıfta yer alan emtialar açısından tanımlayıcı olmadığını, işaretler arasında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109997800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz