6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2157 E. 2023/5830 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karara istinaf istinaf başvuru süresi gerekçeli istinaf dilekçesi maktu harç gerekçeli kararın tebliği istinaf başvurusunun reddi hırsızlık tanıma ara karar muvafakat maddi ve manevi tazminat esastan ret ıslah harç ayırt edicilik maddi tazminat haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) ibraz istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/123 E., 2019/17 K.

Taraflar arasındaki faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, faydalı modele tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının yenilik kriterinden yoksun, harcıalem, kendi buluşu olmayan bir ürüne Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (TPMK) incelemesiz sisteminden yararlanmak suretiyle 2014/1472 sayılı faydalı model tescil belgesi alıp müvekkiline karşı koz olarak kullandığını, ürünün uzun yıllardır bir çok firma tarafından üretilip satışa sunulduğunu, davalının taşıt tanıma sistemlerini yeni bir buluş gibi tescil ettirdiğini ileri sürerek TPMK nezdinde 2014/14372 sayılı faydalı model tescil belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süredir yakıt güvenliği üzerine arge çalışmaları sürdürdüğünü, araç yakıt koruma aksesuarı ve uzaktan izleme sistemi ile başta otobüs, kamyonet, iş makineleri, jeneratör olmak üzere araçlardan yakıt hırsızlığının önüne geçecek yeni bir buluş ortaya koyduğunu, TPMK nezdinde 2014/14372 sayı ile adına tescil ettirdiğini, ilgili ürünü 2014/08148 sayı ile endüstriyel tasarım belgesiyle de koruma altına aldırdığını, süzgecin buluş özelliği olmayıp üzerindeki sivic tuşu ve takılan hortum sayesinde uzaktan izlenebilmesi gibi faydalar sağladığından buluş ve endüstriyel tasarım özelliği kazandığını, buluş sayesinde araç deposu içinden yakıt hırsızlığını önlemek ve uzaktan takip sistemiyle yakıt kapağı açıldığında uyarı sistemi ile haberdar ettiğini, daha önceden müvekkilinden ürün de alan davalının buluşu kopyaladığını, müvekkilinin emeğinden haksız yararlanmayı amaçlayıp müşterilerine daha düşük fiyat sunduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün önlenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte, 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; faydalı modelin araçların yakıt deposuna monte edilen taşıt sistemi kapağı açıldığında tahrik edilen bir siviç tuşu ve taşıt tanıma sistemi boğazına yerleştirilmiş sıviç araç takip sistemine bilgi gönderilmesini sağlayan taşıt tanıma kablosundan meydana geldiğini, müvekkilinin ürün için yıllarca arge çalışması yaptığını, yenilik, ayırt edicilik gibi tüm kriterleri taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının yenilik kriterinden yoksun, harcıalem, kendi buluşu olmayan ürüne faydalı model belgesi alıp koz olarak kullandığını, ürünün daha önce bir çok firma tarafından imal edilip satıldığını, öte yandan davacının faydalı model belgesine konu ürün ile müvekkilinin iş yerinde tespit edilen ürünün tamamen farklı özellik ve işleve sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinin 10.05.2018 tarihli raporunda, her iki faydalı model belgesinin istemlerinin karşılaştırması neticesinde, davaya konu faydalı model belgesinin hiçbir isteminin başvuru tarihi itibariyle yeni olmadığı ve hükümsüz kılınması gerektiği yönünde mütalaada bulundukları, buna göre dava konusu faydalı modelin tescil edildiği tarih itibariyle yenilik unsurunu taşımadığı, birleşen dosyada davacı adına olan faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiğinden ve hükümsüzlük geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağından davalının faydalı modele tecavüzünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl dosyada davanın kabulüne, davalı adına 2014/14372 tescil numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf dilekçesi verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 16.03.2019 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile süresinde olmayan istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ön inceleme aşamasına kadar sunmadığı delilini sonradan iddia ve savunmayı genişletecek şekilde ıslah edip dava konusu olmayan üçüncü şahısla alakalı delil sunduğunu, sunulan delile muvafakatlarının bulunmadığını, müvekkilinin faydalı model belgesinin birçok yönden yenilik unsurunu haiz olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi heyetinin marka patent alanında uzman kişilerden oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli başvurunun reddi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı vekilinin 12.04.2019 tarihli istinaf dilekçesinde, başvurunun süresinde yapıldığına yönelik savunma bulunmadığı, davanın esasına ilişkin istinaf dilekçesinin ikinci kez verildiği, hukuk yargılama usulünde, istinaf başvuru süresi tebliğle başladığından, süre tutum dilekçesinin sonuç doğurmayacağı. davalı vekilinin süre tutum dilekçesinde “istinaf kanun yoluna gerekçeli kararın tebliğinden sonra başvurulabileceğinden, süre tutum dilekçesi verildiğinin” beyan edildiği, istinaf başvuru ve maktu harçlarının da yatırılmadığı, bu dilekçenin istinaf başvurusu olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan gerekçeli kararının davalı vekiline 08.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli istinaf dilekçesinin iki haftalık süre geçtikten sonra 24.03.2019 tarihinde ibraz edildiği, istinaf başvuru ve maktu harcının 15.04.2019 tarihinde yatırıldığı, Mahkemenin istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine olan ilk rapor varken sonradan sunulan delile dayalı olarak tanzim edilen ikinci rapora göre verilen kararın usul ve esas açısından hukuka aykırılık taşıdığını, sonradan sunulan delile muvafakatlarının bulunmadığını, teknik açıdan bir çok yenilik unsuru barındıran müvekkiline ait faydalı modelin dava dışı firmanın faydalı modeliyle benzerlik unsurlarına haizmiş gibi oluşturulan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi heyetinin konuyu yorumlayabilecek yeterliliğe sahip olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, birleşen dava faydalı modele tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 345 ve 346 ncı maddeleri.

2. 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (551 sayılı KHK) 165 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3478 E. 2023/7362 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2157 E.  ,  2023/5830 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1387 Esas, 2022/132 Karar

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2017/313 E. SAYILI DOSYASINDA

DAVA TARİHİ 10.06.2016 (Asıl dava), 23.06.2016 (Birleşen dava)

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/123 E., 2019/17 K.

Taraflar arasındaki faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, faydalı modele tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının yenilik kriterinden yoksun, harcıalem, kendi buluşu olmayan bir ürüne Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (TPMK) incelemesiz sisteminden yararlanmak suretiyle 2014/1472 sayılı faydalı model tescil belgesi alıp müvekkiline karşı koz olarak kullandığını, ürünün uzun yıllardır bir çok firma tarafından üretilip satışa sunulduğunu, davalının taşıt tanıma sistemlerini yeni bir buluş gibi tescil ettirdiğini ileri sürerek TPMK nezdinde 2014/14372 sayılı faydalı model tescil belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süredir yakıt güvenliği üzerine arge çalışmaları sürdürdüğünü, araç yakıt koruma aksesuarı ve uzaktan izleme sistemi ile başta otobüs, kamyonet, iş makineleri, jeneratör olmak üzere araçlardan yakıt hırsızlığının önüne geçecek yeni bir buluş ortaya koyduğunu, TPMK nezdinde 2014/14372 sayı ile adına tescil ettirdiğini, ilgili ürünü 2014/08148 sayı ile endüstriyel tasarım belgesiyle de koruma altına aldırdığını, süzgecin buluş özelliği olmayıp üzerindeki sivic tuşu ve takılan hortum sayesinde uzaktan izlenebilmesi gibi faydalar sağladığından buluş ve endüstriyel tasarım özelliği kazandığını, buluş sayesinde araç deposu içinden yakıt hırsızlığını önlemek ve uzaktan takip sistemiyle yakıt kapağı açıldığında uyarı sistemi ile haberdar ettiğini, daha önceden müvekkilinden ürün de alan davalının buluşu kopyaladığını, müvekkilinin emeğinden haksız yararlanmayı amaçlayıp müşterilerine daha düşük fiyat sunduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün önlenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte, 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; faydalı modelin araçların yakıt deposuna monte edilen taşıt sistemi kapağı açıldığında tahrik edilen bir siviç tuşu ve taşıt tanıma sistemi boğazına yerleştirilmiş sıviç araç takip sistemine bilgi gönderilmesini sağlayan taşıt tanıma kablosundan meydana geldiğini, müvekkilinin ürün için yıllarca arge çalışması yaptığını, yenilik, ayırt edicilik gibi tüm kriterleri taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının yenilik kriterinden yoksun, harcıalem, kendi buluşu olmayan ürüne faydalı model belgesi alıp koz olarak kullandığını, ürünün daha önce bir çok firma tarafından imal edilip satıldığını, öte yandan davacının faydalı model belgesine konu ürün ile müvekkilinin iş yerinde tespit edilen ürünün tamamen farklı özellik ve işleve sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinin 10.05.2018 tarihli raporunda, her iki faydalı model belgesinin istemlerinin karşılaştırması neticesinde, davaya konu faydalı model belgesinin hiçbir isteminin başvuru tarihi itibariyle yeni olmadığı ve hükümsüz kılınması gerektiği yönünde mütalaada bulundukları, buna göre dava konusu faydalı modelin tescil edildiği tarih itibariyle yenilik unsurunu taşımadığı, birleşen dosyada davacı adına olan faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiğinden ve hükümsüzlük geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağından davalının faydalı modele tecavüzünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl dosyada davanın kabulüne, davalı adına 2014/14372 tescil numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf dilekçesi verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 16.03.2019 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile süresinde olmayan istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ön inceleme aşamasına kadar sunmadığı delilini sonradan iddia ve savunmayı genişletecek şekilde ıslah edip dava konusu olmayan üçüncü şahısla alakalı delil sunduğunu, sunulan delile muvafakatlarının bulunmadığını, müvekkilinin faydalı model belgesinin birçok yönden yenilik unsurunu haiz olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi heyetinin marka patent alanında uzman kişilerden oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli başvurunun reddi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı vekilinin 12.04.2019 tarihli istinaf dilekçesinde, başvurunun süresinde yapıldığına yönelik savunma bulunmadığı, davanın esasına ilişkin istinaf dilekçesinin ikinci kez verildiği, hukuk yargılama usulünde, istinaf başvuru süresi tebliğle başladığından, süre tutum dilekçesinin sonuç doğurmayacağı. davalı vekilinin süre tutum dilekçesinde “istinaf kanun yoluna gerekçeli kararın tebliğinden sonra başvurulabileceğinden, süre tutum dilekçesi verildiğinin” beyan edildiği, istinaf başvuru ve maktu harçlarının da yatırılmadığı, bu dilekçenin istinaf başvurusu olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan gerekçeli kararının davalı vekiline 08.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli istinaf dilekçesinin iki haftalık süre geçtikten sonra 24.03.2019 tarihinde ibraz edildiği, istinaf başvuru ve maktu harcının 15.04.2019 tarihinde yatırıldığı, Mahkemenin istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine olan ilk rapor varken sonradan sunulan delile dayalı olarak tanzim edilen ikinci rapora göre verilen kararın usul ve esas açısından hukuka aykırılık taşıdığını, sonradan sunulan delile muvafakatlarının bulunmadığını, teknik açıdan bir çok yenilik unsuru barındıran müvekkiline ait faydalı modelin dava dışı firmanın faydalı modeliyle benzerlik unsurlarına haizmiş gibi oluşturulan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi heyetinin konuyu yorumlayabilecek yeterliliğe sahip olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, birleşen dava faydalı modele tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 345 ve 346 ncı maddeleri.

2. 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (551 sayılı KHK) 165 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109948300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.