İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1890 E. 2023/5499 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi ve yük alacaklılığı↗ münhasır yetki↗ halefiyet ilkesi↗ gemi acenteliği↗ tahkim itirazı↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ yetki sözleşmesi↗ genel işlem şartı↗ nakliyat emtia sigortası↗ eksper raporu↗ konişmento↗ halefiyet↗ aktif husumet ehliyeti↗ tahkim↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ münhasırlık↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ eş rızası↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ esastan ret↗ yetki↗ geçersizlik↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/452 E., 2021/203 K.
Taraflar arasındaki gemi ve yük alacaklılığından kaynaklı itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalıya ait emtianın, nakliyat emtia sigorta poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını ve 24.05.2019 tarihli konişmento ile Kore’den İstanbul’a getirilmek üzere ... LA SPEZIA adlı gemiye hasarsız şekilde yüklendiğini, ancak İstanbul limanında yapılan kontrolde mühürlü olup açılmayan 20 adet koyternerden ikisinde fiziki deformasyonların olduğunun tespit edildiğini, söz konusu 2 konteynerin alıcı tarafından kabul edilmediğini, ekspertiz raporu doğrultusunda hasarın dava dışı şirkete müvekkilince ödendiğini, halefiyet ilkesi doğrultusunda zararın ortaya çıkmasına sebep olan davalının bu zararı tazmin etmek zorunda olması nedeniyle müvekkili tarafından takip başlatıldığını, ancak davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2020/3461 E. sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkeme olarak Londra Mahkemelerinin yetkili kılındığını ve uygulanacak hukuk bakımından İngiliz Hukukunun belirlendiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması dolayısıyla yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konişmentoya konulan şartın geçerli olduğu, yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı ... şirketini bağladığı, yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İsviçre merkezli bir firma olsa da Mediterrenean Shipping […]A’nın Türkiye'de ve neredeyse dünyanın her yerinde acentesinin bulunduğunu, alıcı firmanın adresinin de Türkiye’de olduğunu, konişmentonun ön yüzünde boşaltma limanı acentesi olarak ... Gemi Acenteliği A.Ş’nin isminin yer aldığını, dava dışı sigortalının bütün bu organizasyonu Türkiye'den İsviçre ile direkt ilişki kurarak ayarlamasının hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu, ... gemi acenteliği ile bu sürecin yönetildiğini, mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin somut olaya uygun düşmediğini, tahkim itirazının ileri sürülmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, yetki şartını içeren klozun geçerli olduğu düşünülse dahi söz konusu klozun, Türk Borçlar Kanunu’nun 20 ncı ve 21 nci maddeleri uyarınca genel işlem şartlarına aykırı olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, konişmentonun arka yüzünün taşıma işinin görülmesi esnasında 3. kişilere sunulmadığını, Türk Mahkemelerinin "Yargılama Yetkisinin" sözleşmelerle kaldırılamayacağını, taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşımanın Kore’den Türkiye’ye yönelik olması, konişmentonun Kore acentesi tarafından imzalanması ve taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olmaları nedenleri ile uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp, deniz taşımasından yani akdi ilişkiden kaynaklandığı, davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğunun ispat edilemediği, bu itibarla yetki şartının geçerli olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının 5718 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Konişmento ile dosyada yer alan diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere boşaltma işlemlerinde bizzat yer alan ... Gemi Acenteliği Anonim Şirketinin, dava konusu uyuşmazlığı doğuran taşıma işinde davalı yabancı şirketin acentesi sıfatıyla hareket ettiği sabittir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de Türk mahkemelerinin 5718 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine istinaden münhasır yetkisinin olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir. 6102 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca, yabancı tacirler hesabına acentelik yapanlar bakımından müvekkili adına Türkiye’de dava açılması halinde sözleşmedeki yetki şartının 5718 sayılı Kanun gereğince geçersizliği öngörüldüğüne göre, madde hükmü ile bu nitelikteki uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetki taşıdığının kabul edilmesi gerekmektedir. Buna dayalı olarak, somut olayda taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartı geçersiz olduğundan yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir (Benzer nitelikte Dairemizin 20.04.2022 tarih ve 2020/8089-2022/3191; 25.02.2020 gün ve 2019/3298-2020/2018 E.K. sayılı ilamları).
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3626 E. 2010/9671 K.
Ortak:konişmento
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalıya ait emtianın, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» ile müvekkili tarafından «teminat» altına alındığını ve 24.05.2019 tarihli «konişmento» ile Kore’den İstanbul’a getirilmek üzere ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olması dolayısıyla yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin «konişmentoya» konulan şartın geçerli olduğu, yetki klozunun «halefiyet» hükümlerine göre davacı ... şirketini bağladığı, «yetki şartına» göre somut uyuşmazlık yönünden Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İsviçre merkezli bir firma olsa da Mediterrenean Shipping Company S.A’nın Türkiye'de ve neredeyse dünyanın her yerinde «acentesinin» bulunduğunu, alıcı firmanın adresinin de Türkiye’de olduğunu, «konişmentonun» ön yüzünde boşaltma limanı acentesi olarak ...
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1890 E. , 2023/5499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1324 Esas, 2022/24 Karar
DAVA TARİHİ 15.12.2020
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/452 E., 2021/203 K.
Taraflar arasındaki gemi ve yük alacaklılığından kaynaklı itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalıya ait emtianın, nakliyat emtia sigorta poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını ve 24.05.2019 tarihli konişmento ile Kore’den İstanbul’a getirilmek üzere ... LA SPEZIA adlı gemiye hasarsız şekilde yüklendiğini, ancak İstanbul limanında yapılan kontrolde mühürlü olup açılmayan 20 adet koyternerden ikisinde fiziki deformasyonların olduğunun tespit edildiğini, söz konusu 2 konteynerin alıcı tarafından kabul edilmediğini, ekspertiz raporu doğrultusunda hasarın dava dışı şirkete müvekkilince ödendiğini, halefiyet ilkesi doğrultusunda zararın ortaya çıkmasına sebep olan davalının bu zararı tazmin etmek zorunda olması nedeniyle müvekkili tarafından takip başlatıldığını, ancak davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu 2.
İcra Müdürlüğünün 2020/3461 E. sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkeme olarak Londra Mahkemelerinin yetkili kılındığını ve uygulanacak hukuk bakımından İngiliz Hukukunun belirlendiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması dolayısıyla yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konişmentoya konulan şartın geçerli olduğu, yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı ... şirketini bağladığı, yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra’da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İsviçre merkezli bir firma olsa da Mediterrenean Shipping […]A’nın Türkiye'de ve neredeyse dünyanın her yerinde acentesinin bulunduğunu, alıcı firmanın adresinin de Türkiye’de olduğunu, konişmentonun ön yüzünde boşaltma limanı acentesi olarak ... Gemi Acenteliği A.Ş’nin isminin yer aldığını, dava dışı sigortalının bütün bu organizasyonu Türkiye'den İsviçre ile direkt ilişki kurarak ayarlamasının hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu, ... gemi acenteliği ile bu sürecin yönetildiğini, mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin somut olaya uygun düşmediğini, tahkim itirazının ileri sürülmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, yetki şartını içeren klozun geçerli olduğu düşünülse dahi söz konusu klozun, Türk Borçlar Kanunu’nun 20 ncı ve 21 nci maddeleri uyarınca genel işlem şartlarına aykırı olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, konişmentonun arka yüzünün taşıma işinin görülmesi esnasında 3.
kişilere sunulmadığını, Türk Mahkemelerinin "Yargılama Yetkisinin" sözleşmelerle kaldırılamayacağını, taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşımanın Kore’den Türkiye’ye yönelik olması, konişmentonun Kore acentesi tarafından imzalanması ve taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olmaları nedenleri ile uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp, deniz taşımasından yani akdi ilişkiden kaynaklandığı, davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğunun ispat edilemediği, bu itibarla yetki şartının geçerli olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının 5718 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Konişmento ile dosyada yer alan diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere boşaltma işlemlerinde bizzat yer alan ... Gemi Acenteliği Anonim Şirketinin, dava konusu uyuşmazlığı doğuran taşıma işinde davalı yabancı şirketin acentesi sıfatıyla hareket ettiği sabittir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de Türk mahkemelerinin 5718 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine istinaden münhasır yetkisinin olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir.
6102 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca, yabancı tacirler hesabına acentelik yapanlar bakımından müvekkili adına Türkiye’de dava açılması halinde sözleşmedeki yetki şartının 5718 sayılı Kanun gereğince geçersizliği öngörüldüğüne göre, madde hükmü ile bu nitelikteki uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetki taşıdığının kabul edilmesi gerekmektedir. Buna dayalı olarak, somut olayda taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartı geçersiz olduğundan yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir (Benzer nitelikte Dairemizin 20.04.2022 tarih ve 2020/8089-2022/3191;
25. 02.2020 gün ve 2019/3298-2020/2018 E.K. sayılı ilamları).
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109965900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz