Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2208 E. 2023/5737 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen araştırma↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/282 E., 2021/214 K.
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin marka başvurusunun davalı adına tescilli 2012/12932 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak reddedildiğini ancak davalının zikredilen markayı tescilli olduğu sınıflarda kullanmadığını ileri sürerek davalıya ait markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın yasal dayanağı bulunmadığını, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davaya konu markanın müvekkilinin izniyle çocukları tarafından yiyecek ve içecek sağlama hizmetlerinde ve fırıncılık ve pastacılık mamullerinin üretiminde kullanıldığını ve çeşitli tanıtım faaliyetleriyle bölgesinde bilinir hale getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının adına tescilli markayı tescilli olduğu sınıflarda ciddi bir şekilde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu 2012/12932 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Türk Patent Marka Kurumu'na (TPMK) yapmış olduğu marka tescil başvurusunun müvekkiline ait markaya ve dava dışı ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.'ne ait markaya benzemesi gerekçesiyle haklı olarak reddedildiğini ve davacı tarafın ilgili kurum kararının iptali istemiyle dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, bu davanın reddiyle birlikte davacının tescil talebinin haksız olduğunu tespit edildiğinden davacının müvekkili markasını iptal ettirmekte hukuki yararı kalmadığını, davacının bu davayı açabilecek kişilerden olmadığını, davacının markanın tescil edildiği tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük talebinde bulunmasında da hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu markanın müvekkilinin oğulları tarafından "..." adı altında açılan işletmede yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde ve çeşitli fırıncılık mamullerinin üretiminde 8 yıldır kullanıldığını, hatta bu kullanım sonucunda markanın belli bir tanınmışlığa ulaştığını, markayı yaşatmak için bunca çaba verilip kullanılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olup, markanın ciddi anlamda kullanıldığını ve bundan sonra da kullanılacağının kabulü gerektiğini, bu açıklamalar ışığında yerel mahkemenin markanın kullanmama nedeniyle iptali yönünde karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, markanın kullanımına ilişkin olarak mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğini, zira salt davacının iddiası ile yetinerek iptal kararı verilemeyeceği gibi markanın ait olduğu sektörde bulunan belli başlı meslek örgütlerinden, ticaret odalarından, büyük süpermarket veya dağıtıcı firmalardan sorgulama yapılması veya gerekli görülürse ilgili sektörde uzun yıllardan beri fiilen ticari faaliyet gösteren bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu markanın tescilli olduğu sınıflarda ciddi bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve buradan varılacak sonuca göre iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15452 E. 2015/4844 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15586 E. 2014/1520 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2208 E. , 2023/5737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/123 E., 2022/331 K.
DAVA TARİHİ 30.06.2020
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/282 E., 2021/214 K.
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin marka başvurusunun davalı adına tescilli 2012/12932 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak reddedildiğini ancak davalının zikredilen markayı tescilli olduğu sınıflarda kullanmadığını ileri sürerek davalıya ait markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın yasal dayanağı bulunmadığını, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davaya konu markanın müvekkilinin izniyle çocukları tarafından yiyecek ve içecek sağlama hizmetlerinde ve fırıncılık ve pastacılık mamullerinin üretiminde kullanıldığını ve çeşitli tanıtım faaliyetleriyle bölgesinde bilinir hale getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının adına tescilli markayı tescilli olduğu sınıflarda ciddi bir şekilde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu 2012/12932 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Türk Patent Marka Kurumu'na (TPMK) yapmış olduğu marka tescil başvurusunun müvekkiline ait markaya ve dava dışı ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.'ne ait markaya benzemesi gerekçesiyle haklı olarak reddedildiğini ve davacı tarafın ilgili kurum kararının iptali istemiyle dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, bu davanın reddiyle birlikte davacının tescil talebinin haksız olduğunu tespit edildiğinden davacının müvekkili markasını iptal ettirmekte hukuki yararı kalmadığını, davacının bu davayı açabilecek kişilerden olmadığını, davacının markanın tescil edildiği tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük talebinde bulunmasında da hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu markanın müvekkilinin oğulları tarafından "..." adı altında açılan işletmede yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde ve çeşitli fırıncılık mamullerinin üretiminde 8 yıldır kullanıldığını, hatta bu kullanım sonucunda markanın belli bir tanınmışlığa ulaştığını, markayı yaşatmak için bunca çaba verilip kullanılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olup, markanın ciddi anlamda kullanıldığını ve bundan sonra da kullanılacağının kabulü gerektiğini, bu açıklamalar ışığında yerel mahkemenin markanın kullanmama nedeniyle iptali yönünde karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, markanın kullanımına ilişkin olarak mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğini, zira salt davacının iddiası ile yetinerek iptal kararı verilemeyeceği gibi markanın ait olduğu sektörde bulunan belli başlı meslek örgütlerinden, ticaret odalarından, büyük süpermarket veya dağıtıcı firmalardan sorgulama yapılması veya gerekli görülürse ilgili sektörde uzun yıllardan beri fiilen ticari faaliyet gösteren bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu markanın tescilli olduğu sınıflarda ciddi bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve buradan varılacak sonuca göre iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109967000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz