Usulsüz re'sen terkin edilen şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5957 E. 2024/8443 K. · · İlk derece: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticaret Sicili Müdürlüğü, kanunda öngörülen usul ve şartlara uygun ihtarı terkin edilecek şirketin yetkilisine tebliğ etmeden ve şirketin münfesih sayılması için tanınan süre dolmadan şirketi sicilden terkin etmişse terkin işlemi usulüne uygun değildir ve şirketin ihyasına karar verilir; bu hâlde hak düşürücü süre söz konusu olmaz.
Ele alınan sorunlar
Re'sen terkin işleminin usulüne uygunluğu ve şirketin ihyası → kabul
İddia: Davacı, ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin sermaye artırımının tescil edilememesi üzerine sicilden silindiğini sonradan öğrendiğini, şirketin halen faal olup vergi mükellefi olarak faaliyetini sürdürdüğünü ileri sürerek ihya istemiştir.
Gerekçe: Sicil müdürlüğü, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi ile 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı, terkin edilen şirketin yetkilisine göndermemiştir. Ayrıca sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen süre 01.07.2015 tarihine kadar uzatıldığı hâlde, şirket bu tarihten önce 15.12.2014 tarihinde sicilden terkin edilmiştir. Bu nedenlerle terkin işlemi usulüne uygun yapılmamıştır; somut olayda hak düşürücü süre de söz konusu olamaz. Bu sonuca göre şirketin ihyasına ve kararın tescil ve ilanına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kanunda öngörülen ihtar usulüne uyulmadan ve münfesih sayılma için tanınan süre dolmadan yapılan re'sen terkinin usulsüz olduğu ve şirketin ihyasını gerektirdiği yönündeki tespit Yargıtay'ca onanmıştır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Usulüne uygun yapılmayan re'sen terkin işlemine dayalı ihya isteminde hak düşürücü süre söz konusu olmaz (kararda süre miktarı belirtilmemiştir).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ münfesih sayılma↗ ticaret sicilinden terkin↗ ihtar usulü↗ hak düşürücü süre↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5957 E. , 2024/8443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2012 Esas, 2024/1143 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/72 E., 2022/400 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... İnşaat Taahhüt Turizm Bilgisayar Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin ortağı olan Güllü Zara ile 05.02.2014 tarih ve 2014/1 nolu karar ile şirketin sermayesinin 5.000,00 TL den 225.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin karar aldıklarını, bu sermaye artırım kararı sonrası ortaklar olarak şirketten olan alacaklarının tespiti için şirket defter, kayıt ve belgeleri incelenmek suretiyle mali müşavir tarafından düzenlenen 05.02.2014 tarihli raporda; ortaklara borçlar hesabı kalemlerinin doğru ve eksiksiz şekilde hesaplandığını, bu alacakların 227.000,00 TL olduğunu ve 220.000,00 TL'lik kısmının sermaye artırımda kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırı bir durum olmadığının belirtildiğini, sermaye artırımının yapıldığına ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirim yapılarak ilan giderlerinin ödendiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18.02.2014 tarihli kararıyla tescil işlemlerinin yapılabilmesi için yeni serbest muhasebeci mali müşavir raporuna göre şirketin borca batık ve teknik iflas durumunda olduğu, şirket hesaplarına kaynak aktarılarak öz varlığın artıya çıkarılması ya da yeni sermaye miktarının 319.650,00 TL olacak şekilde bir artırım yapılması gerektiğinin bildirildiğini, o tarihte bu artırımın yapılamadığını, bunun üzerine şirket kaydının Ticaret Sicil Müdürlüğünden silindiğini öğrendiğini, şirketin halen faal olduğunu, vergi mükellefi olarak aralıksız faaliyetlerine devam ettiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı, terkin edilen şirket yetkilisi ...'ya göndermediği, ayrıca sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen süre 01.07.2015 tarihine kadar uzatıldığı halde bu tarihten önce 15.12.2014 tarihinde şirketin sicilden terkin edildiği, bu nedenle terkin işleminin usulune uygun yapılmadığı, hak düşürücü sürenin dava konusu olayda söz konusu olamayacağı gerekçesiyle şirketin ihyasına, kararın tescil ve ilanına davacının 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1101633500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz