Salt dekont banka nezdinde alacaklı olunduğunu ortaya koymaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5280 E. 2023/7092 K. · · İlk derece: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Banka nezdinde mevduat alacağının varlığı, yalnızca hesap açılışına ilişkin bir dekont veya hesap durum belgesiyle ispatlanamaz; alacaklı olduğunu ileri süren kişinin, dekontta görünen tutarın kaynağını ve paranın fiilen bankaya girdiğini kanıtlaması gerekir. Hataya dayalı kaydi nitelikteki bir hesap işlemine ilişkin belge tek başına alacaklılığı ortaya koymaz.
Ele alınan sorunlar
Banka nezdindeki mevduat alacağının varlığının ispatı → ret
İddia: Davacı, hesap açılışına ilişkin dekont ve vadeli ana hesap durumu belgesiyle parasının varlığını ispatladığını, banka çalışanının talimatını tahrif ettiğini, bazı talimatların işleme alınmayıp üzerlerinin çizildiğini ve bunların kendisinden gizlendiğini, banka ile BDDK müfettişlerince düzenlenen raporların birbirinin aynı olduğundan dikkate alınamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı, havalesini talep ettiği tutarın davalı bankanın ilk çalıştığı şubesinde mevcut olduğunu kanıtlayamadığı gibi bu paranın o şubeden diğer şubeye havale edildiğini veya diğer şubeye bu miktarda parayı nakit olarak yatırdığını da kanıtlayamamıştır. Dosyadaki raporlarda yurt dışı şube hesap dökümlerinin incelenmesi sonucunda, vadeli hesapların temditler sonucunda kalan mevduat tutarının davacının hesabına aktarıldığı ve davacının talimatıyla önceki şubedeki hesabına virman yapıldığı belirlenmiştir. Dolayısıyla davacının dayandığı dekonttaki tutarın kaynağı ve paranın fiilen bankaya girdiği kanıtlanamamış olup işlem hataya dayalı kaydi niteliktedir; salt dekont, davacının alacaklı olduğunu ortaya koyamaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Hesap açılış dekontunun tek başına mevduat alacağını ispata yetmeyeceği, paranın fiilen bankaya girdiğinin kanıtlanması gerektiği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat↗ dekont↗ kaydi işlem↗ ispat yükü↗ virman↗ bankacılık işlemi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… na kadar hesaplarına para yatırarak USD ve vadeli hesapta tuttuğunu, müvekkilinin 23.01.2003 tarihinde Gebze Şubesine giderek şubeden hesap dökümü istediğini, banka «görevlisi» ...'ın, paranın 0172-4003971-9 vadeli hesapta olduğunu söylediğini ve «vade» başlangıcı 17.01.2003, vade sonu 17.02.2003 olan 28 gün vadeli 550.371,00 USD tutarlı, 23.01.2003 tarihli "Vadeli Ana Hesap Durumu" belgesini verdiğini, 17.01.2003 tarihli 550.371,00 USD tutarlı dekontla müvekkilinin parasının varlığını ispat ettiğini, hesabı açan ve onaylayan görevlinin imzasının dekontta görüldüğünü, davalı banka bu hesabın yanlışlıkla açıldığından aynı gün kapanışının yapıldığını iddia etse de bunu kabul etmenin mümkün olmadığını, para olmadan hesap açılamayacağını, yine müvekkilinin onayı olmadan hesabın kapatılamayacağını, müvekkilinin hesabını Rahmanlar Şubesine taşımaya karar verip 17.03.2003 tarihinde 185.384,00 USD + faiz hesabının hemen, 551.763,00 USD+faiz hesabının ertesi sabah Rahmanlar Şubesine «virman» yapılması ve hesabının kapatılması için talimat faksladığını, Gebze şubesinin aynı gün 185.384,00 USD virman yaptığını, ertesi gün 551.763,00 USD'nin virman edilememesi üzerine müvekkilinin Şubeyi arayıp paranın neden virman yapılmadığını sorduğunda para olmadığının söylendiğini, davalı banka çalışanının 17.03.2003 tarihli talimatı «tahrif» ettiğini, sonradan edinilen bilgilere göre görevli ... ... tarafından 17.03.2003 tarihli talimatın 551.763,00 USD olan kısmının çizilerek işleme almadığını, İstanb …
… n havalesini talep ettiği 551.763,00 USD'nin davalı bankanın Rahmanlar şubesinde mevcut olduğunu kanıtlayamadığı gibi bu paranın Rahmanlar şubesinden Gebze şubesine «havale» edildiğini veya Gebze şubesine bu miktarda parayı nakit olarak yatırdığını da kanıtlayamadığı, mübrez raporlarda Bahreyn hesap dökümlerinin incelenmesinde; vadeli hesapların temditler sonucunda kalan mevduat tutarının davacının Gebze Şubesine aktarıldığı ve bunun neticesinde de davacının talimatı ile Rahmanlar Şubesindeki hesabına 17.03.2003 tarihinde 187.727,02 USD «virman» yapıldığının belirlendiği, dolayısıyla davacının dayandığı dekonttaki 550.371,00 USD'nin kaynağını ve paranın fiilen bankaya girdiğini kanıtlayamadığı, işlemin hataya dayalı «kaydi» nitelikte olduğu, salt dekontun davacının alacaklı olduğunu ortaya koyamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5280 E. , 2023/7092 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1790 Esas, 2022/689 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2013/13 E., 2019/274 K
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mevduatını uzun yıllardır davalı bankada değerlendirdiğini, işlemlerini de Rahmanlar Şubesi çalışanı ... ...'in takip ettiğini, Rahmanlar Şubesinden Gebze Şubesine tayin olan ... ...'in hesaplarını Gebze Şubesine aktarmasını istemesi nedeniyle müvekkilinin döviz hesaplarını Gebze Şubesine aktardığını, Bahreyn hesaplarına yatırım yapıldığını, süreç içinde müvekkilinin talimatlarının işleme alınmadığını, üzeri çizilerek eklemeler yapıldığını ve bütün bunların müvekkilinden saklandığını, müvekkilinin 2003 yılına kadar hesaplarına para yatırarak USD ve vadeli hesapta tuttuğunu, müvekkilinin 23.01.2003 tarihinde Gebze Şubesine giderek şubeden hesap dökümü istediğini, banka görevlisi ...'ın, paranın 0172-4003971-9 vadeli hesapta olduğunu söylediğini ve vade başlangıcı 17.01.2003, vade sonu 17.02.2003 olan 28 gün vadeli 550.371,00 USD tutarlı, 23.01.2003 tarihli "Vadeli Ana Hesap Durumu" belgesini verdiğini, 17.01.2003 tarihli 550.371,00 USD tutarlı dekontla müvekkilinin parasının varlığını ispat ettiğini, hesabı açan ve onaylayan görevlinin imzasının dekontta görüldüğünü, davalı banka bu hesabın yanlışlıkla açıldığından aynı gün kapanışının yapıldığını iddia etse de bunu kabul etmenin mümkün olmadığını, para olmadan hesap açılamayacağını, yine müvekkilinin onayı olmadan hesabın kapatılamayacağını, müvekkilinin hesabını Rahmanlar Şubesine taşımaya karar verip 17.03.2003 tarihinde 185.384,00 USD + faiz hesabının hemen, 551.763,00 USD+faiz hesabının ertesi sabah Rahmanlar Şubesine virman yapılması ve hesabının kapatılması için talimat faksladığını, Gebze şubesinin aynı gün 185.384,00 USD virman yaptığını, ertesi gün 551.763,00 USD'nin virman edilememesi üzerine müvekkilinin Şubeyi arayıp paranın neden virman yapılmadığını sorduğunda para olmadığının söylendiğini, davalı banka çalışanının 17.03.2003 tarihli talimatı tahrif ettiğini, sonradan edinilen bilgilere göre görevli ...
... tarafından 17.03.2003 tarihli talimatın 551.763,00 USD olan kısmının çizilerek işleme almadığını, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/218 E., 2009/9 K. sayılı dosyasında ... ...'in zimmet suçundan beraatine ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.12.2010 tarihli kararı ile kamu davasının zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, davalı banka müfettişlerinin ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) soruşturma rapor düzenlediğini, ceza dosyasındaki bilirkişilerin bu raporları esas alarak rapor düzenlediğini, birbirinin aynı olan bu raporların dikkate alınamayacağın ileri sürerek 978.559,00 TL'nin 17.01.2003 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hesaplarından pek çok kez nakit çekimi gerçekleştirdiğini, hiç para çekmediği kabul edilse dahi Bahreyn şubesi nezdinde hesap açılması amacı ile yatırılan tutarların toplamının 306.093,00 USD olabileceğini, 17.01.2003 tarihine kadar iddia edildiği gibi 550.371,00 USD tutarına ulaşmasının faiz oranları dikkate alındığında mümkün olmadığını, verilen 23.01.2003 tarihli sistem görüntüsünde hesabın kapalı olarak belirtildiğini, davacının bu durumun farkına varmayarak 2 ay sonra talepte bulunmasının şüphe uyandırdığını, sehven açılan hesap dökümünü banka çalışanı ile aralarında özel güven ilişkisi doğrultusunda elde eden davacının yalnızca bu belgeye dayanarak dolandırıldığı iddiasında bulunmasının gerçeği yansıtmadığını, davacının tek dayanağının sehven açılıp 5 dakika sonra kapatılan bir hesaba ilişkin döküm olduğunu, davacı ile banka personeli arasında bankacılık ilişkisi dışında kişisel güvene dayalı diyalog bulunduğunu, hesabın açılmasından yalnızca 5 dakika sonra yapılan kapama işlemi ve dekont üzerine yazılan sehven şerhinin işlemin niteliğini açıkça ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı bankanın Rahmanlar şubesiyle çalışmakta iken paralarını Gebze şubesine aktardığı, davacının havalesini talep ettiği 551.763,00 USD'nin davalı bankanın Rahmanlar şubesinde mevcut olduğunu kanıtlayamadığı gibi bu paranın Rahmanlar şubesinden Gebze şubesine havale edildiğini veya Gebze şubesine bu miktarda parayı nakit olarak yatırdığını da kanıtlayamadığı, mübrez raporlarda Bahreyn hesap dökümlerinin incelenmesinde; vadeli hesapların temditler sonucunda kalan mevduat tutarının davacının Gebze Şubesine aktarıldığı ve bunun neticesinde de davacının talimatı ile Rahmanlar Şubesindeki hesabına 17.03.2003 tarihinde 187.727,02 USD virman yapıldığının belirlendiği, dolayısıyla davacının dayandığı dekonttaki 550.371,00 USD'nin kaynağını ve paranın fiilen bankaya girdiğini kanıtlayamadığı, işlemin hataya dayalı kaydi nitelikte olduğu, salt dekontun davacının alacaklı olduğunu ortaya koyamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı bankanın ve çalışanının hukuka aykırı işlemlerinin dikkate alınmadığını, davalı banka çalışanı tarafından vadeli döviz hesapları ile Bahreyn hesaplarına yatırım yapıldığı bilgisi verilmesi nedeniyle müvekkilinin daha sonraki talimatlarını verdiğini, bazı talimatların işleme alınmadığını, üzerinin çizildiğini, eklemeler yapıldığını ve bunların müvekkilinden gizlendiğini, itiraza rağmen davalı bankanın Gebze Şubesi kayıtlarını inceletmediğini, davalı bankanın talep edilen bilgileri vermediğini, ceza mahkemesinde hatalı olarak beraat kararı verilmesine neden olan raporların Mahkemece bilirkişi incelemesinde kullanılmasının ve kararda dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, banka ve BDDK müfettişleri tarafından düzenlenen raporların birbirinin aynı olduğunu, Yargıtay tebliğnamesinde beraat kararının kaldırılmasının talep edildiğini, Mahkemece bilirkişi incelemesinin davalı bankanın bilişim sistemi üzerinden yaptırıldığını, verilerin doğruluğunun 14.04.2014 tarihli dilekçeleri doğrultusunda yapılacak inceleme ile ortaya çıkabileceğini, 17.01.2003 tarihinde 550.371,00 USD'lik hesabın açıldığı ve aynı gün hesabın kapandığını, hesap açma ve kapama işlemlerinin bankanın yetkili çalışanları tarafından yapıldığını ayrıca müvekkiline 23.01.2003 tarihinde 550.371,00 USD ile ilgili hesap durum raporu verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı bankadan talep edebileceği alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109710900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz