Resmî muayene kaydındaki maddi hata ayıp iddiasını ispatlamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8150 E. 2023/2258 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
Gerekçe özeti
Aracın kilometresinin satış sırasında yanlış bildirildiği iddiasına dayalı tazminat isteminde, resmî muayene kaydındaki kilometre değerine, aracın o kilometreye fiziken ulaşmasının teknik olarak mümkün olmadığı ve kaydın rakam yazımından kaynaklanan maddi hata içerdiği belirlendiğinde itibar edilemez; bu hâlde kilometrenin alıcıya doğru bildirildiği kabul edilerek ayıp iddiası reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Satılan aracın kilometresinin alıcıya yanlış bildirilip bildirilmediği ve ayıp iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, resmî muayene raporundaki kilometre tespitinin esas alınması gerektiğini, hata bulunsaydı muayene sırasında giderileceğini, davalının kilometredeki artıştan kendisini haberdar etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Aracın fiziken davacının iddia ettiği kilometreye ulaşması mümkün değildir; muayene kayıtlarındaki yüksek kilometre, kayıtta rakamın 1 yerine 2 olarak yazılmasından kaynaklanan bir maddi hatanın sonucudur. Bu durumda aracın kilometresi satış sırasında davacıya doğru bildirilmiş olup ayıp iddiası yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Karar, kilometre bilgisinin doğruluğuna ilişkin somut teknik ve bilirkişi değerlendirmesine dayalı olup, genel bir norm yorumu içermemektedir; Yargıtay da kendi esas muhakemesini kurmayıp onama kalıbıyla karar vermiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal↗ satıcının ayıptan sorumluluğu↗ resmî muayene kaydı↗ maddi hata↗ bilirkişi raporunun hükme esas alınması↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6740 E. 2018/604 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaÖncelikle mahkemece davalıya HMK 169 vd maddeleri uyarınca açıklamalı «isticvap» davetiyesi çıkartılarak, servis «kaydı» üzerindeki imzanın adı geçene ait olup olmadığının tespiti gerekir.
Şayet, servis «kaydı» üzerindeki imzanın davalıya ait olduğu anlaşılırsa, taraflar arasında tamir sözleşmesinin kurulduğunun kabulü ile davacının hangi tür hizmet verdiğinin, davalının da bu hizmet karşılığında ödeme yapıp yapmadığı saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli araştırma yapılmaksızın «eksik incelemeyle» tamir ücreti talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8150 E. , 2023/2258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1241 Esas, 2021/1234 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/542 E., 2021/201 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 34 RC 4388 plakalı 2012 model Mercedes-Benz marka otobüs-CA tek katlı model aracı 17.01.2018 tarihli noterlik araç satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığını, davalı tarafın aracın kadrajındaki km göstergesinin gerçek ölçümünü göstermesini engellediğini, aracı 1.400.000 kilometrede olduğundan bahisle satın aldığını, müvekkilinin muayeneye gittiğinde aracın gerçek kilometresinin 2.491.770 kilometre olduğunu öğrendiğini ileri sürerek aracın gerçek km değeri ile satıldığı tarihte müvekkiline bildirilen km değeri arasındaki fark nedeniyle oluşan değer farkının tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki ve arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuş, 34 RC 4388 plakalı aracın servis kayıtlarında, aracın trafiğe çıkış tarihinin 02.01.2012 olduğunu, ilk servis girişi 09.02.2012 tarihi olup ve aracın henüz 14.125 kilometrede olduğunu, 16.01.2018 tarihinde ise 1.455.167 kilometrede gözüktüğünü, davacının aracın gerçek kilometresinin TÜVTÜRK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. (TÜVTÜRK) muayene raporuna göre 12.03.2018 tarihinde 2.491.770 kilometre olduğunun iddia edildiğini, ancak bu kaydın hatalı olabileceğini, her servis girişinde kilometre sayacının kaydının yapıldığını, aracın periyodik bakımları da belirli km aralıklarında yapıldığından, aracın servis kayıtlarındaki kilometrelere itibar edilmesi gerektiğini, kısa sürede aracın bu kadar kilometre yapması halinde teknik belirtiler vereceğini, bunun için inceleme yapılması gerektiğini, davacının hak düşürücü süre içinde davasını açmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile motorun çalışma saati, araç üzerinde bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme sonucu tespit edilen mevcut kilometre bilgisi ve muayene raporları ile dava konusu aracın davacının iddia ettiği kilometreyi yapmasının mümkün olmadığı, dava konusu araçta kilometre düşümü yapılmadığı, araç kadranında kilometre sayacının virgül öncesi 6 hane olması sebebiyle, 18.05.2017 tarihinde kadranda okunan 256.009 rakamının 1.256.009 olarak kaydedilmesi gerekirken, sehven 2.256.009 şeklinde kayıt edildiği ve sonraki kayıtlarda da aynı hatanın devam ettiğinin anlaşıldığı, gerçek kilometre bilgisinin aracın satışı sırasında davalı tarafından davacıya doğru şekilde verildiğinin belirlendiği bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin hangi bilimsel çalışmaya istinaden TÜVTÜRK'ün kayıtlarının yanlış olduğunu öne sürdüğünü anlayamadıklarını, muayeneyi yaptıran işletene muayene sonunda rapor verildiğini ve bu raporda belirgin bir şekilde kilometre tespiti yazıldığını, şayet hata olsaydı muayene sonunda bu hatanın giderileceğini, davalının muayeneden çıkan aracının kilometresinin birden fırladığı ve 2.256.009 km'ye çıktığı bilgisini müvekkiline vermesi gerektiğini, müvekkiline aracın 1.400.000 km'de bildirerek değerini de buna göre belirleyerek tahsil ettiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın fiziken davacının iddia ettiği kilometreye ulaşmasının mümkün olmadığı, hatanın TÜVTÜRK muayene kayıtlarında aracın kilometresinin 1 yerine 2 olarak yazılması neticesi gerçekleştiği, aracın kilometresinin davacıya doğru bildirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar edip, kusurun işletende olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı mal nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu maddesi.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109983600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz