İptal edilen izin kararı, iptalden önceki eylemleri yasak ihlali yapmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/198 E. 2024/8516 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yöneticiye rekabet/şirketle işlem yapma izni veren genel kurul kararı sonradan iptal edilse bile, iptal hükmünün geçmişe etkisi mutlak olmadığından, kararın geçerli olduğu dönemde gerçekleşen eylemler yasak ihlali sayılmaz ve bu eylemler nedeniyle yöneticinin ve onunla birlikte hareket ettiği ileri sürülen şirketlerin sorumluluğuna gidilemez.
Ele alınan sorunlar
İptal edilen rekabet izni kararının, iptalden önceki dönem eylemlerine etkisi → ret
İddia: Davacı, yöneticilere şirketle işlem yapma ve rekabet yasağından etkilenmeme yetkisi tanıyan genel kurul kararının mahkemece iptal edildiğini ve iptal kararının kesinleştiğini, iptal hükmünün geçmişe etkili olması nedeniyle bu kararın hiç alınmamış sayılacağını, dolayısıyla ara dönemde elde edilen gelirlerin şirkete ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yöneticilere rekabet izni veren genel kurul kararı mahkeme hükmüyle iptal edildiğinden ilk andan itibaren geçersiz hâle gelir; ancak iptal hükmünün geçmişe etkisi mutlak olmayıp, genel kurul kararının şirketle üçüncü kişiler arasındaki hukuki ilişkinin unsuru veya geçerlilik şartı olduğu hâller bakımından söz konusudur. Tazminat istenen dönemde henüz iptal edilmemiş ve geçerli bir genel kurul kararıyla kendisine rekabet izni verilmiş olan yöneticinin bu dönemdeki eylemlerinden, kararın sonradan iptal edilmesi ve iptal kararının kesinleşmesi nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Rekabet yasağını kaldıran geçerli bir genel kurul kararı varken 6762 sayılı Kanun'un 334 ve 335 inci maddelerinin uygulanmasına olanak yoktur; tazminatın tüm davalılardan müteselsilen istenmiş olması karşısında, yönetim kurulu üyesiyle birlikte hareket ettikleri ileri sürülen davalı şirketler yönünden de aynı dönemde rekabet yasağının ihlal edildiğinden söz edilemez. Ayrıca bilirkişi raporuna göre dava dışı şirketin ticari kayıtları, anılan dönemde davalı şirketlere diğer siparişlere nazaran öne alınarak veya daha ucuza emtia satılmadığını göstermektedir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptalinin geçmişe etkisinin mutlak olmadığı ve iptalden önceki dönemde izne dayanan eylemlerin rekabet yasağı ihlali sayılamayacağı yönündeki tespit Yargıtay'ca onanmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı↗ şirketle işlem yapma yasağı↗ genel kurul kararının iptali↗ iptal kararının geçmişe etkisi↗ yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu↗ müteselsil sorumluluk↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/198 E. , 2024/8516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/472 Esas, 2023/1736 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1083 E., 2020/574 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'nin hissedarlarından biri olduğunu, bahsi geçen şirketin 2011 yılında yapılan genel kurul toplantısında, yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı Kanun'un 334. ve 335. maddelerindeki yasaktan etkilenmemelerine ilişkin yetki tanındığını, ancak söz konusu genel kurul kararının mahkemece iptaline karar verildiğini, iptal kararının karar düzeltme sonrasında 15.05.2018 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararının geçmişe etkili olması nedeni ile 12.08.2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararının hiç verilmemiş duruma geldiğini, bu itibarla 12.08.2011-01.01.2012 tarihleri arasındaki ... A.Ş.'nin davalı şirketlere vermiş bulunduğu emtialardan elde ettikleri gelirlerin tespiti ile bu gelirlerin dava dışı ...
Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'ye ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şirketle işlem yapma yasağına aykırı hareket edilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL'nin, rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi nedeniyle 30.000,00 TL'nin her bir olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ... A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulunda yer almayan müvekkilleri hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının da dava açma sıfatının bulunmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, müvekkillerinin dava dışı ... A.Ş.'ye zarar verici herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını, SPK tarafından yapılan denetimde de bir usulsüzlük saptanmadığını, şirket yetkilileri hakkında haksız rekabet suçu nedeniyle açılan ceza davasında sanıkların eylemlerinin kanunda sayılan hallerin hiç birisine uymadığı gerekçesiyle 04.11.2015 tarihinde beraatlerine karar verildiğini, haksız rekabete dayalı olarak açılan davanın reddedildiğini, yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izninin verildiğini, 18.05.2012 tarihinde davacının da katıldığı genel kurul toplantısında yönetim kurulunun ibra edildiğini, davacının ibra kararına muhalif kalmadığını, böylelikle ibraya ilişkin genel kurul kararının kesinleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; diğer davalıların savunmalarına ek olarak şirket yetkilileri hakkında haksız rekabet suçu nedeniyle açılan ceza davasında sanıkların eylemlerinin kanunda sayılan hallerin hiç birisine uymadığı gerekçesiyle 04.11.2015 tarihinde beraatlerine karar verildiğini, haksız rekabete dayalı olarak açılan davanın reddedildiğini, yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izninin verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalılardan ...'in dava dışı şirketin hissedarı ve dava konusu 12.08.2011- 01.01.2012 dönemde yöneticisi olduğu, adı geçenin yönetim kurulu üyeliği yaptığı davalı şirketlerin bu dönemde dava dışı ... A.Ş.'den emtia aldıkları, dava dışı şirketin 12.08.2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile yöneticilerine rekabet izni verilmiş ise de bu kararın mahkeme hükmü ile iptal edildiğinden ilk andan itibaren geçersiz hale geleceği, ancak iptal hükmünün geçmişe etkisinin mutlak olmayıp, genel kurul kararının şirketle üçüncü kişiler arasındaki hukuki ilişkinin unsuru veya geçerlilik şartı olduğu haller bakımından olduğu, mahkemeden talepte bulunulan 12.08.2011 - 01.01.2012 tarihleri arasında henüz iptal edilmemiş ve geçerli bir genel kurul kararı ile kendisine rekabet izni verilen davalı ...'in yaptığı eylemlerden daha sonra bu genel kurul kararının iptal edilmesi ve iptal kararının kesinleşmesiyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bu sebeple ortada rekabet yasağını kaldıran bir genel kurul kararı varken 6762 sayılı Kanun'un 334.
ve 335. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı şirketlerin de yönetim kurulunda yer alan ... ile birlikte hareket etmeleri nedeniyle iş bu davanın açıldığı, tüm davalılardan tazmininin müteselsilen gerçekleştirilmesinin talep edildiği nazara alınarak, gerek ... yönünden gerekse davalı şirketler yönünden 12.08.2011-01.01.2012 tarihleri arasında gerçekleşen eylemlerden dolayı rekabet yasağının ihlal edilmiş sayılamayacağı, bilirkişi raporunda söz konusu tarihler arasındaki dönemde de dava dışı ... A.Ş.'nin ticari kayıtlarına göre, diğer siparişlere nazaran daha öne alınarak ve daha ucuz emtia satılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1102628400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz