Münfesih olmayan ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4878 E. 2023/5951 K. · · İlk derece: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Şirketin ticaret sicilinden terkini kanunda öngörülmeyen bir sebeple (örneğin yalnızca adreste tespit edilememesi nedeniyle) yapılmış ve başkaca bir münfesihlik sebebi de ileri sürülmemişse, ihya edilen şirket münfesih sayılmaz; münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmaz.
Ele alınan sorunlar
Kanunda öngörülmeyen sebeple terkin edilen şirketin ihyasında tasfiye memuru atanmasının zorunlu olup olmadığı → ret
İddia: Davalı sicil müdürlüğü, sınırlı olarak ihyasına ve ek tasfiyesine karar verilen şirketlerde tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhyası istenen şirket hakkında başkaca bir münfesihlik sebebi ileri sürülmemiştir; terkin sebebi 'adreste tespit edilememe' olup şirket kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin edilmiştir. Kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı anlaşılan ve münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağından, davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kanunda öngörülmeyen sebeple terkin edilen şirketin münfesih sayılamayacağı ve ihyasında tasfiye memuru atanmasının gerekmediği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ münfesih şirket↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1612 E. 2024/2410 K.
Ortak:re'sen terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti.'nden alacaklı olduğunu, bu nedenle «ihyası» istenilen şirket hakkında takibe geçildiğini, «takibin kesinleştiğini», bu süreçte ihyası istenen şirketin 18.02.2015 tarihinde «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin görüldüğünü, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi «tasfiye memuru» ile «ticaret sicile» yöneltilecek dava sonucunda «tüzel kişiliğin» yeniden ihyası ile mümkün olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı bulunan ...
… le 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması için «ihtarname» hazırlandığı ve «ihtarın» Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine ve şirkete «tebligat» yapılmadığı, şirketin yasada belirtilmeyen bir sebepten ötürü «terkin» edildiği takibin sonlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına, «ihyası» istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına», davalı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin «ticaret sicil» «kaydının» terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilmiş, ancak «terkin» «sebebi» gerekçe gösterilerek «tasfiye memuru atanmadığını», oysa 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci bendi gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ta …
Benzer bu kararda… nin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması, için «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı,bu kapsamda hazırlanan «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan «ilan» ile yetinilerek «terkin» işleminin yapıldığı, ayrıca «ihyası» talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, «derdest» dosyası bulunan şirketin sicilden «resen terkin» edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil «kaydının» silindiği, buna göre davalı sicil müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının «hukuki yararının» bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı ... sicil müdürlüğü 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» etttiği, bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ahuzar Tekstil Gıda İnşaat Emlak Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tüzel kişiliğinin» İstanbul 23.İcra Müdürlüğünün 2013/26172 E. sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
… n adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı tarafından 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması için «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu kapsamda hazırlanan «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan «ilan» ile yetinilerek «terkin» işleminin yapıldığı, ayrıca «ihyası» talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, «derdest» dosyası bulunan şirketin sicilden «resen terkin» edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin 6102 sayılı Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil «kaydının» silindiği, buna göre davalının işleminin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
… dava konusu şirket hakkında dava/icra takibi bulunduğuna dair sicil kayıtlarına intikal eden bir bildirim bulunmamasına rağmen, adresin tespit edilememesi hususunun «resen terkin» «sebebi» olmadığı şeklinde hatalı değerlendirme, resen terkin prosedürünün mevzuata uygun olmasına rağmen müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, müvekkili müdürlükçe tesis edilen resen terkin işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, aleyhe «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, dava konusu şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · takibin kesinleşmesi · münfesihlik · resen terkin · ticaret sicilinden terkin · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik
Benzer bu kararda… n adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı tarafından 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması için «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu kapsamda hazırlanan «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan «ilan» ile yetinilerek «terkin» işleminin yapıldığı, ayrıca «ihyası» talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, «derdest» dosyası bulunan şirketin sicilden «resen terkin» edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin 6102 sayılı Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil «kaydının» silindiği, buna göre davalının işleminin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
… nin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması, için «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı,bu kapsamda hazırlanan «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan «ilan» ile yetinilerek «terkin» işleminin yapıldığı, ayrıca «ihyası» talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, «derdest» dosyası bulunan şirketin sicilden «resen terkin» edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil «kaydının» silindiği, buna göre davalı sicil müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının «hukuki yararının» bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı ... sicil müdürlüğü 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» etttiği, bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ahuzar Tekstil Gıda İnşaat Emlak Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tüzel kişiliğinin» İstanbul 23.İcra Müdürlüğünün 2013/26172 E. sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
… dava konusu şirket hakkında dava/icra takibi bulunduğuna dair sicil kayıtlarına intikal eden bir bildirim bulunmamasına rağmen, adresin tespit edilememesi hususunun «resen terkin» «sebebi» olmadığı şeklinde hatalı değerlendirme, resen terkin prosedürünün mevzuata uygun olmasına rağmen müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, müvekkili müdürlükçe tesis edilen resen terkin işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, aleyhe «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, dava konusu şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti. aleyhine davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, «ödeme emrine itiraz» edilmeyerek «takibin kesinleştiğini», takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin davalı tarafından ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğinin fark edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını ve müvekkilinin haklı alacağına ulaşamamış olması nedeniyle «ihya» talebinde «hukuki yarar» bulunduğunu ileri sürerek dava dışı şirketin ihyasını talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4878 E. , 2023/5951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1362 Esas, 2023/1045 Karar
DAVA TARİHİ 22.02.2023
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/173 E., 2023/341 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası istenilen ... Ahşap Dekorasyon İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alacaklı olduğunu, bu nedenle ihyası istenilen şirket hakkında takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, bu süreçte ihyası istenen şirketin 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin görüldüğünü, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı bulunan ... Ahşap Dekorasyon İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'.nden borçları ödenmeden terkin edilemeyeceğinden şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; re’sen terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, şirketin tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı vekilince de, dava dilekçesinde bu yönde bir talep de bulunulmadığını, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarın Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine ve şirkete tebligat yapılmadığı, şirketin yasada belirtilmeyen bir sebepten ötürü terkin edildiği takibin sonlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilmiş, ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci bendi gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunluluk da arz ettiğini ileri sürerek şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, "terkin sebebinin "adreste tesbit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin yapıldığı anlaşılan münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, temyiz yolunun açık olduğunu, adresin tespit edilememesi durumunun resen terkin sebebi olmadığı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu ihyası istenilen şirkete tasfiye memuru atamasının zorunlu ve zaruru olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109932800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz