Gerçek değer tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/520 E. 2024/8768 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek değer tespiti↗ pay devir sözleşmesi↗ pay devri↗ ticaret sicili tescili↗ kar payı↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket müdürü↗ aktif husumet↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ şikayet↗ şirket zararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/342 E., 2020/569 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Asıl davada davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın davalı şirketin eskiden %50 hissedarı olduğunu, davalı ...'ın, şirketteki hisselerinin tamamını müvekkili ile yaptığı pay devir sözleşmesi ile müvekkiline satış bedelini peşin alarak devrettiğini, pay devrinin devredenin ve devralanın imzaları ile şirket pay defterine işlendiğini, şirketin sadece müvekkilinden oluşan tek hisseli şirket haline geldiğini, davalı ...'ın şirketteki hisselerini devretmesi nedeniyle şirketi temsil sıfatının sona erdiğini, TTK'nın 338 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 85. maddesi gereğince şirketin tek hisseye düşmesinin ardından yönetim kurulu başkanı davalı ...'ın bu durumu en geç 7 gün içerisinde tescil ve ilan ettirmesi gerekirken bu zorunluluğu yerine getirmediğini, 02.01.2017 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurulunun çağrısız olarak toplandığını, davalı ...'tan oluşan yönetim kurulunun azline, şirketi temsil yetkisinin iptaline, yeni yönetim kuruluna şirket hisselerinin tamamının sahibi olan müvekkilinin seçilmesine karar verildiğini, şirket müdürü ...'ın önce 03.01.2017 tarihinde, daha sonra ise eksiklikleri tamamlayarak 09.01.2017 tarihli dilekçesi ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden bu kararların tescilini istediğini, ancak payını devreden davalı ...'ın İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne verdiği 03.01.2017 tarihli dilekçesi ile payını devretmediğini bildirdiğini, davalı ...'ın gerek İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gerekse İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe vererek hisse devrinin tescilini engellediğini, anonim şirketlerde pay devrinin noterde yapılma zorunluluğunun bulunmadığını, pay devrinin yönetim kurulu kararı ve pay devri sözleşmesi ile tamamlandığını, davalı ...'ın şirket müdürü gibi hareket ederek şirketi zarara uğrattığını, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davalı ...'ın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı 2017/994 sayılı şikayet sonucunun beklenmesini uygun görerek tescil işlemlerini yapmadığını, şirketin faaliyetlerinin kilitlenmiş durumda olduğunu ileri sürerek davalı ...'ın şirketteki hisselerini müvekkiline devrettiğine ilişkin pay devrinin ve 02.01.2017 tarihli olağan üstü genel kurul kararlarının, davalının şirket yönetiminden azledildiğinin ve şirket yöneticiliğine müvekkilinin seçildiğinin tesciline karar verilmesini istemiştir. Karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde ise asıl davadaki sebepleri ileri sürerek karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-Karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde; şirkete borç verdiğini, şirketteki paylarını devrettiği iddialarının asılsız olduğunu, davacının kendisine genel kurul toplantısında şirket ana sözleşmesinde amaç ve konu değişikliği yapılacağı gibi söylemlerle 7 nüsha halinde bir takım evraklar imzalattığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir. Karşı dava dilekçesinde ise asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle müvekkilinin şirkete verdiği borçlar nedeniyle hesaplanacak alacağının davalı şirket hesaplarından çekilen paralardan mahsubuna, 2014, 2015 ve 2016 yılları için hesaplanacak kar paylarının davalı şirketten ve ...’dan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkil hisselerinin davacıya devrine ilişkin işlemlerin geçersizliğinin tespitine, bu istek yerinde görülmez ise müvekkilinin % 50 payının gerçek değerinin tespiti ile tespit edilecek miktarın davacı ...’dan ve davacı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2.... vekili birleşen dava dilekçesinde; hisse devri ve genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu ileri sürerek davalı ...'ın ... Danışmanlık ... A.Ş. deki yöneticilik görevinden azline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, İzmir 21. Noterliği’nin 21.12.2016 tarihli, 53184 yevmiye numaralı anonim şirket pay devir sözleşmesi ile ...'ın şirketteki hisselerini ...'ya devrettiği, 21.12.2016 tarihli genel kurul kararı ile de ...’ın 25.000 adet hisseye karşılık olan 25.000,00 TL değerindeki hisselerini ...’ya devretmesine, şirketin faaliyetlerine tek ortak olarak devam etmesine, hisse devrinin kabulüne ve hisse devrinin pay defterine işlenmesine karar verildiği, kararın ... tarafından imzalandığı, bu kararın şirketin pay defterine işlendiği, 02.01.2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında söz konusu pay devrine değinilerek şirket hissedarlığı sona eren ...’ın şirketi temsil ve ilzam yetkisinin iptali ile şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile ...’nın seçilmesi yönünde karar alındığı, savcılık dosyasında karar defteri, ortaklar pay defteri ve pay devir sözleşmesi üzerindeki ... adına atılı bulunan tüm imzaların ...’ın eli ürünü olduğunun belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, ...'ın şirkete verdiği bir borç paranın tespit edilemediği, bilakis şirketin ...'tan alacağının bulunduğu, şirketteki hissesini devreden ve bedelini aldığını Noter senedi ile beyan eden ...'ın kar payı ve mevcut olduğunu iddia ettiği hissesinin bedelini de isteme hakkının olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, birleşen davada şirket ortağı olmayan ...'ın şirket yöneticisinin azlini istemekte aktif husumeti olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl davada davalı, karşı davada ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar asıl davada davalı, karşı davada ve birleşen davada davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, hisse devrinin ve genel kurul kararların Ticaret Siciline tescili, karşı dava bu işlemlerin geçersizliğinin tespiti ve alacak, birleşen dava şirket yöneticisinin azli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/520 E. , 2024/8768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/653 Esas, 2023/1858 Karar
BİRLEŞEN DAVA
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/914 Esas
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/342 E., 2020/569 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Asıl davada davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın davalı şirketin eskiden %50 hissedarı olduğunu, davalı ...'ın, şirketteki hisselerinin tamamını müvekkili ile yaptığı pay devir sözleşmesi ile müvekkiline satış bedelini peşin alarak devrettiğini, pay devrinin devredenin ve devralanın imzaları ile şirket pay defterine işlendiğini, şirketin sadece müvekkilinden oluşan tek hisseli şirket haline geldiğini, davalı ...'ın şirketteki hisselerini devretmesi nedeniyle şirketi temsil sıfatının sona erdiğini, TTK'nın 338 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 85. maddesi gereğince şirketin tek hisseye düşmesinin ardından yönetim kurulu başkanı davalı ...'ın bu durumu en geç 7 gün içerisinde tescil ve ilan ettirmesi gerekirken bu zorunluluğu yerine getirmediğini, 02.01.2017 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurulunun çağrısız olarak toplandığını, davalı ...'tan oluşan yönetim kurulunun azline, şirketi temsil yetkisinin iptaline, yeni yönetim kuruluna şirket hisselerinin tamamının sahibi olan müvekkilinin seçilmesine karar verildiğini, şirket müdürü ...'ın önce 03.01.2017 tarihinde, daha sonra ise eksiklikleri tamamlayarak 09.01.2017 tarihli dilekçesi ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden bu kararların tescilini istediğini, ancak payını devreden davalı ...'ın İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne verdiği 03.01.2017 tarihli dilekçesi ile payını devretmediğini bildirdiğini, davalı ...'ın gerek İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gerekse İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe vererek hisse devrinin tescilini engellediğini, anonim şirketlerde pay devrinin noterde yapılma zorunluluğunun bulunmadığını, pay devrinin yönetim kurulu kararı ve pay devri sözleşmesi ile tamamlandığını, davalı ...'ın şirket müdürü gibi hareket ederek şirketi zarara uğrattığını, davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün davalı ...'ın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı 2017/994 sayılı şikayet sonucunun beklenmesini uygun görerek tescil işlemlerini yapmadığını, şirketin faaliyetlerinin kilitlenmiş durumda olduğunu ileri sürerek davalı ...'ın şirketteki hisselerini müvekkiline devrettiğine ilişkin pay devrinin ve 02.01.2017 tarihli olağan üstü genel kurul kararlarının, davalının şirket yönetiminden azledildiğinin ve şirket yöneticiliğine müvekkilinin seçildiğinin tesciline karar verilmesini istemiştir. Karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde ise asıl davadaki sebepleri ileri sürerek karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-Karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde; şirkete borç verdiğini, şirketteki paylarını devrettiği iddialarının asılsız olduğunu, davacının kendisine genel kurul toplantısında şirket ana sözleşmesinde amaç ve konu değişikliği yapılacağı gibi söylemlerle 7 nüsha halinde bir takım evraklar imzalattığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir. Karşı dava dilekçesinde ise asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle müvekkilinin şirkete verdiği borçlar nedeniyle hesaplanacak alacağının davalı şirket hesaplarından çekilen paralardan mahsubuna, 2014, 2015 ve 2016 yılları için hesaplanacak kar paylarının davalı şirketten ve ...’dan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkil hisselerinin davacıya devrine ilişkin işlemlerin geçersizliğinin tespitine, bu istek yerinde görülmez ise müvekkilinin % 50 payının gerçek değerinin tespiti ile tespit edilecek miktarın davacı ...’dan ve davacı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2.... vekili birleşen dava dilekçesinde; hisse devri ve genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu ileri sürerek davalı ...'ın ... Danışmanlık ... A.Ş. deki yöneticilik görevinden azline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, İzmir 21. Noterliği’nin 21.12.2016 tarihli, 53184 yevmiye numaralı anonim şirket pay devir sözleşmesi ile ...'ın şirketteki hisselerini ...'ya devrettiği, 21.12.2016 tarihli genel kurul kararı ile de ...’ın 25.000 adet hisseye karşılık olan 25.000,00 TL değerindeki hisselerini ...’ya devretmesine, şirketin faaliyetlerine tek ortak olarak devam etmesine, hisse devrinin kabulüne ve hisse devrinin pay defterine işlenmesine karar verildiği, kararın ... tarafından imzalandığı, bu kararın şirketin pay defterine işlendiği, 02.01.2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında söz konusu pay devrine değinilerek şirket hissedarlığı sona eren ...’ın şirketi temsil ve ilzam yetkisinin iptali ile şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile ...’nın seçilmesi yönünde karar alındığı, savcılık dosyasında karar defteri, ortaklar pay defteri ve pay devir sözleşmesi üzerindeki ...
adına atılı bulunan tüm imzaların ...’ın eli ürünü olduğunun belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, ...'ın şirkete verdiği bir borç paranın tespit edilemediği, bilakis şirketin ...'tan alacağının bulunduğu, şirketteki hissesini devreden ve bedelini aldığını Noter senedi ile beyan eden ...'ın kar payı ve mevcut olduğunu iddia ettiği hissesinin bedelini de isteme hakkının olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, birleşen davada şirket ortağı olmayan ...'ın şirket yöneticisinin azlini istemekte aktif husumeti olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl davada davalı, karşı davada ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar asıl davada davalı, karşı davada ve birleşen davada davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, hisse devrinin ve genel kurul kararların Ticaret Siciline tescili, karşı dava bu işlemlerin geçersizliğinin tespiti ve alacak, birleşen dava şirket yöneticisinin azli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı, karşı davada ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1106222400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz