6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ödememe protestosu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6388 E. 2024/8014 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödememe protestosu protesto kişilik haklarına saldırı ihbar yükümlülüğü kişilik hakları lehtar vekâlet ücreti hakkaniyet ispat yükü hamil keşideci bono ihbar maddi ve manevi tazminat ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat dava sebebi cy/cy kaydı ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 723

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/341 E., 2022/1008 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşidecisi olduğu olduğu bononun lehtar tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir ihbarda bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde ödememe protestosu çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto kaydının eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu hususu ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğini ileri sürerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu tarafından müvekkiline ait protesto sicil kaydının düzeltilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine müvekkili bankanın ihbar külfetini yerine getirip davacıya 11.09.2019 tarihinde ihbarname gönderdiğini ancak aksi durumda dahi müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini zira bonoda hamilin ihbar külfeti bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen protestonun haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de ibraz etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının kişilik haklarına saldırı niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve hakkaniyetli olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi bakımından davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı banka tarafından davacıya gönderilen ödeme protestosunun haksız olduğunun tespiti ile bu husustaki kayıtların düzeltilmesine ve haksız protesto nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 723 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kabul edilen manevi tazminat ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilerek istinaf başvurusu sadece bu iki husus bakımından incelenmiş ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup istinaf dilekçesi incelendiğinde; davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını sadece Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen hususlar yönünden değil protestonun haksız olduğunun tespiti ve sicil kaydının düzeltilmesi yönünden de istinaf ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu edilen tüm hususlar hakkında inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9835 E. 2015/9690 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14930 E. 2011/223 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz | Borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczine karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2798 E. 2016/3147 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6388 E.  ,  2024/8014 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/581 Esas, 2023/881 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/341 E., 2022/1008 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşidecisi olduğu olduğu bononun lehtar tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir ihbarda bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde ödememe protestosu çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto kaydının eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu hususu ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğini ileri sürerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu tarafından müvekkiline ait protesto sicil kaydının düzeltilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine müvekkili bankanın ihbar külfetini yerine getirip davacıya 11.09.2019 tarihinde ihbarname gönderdiğini ancak aksi durumda dahi müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini zira bonoda hamilin ihbar külfeti bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen protestonun haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de ibraz etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının kişilik haklarına saldırı niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve hakkaniyetli olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi bakımından davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı banka tarafından davacıya gönderilen ödeme protestosunun haksız olduğunun tespiti ile bu husustaki kayıtların düzeltilmesine ve haksız protesto nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 723 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kabul edilen manevi tazminat ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilerek istinaf başvurusu sadece bu iki husus bakımından incelenmiş ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup istinaf dilekçesi incelendiğinde;

davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını sadece Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen hususlar yönünden değil protestonun haksız olduğunun tespiti ve sicil kaydının düzeltilmesi yönünden de istinaf ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu edilen tüm hususlar hakkında inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 19.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108607400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.