Henüz ortak olmayan alıcıya karşı HMK 14 kesin yetkisi uygulanmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8626 E. 2023/2504 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Özel hukuk tüzel kişisinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılan kural, yalnızca ortaklık veya üyelik ilişkisiyle sınırlı olarak bir ortağa/üyeye karşı veya bir ortağın bu sıfatla diğerlerine karşı açtığı davalarda uygulanır; hisse devrine ilişkin sözleşmeden doğan alacak için, henüz ortaklık sıfatını kazanmamış davalıya karşı açılan davada bu kesin yetki kuralından söz edilemez. Kesin yetki bulunmadığına göre, sözleşmedeki tahkim şartına dayanan tahkim itirazının değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Ortaklık ilişkisine dayalı kesin yetki kuralının (HMK 14) ortaklık sıfatını henüz kazanmamış davalı yönünden uygulanıp uygulanmayacağı → kabul
İddia: Davalı, hem icra dairesi hem mahkeme yönünden yetki itirazları bulunduğunu, sözleşmelerde Zürih tahkimi ve Londra Mahkemelerinin kararlaştırıldığını, hangi sözleşme esas alınırsa alınsın davanın yetki şartı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin ortaklık kurmaya ilişkin olduğunu ve henüz bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle HMK 14 uyarınca Ankara icra dairelerinin yetkili gösterilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu kesin yetki kuralı yalnızca sayılan bu davalar bakımından uygulama alanı bulur; somut olayda davalı henüz ortaklık sıfatını haiz olmadığından kesin yetki kuralından söz etmek mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının tahkim itirazının değerlendirilmemesi → kabul
İddia: Davalı, tahkim itirazlarının görülmediğini, icra takibine dayanak sözleşmede uyuşmazlıkların tahkimde çözüleceğinin kararlaştırıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takibe dayanak hisse satış sözleşmesinde sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü ihtilafın tahkimde çözüleceği kararlaştırılmıştır. Kesin yetki kuralı uygulanamayacağına göre, davalının tahkim itirazının değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacıların temyiz itirazları (istinaf başvurusu kabul edildiği hâlde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesi) → ret
İddia: Davacılar, istinaf talepleri kabul edilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücreti verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Emsal değeri
HMK 14'teki kesin yetki kuralının ortaklık sıfatını henüz kazanmamış davalı bakımından uygulanamayacağı ve bu hâlde tahkim itirazının değerlendirilmesi gerektiği yönünde bağlayıcı bir Yargıtay tespitini içerir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı, yahut bir ortağın bu sıfatla diğerlerine karşı açacağı davalarda tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK 14); ancak davalı henüz ortaklık sıfatını kazanmamışsa bu kesin yetki kuralı uygulanmaz. Kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz.
- Dava şartı
- İtirazın iptali davasında, yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki↗ yetki sözleşmesi↗ tahkim itirazı↗ itirazın iptali↗ ortaklık sıfatı↗ cezai şart↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8372 E. 2016/7754 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · şirket müdürlüğü · limited şirket · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, dava dışı «limited şirketin ortağı» olmayan müdürünün yöneticilik hakkının kaldırılarak «şirket müdürlüğünden» azli istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
… a veya üyelerine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin «kesin» yetkili olduğunun düzenlendiği, şirketin adresinin ... olması nedeniyle işbu davaya kesin yetkili yer mahkemesi olan ...
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...
… ağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi «kesin» yetkilidir.” hükmü düzenlenmekte olup, davalının anılan madde kapsamında sayılan kişilerden olmaması nedeniyle somut uyuşmazlığa işbu maddenin uygulanma imkanı bul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8626 E. , 2023/2504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/847 Esas, 2021/1347 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/366 E., 2021/164 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının taraflar arasında akdedilen 13.05.2015 tarihli münferit hisse satış sözleşmeye aykırı davrandığını, cezai şart ödemesi gerektiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede tahkim ve yetki şartı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hisse satış sözleşmesinin 10 uncu maddesine göre, sözleşmenin İngiltere kanunlarına tabi olduğu ve bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü ihtilaf vukuunda Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, sözleşmeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereğince yetki şartı konulduğundan, takibin sözleşmede belirlenen icra dairesinde başlatılması gerektiği, sözleşmenin tarafları da tacir olduklarından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 7 nci maddesi gereğince sözleşmedeki yetki şartının davacılar için de geçerli olduğu, yetki itirazının süresinde yapıldığı, alacaklı tarafından yapılan icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflar arasındaki münferit hisse satış sözleşmesindeki yetki maddesinin dikkate alınmadığını, bunun nedeninin de gerekçeli kararda açıklanmadığını, 13.05.2015 tarihli münferit hisse satış sözleşmesinin 9.1 maddesinde sözleşmenin Türk kanunlarına tabi olduğunun belirtilmesi nedeniyle uyuşmazlığın da Türk Mahkemelerinde çözülmesinin zorunlu olduğunu, sözleşmenin yabancılık unsuru içermediğini, hisse devri yapılan şirketin Türkiye'de olduğunu ve devirlerin de Türkiye'de yapıldığını, bu nedenle şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ve davalının şirket merkezi Ankara 'da bulunan ATG Altaventa.. AŞ'nin tüm paydaşları olduğu, uyuşmazlığın aynı tarihli iki ayrı hisse devir sözleşmesinde bulunan yetki şartlarının geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı, Sözleşmelerde Londra Mahkemeleri ve Zürih Mahkemelerinin yetkili kılındığı, 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla yetkili mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceklerinin, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceğinin, 18 inci maddesinde ise tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamayacağının düzenlendiğini, itirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesinin gerektiğini, 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, kesin yetkinin bulunduğu hallerde genel yetki ve kesin olmayan yetki kuralının uygulanmayacağı, yetki sözleşmesi de yapılamayacağı, davacı satıcılar ile davalı alıcı ...
arasında, davacılara ait ATG Altaventa şirketi hisselerinin kısmen davalıya satışı konusunda 13.05.2015 tarihli münferit hisse sözleşmesinin 9 uncu maddesinde sözleşmenin Türk kanunlarına tabi olduğu, sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü ihtilafın vukuunda Zürih Ticaret Mahkemelerinde tahkimde çözüleceğinin kararlaştırıldığı, yine aynı tarihli sözleşmenin 10 uncu maddesinde ise sözleşmenin İngiltere kanunlarına tabi olduğu, sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü ihtilaf vukuunda Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, davacılar tarafından cezai şart alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe karşı, davalı tarafça yasal sürede icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edildiği, icra takibine konu alacağın dava dışı ATG Altaventa...A.Ş.'nin ortakları olan taraflar arasındaki hisse devir sözleşmelerinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın temelinin bu şirketin ortaklık ilişkisinden doğduğu, kesin yetki hallerinde takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen incelenmesi gerektiği, kesin yetki halinde yetki sözleşmesi yapılamayacağı gözetilmeden Londra Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, uyuşmazlığa konu ATG Altaventa...A.Ş.'nin şirket merkezinin ise Çankaya/Ankara'da olduğu, icra takibinin ise İstanbul'da başlatıldığı, İstanbul İcra Dairelerinin yetkisiz olduğu, bu durumda kesin yetkili bulunan Ankara İcra Dairelerinde başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın bu gerekçeyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kesin olmayan yetki düzenlemelerine göre yetkili icra dairesinin belirlenmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesine yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf talepleri kabul edilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücreti verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tahkim itirazlarının görülmediğini, icra takibine dayanak gösterilen sözleşmenin 13.05.2015 tarihli münferit hisse satış sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye göre yetkili mahkemenin Zurıch olarak belirlendiğini, hem icra dairesi hem de mahkeme yönünden yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının dayandığı diğer sözleşmede ise sözleşmenin İngiltere Kanunlarına tabi olduğunun ve ihtilaf vukuunda Londra Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, dolayısıyla hangi sözleşme esas alınır ise alınsın davanın yetki şartı sebebiyle usulde reddi gerektiğini, ancak 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine dayanılarak Ankara İcra Dairelerinin yetkili gösterilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu edilen sözleşme ortaklık kurmaya ilişkin olduğunu henüz ortada bir ortaklık kapsamında bir hukuki ilişki olmadığını ileri sürerek arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14 ncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davaya konu icra takibinin ekinde yer alan ve davacıların dava dışı ATG Altaventa A.Ş.'de bulunan hisselerinin davalı şirkete devrine ilişkin şartlar hususların düzenlendiği 13.05.2015 tarihli münferit hisse satış sözleşmesinin 9.1 nci maddesinde sözleşmenin Türk kanunlarına tabi olduğu ve sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü ihtilafın Zurıch Ticaret Mahkemelerinde tahkimde çözüleceği kararlaştırılmıştır.
3.6100 sayılı Kanun'un 14 ncü maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
4.Anılan kesin yetki kuralının özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için uygulama yeri bulunmakta olup somut olayda davalı şirket henüz ortaklık sıfatını haiz olmadığından kesin yetki kuralından bahsetmek mümkün değildir.
5. Bu itibarla davalının tahkim itirazının değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı yararına verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109993000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz