Hüküm sonrası düzenlenen belgeyle yargılamanın iadesi istenemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4519 E. 2024/7821 K. · · İlk derece: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yargılamanın iadesi talebi, ancak iadesi istenen hükümden önce var olan ve hükmü etkileyecek nitelik taşıyan bir belgeye dayandırılabilir; hüküm verildikten sonra düzenlenmiş bir belge iade sebebi oluşturmaz ve talep edenin belgeye yüklediği yorum belgenin metninden çıkarılamıyorsa iade şartları gerçekleşmez. Hile iddiasına dayanan hükmün iptali isteminde ise soyut iddia yeterli olmayıp hileyi ortaya koyan delil sunulmalıdır; kesinleşmiş hükümde taraf teşkilinin sağlanmadığına ve hükmün infaz edilebilirliğine ilişkin iddialar bu aşamada dinlenemez.
Ele alınan sorunlar
Hüküm verildikten sonra düzenlenen belgeye dayanılarak yargılamanın iadesinin istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Yargılamanın iadesini talep eden, kesinleşen hükümden sonra eline geçen yazılı bildirimin hükmü etkileyecek nitelikte olduğunu ve lehine hüküm kurulan tarafın karara tesir eden hileli davranışta bulunduğunu ispatladığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yargılamanın iadesi talebinin dayanağı olan belge, iadesi istenen mahkeme kararından sonraki bir tarihi taşımaktadır; hüküm verildikten sonra düzenlenen bir belge için yargılamanın yenilenmesi istenemez. Bunun yanında talep edenin dilekçesinde belgeye yüklediği anlam ve yorumlar belgenin metninden çıkarılamamaktadır; belgeyi düzenleyen kişi yalnızca hisselerinin sahtecilikle devredildiğini, mahkeme kararıyla hisselerini geri aldığını ve diğer haklarını alabilmek için yasal yollara başvuracağını bildirmiştir. İleri sürülen sebepler ve belge, iadesi istenen hükmü etkileyecek nitelikte olmadığından yargılamanın yenilenmesi şartları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Davanın tarafı olmayan kişinin hile iddiasına dayalı hükmün iptali isteminde ispat → ret
İddia: Birleşen davada hükmün iptalini isteyenler, yargılamanın iadesi istenen davanın taraf teşkili sağlanmaksızın görülüp karara bağlandığını, lehine karar verilen tarafın sonraki beyanının mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu ve payların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde emanet edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yargılamanın yenilenmesi talep edilen davada verilen mahkeme kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir; hükmün infaz edilebilirliğine ve taraf teşkilinin sağlanmadığına ilişkin iddiaların bu aşamada dinlenmesi mümkün değildir. Ayrıca tarafların hile yaptıklarına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen belgenin, iadesi istenen hükümden sonra düzenlenmiş olması hâlinde talebin dinlenemeyeceği ve hile iddiasının delille ispatı gerektiği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılamanın iadesi↗ hükmün iptali↗ hile↗ kesin hüküm↗ sonradan ele geçen belge↗ mahkeme içi ikrar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4519 E. , 2024/7821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/813 Esas, 2023/671 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/733 E., 2022/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda yargılamanın iadesini talep edenler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.11.2024 günü hazır bulunan yargılamanın yenilenmesi talep eden ... vekili Avukat ..., asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... Güvenlik Hiz. A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ... ... ile davacı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili; ...'nın davacısı olduğu davada, kendisine ait hisse paylarının rızası ve bilgisi dışında sahtecilikle devredildiğini ileri sürerek, davalılar ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş., ... ve ... aleyhine, payların devir işleminin iptali ile davalı şirketteki ortaklığın eski hisseler oranında devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiğini, yapılan yargılama sonunda davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... ve ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. aleyhine açmış olduğu davanın ise kabulüne karar verildiğini, anılan kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 25.02.2021 tarihinde kesinleştiğini, ...
vekili tarafından ... Şirketine iletilen 20.11.2019 tarihli yazılı bildirimde, Erk Amored'in (yeni unvanı: ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.) hisselerinin tamamının kendisine ait olduğunu, ancak o dönemde yetkili merciler nezdinde içinde bulunduğu durum ve koşullar sebebiyle, kayınbiraderi ... ve eski eşi ...'nın kendisi adına bu hisseleri elinde tuttuğunu beyan ettiğini, aleyhine hüküm verilen müvekkili ...'nın yargılama sırasında bu belgeyi elde edemediğini, bu belgenin müvekkilinin eline hükmün kesinleştikten sonra eline geçtiğini, işbu belgenin hükmü etkileyecek nitelikte olduğunu, ayrıca lehine karar verilen ...'nın karara tesis eden hileli davranışta bulunduğunu da ispat ettiğini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (h) bentleri uyarınca yargılamanın iadesine, mahkemenin 14.03.2017 tarihli ve E.2016/644, 2017/276 sayılı kesinleşen kararının iptali ile ortadan kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına ve neticede şirkette ortaklığın eski hisseler oranda devam ettiğinin tespiti ile paylara yönelik tasarruf hakkına vaki muarazanın önlenmesi davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada ..., ... AB ve ... Spain vekili; yargılanmanın iadesi talep edilen davanın taraf teşkili sağlanmaksızın görüldüğünü ve karara bağlandığını, müvekkillerinin davalı ...’nın sahte imza ile yapıldığını ileri sürdüğü işlemlerle bir ilişkisi bulunmadığını, sonradan ikrar ettiği üzere payların muvazaalı işlemle davalılardan ...’ya emanet edilmiş olduğu hususunu bilmelerinin mümkün olmadığını, dava tarihi itibariyle hisselerin müvekkili davacılar üzerine kayıtlı olup tesis edilen hükmün davanın tarafı olmayan müvekkillere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, hileli hareketleri neticesinde lehine karar verilen ...’nın bu beyanının mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu, bu itibarla ...’nın dava konusu şirket paylarını eski eşi ve kayınbiraderi İrem ve ...’ya hukuka aykırı bir amaçla, alacaklılardan mal kaçırmak için emaneten verdiğini, şirketin pay defterindeki haciz kayıtları, tanık beyanları ve ...’nın borçlusu olduğu icra takiplerinin ...'nın beyanlarıyla bir arada değerlendirildiğinde tarafların müvekkillerinin aleyhine olacak şekilde muvazaalı hareket ettiklerini ileri sürerek 2016/644 E., 2017/276 K.
sayılı kararın 6100 sayılı Kanun'un 376 ncı maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen ... vekili; yargılamanın iadesi talebinin süresinde olmadığını, yargılamanın iadesine neden olarak sayılan hususların yargılama sırasında var olmasının gerektiğini, sonradan yaratılan bir belgeye veya yapılan bir hileye dayanılarak yargılamanın iadesine başvurulamayacağını, davacının yeni belge olarak nitelediği hususun karardan yaklaşık üç yıl sonra 20.11.2019 tarihinde, şirkete yazılan ve müvekkilinin haklarının iadesi talebini içeren ihtar olduğunu, yargılamanın iadesi nedenlerinden hiç birine uymadığını savunarak talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili; yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve mahkemenin 2016/644 E. sayılı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili; yargılanmanın yenilenmesi isteyen taraflarca teminat yatırılması gerektiğini, davanın 2011 yılında açıldığını, ...'nın 2015 yılına kadar davalı şirkette görev aldığını, bunun dışında ...'nın birleşen davada yargılamanın yenilenmesini talep eden şirketlerle birlikte hareket ettiğini, yargılamanın yenilenmesini talep eden şirketlerce ileri sürülen vakıaların bu aşamada incelenme olanağı bulunmadığını, bu hususların kesinleşen dava dosyasında tartışıldığını, öncelikle birleşen davanın husumet yokluğu ve hukuk yarar dava şartı nedeniyle reddinin gerektiğini, payların ... şirketine devredilmesi nedeniyle diğer şirketlerin dava açma ve yargılamanın iadesini talep etme haklarının bulunmadığını, davacılar tarafından ileri sürülen hususların yargılamanın iadesi nedeni olmadığını, yargılamanın iadesi talebi için hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin ikrar içeren bir beyanı bulunmadığını savunarak birleşen davada yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın iadesi talebinin dayanağı belgenin 20.11.2019 tarihli olduğu, yargılamanın iadesi talep edilen mahkeme kararının ise 14.03.2017 tarihli olduğu, hüküm verildikten sonra düzenlenen belge için yargılamanın yenilenmesinin istenemeyeceği, bunun yanında yargılamanın iadesini isteyen tarafın talep dilekçesinde belgeye yüklediği anlamların ve yorumların belgenin metninden çıkarılamadığı, belgeyi düzenleyen ... tarafından hisselerinin sahtecilik ile devredildiğinin ve mahkeme kararı ile hisselerini geri aldığının, bunun dışında diğer haklarını alabilmesi için yasal yollara başvuracağının bildirildiği, yargılamanın iadesini talep eden vekili tarafından ileri sürülen sebeplerin ve belgenin mahkemece verilen hükmü etkileyecek nitelikte olmadığı, bu nedenle asıl davada yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı;
birleşen davada, yargılamanın yenilenmesi talep edilen davada verilen mahkeme kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, hükmün infaz edilebilirliğine ve taraf teşkilinin sağlanmadığına ilişkin iddiaların bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca tarafların hile yaptıklarına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada yargılamanın iadesini talep edenler vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, hüküm verildikten sonra düzenlenmiş olan bir belgeye dayanılarak yargılamanın iadesinin istenemeyeceği, bahsi geçen beyanların yargılamanın iadesi talep edilen davada verilen karara tesis eden bir yönünün bulunmadığı, birleşen davada, davanın tarafı olmayan üçüncü kişinin hile iddiası ile taraf olmasa dahi yargılamanın iadesini isteyebileceği, ancak burada hile iddiasına dair geçerli ve somut delillerin de gösterilmesi gerektiği, hile iddiasına ilişkin talep edenin soyut iddiası dışında bir delil bulunmadığı, bu haliyle usul yasanın bu maddesinin uygulanamayacağı ve taraf olmayan davacı bakımından yargılamanın iadesi şekil şartlarının karşılanmamış olduğu, mahkemece asıl ve birleşen davalarla ileri sürülen yargılamanın iadesi taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada yargılamanın iadesini talep eden ...
ve birleşen davada yargılamanın iadesini talep eden şirketler vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada yargılamanın iadesini talep edenler vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, hisse devir sözleşmesinin iptaline yönelik açılan davanın kabulüne dair verilen karara yönelik yargılamanın iadesi; birleşen dava ise hükmün iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 375 ve 376 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada yargılamanın iadesini talep edenler vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, asıl ve birleşen davalarda yargılamanın yenilenmesini talep edenlerden alınarak, diğer taraf olan ...'ya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada yargılamanın iadesini talep edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108378300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz