Kayyım TMSF'nin satış kararında yargı yolu idari yargıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6400 E. 2024/8408 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kaynağı suç soruşturması olan kayyımlıkta şirketin genel kurul yetkilerini TTK ile bağlı olmaksızın kullanan TMSF'nin, Fon Kurulu eliyle aldığı hisse satış kararı ve buna bağlı işlemler idari işlem niteliğindedir; bunların iptali istemi TTK hükümlerine göre denetlenemez ve yargı yolu bakımından İdare Mahkemelerinin görev alanına girer. Adli yargıda açılan dava HMK 114/1-b uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; yargı yolu yönünden görevsiz mahkeme ihtiyati tedbir istemini de değerlendiremez.
Ele alınan sorunlar
TMSF Fon Kurulunca alınan satış kararının iptalinde yargı yolu → ret
İddia: Davacı, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı mercii olan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, TMSF'nin yalnızca yönetim kayyımı olduğunu ve satış kararı veremeyeceğini ileri sürerek satış kararının iptalini istemiştir.
Gerekçe: Şirketin genel kurulunun yetkileri, TTK hükümleriyle bağlı olmaksızın Fon tarafından kullanılabilir. Kayyım atanmasının kaynağı suç soruşturması olup ceza yargılamasının konusunu teşkil eden nedenlerle uyuşmazlığın TTK hükümlerine dayalı olarak çözümü mümkün değildir; kayyım atanma sebebi TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklanmadığından kayyımların yaptığı işlemler TTK kapsamında denetlenemez. Davalı TMSF idari bir kurum olduğundan, aldığı satış kararı ve yaptığı işlemler idari işlem ve karar niteliğindedir; bu karar ve işlemlerin iptaline yönelik davanın çözüm yeri İdare Mahkemeleridir ve mahkeme yargı yolu yönünden görevsizdir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince davanın usulden reddine karar verilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Yargı yolu bakımından görevsiz mahkemenin ihtiyati tedbir istemini değerlendirebilmesi → ret
İddia: Davacı, satış ilanına konu ihale yoluyla belirlenen satış kararının HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca tedbiren durdurulmasını istemiştir.
Gerekçe: Satış ilanına konu ihale yoluyla belirlenen satış kararının 6100 sayılı Kanun'un 389 ve devamı maddeleri uyarınca tedbiren durdurulması istemi, yargı yolu yönünden görevsiz olan mahkemece değerlendirilemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ceza soruşturması kaynaklı kayyımlıkta TMSF Fon Kurulunun satış kararına karşı adli yargıda açılan davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddedileceği ve görevsiz mahkemenin tedbir istemini inceleyemeyeceği yönündeki çözüm Yargıtay'ca onanmıştır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- TMSF Fon Kurulunca alınan satış kararı ve işlemlerinin iptali istemli davalarda yargı yolu bakımından İdare Mahkemeleri görevlidir; adli yargı görevli değildir.
- Dava şartı
- yargı yolunun caiz olması (HMK 114/1-b)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu↗ dava şartı↗ usulden ret↗ kayyım↗ TMSF↗ Fon Kurulu kararı↗ idari işlem↗ ihtiyati tedbir↗ ticari ve iktisadi bütünlük satışı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6400 E. , 2024/8408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1602 Esas, 2023/1628 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/392 E., 2023/441 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde adli yargı merci olan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, İngiltere'de ve Singapur'da müvekkili lehine kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğunu, Londra Merkez Mahkemesi'nin 19.03.2019 tarihli D06YY525 numaralı kesinleşmiş kararı ile ... Gaz'ın müvekkili şirkete 52.495,97 euro ile 76.334,07 GBP (İngiliz Sterlini) borcu bulunduğunun sabit olduğunu, bu durumun İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/678 E. sayılı dosyasında verilen tenfiz kararı ile hüküm altına alındığını, Singapur Yüksek Mahkemesi tarafından HC/S 597/2017 numaralı dosya üzerinden, HC/JUD 422/2020 numaralı 16.07.2020 tarihli kararı ile 461.308,92 euro ile 202.765,14 Singapur Doları'na hükmederek kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 12.
Asliye Ticaret Mahkemesinden Singapur'da verilen kararın tenfizi talepli dava açıldığını, dosyanın hala derdest olduğunu, TMSF tarafından yapılacak olası bir satış halinde müvekkilinin ... Gaz'dan mahkeme ilamıyla kesinleşmiş alacaklarının tahsilinin imkansız hale geleceğini, TMSF satış kararına konu edilen ... ve ... Gaz Şirketlerine Kayyım olarak dahi atanmamış olduğu halde hukuka aykırı olarak satış kararı tesis ettiğini, TMSF'nin sadece yönetim kayyımı olduğunu, satış kararı veremeyeceğini, ticari ve ekonomik bütünlük arz eden hukuka uygun bir satış kararı verilmediğini, ihale yoluyla satışa ilişkin TMSF kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, TTK hükümleri ile bağlı olmaksızın genel kurulun yetkilerinin Fon tarafından kullanılabileceği, kaynağı suç soruşturması olan ve ceza yargılamasının konusunu teşkil eden nedenler ile uyuşmazlığın TTK hükümlerine dayalı olarak çözümünün mümkün olmadığı, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği şirketlere kayyım atanma sebebinin TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklanmadığı, kayyımların yaptığı işlemlerin TTK kapsamında denetlenemeyeceği, Fonun TTK hükümlerine bağlı olmaksızın şirketin genel kurulunun yetkilerini haiz olduğu, buna göre davalı TMSF tarafından alınan satış kararı ve yapılan işlemlerin davalı TMSF'nin idari bir kurum olması nedeniyle idari işlem ve karar niteliğinde bulunduğu, dava konusu karar ve işlemlerinin iptaline yönelik davanın çözüm yerinin İdare Mahkemeleri olduğu ve dolayısıyla Mahkemenin yargı yolu yönünden görevsiz olduğu, ...
... Gaz Grubu Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Satış Komisyonu Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ticari Ve İktisadi Bütünlük Satış İlanı” ve bu satış ilanına konu ihale yoluyla 21.06.2023 tarihli olarak belirlenen satış kararının HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca tedbiren durdurulması isteminin de görevsiz olan mahkemece değerlendirilemeyeceği, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği ... Gaz San. ve Tic. A.Ş.'ne Sulh Ceza Hakimliği kararı ile kayyım olarak TMSF'nin atandığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, TMSF Fon Kurulunun ... Gaz Grubu Hisseseleri Ticari ve İktisadi bütünlüğü'nün satış kararı tek taraflı olarak alınmış idari bir karar olup, uyuşmazlığın çözümünde TTK değil, 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Fona verilen yetkilere ilişkin hükümler kıyasen uygulanacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının alacaklı bulunduğu dava dışı şirkete kayyım olarak atanmış olan TMSF Kurulunun satış kararı ve işlemlerinin iptalleri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1101593000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz