Kredi sözleşmesi ve kat ihtarnamesindeki borçlu bilgileri çelişkiliyse yaklaşık ispat sağlanmaz
İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi · 2024/1937 E. 2024/2069 K. ·
Kesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati hacze itiraz↗ yaklaşık ispat↗ hesap kat ihtarnamesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ haczin dayandığı sebepler↗
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebinde alacağın yaklaşık ispatı için sunulan kredi sözleşmesi ile kat ihtarnamesindeki asıl borçlu bilgileri birbiriyle uyumlu değilse ve bu çelişki talep eden tarafça giderilmemişse, ayrıca ihtarnamede dayanılan sözleşmelerin dayanak evrakları da sunulmamışsa, alacağın varlığı yaklaşık ispat düzeyinde dahi ortaya konulamamış olur; bu durumda borçlunun ihtiyati haciz kararına yönelik itirazı, İİK 265'te sayılan 'haczin dayandığı sebeplere' ilişkin itiraz kapsamında kalır ve itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması usul ve yasaya uygundur.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz kararına yönelik itirazın İİK 265 kapsamında kalıp kalmadığı → ret
İddia: İhtiyati haciz talep eden, borçlunun itiraz sebeplerinin İİK 265'te sınırlı sayılan sebepler (haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi, teminat) kapsamında olmadığını, öne sürülen iddiaların itirazın iptali veya alacak davasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 265 uyarınca borçlu, kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına karşı haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir; mahkeme bu itiraz sebepleriyle bağlı inceleme yapar. Karşı tarafın talep ekinde sunulan kredi sözleşmesi ile ihtarnamedeki asıl borçlu bilgilerinin uyumsuz olduğuna, dayanak belgelerin çelişkili olduğuna yönelik itirazları, haczin dayandığı sebeplere ilişkin olup İİK 265 kapsamında kalmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtiyati haciz talebinde alacağın yaklaşık ispat ölçütünün sağlanıp sağlanmadığı → ret
İddia: İhtiyati haciz talep eden, imzası ikrar edilen kredi sözleşmesi ve usulüne uygun tebliğ edilen ihtarname sunulduğundan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, ihtarnamede talep edilen alacak ile ihtiyati hacze konu alacak arasında çelişki bulunmadığını, alacaklarının yalnızca bir kısmı için başvuruda bulunulduğu için finansal kiralama sözleşmelerinin sunulmadığını, ilk derece mahkemesinin ilk kararında yaklaşık ispatı yeterli görmüşken itiraz üzerine kesin ispat ölçütü uyguladığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK 258 uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermekle mecburdur ve burada aranan ölçü kesin ispat değil yaklaşık ispattır. Talep eden vekili, borcun dayanağı olan kredi sözleşmesi/sözleşmeleri, ihtarname, asıl borçlu bilgileri ve karşı tarafın hukuki sıfatını talep dilekçesinde açıkça bildirmemiş; talep ekinde sunulan kredi sözleşmesi ile ihtarnamedeki asıl borçlu bilgileri birbiriyle uyumlu değildir ve bu çelişkiler talep eden tarafça giderilmemiştir. Ayrıca kat ihtarnamesinde dayanılan finansal kiralama sözleşmeleri ve bunlardan kaynaklandığı iddia edilen alacağın dayanağı evraklar dosyaya sunulmamış, ihtarnamede yer alan 'diğer nakdi krediler' kaleminin neye ilişkin olduğu da belirlenememiştir. Bu haliyle alacağın yaklaşık olarak ispat edilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz taleplerinde, talep dilekçesi eki belgeler (kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi) arasındaki borçlu bilgisi çelişkilerinin ve dayanak evrakların eksikliğinin yaklaşık ispat ölçütünün sağlanamaması sonucunu doğurduğu ve bu durumun İİK 265 kapsamında 'haczin dayandığı sebeplere' yönelik itiraz olarak kabul edilebileceği yönünde bölgesel ikna edici nitelikte bir değerlendirme içermektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1937
KARAR NO 2024/2069
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/07/2024
NUMARASI 2024/925 Değişik iş esas-2024/958 karar
KARAR İTİRAZIN KABULÜNE
KARAR TARİHİ 19/12/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde ve özetle; ihtiyati haciz talep dilekçesinde, asıl kredi borçlusunun gösterilmediğini, başvuru ekindeki Genel Kredi Sözleşmesi ve ihtarname incelendiğinde, ...'deki Banka müşterisi borçlu ile ihtarnamedeki hesabı kat edilen borçlunun birbirinden farklı olduğunun görüleceğini diğer bir ifade ile ihtarnamenin, dosyada mübrez ... ile ilgili olmadığını, ihtarname konusunun, üçüncü bir şirketin Finansal Kiralama Sözleşmelerine dair hesaplarının kat edilmesi olduğunu, dolayısı ile dayanak belgeleri çelişkili, hangi borç ile ilgili başvuru yapıldığı dahi belli olmayan bir ihtiyati haciz talebinin kabulünün hukuka uygun olmadığını, bankanın ihtiyati haciz talep dilekçesinde, banka ile müvekkili arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını belirttiğini, müvekkilinin kredi kullanmış gibi talepte bulunulduğunu, oysaki müvekkilinin kredi kullanmadığını, dosyaya sunulan ...'de görüldüğü üzere ...'yi akdeden banka müşterisinin borçlu....
Şti. olduğunu müvekkilinin ise sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, başvuru ekindeki ihtarname incelendiğinde ise ...'de asıl borçlu olan ... Şirketi'nin ...'den doğan borçları ile ilgili bir ihtarname olmadığını, başka bir şirket olan .... A.Ş.'nin Finansal Kiralama Sözleşmelerinden doğan borcunun kat edilmesi ile ilgili olduğunun görüleceğini, ihtarnamede ihtiyati haciz başvurusuna dayanak yapılan 03.12.2018 tarihli... değil, 29.12.2020 ve 30.12.2020 tarihli iki ayrı finansal kiralama sözleşmesi sebebiyle doğan borçların kat edildiğinin belirtildiğini, ihtiyati hacze dayanak bir ihtarname olmadığını ancak banka tarafından mahkeme yanıltılarak ...'den doğan borçla ilgili hesabın kat edildiğini alakasız başka bir ihtarnamenin dosyaya sunulduğunu, talep dilekçesinde asıl borçlunun adının yazmadığını, müvekkilinin hangi kefaletten ve hangi sözleşmeden doğan borçla ilgili hakkında ihtiyati haciz talep edildiğini anlamına da imkan bulunmadığını, bankanın ihtiyati haciz talep dilekçesindeki bilgiler ve dayanak belgelerin hatalı, birbiri ile çelişkili olduğunu, tüm bu sebeplerin ihtiyati haczin kaldırılması için yeter sebepler olduğunu, İİK'nın ''ihtiyati haciz şartları'' başlıklı 257.maddesinde ihtiyati haczin şartlarının düzenlendiğini, bankanın başvurusunun işbu şartları ihtiva etmediği halde verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz başvurusuna konu borcun kaynağının 03.12.2018 tarihli ....
olduğunu, ihtiyati haciz talep dilekçesinde yazdığını, söz konusu GKS'de asıl borçlu/kredi müşterisinin ... şirketi olduğunu, bu krediye ilişkin hesap kat ihtarnamesi veya borcun bedelini gösterir yazılı bir kaydın dosyaya sunulmadığını, banka tarafından... şirketi aleyhine de İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/926 D. İş numarası ile 41.500.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, ayrıca iki adet senede dayalı olarak İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinden ... Esas numarası ile 40.642.19-TL bedelli kambiyo takibinin de aynı anda başlatıldığını, iddia olunan alacağın hangi kredi müşterisinin, hangi ...'den doğan borcu olduğu daha belli olmadığını, mahkememize sunulan hesap kat ihtarındaki kredi müşterisi ile...'deki kredi müşterisi farklıyken, ihtarnamede ihtar konusu sözleşmeler sunulan ...
değil, başkaca Finansal Kiralama Sözleşmeleri olduğunu, alacağın kaynağı sözleşmelerin/alacağın varlığının/hesabın usulünce kat edilip borcun muaccel hale geldiğinin açıkça ortaya konmadığı ve yargılamaya muhtaç olduğu dikkate alınarak İcra İflas Kanunu’nda belirtilen ihtiyati haciz koşullarının sağlamaması nedenleriyle usul ve yasaya aykırı bir şekilde tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin alacak iddia eden bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati haciz isteyen vekili ihtiyati hacze itiraza cevap dilekçesinde ve özetle; İhtiyati hacze itiraz sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, borçlunun itirazlarının hiçbirinin bu kapsamda olmadığını, mahkememizin fevkilerinde malumları olduğu üzere ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İcra ve İflas Kanunu'nun 265.maddesinde sınırlı olarak sayıldığını, ilgili maddede, borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkememizin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceğinin hükme bağlandığını, iddiaların hiçbiri bu kapsamda olmadığından itiraz konusu yapılmasının mümkün olmadığını, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için kanunun aradığı "yaklaşık ispat" ölçütü sağlandığından borçlunun itirazının haksız olduğunu, dayanak sözleşmedeki imzaların karşı taraf/borçlu tarafından açıkça ikrar edildiğini, imzası karşı tarafça açıkça ikrar edilen kredi sözleşmesi ve usûlüne uygun olarak tebliğe çıkarılan ihtarnameye rağmen, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, birtakım asılsız itirazlar öne sürülmesinin tamamen takibi sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, karşı taraf ...'ın ihtiyati haciz kararına dayanak olan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve bu hususu itiraz dilekçesinde de açıkça ikrar ettiğini, sözleşme ve ihtarname incelendiğinde borçlu bilgileri arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olmadığını, karşı tarafın iddiasının aksine ihtarnamede yalnızca finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan risklerin değil, diğer nakdî kredilerden kaynaklanan risklerin ve tüm fer'ilerin de kalem kalem derç edildiğini, bütün alacak kalemlerinin detaylı olarak yazıldığını ve tamamı yönünden hesabın kat edildiğinin görüldüğünü, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi ek kararında;"Talep, borçlu hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İİK'nun 265.maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Mahkememizce, icra dosyası, talep dayanağı genel kredi sözleşmesi, ihtarname dosya arasına alınmıştır.İcra dosyası kapsamından ihtiyati hacze itirazın İİK'nun 265 maddesi uyarınca süresinde ileri sürüldüğü tespit edilmiştir.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;
rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Yukarıda anılan hükümler çerçevesinde, rehinle temin edilmemiş ve muaccel bir alacağın mevcut olduğunun yaklaşık düzeyde ispat olunması halinde mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.İhtiyati haciz kararı, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesine dayalı olarak verilmiştir. İİK.'nun 257/1 maddesinde muaccel alacaklar için ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Anılan düzenlemeye göre, ihtiyati haciz istenilebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemesi yeterlidir. Yine İİK 258 maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talebinin kabulü için, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı yaklaşık düzeyde ispat edilmelidir.İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Somut olayda ise, davacının talep dilekçesinin ekinde 03/12/2018 tarihinde akdedilmiş Genel Kredi Sözleşmesini, 10/05/2024 tarih ve...
yevmiye numaralı kat ihtarını ve İpotek Belgesinin ilk sayfasını sunduğu, bununla birlikte talep dilekçesinin içeriğinde ''...akdedilen kredi sözleşmeleri çerçevesinde...'' ibaresinin yer aldığı ve fakat sadece bir tane Genel Kredi Sözleşmesini dosyaya sunduğu, talep dilekçesinin ekinde yer alan kat ihtarında 2 adet Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan alacakların talep edildiği ancak Finansal Kiralama Sözleşmelerinin ve bu Finansal Kiralama Sözleşmelerinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın dayanağı evrakların dosyaya sunulmadığı, keza aynı kat ihtarında ''Diğer nakdi krediler sebebiyle'' başlıklı bir alacak talep edilmekle birlikte bu nakdi kredilerin nelerden ibaret olduğunun Mahkememizce kat ihtarından tespit edilemediği gibi talep eden tarafça da belirtilmediği anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz edenin itirazları İİK md.265'te tahdidi olarak sayılan sebeplerden ''haczin dayandığı sebeplere'' yönelik olduğu ve itirazın yerinde olduğu kanaatine varılmakla Mahkememizce, Mahkememizin 10/06/2024 tarihli 2024/925 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...."gerekçesi ile, '1)Mahkememizin 10/06/2024 tarihli 2024/925 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın KABULÜ ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden istinaf dilekçesinde özetle:"Sayın Mahkemenizin 2024/925 D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlu tarafından itiraz edilmiş, yapılan duruşma neticesinde borçlunun itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli ara karar 05/10/2024 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş olup, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen bu karara karşı süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmaktayız. Şöyle ki;
1- ihtiyati hacze itiraz sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, borçlunun itirazlarının hiçbiri bu kapsamda değildir. Sayın Mahkemenizin fevkimizde malumları olduğu üzere ihtiyati hacze itiraz sebepleri İcra ve İflas Kanunu'nun 265.maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. İlgili maddede, borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır. Huzurdaki dosyada öne sürülen iddiaların hiçbiri bu kapsamda olmadığından ihtiyati hacze itiraz konusu yapılması mümkün değildir. Sayın Mahkemenin ihtiyati hacze itirazı kabul gerekçesinde borçlunun itirazlarının "ihtiyati haczin dayandığı sebeplere" matuf olduğu yönündeki değerlendirmesi hatalıdır.
2- İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunun aradığı "yaklaşık ispat" ölçütü sağlandığından itirazın reddi gerekmektedir.İcra ve İflas Kanunu'nun "ihtiyati haciz kararı" başlıklı 258.maddesi "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." hükmüyle, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat kuralının aranmayacağını, yaklaşık ispat kuralının yeterli olduğunu düzenlemektedir.Yerleşik içtihatlarla da sabit olduğu üzere, taraflar arasında imzalanmış kredi sözleşmesi ile hesabın kat edildiğine dair ihtarnamenin Mahkemeye sunulmuş olması durumunda alacağın varlığına dair yaklaşık ispat ölçütünün yerine getirildiği kabul edilmektedir.Nitekim dosyaya sunduğumuz İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Hukuk Dairesi'nin 2023/2172 E. , 2023/1685 K. Sayılı ve 02.11.2023 tarihli güncel kararı da bu hususta emsal teşkil etmektedir:"...İİK'nun 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz talebinde kesin ispat aranmayıp alacağın varlığının yaklaşık ispatı yeterli bulunduğundan, kredi sözleşmelerine dayalı ihtiyati haciz taleplerinde taraflarca imzalanmış ve imzası inkar edilmeyen kredi sözleşmesinin bulunması, bu sözleşme gereği borçlunun borcunu ödeyememesi nedeniyle bankanın hesabı kat edip, kat ihtarnamesini asıl borçluya tebliğ edilerek ihtiyati haciz isteminde bulunabilecektir. İhtiyati haciz isteyen alacaklı banka vekili, talep dilekçesi ekinde taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ile hesabın kat'ı suretiyle muaccel kılındığını gösteren ve aleyhine ihtiyati haciz istenene tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhini ihtiva eden kat ihtarnamesini ibraz etmiştir.
Hesabın kat edildiği, alacağın muaccel hale geldiği anlaşılmakla ihtiyati haciz talep edebilme şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır..."Sayın Mahkemece ilk olarak ihtiyati haciz talebimizin "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle kabul edilmesi usul ve yasaya uygun bir karardır. Ancak borçlunun itirazı üzerine Sayın Mahkemece yeniden yapılan değerlendirmede ilk kararın tam aksine bir görüşle yaklaşık ispat koşullarının tamamen dışına çıkılmış, adeta alacağın esasına yönelik bir uyuşmazlık hakkında inceleme yapılır gibi kesin ispat koşulları irdelenmiştir.Müvekkil Banka ile borçlular arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde borçlulara kredi limiti tahsis edilmiş, bu limit dahilinde borçlulara kredi kullandırılmıştır.
Ana sözleşme niteliğindeki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında bir kısım alt sözleşmelerle müşteriye ayrı ayrı kredilerin kullandırılmış olması neticeye tesiri olmayan bir detaydır. Kredi süreci genel bankacılık teamüllerine ve özellikle katılım bankacılığı prosedürlerine uygun şekilde ilerletilmiştir. Bir başka deyişle, taraflar arasındaki borç ilişkisinin temelinde Genel Kredi Sözleşmesi bulunmaktadır. Borçlu ... sözleşmeyi müşterek borçlu / müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Genel Kredi Sözleşmesinin varlığı, dosyadaki ihtarname ve diğer belgelerin ışığında borcun varlığına karine teşkil etmekte, yaklaşık ispat koşulunu sağlamaktadır. İhtarnamede talep edilen alacak ile ihtiyati hacze konu alacak arasında da herhangi bir çelişki bulunmamaktadır, zira ihtiyati haciz talep dilekçemizde de açıkça belirttiğimiz üzere, alacaklarımızın yalnızca bir kısmı için ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmuştur.
Bu nedenle FinansalKiralama Sözleşmeleri de dosyaya sunulmamıştır.3- Dayanak sözleşmedeki imzalar karşı taraf / borçlu tarafından açıkça ikrar edilmiştir.İmzası karşı tarafça açıkça ikrar edilen kredi sözleşmesi ve usûlüne uygun olarak tebliğe çıkarılan ihtarnameye rağmen, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı yönünde birtakım asılsız itirazlar öne sürülmesi tamamen takibi sürüncemede bırakma amacı taşımaktadır. Karşı taraf ... ihtiyati haciz kararına dayanak olan Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu / müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır ve bu hususu itiraz dilekçesinde de açıkça ikrar etmektedir. Sözleşme ve ihtarname incelendiğinde borçlu bilgileri arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olmadığı, karşı tarafın iddiasının aksine ihtarnamede yalnızca Finansal Kiralama Sözleşmelerinden kaynaklanan risklerin değil, diğer nakdî kredilerden kaynaklanan risklerin ve tüm fer'ilerin de kalem kalem derç edildiği, bütün alacak kalemlerinin detaylı olarak yazıldığı ve tamamı yönünden hesabın kat edildiği görülmektedir.Borçlunun itirazları ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmayıp, ancak itirazın iptali ya da alacak davasında öne sürülebilecek niteliktedir.
Ezcümle, borçlu tarafından öne sürülen iddiaların tamamı hukukî mesnetten yoksun olup, itirazın kabulüne dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerekmektedir." demiştir.İlk derece mahkemesi tarafından verilen 30/07/2024 tarih ,2024/925 Değişik iş sayılı ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, ihtiyati haciz talep eden ile karşı taraf arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında kredi borcunun ödenmediği iddiası ile alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 10/06/2024 tarih, 2024/925 Değişik İş Esas ve 2024/958 Değişik İş Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı taraf tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 30/07/2024 tarihli ek karar ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, iş bu ek karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1.
fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.
Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut uyuşmazlıkta; talep eden vekili, ihtiyati haciz talep eden ile karşı taraf arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında kredi borcunun ödenmediği iddiası ile alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, talep dilekçesinde borcun dayanağı olan kredi sözleşmesi/sözleşmeleri, ihtarname, asıl borçlu bilgileri ve karşı tarafın hukuki sıfatı bildirilmemiş, talep ekinde sunulan kredi sözleşmesi ile ihtarnamedeki asıl borçluların birbirleri ile uyumlu olmadığı, talep eden tarafından çelişkilerin giderilmediği, ihtarname dayanağı olan sözleşmelerin sunulmadığı, bu haliyle alacağın yaklaşık olarak ispat edilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediği, karşı taraf tarafından itiraz edilen hususların haczin dayandığı sebeplere ilişkin olduğu ve İİK'nın 265 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, Mahkemece ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak;
talep dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ek kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1 - İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç istinaf başvuru sırasında alınmış olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1105076300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz