6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Belediyeyi şirket genel kurulunda temsil edecek kişiyi belirleme yetkisi başkandadır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1720 E. 2024/9415 K. · · İlk derece: İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Belediye meclisine kanunla açıkça verilmemiş yetkileri belediye başkanı kullanır; belediyenin pay sahibi olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi belirleme yetkisi de başkana aittir. Ticaret Sicili Müdürlüğü, idari bir görüş yazısına dayanarak belediye meclisi kararı aramak suretiyle genel kurul ve yönetim kurulu kararının tescili talebini reddedemez.

Ele alınan sorunlar

Belediyenin pay sahibi olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi belirleme yetkisinin hangi belediye organına ait olduğu ve tescil talebinin reddi → kabul

İddia: Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü, tek pay sahibi belediye adına genel kurulda hareket edecek gerçek kişinin bakanlık görüş yazısında belirtildiği şekilde belediye meclisince belirlenmesi gerektiğini, idarenin düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Kanunda belediye başkanı ile belediye meclisinin görev ve yetkileri ayrı ayrı belirlendikten sonra, belediye meclisinin karar almasını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma yetkisi belediye başkanına verilmiştir; kanun koyucu bu düzenlemeyle olası yetki karmaşasını aşmayı amaçlamıştır. Belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda bir yetki karmaşası bulunmayıp, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi belediye başkanı kullanır. Anayasa'nın 127 nci maddesinde mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin kanunla düzenleneceği öngörülmüş, belediyelerin kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ise bu maddeye uygun olarak 5393 sayılı Kanun'la düzenlenmiştir. Bu nedenle davalı Ticaret Sicili Müdürlüğünün, bakanlık görüş yazısı doğrultusunda belediye meclisi kararı arayarak işlem yapması yerinde değildir; tescil talebinin reddine ilişkin karar iptal edilerek genel kurul ve yönetim kurulu kararının tesciline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Belediye şirketinin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi belirleme yetkisinin belediye başkanına ait olduğu ve sicil müdürlüğünün bakanlık görüş yazısına dayanarak tescili reddedemeyeceği yönündeki tespit Yargıtay'ca onanmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret siciline tescil tescil talebinin reddi sicil müdürlüğü kararının iptali belediye şirketi tek pay sahibi temsilci atama yetkisi belediye başkanının artık yetkisi idari görüş yazısı

Atıf yapılan mevzuat: Anayasa — Anayasa 127 · 5393 sayılı Belediye Kanunu — 5393 sayılı Belediye Kanunu 185393 sayılı Belediye Kanunu 37

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/1720 E.  ,  2024/9415 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/116 Esas, 2024/136 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/428 E., 2023/744 K.

Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 31.03.2023 tarih ve 2023/02 nolu ... Belediyesi Personel A.Ş. yönetim kurulu kararı ile 31.03.2023'te yapılan 2022 yılı olağan genel kurul kararının noterde onaylandığını, müvekkilinin 14.04.2023'te 6299447 mersis başvuru talep numarası ile yönetim kurulu kararı ve olağan genel kurul kararının tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 24.04.2023 tarihli kararında; ''tek pay sahibi belediyenin genel kurulda temsiline ilişkin ve yönetim kurulu üyeliğinde adına hareket edecek gerçek kişinin belirlenmesine ilişkin belediye meclis kararı eklenmelidir'' denildiğini, 03.07.2023 tarihli kararında ise "Müdürlüğümüze yapmış olduğunuz tescil başvurunuzun saptanan eksiklikler ve/veya yanlışlıklar nedeniyle yerine getirilemediği;

ayrıca bekleyen evrakınızın bugüne kadar geri alınmadığı anlaşıldığı, işletme faaliyetinizin olumsuz yönde etkilenmemesi için ekte sunulan evraktaki eksikliklerin tamamlanarak tekrar ... Giyimkent Hizmet birimimize müracaat edilmesi hususu bilgilerinize sunulur" ifadelerine yer verilerek tescil başvurularının kabul edilmediğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararı müvekkiline 11.07.2023'te tebliğ ettiğini, söz konusu yönetim kurulu ve olağan genel kurulu kararı işlem yapacak kişileri belirlediği için bu kararların tescil ve ilan edilmemesi yapılan işlemlerin sakatlanmasına sebebiyet vererek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, müvekkili şirketin bir Belediye Şirketi olması ve bünyesinde 3000’i aşkın personeli bulunması da göz önüne alınarak personelin özlük hakları tehlikeye uğramasının engellenmesi amacıyla, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptaline, anılı genel kurul kararının tescil ve ilânına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili kanun ve ikincil düzenlemelerin kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip, sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket etmediğini, dava konusu olayda da, T.C. Ticaret Bakanlığının, 15.05.2019 tarih ve E00044345462 sayılı yazısı ekinde sunulan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün sayılı 24.04.2019 tarih ve 43742444 sayılı T.C. Şehircilik Bakanlığı görüşüne göre hareket ettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanunu(5393 sayılı Kanun)'nun 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescil ve ilan talebinin reddi kararında dayanak yaptığı;Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 tarih ve E-00044345462 sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarih ve 43742444 sayılı görüş yazısında özetle; şirket genel kurulunda seçilecek yönetim kurulu üyesini veya şirket müdürünü seçme yetkisi konusunda tereddüt olduğu belirtilerek yapılan değerlendirmede, bu yetkinin Belediye Meclisinde olduğunun belirtildiği, ancak kanunda belediye başkanı ile belediye meclisinin görev ve yetkileri ayrı ayrı belirlendikten sonra, belediye meclisinin karar almasını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma yetkisinin belediye başkanına verildiği, bu düzenleme ile kanun koyucunun olası yetki karmaşasını aşma amacı taşıdığı, belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi Belediye Başkanının kullanacağı, Anayasa'nın 127 nci maddesinde mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin kanunla düzenleneceği öngörüldüğü, belediyelerin kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ise Anayasa'nın 127 nci maddesine uygun olarak 5393 sayılı Kanun'la düzenlendiği, davalı tarafça T.C.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısı doğrultusunda işlem yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararının tesciline karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin düzenlendiği, Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlendiği, Belediye tüzel kişiliği adına vekâlet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul etmenin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacı şirketin taraf olduğu gerekçeli kararda atıf yapılan yargı kararları ile genel kurul kararlarının tescilinin sağlanabildiği, ancak davalı sicilin uygulamayı sürdürdüğü, dolayısıyla ilk derece mahkemesince itirazın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmediği, ayrıca benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak verilen çok sayıda emsal yargı kararlarını dikkate almadan, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı sicilin vekâlet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı ... Sicil Müdürlüğü kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108377200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/116 E. 2024/136 K.

Belediye şirketinde genel kurul temsilcisi atama yetkisi belediye başkanınındır

Gerekçe özeti

Belediye ortağı şirketlerin genel kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil edecek gerçek kişinin atanması, belediye meclisinin 5393 sayılı Kanun'un 18. maddesinde sayılan görev ve yetkileri arasında açıkça yer almadığından, bu konuda belediye meclisi kararı aranamaz; aynı Kanun'un 37. maddesi uyarınca belediye meclisi ve encümeni kararını gerektirmeyen bu türden yetkiler, belediye teşkilatının en üst amiri olan belediye başkanınca kullanılır. Ticaret sicil müdürlüğünün, idari bir görüş yazısına dayanarak bu yetkiyi belediye meclisine ait kabul edip tescil talebini reddetmesi/iade etmesi, yasal düzenlemeye aykırıdır ve itiraz üzerine mahkemece kaldırılıp tescile karar verilmesi isabetlidir.

Emsal değeri

Belediye ortağı şirketlerin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişinin atanması yetkisinin 5393 sayılı Kanun'un 18. ve 37. maddeleri karşısında belediye meclisine değil belediye başkanına ait olduğuna dair BAM tespiti, benzer ticaret sicili tescil uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ticaret sicil kararına itiraz belediye şirketi genel kurulu temsilci atama yetkisi belediye meclisi belediye başkanı idari işlemin hukukiliği karinesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/116

KARAR NO 2024/136

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2023

NUMARASI 2023/428 Esas - 2023/744 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili tarafından 31.03.2023 tarih ve ... nolu ...AŞ YK kararı ile 31.03.2023'de yapılan 2022 yılı olağan genel kurul kararının noterde onaylandığını, müvekkilinin 14.04.2023'de ... mersis başvuru talep numarası ile YK kararı ve olağan genel kurul kararının tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 24.04.2023 tarihli kararında; ''tek pay sahibi belediyenin genel kurulda temsiline ilişkin ve yönetim kurulu üyeliğinde adına hareket edecek gerçek kişinin belirlenmesine ilişkin belediye meclis kararı eklenmelidir'' denildiğini, 03.07.2023 tarihli kararında ise "Müdürlüğümüze yapmış olduğunuz tescil başvurunuzun saptanan eksiklikler ve/veya yanlışlıklar nedeniyle yerine getirilemediği;

ayrıca bekleyen evrakınızın bugüne kadar geri alınmadığı anlaşıldığı, işletme faaliyetinizin olumsuz yönde etkilenmemesi için ekte sunulan evraktaki eksikliklerin tamamlanarak tekrar İTO Giyimkent Hizmet birimimize müracaat edilmesi hususu bilgilerinize sunulur" ifadelerine yer verilerek tescil başvurularının kabul edilmediğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararı müvekkiline 11.07.2023'de tebliğ ettiğini, söz konusu yönetim kurulu ve olağan genel kurulu kararı işlem yapacak kişileri belirlediği için bu kararların tescil ve ilan edilmemesi yapılan işlemlerin sakatlanmasına sebebiyet vererek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, müvekkili şirketin bir Belediye Şirketi olması ve bünyesinde 3000’i aşkın personeli bulunması da göz önüne alınarak personelin özlük hakları tehlikeye uğramasının engellenmesi amacıyla, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptaline, anılı genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili kanun ve ikincil düzenlemelerin kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip, sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket etmediğini, dava konusu olayda da, T.C. Ticaret Bakanlığının, 15.05.2019 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde sunulan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün sayılı 24.04.2019 tarih ve ... sayılı Şehircilik Bakanlığı görüşüne göre hareket ettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.

maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ...nün tescil ve ilan talebinin reddi kararında dayanak yaptığı;Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarih ve ... sayılı görüş yazısında özetle; şirket genel kurulunda seçilecek yönetim kurulu üyesini veya şirket müdürünü seçme yetkisi konusunda tereddüt olduğu belirtilerek yapılan değerlendirmede, bu yetkinin Belediye Meclisinde olduğunun belirtildiği, ancak kanunda belediye başkanı ile belediye meclisinin görev ve yetkileri ayrı ayrı belirlendikten sonra, belediye meclisinin karar almasını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma yetkisinin belediye başkanına verildiği, bu düzenleme ile kanun koyucunun olası yetki karmaşasını aşma amacı taşıdığı, belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi Belediye Başkanının kullanacağı, Anayasa'nın 127.

maddesinde mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin kanunla düzenleneceği öngörüldüğü, belediyelerin kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ise Anayasa'nın 127. maddesine uygun olarak 5393 sayılı Kanun'la düzenlendiği, davalı tarafça Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısı doğrultusunda işlem yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararının tesciline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün;bir red kararı vermediğini ,evrakın geri çevrildiğini ,Ticaret Bakanlığı'nın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden, dava konusu edilen tescil başvurusunu reddettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı (%99,75) olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden reddedildiğini, hukuka aykırı olduğu iddia edilen dayanak idari işlem de, her idari işlem gibi, idarenin işlemlerinin hukukiliği karinesinden yararlandığını, idareden aldığı talimata uygun hareket eden ve idarenin işlemlerinin hukukiliğine ilişkin idare hukuku karinesi ve yine, davadaki olaya ilişkin tescil işlemlerinin dayanağı olan ticaret hukuku mevzuatı gereğince, idarenin mevzuattan kaynaklanan ve aynı zamanda idare hukukuna dayanan yetkileri kapsamında değerlendirilecek talimatını uygulamakla yükümlü bulunan müvekkilin;

dava konusu idarenin işlemini sorgulama yetkisi, hukuken olmadığını, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37. maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, Belediyelerin genel yetkili ve temel karar organı da belediye meclisi olduğunu, müvekkil müdürlük davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, hukuka uygun işlem yaparak, idareden gelen talimata uygun biçimde dava konusu tescil işlemini iade eden müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, kararın kaldırılarak itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık; TTK'nın 34. madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tescil başvurusunu, T.C. Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 Tarih ve ...sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 21.05.2019 tarih ve ... sayılı görüşü doğrultusunda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca ortaklıklara ve bağlı kuruluşlara temsilci atama yetkisinin belediye meclisinde olduğu, belediyelerin ortak olduğu şirketlerin genel kurul tescil taleplerinde Belediye Meclis kararı aranmasına ilişkin görüşüne dayandırarak red etmiştir. İstinaf başvuru dilekçesinde açıkça Bakanlık görüşü doğrultusunda tescil işleminin yapılmadığı belirtildiğinden ,ortada itiraz edilecek bir karar bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Esenyurt Belediye Başkanı'nın 30.03.2023 tarihli oluruyla yapılacak genel kurulda Esenyurt Belediye Tüzel Kişiliğini temsilen ...'ın temsilci olarak atandığı, 31/03/2023 tarihinde yapılan şirket olağan genel kurulunun adı geçen temsilcinin katılımı ile gerçekleştiği, genel kurul kararının tescil ve ilanı için 14/04/2023-tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14.04.2023 tarihli yazısı ile tek pay sahibi belediyenin temsiline ilişkin olarak belediye meclis kararı eklenmesi gerektiği, akabinde 03.07.2023 tarihli yazı ile de; bekleyen evrakın geri alınmadığı bildirilerek,şirketin faaliyetinin sekteye uğramaması için tescil talebinin eksiklikler nedeniyle yerine getirilmediği bildirilmiş, yasal sürede karara itiraz edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri, düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. 5393 sayılı kanunun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek" hükmü yer almaktadır. Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir. Aynı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise;

kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır.Davacı şirketin taraf olduğu gerekçeli kararda atıf yapılan yargı kararları ile genel kurul kararlarının tescilinin sağlanabildiği,ancak davalı sicilin uygulamayı sürdürdüğü anlaşılmakla ,itirazın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı kanuna uygun işlem yaptığını savunsa da benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak verilen çok sayıda emsal yargı kararlarını dikkate almadan, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ... vekalet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması HMK'nın 326. maddesi gereği olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubuyla kalan 157,75‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 353,75-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

23/01/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.