Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3616 E. 2023/7573 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5941 sayılı çek kanunu↗ karşılıksızdır işlemi↗ uygun illiyet bağı↗ kısmi ödeme↗ aval↗ illiyet bağı↗ lehtar↗ ciro↗ garantörlük↗ keşideci↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ esastan ret↗ çek↗ maddi tazminat↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/293 E., 2021/570 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çekin M.C. isimli keşideci tarafından 05.08.2018 düzenleme tarihli, Sivas düzenleme yerli, Tasarım […]Ç. lehine, 40.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, lehtarın çeki davacıya ciro etmek amacıyla sehven kaşesini çekin ön yüzüne bastığını ancak altına imza atmadığını, imzasız kaşeyi aval saymanın mümkün olmadığını, sonrasında taraflarca ciro işlemini tamamlamak amacıyla senedin arka yüzüne adı, vergi numarası, adresi ve telefon numarası yazılı kaşeyi bastıklarını ve altını imzalayarak davacıya ciro ettiklerini, çekin talebe rağmen yazılmaması üzerine son ibraz tarihinde Sivas Kızılırmak şubesine ibrazı ile çekin ait olduğu Diyarbakır Dağkapı Şubesi'nden çekin neden yazılamayacağına ilişkin bilgi istendiğini, Diyarbakır Dağkapı şubesi ise yazılı olarak verdiği cevapta "kaşe ve imzanın keşideci kısmına atılmış olduğu ve keşideci M.C.'nin imzasının tespit edilebilirliğinin ortadan kalktığı dikkate alındığında Tasarım […]Ç.'ye ait imzanın aval olarak değerlendirilmesinin uygun olmayacağı, çekin keşideci imzasının teşhis edilebilirliğinin ortadan kalktığı" şeklinde gerekçe sunduklarını, çeki incelemeden verilen bu gerekçeyi kabul etmenin mümkün olmadığını, zira çek incelendiğinde görüleceği üzere M.C.'nin imzasının tespit edilebilir halde olduğunu, süresi içinde ibraz edilen çekin, karşılığının bulunması halinde, muhatabın çek bedelini ödeme yükümlülüğünün olduğunu ileri sürerek davaya konu çekin karşılığı olan 40.000,00 TL maddi tazminatın ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği 05.08.2018 tarihinden itibaren geçen her gün için binde üç oranında gecikme cezasının davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; lehtarın söz konusu çeki davacıya ciro etmek isterken sehven keşidecinin ad soyad ve imzasının bulunduğu yere kaşesini bastığını, bu durumun keşidecinin imzasının tespit edilebilirliğini ortadan kaldırdığını, dava konusu çek davalı bankaya ibraz edilmişse de o tarihte çekin ödenebilmesi için hesabın müsait olmadığını, bu sebep dahi çekin ödenmemiş olmasında davalı bankanın haklılığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çekin geçerli olduğu ve tahsil kabiliyetinin bulunduğu, davacı tarafından davalı bankaya ibraz edilmesine rağmen çek bedelinin davacıya ödenmediği, çek hesabının 05.08.2018 tarihinde kısmi ödemeye, 06.08.2018 ve 07.08.2018 tarihlerinde tam ödemeye, 08.08.2018 ile 15.08.2018 tarihleri arasında ise kısmi ödemeye müsait olduğu, davalı bankanın davacının kısmi ödemeyi kabul etmesi halinde kısmi ödeme yapılıp kalan kısım için karşılıksız işlemi yapması, davacının kısmi ödemeyi kabul etmemesi halinde ise çek bedelinin tamamı yönünden karşılıksız işlemi yapması gerektiği, davalı bankanın bu işlemleri yapmadığı gibi hesabın müsait olduğu günlerde çek bedelinin ödemesini yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu çek bedeli olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5941 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince 05.08.2018 tarihinden itibaren geçen her gün için çek bedeli üzerinden binde üç oranında gecikme cezasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olarak tesis edildiğini, söz konusu yerel mahkeme kararının taraflarına tebliğ edilmeden, davacı vekili tarafından Sivas İcra Dairesi 2021/23069 E. sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çek bedelinin davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın kusuru sonucu çek bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerektiği, öncelikle davacının ticari ilişkide bulunduğu çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını tahsile çalışması, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde bu kez davalı banka aleyhine dava açma hakkının doğacak olması karşısında, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine açılan işbu davada, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için gereken zararın doğmuş olması şartının henüz gerçekleşmediği, davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının davacı tarafından hukuken geçerli, kesin ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı bankanın çekin keşidecisinin imzasının sıhhatini sorgulaması gerektiği, davacının zararını keşide edenden talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankanın çek ödemesinin garantörü olduğunu, muhataplık ilişkisinin illiyet bağı sayılması gerektiğini, en azından binde üç cezanın ödenmesi gerektiğini, çek hesabında karşılık bulunmasına rağmen ödeme yapılmadığını, keşidecinin kardeşinin çek ibraz edilen şubede çalıştığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kendisine ibraz edilen çekteki keşideci imzasının çekte tespit edilememesi nedeniyle bankanın çek bedelini ödememesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5941 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3616 E. , 2023/7573 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/532 Esas, 2022/577 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/293 E., 2021/570 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çekin M.C. isimli keşideci tarafından 05.08.2018 düzenleme tarihli, Sivas düzenleme yerli, Tasarım […]Ç. lehine, 40.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, lehtarın çeki davacıya ciro etmek amacıyla sehven kaşesini çekin ön yüzüne bastığını ancak altına imza atmadığını, imzasız kaşeyi aval saymanın mümkün olmadığını, sonrasında taraflarca ciro işlemini tamamlamak amacıyla senedin arka yüzüne adı, vergi numarası, adresi ve telefon numarası yazılı kaşeyi bastıklarını ve altını imzalayarak davacıya ciro ettiklerini, çekin talebe rağmen yazılmaması üzerine son ibraz tarihinde Sivas Kızılırmak şubesine ibrazı ile çekin ait olduğu Diyarbakır Dağkapı Şubesi'nden çekin neden yazılamayacağına ilişkin bilgi istendiğini, Diyarbakır Dağkapı şubesi ise yazılı olarak verdiği cevapta "kaşe ve imzanın keşideci kısmına atılmış olduğu ve keşideci M.C.'nin imzasının tespit edilebilirliğinin ortadan kalktığı dikkate alındığında Tasarım […]Ç.'ye ait imzanın aval olarak değerlendirilmesinin uygun olmayacağı, çekin keşideci imzasının teşhis edilebilirliğinin ortadan kalktığı" şeklinde gerekçe sunduklarını, çeki incelemeden verilen bu gerekçeyi kabul etmenin mümkün olmadığını, zira çek incelendiğinde görüleceği üzere M.C.'nin imzasının tespit edilebilir halde olduğunu, süresi içinde ibraz edilen çekin, karşılığının bulunması halinde, muhatabın çek bedelini ödeme yükümlülüğünün olduğunu ileri sürerek davaya konu çekin karşılığı olan 40.000,00 TL maddi tazminatın ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği 05.08.2018 tarihinden itibaren geçen her gün için binde üç oranında gecikme cezasının davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; lehtarın söz konusu çeki davacıya ciro etmek isterken sehven keşidecinin ad soyad ve imzasının bulunduğu yere kaşesini bastığını, bu durumun keşidecinin imzasının tespit edilebilirliğini ortadan kaldırdığını, dava konusu çek davalı bankaya ibraz edilmişse de o tarihte çekin ödenebilmesi için hesabın müsait olmadığını, bu sebep dahi çekin ödenmemiş olmasında davalı bankanın haklılığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çekin geçerli olduğu ve tahsil kabiliyetinin bulunduğu, davacı tarafından davalı bankaya ibraz edilmesine rağmen çek bedelinin davacıya ödenmediği, çek hesabının 05.08.2018 tarihinde kısmi ödemeye, 06.08.2018 ve 07.08.2018 tarihlerinde tam ödemeye, 08.08.2018 ile 15.08.2018 tarihleri arasında ise kısmi ödemeye müsait olduğu, davalı bankanın davacının kısmi ödemeyi kabul etmesi halinde kısmi ödeme yapılıp kalan kısım için karşılıksız işlemi yapması, davacının kısmi ödemeyi kabul etmemesi halinde ise çek bedelinin tamamı yönünden karşılıksız işlemi yapması gerektiği, davalı bankanın bu işlemleri yapmadığı gibi hesabın müsait olduğu günlerde çek bedelinin ödemesini yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu çek bedeli olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5941 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince 05.08.2018 tarihinden itibaren geçen her gün için çek bedeli üzerinden binde üç oranında gecikme cezasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olarak tesis edildiğini, söz konusu yerel mahkeme kararının taraflarına tebliğ edilmeden, davacı vekili tarafından Sivas İcra Dairesi 2021/23069 E. sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çek bedelinin davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın kusuru sonucu çek bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerektiği, öncelikle davacının ticari ilişkide bulunduğu çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını tahsile çalışması, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde bu kez davalı banka aleyhine dava açma hakkının doğacak olması karşısında, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine açılan işbu davada, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için gereken zararın doğmuş olması şartının henüz gerçekleşmediği, davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının davacı tarafından hukuken geçerli, kesin ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı bankanın çekin keşidecisinin imzasının sıhhatini sorgulaması gerektiği, davacının zararını keşide edenden talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankanın çek ödemesinin garantörü olduğunu, muhataplık ilişkisinin illiyet bağı sayılması gerektiğini, en azından binde üç cezanın ödenmesi gerektiğini, çek hesabında karşılık bulunmasına rağmen ödeme yapılmadığını, keşidecinin kardeşinin çek ibraz edilen şubede çalıştığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kendisine ibraz edilen çekteki keşideci imzasının çekte tespit edilememesi nedeniyle bankanın çek bedelini ödememesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5941 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109835100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz