Ödememe protestosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6388 E. 2024/8014 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödememe protestosu↗ protesto↗ kişilik haklarına saldırı↗ ihbar yükümlülüğü↗ kişilik hakları↗ lehtar↗ vekâlet ücreti↗ hakkaniyet↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ ihbar↗ maddi ve manevi tazminat↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/341 E., 2022/1008 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşidecisi olduğu olduğu bononun lehtar tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir ihbarda bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde ödememe protestosu çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto kaydının eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu hususu ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğini ileri sürerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu tarafından müvekkiline ait protesto sicil kaydının düzeltilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine müvekkili bankanın ihbar külfetini yerine getirip davacıya 11.09.2019 tarihinde ihbarname gönderdiğini ancak aksi durumda dahi müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini zira bonoda hamilin ihbar külfeti bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen protestonun haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de ibraz etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının kişilik haklarına saldırı niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve hakkaniyetli olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi bakımından davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka tarafından davacıya gönderilen ödeme protestosunun haksız olduğunun tespiti ile bu husustaki kayıtların düzeltilmesine ve haksız protesto nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 723 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kabul edilen manevi tazminat ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilerek istinaf başvurusu sadece bu iki husus bakımından incelenmiş ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup istinaf dilekçesi incelendiğinde; davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını sadece Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen hususlar yönünden değil protestonun haksız olduğunun tespiti ve sicil kaydının düzeltilmesi yönünden de istinaf ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu edilen tüm hususlar hakkında inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9835 E. 2015/9690 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «keşidecisi» olduğu olduğu «bononun» «lehtar» tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir «ihbarda» bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde «ödememe protestosu» çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto «kaydının» eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, bu hususu «ispat yükünün» davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğ …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen «protestonun» haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar «maddi tazminat» talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının «kişilik haklarına saldırı» niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve «hakkaniyetli» olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan «ödememe protestosunun» haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil «kaydının» bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine ka …
Ancak İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan «ödememe protestosunun» haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil «kaydının» bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup istinaf dilekçesi incelendiğinde …
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciranta · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaİİK’nın «257»/1 maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Somut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14930 E. 2011/223 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «keşidecisi» olduğu olduğu «bononun» «lehtar» tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir «ihbarda» bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde «ödememe protestosu» çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto «kaydının» eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, bu hususu «ispat yükünün» davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğ …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine müvekkili bankanın «ihbar» külfetini yerine getirip davacıya 11.09.2019 tarihinde ihbarname gönderdiğini ancak aksi durumda dahi müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini zira «bonoda» «hamilin» ihbar külfeti bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen «protestonun» haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar «maddi tazminat» talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının «kişilik haklarına saldırı» niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve «hakkaniyetli» olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan «ödememe protestosunun» haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil «kaydının» bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine ka …
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, «ödememe protestosu» çektiğine dair evrak sunmadığı, bir kişinin mallarını kaçırma niyetinin olduğu yönündeki alacaklı iddiasının, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli neden olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, İİK’nun «257»/1 maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterli olup «bono» «keşidecisi» hakkında, ödememe protestosu çekilmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Somut olayda, «ihtiyati haciz», «hamil» tarafından, «keşideci» hakkında talep edilmiş olup «bono» bedelinin vadesinde ödenmediği de göz önüne alınarak, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» isteyenin, «protesto» çektiğine dair evrak sunmadığı ve bir kişinin mallarını kaçırma niyetinin olduğu yönündeki alacaklı iddiasının ihtiyati haciz kararı için yeterli gerekçe olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, «ödememe protestosu» çektiğine dair evrak sunmadığı, bir kişinin mallarını kaçırma niyetinin olduğu yönündeki alacaklı iddiasının, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli neden olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, İİK’nun «257»/1 maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterli olup «bono» «keşidecisi» hakkında, ödememe protestosu çekilmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» isteyenin, «protesto» çektiğine dair evrak sunmadığı ve bir kişinin mallarını kaçırma niyetinin olduğu yönündeki alacaklı iddiasının ihtiyati haciz kararı için yeterli gerekçe olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz», «hamil» tarafından, «keşideci» hakkında talep edilmiş olup «bono» bedelinin vadesinde ödenmediği de göz önüne alınarak, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2798 E. 2016/3147 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «keşidecisi» olduğu olduğu «bononun» «lehtar» tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir «ihbarda» bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde «ödememe protestosu» çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto «kaydının» eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, bu hususu «ispat yükünün» davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğ …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen «protestonun» haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar «maddi tazminat» talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının «kişilik haklarına saldırı» niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve «hakkaniyetli» olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan «ödememe protestosunun» haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil «kaydının» bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine ka …
Ancak İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan «ödememe protestosunun» haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil «kaydının» bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup istinaf dilekçesi incelendiğinde …
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · ciranta · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın «257»/1. maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Somut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6388 E. , 2024/8014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/581 Esas, 2023/881 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/341 E., 2022/1008 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşidecisi olduğu olduğu bononun lehtar tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya devredildiğini, davalı bankanın hiçbir ihbarda bulunmadan müvekkiline noter marifetiyle 31.10.2019 tarihinde ödememe protestosu çektiğini, müvekkilinin protestodan haberdar olunca senet bedelini derhal ödeyip davalıdan, işlenen protesto kaydının eski hale getirilmesini istediğini ancak davalının bu talebi karşılamadığını, davalı bankanın ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu hususu ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkilinin davalı banka yüzünden kredi çekemediğini, protesto durumunun sicile işlenmesinden dolayı hiçbir bankanın müvekkiline kredi vermediğini ileri sürerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu tarafından müvekkiline ait protesto sicil kaydının düzeltilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine müvekkili bankanın ihbar külfetini yerine getirip davacıya 11.09.2019 tarihinde ihbarname gönderdiğini ancak aksi durumda dahi müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini zira bonoda hamilin ihbar külfeti bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilen protestonun haksız protesto niteliğinde olduğu, haksız protestonun keşide edilmesi noktasında davalının kusurlu olduğu, davacı taraf her ne kadar maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da bu yönde maddi zararının bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir delil de ibraz etmediği, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının herhangi bir maddi zararının bulunduğunun tespit edilemediği, haksız protestonun aynı zaman davacının kişilik haklarına saldırı niteliği bulunduğu ve davacının bu işlem neticesinde manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplumsal statüleri, zararı doğuran eylem ile paranın alım gücü de nazara alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde ve hakkaniyetli olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi bakımından davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka tarafından davacıya gönderilen ödeme protestosunun haksız olduğunun tespiti ile bu husustaki kayıtların düzeltilmesine ve haksız protesto nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 723 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kabul edilen manevi tazminat ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilerek istinaf başvurusu sadece bu iki husus bakımından incelenmiş ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacı aleyhine keşide edilmiş olan ödememe protestosunun haksız protesto niteliğinde olduğunun tespitine ve davacının protesto sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup istinaf dilekçesi incelendiğinde;
davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını sadece Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen hususlar yönünden değil protestonun haksız olduğunun tespiti ve sicil kaydının düzeltilmesi yönünden de istinaf ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu edilen tüm hususlar hakkında inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 19.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108607400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz