BA formu ile bildirilen faturada ispat yükünün davalıya geçmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1391 E. 2024/2012 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayan ticari ilişkilerde, faturanın karşı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirilmiş olması, faturaya konu hizmetin verildiğine ve faturanın tebliğ edildiğine karine oluşturur; bu karinenin aksini ispat yükü bildirimi yapan tarafa (borçluya) aittir. İcra takibi başladıktan sonra yapılan BA formu düzeltmesi ve faturanın iadesi, borçtan kurtulma amacına yönelik kabul edilir ve söz konusu karineyi ortadan kaldırmaz; ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması da bu karinenin aksini ispata yetmez.
Ele alınan sorunlar
Yazılı sözleşme bulunmayan hizmet ilişkisinde faturanın ispat gücü ve BA formu bildiriminin karine niteliği → ret
İddia: Davalı, taraflar arasında hizmet sözleşmesi olmadığını, faturanın tek başına akdin ifasını göstermediğini, BA formunda sehven bildirim yapıldığını ve bunun ticari ilişki varlığını kanıtlamayacağını, davacının taşıma hizmetine ilişkin hiçbir delil sunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Faturanın davalı tarafça BA formu ile Vergi Dairesine bildirilmiş olması, faturaya konu hizmetin verildiğine ve faturanın tebliğ edildiğine karine teşkil eder; aksini davalının ispat etmesi gerekir. İcra takibinden sonra yapılan BA düzeltmesi ve faturanın iadesi, borçtan kurtulma amacıyla yapılmış kabul edilir ve ispat yükünü davacıya geri çevirmez. Davalının ticari defterlerine kaydın yapılmamış olması, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olmasına karşın, karinenin aksini ispat için yeterli görülmemiş ve sonuca etkili bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, yazılı sözleşme bulunmayan hizmet ilişkilerinde davalı tarafından yapılan BA formu bildiriminin hizmetin varlığına karine oluşturacağı ve icra takibi sonrası yapılan düzeltmenin bu karineyi ortadan kaldırmayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır; kararda ayrıca aynı davalı grubuna ait benzer bir uyuşmazlıkta verilen İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi kararına da atıf yapılmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
BA formu bildirimi↗ ispat yükü↗ ticari defter karinesi↗ hizmet sözleşmesi↗ fatura bedeli alacağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1391
KARAR NO 2024/2012
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/04/2021
NUMARASI 2020/328 Esas - 2021/422 Karar
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davacıya verilen servis hizmeti karşılığı 31.5.2019 tarihli 97.940-TL bedelli açık fatura düzenlendiğini, davalının süresinde itiraz etmeyerek faturayı ticari defterlerine işlediğini ve vergi dairesine bildirdiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalının ilk takipte yetkiye ve borca itiraz etmesi üzerine yetkili olan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yeniden icra takibi yapıldığını, davalının takibe yeniden itiraz ettiğini ve ilk takipten sonra faturanın sehven kayda alındığını bildirerek iade edip, vergi beyannamesinde düzelme yaptığını, düzeltmenin borcun tahsilini önlemek amacı ile kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek 31.5.2019 tarihli 97.940-TL bedelli fatura alacağından şimdilik 10.000-TL'nin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 30.7.2019 tarihinden avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacıdan hiç bir hizmet ve mal alınmadığını, faturanın sahte fatura niteliğinde olup toplu gelen faturalar arasında bulunan servis taşıma hizmeti adı altındaki faturanın muhasebe elemanınca sehven kayıtlara alınıp bildirimde bulunulduğunu, icra takibi ile durumun fark edildiğini, faturanın iade edilip vergi beyannamesinde düzeltmeye gidildiğini, davacının kötü niyetle iade edilen faturayı kabul etmeyerek ihtarname gönderdiğini, bunun üzerine savcılığa şikayet ettiklerini, davacı ile aralarında hiç bir hizmet sözleşmesi olmadığını, kesilen fatura için ne bir güzergah, ne servise binen çalışan kaydı, ne de araç plakası olduğunu, başkalarından servis hizmeti almalarının davacıdan da aldıkları anlamına gelmediğini, aralarında hiç bir belge olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu faturanın davacı defterlerinde kaydı olduğu, davalı defterlerinde kaydının olmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı defterlerinini usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça faturanın BA formu ile bildirildiği, ilk icra takibi sonrası faturanın iade edilip düzeltme beyanı ile BA dan çıkartıldığı, faturanın tek başına hizmetin verildiğinin kanıtı olmadığını, ancak davalının faturayı BA formülü ile bildirmesinin arada ticari ilişki olduğunu gösterdiğini, düzeltme beyanının ödeme emri tebliğinden sonra olduğunu, bunun borçtan kurtulmak için yapıldığı kanaatine varıldığı belirtilerek davanın kabulü ile 10.000-TL'nin 30.7.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, taraflar arasında hizmet sözleşmesi olmadığını, faturanın tek başına akdin ifasını göstermediğini, herkesin iddia ettiği olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, Karayolları Taşıma Yönetmeliği 39. Maddesi gereği tarifesiz yolcu taşımalarında taşıma sözleşmesi yapılmasının zorunlu olduğunu,ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve faturanın kaydı olmadığını, sehven BA formunda bildirimde bulunulduğunu, BA bildiriminin arada ticari ilişki varlığını kanıtlamayacağının, bilahare düzeltildiğini, düzeltmenin ispat yükünü davalıya çevirmeyeceğini, davacının taşıma ile ilgili hiç bir delil sunmadığını davacı için sahte fatura düzenlemekten şikayetçi olduklarını ,davalı müvekkili şirketin grup şirketi olan ...
şirketi'nin davalı olduğu Bakırköy 6 ATMnin 2020/332 esas ,2021/333 karar sayılı kararının haklılıklarını doğruladığını ,davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, servis hizmeti karşılığı düzenlenen fatura bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Dava konusu faturanın, 31.5.2019 tarihli 97.940- TL bedel ile servis bedeli olarak düzenlendiği, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı defterlerinin yasal koşulları taşımadığı, davalı defterlerinde kaydı olmadığı ancak davalı defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, faturanın davalı tarafça 25.6.2019 tarihinde BA formu ile Vergi Dairesine bildirildiği,icra takibinden sonra 7.8.2019 tarihinde BA formunda düzeltme yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı, ticari ilişkiyi ve ticari mal satışını, dolayısıyla borcun varlığını inkar etmektedir.
Davacı taraf; şifahi anlaşma nedeniyle yapılan taşıma hizmeti karşılığı faturanın düzenlendiği bunun Personel Servis taşımacılığı olmadığı belli güzergahlar dahilinde belirli dönem devam eden bir taşımacılık hizmeti olmadığını, yazılı olması gerekmediğini, tevkifat da uygulanmadığını ileri sürmüş, davalı ise davacı ile arada hiç bir hizmet alım sözleşmesinin olmadığını, hizmet alınmadığını, faturanın sahte düzenlendiğini, toplu fatura alımında muhasebe elemanınca sehven alındığını, icra takibi ile durumun fark edilip faturanın iade edilip BA formunda düzeltme yapıldığını savunmuştur.Faturanın davalı tarafça BA formu ile bildirilmiş olması faturaya konu hizmetin verildiğine ve faturanın tebliğ edildiğine karine teşkil etmektedir.
Aksini davalının ispat etmesi gerekir. Takip sonrası fatura iade edilip BA formu düzelttirilmiş ise de; icra takibinden sonra yapılan düzeltmenin borçtan kurtulma amacı ile yapıldığının kabulü gerekir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği davalı şirketin grup şirketi ... şirketi ile benzer ihtilafın yaşandığı; Bakırköy 6 ATM nin 2020/332 esas ,2021/333 karar sayılı 31.03.2021 tarihli davanın reddine ilişkin kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 45 HD nin 2021/973 esas ,2024/1536 karar sayılı 27.11.2024 tarihli ilamı ile davacının istinaf başvurusunun elde ki davada ki aynı gerekçelerle kabulüne ,10.000-TL nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davaya konu faturanın davalıya tebliğ edildiği ,süresinde itiraz edilmeden Vergi Daire'sine bildirim yapıldığı ,davalı tarafın ticari defterlerine kayıt edilmemesinin sonuca etkisi bulunmadığı, davanın kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 259,30-TL peşin harcın mahsubuna bakiye 423,80-TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile, HMK'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi31/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/110376 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi