6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İki ortaklı limited şirkette çıkarma kararında nisap sağlanamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5939 E. 2024/7211 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Düzelterek onandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

İki ortaklı limited şirkette, ortaklardan yalnızca birinin katılımıyla toplanan genel kurulda TTK 621'in aradığı nitelikli çoğunluk (temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması) sağlanamayacağından, haklı sebeple ortaklıktan çıkarma davası açılmasına ilişkin karar yok hükmündedir; bu karar dava şartı olduğundan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. Bu durum yasal boşluk değil kanun koyucunun tercihidir. Ayrıca arabuluculukta anlaşmaya varılamaması hâlinde Bakanlık bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline hükmedilmemesi bozma sebebi olmakla birlikte yeniden yargılama gerektirmediğinden düzelterek onama sebebidir.

Ele alınan sorunlar

Ortaklıktan çıkarma davası açılmasına ilişkin genel kurul kararında aranan nitelikli çoğunluk (dava şartı) → ret

Gerekçe: Haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarılması için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce, limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunlukla bu yönde bir karar alınması dava şartıdır. TTK'nın 621 inci maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulmasına ilişkin genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir. İki ortaklı limited şirkette ortaklardan yalnızca birinin iştirakiyle toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluk sağlanamayacağından, bu şekilde alınan karar yok hükmündedir. İki kişilik limited ortaklıkta haklı sebeple ortağın çıkarılması için ortaklık genel kurulu aranmaması gerektiği doktrinde savunulsa da, TTK'daki anılan durum yasal bir boşluk değil bir tercihtir. Dava şartı olan, nitelikli çoğunlukla alınmış ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığından dava, dava şartı yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Arabuluculukta anlaşmaya varılamaması hâlinde Bakanlık bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline hükmedilmemesi → kabul

Gerekçe: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin on dördüncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline dair hüküm kurulması gerekir; bu yönde hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar, ilgili ibare eklenmek suretiyle düzeltilerek onanmıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

İki ortaklı limited şirkette çıkarma davası için gereken nitelikli çoğunluğun tek ortağın katılımıyla sağlanamayacağı ve bunun yasal boşluk sayılamayacağı yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Limited şirkette haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarılması için mahkemeye başvurulmadan önce genel kurulca TTK 621 uyarınca nitelikli çoğunlukla (temsil edilen oyların en az üçte ikisi ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu bir arada) alınmış dava açma kararı bulunması dava şartıdır

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple ortaklıktan çıkarma nitelikli çoğunluk (nisap) dava şartı yokluk limited şirket genel kurulu arabuluculuk gideri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 621(1)-b6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 621/1-h · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A(14)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5939 E.  ,  2024/7211 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/1672 Esas, 2023/1289 Karar

HÜKÜM

Davanın Reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/610 E., 2023/437 K.

Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin "Özel ... Tıp Merkezi" adıyla özel tıp merkezi olarak faaliyet gösterdiğini, ilgili Yönetmelik kapsamında şirket ortaklık yapısının tamamen hekimlerden oluşmasının gerektiğini; şirkette %17,45 oranında paya sahip ortak Dr. ...'un 02.01.2017 tarihinde vefatı nedeniyle ortaklıktaki payının miras yoluyla hekim olmayan oğluna intikal ettiğini, mevzuat uyarınca şirketin bu şekilde işletilmesine en fazla 5 yıl izin verildiğini, bu kapsamda İl Sağlık Müdürlüğü tarafından şirketin ortaklık yapısının mevzuat hükümlerine uygun hale getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu amaçla toplanan genel kurul toplantısına davalının katılmadığını ancak %82,55 oranında paya sahip diğer ortağın katılımıyla davalının ortaklıktan çıkarılması hususunda dava açılması için karar alındığını;

süresinde ortaklık yapısı uygun hale getirilmediğinden şirketin işlettiği tıp merkezinin uygunluk belgesi/ruhsatının iptal edildiğini, faaliyetlerinin süresiz olarak durdurularak kapatıldığını ve şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için davalının ortaklıktan çıkarılmasının gerektiğini belirterek davalının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının babası-murisi Dr. ...'un vefatı üzerine şirket ortaklığının kendisine intikal ettiğini, bu durumun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilerek davalının ortaklığa eklendiğini, mevzuat gereği davalının hisselerini şirketin diğer ortağına devredilmesi yönündeki tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, diğer ortağın süreci bu şekilde bilerek uzattığını ve mevzuattaki 5 yıllık sürenin geçmesini sağladığını, davalının ortaklıktan çıkarılarak ortaklık yapısının Yönetmeliğe uygun hale getirilmesinin ruhsatın hukuki durumunda bir değişiklik yaratmayacağını ve ortaklıktan çıkarılması için haklı sebebin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; davacı şirketin iki ortaklı özel sağlık kuruluşu olması, payları kendisine miras yoluyla intikal eden davalı ortağın hekim olmaması ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince şirketin ortaklık yapısının süresinde mevzuata uygun duruma getirilmemesi karşısında, davalının, şirket ortaklığından çıkartılması için haklı nedenlerin bulunduğu; şirketin 10.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında, davalı hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılması hususunda karar alındığı, dolayısıyla bu konudaki özel dava şartının yerine getirildiği; ayrılma akçesinin hesabı için alınmış olan bilirkişi heyeti raporunda 31.12.2022 tarihi itibariyle şirket rayiç değerinin toplam 558.836,26 TL olarak tespit edildiği, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi durumunda davalının 3.700 adet şirket payına (%17,45) tekabül eden ayrılma akçesinin 97.516,93 TL olarak hesaplandığı ve sonuç olarak davalının TTK m.

640/3 uyarınca şirket ortaklığından çıkarılması için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, davacı şirketteki payının değeri olan 97.516,63 TL ayrılma akçesinin davacı tarafından davalı ortağa ödenmesi koşuluyla, davalının davacı şirket ortaklığından TTK'nın 640/3. maddesi gereğince çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince; haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartı olduğu, davacı tarafından bu yönde alınan genel kurul kararı dosya kapsamına sunulmuş ise de, kararın incelenmesinde genel kurula sadece diğer ortağın katıldığı ve onun olumlu oyu ile karar alındığının gözlendiği, TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği öngörülmüş olup 2 ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin iştiraki ile toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğun sağlanamayacak olması karşısında mezkur kararın yok hükmünde olacağı, iki kişilik limited ortaklıkta haklı sebeble ortağın çıkartılması için ortaklık genel kurulu aranmamasının gerektiği doktrinde savunulsa da, TTK'daki anılan durumun yasal bir boşluk değil bir tercih olması karşısında, işbu davada dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirkette ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 621 inci maddesindeki 2/3 nisabın uygulanması noktasındadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 621 inci maddesinin 1-b fıkrası

3.Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 14üncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline dair hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının onuncu satırından sonra gelmek üzere "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 14üncü fıkrası uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108381700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Düzelterek onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1672 E. 2023/1289 K.

İki ortaklı limited şirkette çıkarma davasında genel kurul kararı dava şartıdır

Gerekçe özeti

İki ortaklı limited şirkette bir ortağın haklı sebeplerle mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkarılması davasının açılabilmesi için, dava açılmadan önce şirket genel kurulunda TTK 621/1-h uyarınca nitelikli çoğunlukla (temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu) bu yönde bir karar alınması dava şartıdır. İki ortaklı bir limited şirkette sadece bir ortağın katılımıyla toplanan genel kurulda bu nitelikli çoğunluk sağlanamayacağından, alınan karar yok hükmündedir ve bu eksiklik davanın dava şartı yokluğundan reddini gerektirir.

Emsal değeri

İki ortaklı limited şirketlerde haklı sebeple çıkarma davasının dava şartı olan genel kurul kararının, tek ortağın katılımıyla alınamayacağı; bu hususun doktrindeki aksi görüşe rağmen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihadı benimsenerek re'sen gözetildiği bir karardır.

Kavramlar: haklı sebeple ortaklıktan çıkarma genel kurul kararı nitelikli çoğunluk dava şartı yok hükmünde karar ayrılma akçesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1672

KARAR NO 2023/1289

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/06/2023

NUMARASI 2022/610 Esas - 2023/437 Karar

DAVA

Limited Şirket Ortaklığından Çıkarılma

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/09/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." adıyla özel tıp merkezi olarak faaliyet gösterdiğini, ilgili Yönetmelik kapsamında şirket ortaklık yapısının tamamen hekimlerden oluşmasının gerektiğini; şirkette %17,45 oranında paya sahip ortak Dr. ...'un 02/01/2017 tarihinde vefatı nedeniyle ortaklıktaki payının miras yoluyla hekim olmayan oğluna intikal ettiğini, mevzuat uyarınca şirketin bu şekilde işletilmesine en fazla 5 yıl izin verildiğini, bu kapsamda İl Sağlık Müdürlüğü tarafından şirketin ortaklık yapısının mevzuat hükümlerine uygun hale getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu amaçla toplanan genel kurul toplantısına davalının katılmadığını ancak %82,55 oranında paya sahip diğer ortağın katılımıyla davalının ortaklıktan çıkarılması hususunda dava açılması için karar alındığını;

süresinde ortaklık yapısı uygun hale getirilmediğinden şirketin işlettiği tıp merkezinin uygunluk belgesi/ruhsatının iptal edildiğini, faaliyetlerinin süresiz olarak durdurularak kapatıldığını ve şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için davalının ortaklıktan çıkarılmasının gerektiğini ileri sürerek, davalının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin babası-murisi Dr. ...'un vefatı üzerine şirket ortaklığının kendisine intikal ettiğini, bu durumun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilerek müvekkilinin ortaklığa eklendiğini, mevzuat gereği müvekkilinin hisselerini şirketin diğer ortağına devredilmesi yönündeki tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, diğer ortağın süreci bu şekilde bilerek uzattığını ve mevzuattaki 5 yıllık sürenin geçmesini sağladığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılarak ortaklık yapısının Yönetmeliğe uygun hale getirilmesinin ruhsatın hukuki durumunda bir değişiklik yaratmayacağını ve ortaklıktan çıkarılması için haklı sebebin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı şirketin iki ortaklı özel sağlık kuruluşu olması, payları kendisine miras yoluyla intikal eden davalı ortağın hekim olmaması ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince şirketin ortaklık yapısının süresinde mevzuata uygun duruma getirilmemesi karşısında, davalının, şirket ortaklığından çıkartılması için haklı nedenlerin bulunduğu; şirketin 10/06/2022 tarihli genel kurul toplantısında, davalı hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılması hususunda karar alındığı, dolayısıyla bu konudaki özel dava şartının yerine getirildiği; ayrılma akçesinin hesabı için alınmış olan bilirkişi heyeti raporunda 31/12/2022 tarihi itibariyle şirket rayiç değerinin toplam 558.836,26-TL olarak tespit edildiği, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi durumunda davalının 3.700 adet şirket payına (%17,45) tekabül eden ayrılma akçesinin 97.516,93-TL olarak hesaplandığı ve sonuç olarak davalının TTK m.640/3 uyarınca şirket ortaklığından çıkarılması için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, davacı şirketteki payının değeri olan 97.516,63-TL ayrılma akçesinin davacı tarafından davalı ortağa ödenmesi koşuluyla, davalının davacı şirket ortaklığından TTK'nın 640/3.

maddesi gereğince çıkarılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, müvekkiline devredilen hissenin 5 yıl içinde Yönetmeliğe uygun hale getirilmesi hususundaki İl Sağlık Müdürlüğü yazısı hakkında bilgilendirme yapmadığını; müvekkilinin hisselerinin, şirketin hakim durumda olan diğer ortağı ve müdürüne devredilmesi amacıyla yapılan görüşmelerde müvekkiline zaman kaybettirildiğini ve Yönetmelikteki 5 yıllık sürenin de bilerek geçmesinin temin edildiğini, diğer ortağın amacının düşük bedelle hisselere sahip olmak olduğunu; davacının C Tipi ruhsatı iptal edildiğinden, müvekkili ortaklıktan çıkarılsa dahi ruhsatın hukuki durumu değişmeyeceğini; ruhsat iptal işlemine karşı davacının 2022 yılında açtığı 3 idari davanın incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu;

hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ayrılma akçesi hesap edilirken davacının 10/04/2023 tarihli dilekçesiyle birlikte sunduğu ve davacı tarafından alınmış 30/06/2022 tarihli şirketin kıymet takdirine ilişkin tespitler içeren özel rapora dayalı olarak hesap yapıldığını; davacı şirketin değerinin tespiti için gerçekliği saptanmış ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, bilirkişilerin hesaplarında dikkate aldığı davacının sunduğu özel kıymet takdirinde belirtilen ruhsat değerlerinin kabul edilerek doğrulunun hiç irdelenmediğini, bilirkişinin hukuki değeri olmayan mizan ve uzman raporuna göre hesaplama yaptığını, ayrılma akçesi hesabının bilimsel olmadığını ve ayrılma akçesinin depo edilmesine ve faize karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirketin ticaret sicil kaydının incelenmesinde, 2 ortaklı bir limited şirket olduğu, dava dışı %82,55 hissesi olan ortağın katılımıyla, %17,45 oranında hissesi olan davalının haklı nedenlerle mahkeme kararıyla şirket ortaklığından çıkarılması hususunda 10/06/2022 tarihinde ortaklar kurulu kararı alındığı görülmüştür. TTK 640. maddesi “(1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.

(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.” düzenlemesini içermektedir. TTK'nın 616 maddesinde, "bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılması" genel kurulun devredilemez yetkilerinden biri olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 621/1-h maddesinde ise, "bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması" için alınacak genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği belirtilmiştir.

Bu durumda TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davasının açılabilmesinin ön şartı, TTK 621/1-h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3224 E., 2020/2963 K. sayılı ve 17/06/2020 tarihli ilamı ve işbu ilama ilişkin Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/11-63 E., 2023/722 K. sayılı ve 05/07/2023 tarihli ve ayrıca ilamında da belirtildiği üzere; haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. Davacı tarafından bu yönde alınan genel kurul kararı dosya kapsamına sunulmuş ise de, kararın incelenmesinde genel kurula sadece diğer ortağın katıldığı ve onun olumlu oyu ile karar alındığı gözlenmektedir.

TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği öngörülmüş olup 2 ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin iştiraki ile toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğun sağlanamayacak olması karşısında mezkur karar yok hükmündedir. Doktrinde, iki kişilik limited ortaklıkta haklı sebeble ortağın çıkartılması için ortaklık genel kurulu aranmaması gerektiği doktrinde savunulsa da (Şener, Oruç Hami: Yargıtay Kararları Işığında Limited Ortaklıklar Hukuku, Ankara 2017, s.907) Dairemizce Yargıtay 11.

Hukuk Dairesinin kararları benimsenmiştir (Ayrıca bkz. Yargıtay 11. HD 2017/5410 Esas, 2019/4147 Karar sayılı ve 10/06/2019 tarihli ilamı). Bu nedenle ve TTK'daki anılan durumun yasal bir boşluk değil bir tercih olması karşısında, işbu davada dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı gözetilerek, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 Tarih, 2022/610 Esas 2023/437 Karar sayılı kararın HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Dava şartı yokluğundan davanın reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 269,80-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 137-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.07/09/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.