6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ceza soruşturması incelenmeden ihtiyati haciz itirazının kabulü hatalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/698 E. 2025/1182 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)usul emsali

Gerekçe özeti

Haksız fiile dayalı alacaklarda muacceliyet haksız fiilin işlendiği tarihte doğar; bu nedenle borcun vadesi gelmediği itirazı, haksız fiile dayanan taleplerde geçerli değildir. İhtiyati haciz kararının, davanın ilk olarak açıldığı mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle kaldırılması da hukuka uygun değildir. İhtiyati hacze itirazın incelenmesinde, alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilirken, suç teşkil ettiği ileri sürülen eylemler nedeniyle açılmış ve devam etmekte olan ceza soruşturması/kovuşturması dosyası (iddianame, bilirkişi raporları, tanık beyanları) incelenmeden, salt taraflarca sunulan belgelerle (örn. teftiş kurulu ön raporu) yetinilerek karar verilmesi hukuka uygun değildir; mahkeme ceza dosyasındaki tespitleri de gözönünde bulundurarak yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığını belirlemelidir.

Ele alınan sorunlar

Alacağın muaccel olup olmadığı → ret

İddia: Borçlu vekili, ihtiyati haciz kararına konu borcun vadesinin gelmediğini, borcun muaccel olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Haksız fiile dayalı alacaklar haksız fiilin işlendiği tarihte muaccel olur. Somut olayda davanın temeli haksız fiile dayandığından, davalı vekilinin alacağın muaccel olmadığına dair itiraz sebebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Görevsiz mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının bu nedenle kaldırılıp kaldırılamayacağı → ret

Gerekçe: Dava ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup, davanın asliye hukuk mahkemesinde açılmış olması gözetilerek ihtiyati haciz kararının bu nedenle (görevsiz mahkemece verildiği gerekçesiyle) kaldırılması yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yaklaşık ispat koşulunun ceza soruşturması/kovuşturması dosyası incelenmeden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği → kabul

İddia: Davacı temlik alan vekili, İstanbul C Başsavcılığı'nın soruşturması sonucu hazırlanan iddianame, banka teftiş kurulu raporları, HTS ve baz tespitleri ile açılan kamu davasının yaklaşık ispat koşulunu sağladığını, ilk derece mahkemesinin bu iddianameyi hiç değerlendirmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati hacizde aranan husus, alacağın varlığı hakkında mahkemeye 'kanaat verecek delillerin' bulunmasıdır; kesin ispat aranmaz. Davanın temeli haksız fiile dayalı olduğundan her bir davalının durumu ayrı ayrı incelenmeli, itiraz değerlendirilirken eldeki somut verilerin yaklaşık ispatı sağlayıp sağlamadığı gözönünde bulundurulmalıdır. Suç teşkil eden eylemlerin varlığı ileri sürüldüğünden eylemin ağırlık derecesi de gözönünde bulundurulmalıdır. Elde ki dava ile ilgili ağır ceza mahkemesinde yargılamanın devam ettiği, ancak mahkemenin ceza davasını hiç incelemediği, bu nedenle ceza davasında ne gibi tespitler yapıldığı hususunda bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. İddianame aşamasında yaklaşık ispatın sağlanmayacağı kabul edilebilirse de, bu aşamada mahkemece esasa geçilip bilirkişi raporu alınmış veya tanıklar dinlenmiş olabileceğinden, ceza davasına ilgisiz kalınarak bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadan dosyadaki verilerin değerlendirilmesi doğru olmamıştır. Dosyadaki beyanlardan davalı şirket yetkilisinin bu olay nedeniyle kuvvetli suç şüphesiyle tutuklandığı anlaşılmaktadır. Bu halde ceza dava dosyasında yapılan tespitler dikkate alınarak, ceza dosyası içeriğinin dava tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini haklı kılacak derecede yaklaşık ispatı sağlayıp sağlamadığı belirlenememektedir. İhtiyati haciz kararından sonra yürütülen soruşturma sonucu açılan ceza dava dosyası incelenerek, itiraz eden şirket bakımından daha önce sunulan belgeleri destekleyecek olgu/tespit bulunup bulunmadığı incelenmeden itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, suç teşkil ettiği ileri sürülen eylemlere dayanan ihtiyati haciz taleplerinde yaklaşık ispatın değerlendirilmesinde, devam eden ceza soruşturması/kovuşturması dosyasının (iddianame, bilirkişi raporu, tanık beyanları dahil) mutlaka incelenmesi gerektiğine ilişkin tespiti, benzer nitelikte (haksız fiile/suça dayalı) ihtiyati haciz itirazı uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca haksız fiile dayalı alacaklarda muacceliyetin haksız fiil tarihinde doğduğu yönündeki tespit de genel uygulanabilir bir kuraldır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz ihtiyati hacze itiraz yaklaşık ispat muacceliyet haksız fiil görevsizlik

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/698

KARAR NO 2025/1182

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2025 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/781 Esas

TALEP İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

İhtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu ... San. Ltd. Şti. yönünden kaldırılmasına ilişkin ara kararın alacağı temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın KOBİ işletmeleri için sunduğu İşletme Kart ürününde gerçekleştirilen fiktif işlemlerle kart bakiyelerindeki limitleri arttırarak oluşturdukları bu limitleri POS cihazları üzerinden mal veya paraya çeviren Davalıların, müvekkil banka'yı 100.000.000- TL üzerinde zarara uğrattığını, Bankanın Fraud ( Dolandırıcılık) Yönetimi Bölümünce yapılan tespitte karşı taraflarca kendilerine tahsisli işletme kartları ile gerçek bir ticari alışveriş saiki olmaksızın kartlarına iade bedel gelmiş gibi gösterilerek oluşturdukları fiktif limitlerle kart limitleri açılmasının sağlandığını, fiktif olarak yarattıkları bu limitlerin POS cihazları üzerinden para veya bir kısım malvarlığına çevrildiği, 25 adet kart hamili, eylemlerinin fark edildiği 24.02.2023 tarihine kadar, ABD'de yerleşik iş yerlerinden (sanki müşterilerin bir harcama işlemi iptal olmuş da söz konusu tutar iade ediliyormuş gibi göstererek) gönderilen iade mesajları vasıtasıyla, banka sistemi tarafından gün sonlarında çalışan güncelleme programı sonrasında kullanılabilir işletme kart limitlerinin iade mesajları tutarı kadar fiktif işlemlerle arttırılması, akabinde bu müşteriler tarafından söz konusu limitlerin POS cihazları üzerinden yaptıkları harcamalarla kullanmak suretiyle bankayı yaklaşık 100.000.000-TL üzerinde zarara uğrattıklarını, konu ile ilgili İstanbul C Başsavcılığı'nın Örgütlü Suçlar Bürosu”'nda 2023/49778 soruşturma numaralı dosyası ile şikayet yapıldığını, İstanbul C Başsavcılığı tarafından sunulan deliller ve iddiaların ciddi ve inandırıcılığı dikkate alınarak davalılar hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu Kapsamında tedbir kararı uygulanmasına karar verildiğini, müşterilerin bankaca belirlenen kredi kartı limitleri ile fiktif işlemlerle arttırdıkları limitlerle bankayı uğrattıkları zarar bilgilerini içeren ve aynı zamanda her bir karşı taraf için ihtiyati haciz talebine konu olan tutarların ayrı ayrı belirtildiğini, davalıların gerçekleştirdiği fiktif işlemlerle müvekkilim bankaya konusu suç teşkil eden haksız eylem uygulayarak elde ettikleri yüksek limitleri POS üye işyerleri üzerinden para ve/veya malvarlığına dönüştürüldüğünü ileri sürerek borçluların borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ HACİZ KARARI

İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2023/9 Değişik İş sayılı dosyasında 10/03/2023 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati hacze itiraz eden ... SAN. LTD. ŞTİ. vekili itiraz dilekçesinde; İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan ihtiyati haciz kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilamı ceza evinde bulunan şirketin tek ortağı konumunda bulunan müvekkili şirket yetkilisine tebliğ edilmediğini, İhtiyati haciz kararı müvekkili şirket yetkilisi ...a tebliğ edilmediğini, istinaf ilamının tebliğ edilmemesi nedeniyle yasal süresi içinde ihtiyati hacze itiraz ettiklerini, müvekkili şirket yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasını, dosya kapsamında ihtiyati hacze itiraz eden tüm taraflar yönünden ihtiyati hacizler kalkmış olup, davanın konusu, sebebi ve tarafı aynı olması davalıların hukuksal durumların aynı olması nedeniyle müvekkil şirket yönünden de ihtiyati haczin kaldırılması gerekmekte olup ihtiyati haciz kararına konu borcun vadesi gelmemiş olup, borç muaccel olmadığını, İhtiyati hacze konu para davacı ...'a ait olmadığını,müvekkili şirket sabit ikametgah sahibi olduğunu, mal kaçırmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını, alacağın varlığına ilişkin tatmin edici delillerin sunulmadığını, müvekkili şirketin kaçmaya, malı kaçırmaya veya gizlemeye ilişkin bir teşebbüsü yokken bu hususu alacaklı taraf ıspatlayamadığını, müvekkili şirket yetkilisi metris ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğunu, ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlüye gerçekleştirilecek olan tebligat işleminin usule uygun olarak gerçekleşebilmesi için tutuklu veya hükümlünün kısıtlı olup olmadığının tespitinin önemli olduğunu,ceza infaz kurumunda olan tutuklu ve hükümlünün normal adresine tebligat yapılamayacağını, Ceza İnfaz Kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamaması durumunda, tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından hangi sebeple tebligat yapılamadığı şerh düşülebileceğini, tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde aynı şekilde tebliğ mazbatasına bu durum şerh edileceğini, İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında gelen müzekkere cevabında yapılan inceleme sonucunda borçlu ...Tic. Ve San. Ltd. Şti.'ne herhangi bir haciz tutanağının tebliğ edilmediğinin bildirildiğini, bu kapsamda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

ARA KARARI

Mahkemece; İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/9 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı verildikten sonra esas hakkında mahkemede dava açıldığından itirazların değerlendirilmek üzere gönderildiği, ihtiyati haciz kararına itiraz eden ..., ..., ... ve ... yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu kez davalı ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. Vekili tarafından 18/11/2024 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının talep edildiği, İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak 2023/9 Değişik İş sayılı dosyasında davalıya değişik iş kararının ne zaman tebliğ edildiğinin sorulduğu, kararın davalıya 15/03/2023 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği, yine ihtiyati haciz kararının uygulandığı İstanbul ...

İcra müdürlüğüne müzekkere yazılarak haciz tutanaklarının borçluya tebliğ edilip edilmediği hususunun sorulduğu ve müzekkere cevabında haciz tutanaklarının davalıya tebliğ edilmediğinin bildirildiği, görevsiz mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin sırf bu sebeple kaldırılması gerektiğini, Teftiş Kurulu Ön Raporu ve savcılık soruşturma dosyası değerlendirilerek yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı belirtilmiş ise de; borçlu yönünden savcılık dosyasında isnat edilen eyleme ilişkin şüphelinin bir kabul beyanı bulunmadığı; ihtiyati haciz talep edilenlerin usulsüz işlem yapıp yapmadıkları, zarara sebebiyet verip vermedikleri, ceza soruşturmasında ve mahkemece yapılacak yargılamada açıklığa kavuşacağından, davacı tarafın düzenlediği Teftiş Kurulu Ön Raporu yaklaşık ispat yönünden yeterli bulunmadığından ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun itirazı yerinde görülmüş, her ne kadar ihtiyati haciz kararı tebliğ edilmiş ise de haciz tutanağının borçluya tebliğ edilmediği anlaşıldığından ve süre İİK 265 maddesi gereğince huzurda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının tebliğ tarihinden itibaren başladığından borçluya ihtiyati haciz kararının tebliğinin usulsüz olduğuna ilişkin itirazların değerlendirilmesine gerek görülmemiş, İİK 265 gereği ihtiyati hacze itirazın süresinde olduğu anlaşılmakla, İstanbul 30.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/9 D. İş sayılı dosyasında verilen 10/03/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının ...Tic. Ve San. Ltd. Şti. yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı temlik alan vekili; ihtiyati haciz kararına itirazın süresinde olmadığını ,mahkemenin görevsiz mahkemece verildiği gerekçesinin doğru olmadığını ,Dosyada, İstanbul C Başsavcılığı'nın 2023/49778 soruşturma numaralı dosyası ile gerçekleştirilen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame mevcut olduğunu,işbu iddianame incelendiğinde görüleceği üzere: şüpheli beyanları, Banka Teftiş Kurulu raporları, HTS ve Baz tespitleri, telefon inceleme tutanaklarının birlikte değerlendirilmesi soncunda, davalı şüphelilerin, nitelikli dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiklerinin "anlaşıldığı" belirtilerek cezalandırılmaları istenildiği ve hatta iddianame, davalı şüpheliler hakkında "tutuklu-adli kontrollü yakalamalı" talepli olarak hazırlandığını ,mahkeme, dosyada işbu iddianame yokmuş gibi, bahsi dahi geçirilmeksizin değerlendirme yaptığını ,iddianame uyarınca İstanbul 20.

ACM 2023-333 esas sayılı kamu davası açılmış olmakla, açılan işbu ceza davası dahi, ihtiyati haczin yaklaşık ispat kuralının sağlandığını gösterdiğini , iddianamede yer verilen ve huzurdaki dosyada mübrez olan Banka Teftiş Kurulu raporları incelendiğinde görüleceği üzere: İşbu raporlarda belirtilen tablolardaki harcama işlemlerinin toplam olan miktarları, davalıların kanuni takipteki İşletme Kart anapara borçlarının neredeyse tamamına tekabül etmekte olup, milyonlarca liralık bu işlemler eski davacı Bankanın zarara uğradığının bir diğer somut kanıtı niteliğinde olduğunu ,Somut uyuşmazlığa göre, zarar iddiası haksız eylemden kaynaklandığından tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, yaklaşık ispat koşulunun sağanmış olduğu, bu itibarla ihtiyati haczin koşullarının oluştuğu sabittir.

Ki, İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/9 D.iş 2023/9 K. sayılı kararında, tedbirde orantılılık ilkesine uygun biçimde talep miktarının %50'si oranında teminata hükmedilmiş olup, eski davacı Banka tarafından teminat da yatırıldığını belirterek ,kararın bu kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İ.İ.K.'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Haksız fiile dayalı alacaklar haksız fiil tarihi itibariyle muaccel olmaktadır. Somut olayda; davacı temlik eden bankanın açtığı itirazın iptali davasında "bankanın kredi kartı ürününde gerçekleştirilen fiktif işlemlerle kart bakiyelerindeki limitleri arttırarak oluşturdukları bu limitleri POS cihazları üzerinden mal veya paraya çeviren davalılar ve suç örgütü faaliyeti içinde davalılar ile hareket eden diğer şüphelilerle birlikte müvekkili banka 100.000.000-TL üzerinde zarara uğratıldığı, davalıların haksız eylemleri ile elde ettikleri yüksek tutarlı malvarlıklarını gizlemeye, kaçırmaya çalışmaları veya kendilerinin kaçmaya hazırlanmaları, kaçmaları muhtemel olduğundan haklarında ihtiyati haciz talep edildiği İstanbul 30.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/9 D. İş. – 2023/9 Karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz karar verildiğini,Banka Fraud (Dolandırıcılık) Yönetimi Bölümünce yapılan tespitte karşı taraflarca kendilerine tahsisli işletme kartları ile gerçek bir ticari aşılveriş saiki olmaksızın kartlarına iade bedel gelmiş gibi gösterilerek oluşturdukları fiktif limitlerle kart limitleri açılması sağlandığı ve fiktif olarak yarattıkları bu limitlerin POS cihazları üzerinden para veya bir kısım malvarlığına çevrildiği ileri sürüldüğü, bankayı dolandıran ve haklarında icra takibi başlatılan kart hamilleri, eylemlerinin fark edildiği 24.02.2023 tarihine kadar, ABD’de yerleşik iş yerlerinden (sanki müşterilerin bir harcama işlemi iptal olmuş da söz konusu tutar iade ediliyormuş gibi göstererek) gönderilen muhasebesel karşılığı bulunmayan fiktif iade mesajları vasıtasıyla işletme kart limitlerinin iade mesajları tutarı kadar arttırılması, akabinde bu müşteriler tarafından söz konusu limitlerin POS cihazları üzerinden yaptıkları harcamalarla para veya malvarlığına dönüştürüldüğü,davalılara ilişkin ödeme emrinde yer alan takip çıkış tutarlarının, ...

- 3.358.370,60 TL, ... - 2.379.169,47-TL, ... Ltd. Şti. - 6.842,275,13-TL,... - 2.208.410,70-TL, ... - 3.313.666,01-TL, ... - 175.999,91-TL, ... - 12.902.567,28-TL, ...ltd şti - 4.366.376,61-TL, ... - 9.011.307,26-TL olmak üzere toplam 44,558,142.97-TL olduğu , ...'ın yapılan haczi işlemleri sırasında borcu kabul ettiği, ihtiyati hacze itirazı olmadığını belirtmiş ve kısmi ödeme yaptığı,itirazının muteber kabul edilmesi mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. İhtiyati haciz kararı esas dava açılmadan verilmiş olup; itirazın iptali davasının açıldığı İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/189 Esas, 236 Karar sayılı ve 17.04.2023 tarihli kararı ile davaya bakmaya asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar istinaf edilmeden kesinleşmiş,ihtiyati haciz kararlarına itirazlar görevsiz mahkemece karara bağlanmamıştır.

İhtiyati hacizde aranan, "kanaat verecek delillerin" varlığıdır. Somut olayda benzer organizasyonda yer aldığı ileri sürülen bir kısım davalılar hakkında ihtiyati haciz kararları kaldırılmış ise de davanın temeli haksız fiile dayalı olup ,her bir davalının durumu ayrı ayrı inceleneceği gibi itiraz değerlendirilirken elde ki somut verilerin yaklaşık ispatı sağlayıp sağlamadığı gözönünde bulundurulur.Suç teşkil eden eylemlerin varlığı ileri sürüldüğünden eyleminin ağırlığının derecesi de gözönünde bulunduğulur. Gelinen aşamada elde ki dava ile ilgili ağır ceza mahkemesinde yargılamanın devam ettiği ; mahkemece ceza davası hiç incelenmediğinden şirket bakımından ceza davasında ne gibi tesbitler yapıldığı hususunda bir bilgi bulunmamaktadır.Ancak ,iddianame aşamasında yaklaşık ispatın sağlanmayacağı kabul edilebilirse de bu aşamada mahkemece esasa geçilip ,bilirkişi raporu alınmış olabileceği ,tanıkların dinlenmiş olabileceği halde ,ceza davasına ilgisiz kalınması ,bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmadan elde ki dava dosyasında ki verilerin değerlendirilmesi doğru olmamıştır.Dosyada ki beyanlardan davalı şirket yetkilisinin bu olay nedeniyle kuvvetli suç şüphesi görülerek tutuklandığı anlaşılmaktadır.Bu halde ceza dava dosyasında yapılan tesbitler dikkate alınarak ceza dosyasının içeriği belgelerin, dava tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini haklı kılacak derecede yaklaşık ispatı sağlayıp sağlamadığı belirlenememektedir.

Haksız fiile dayalı alacaklar haksız fiilin işlendiği tarihte muaccel olur. Davalı vekilinin alacağın muaccel olmadığına dair itiraz sebebi yerinde değildir. Davanın ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde açıldığı gözetilerek asliye hukuk mahkemesince verildiği gerekçesiyle kaldırılması da yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle ; İhtiyati haciz kararından sonra yürütülen soruşturma sonucunda açılan ceza dava dosyası incelenerek itiraz eden şirket bakımından yapılan tesbitler ; itiraz eden şirket bakımından daha evvel sunulan belgeleri destekleyecek olgular tesbitler bulunup bulunmadığı incelenmeden itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.İstinaf nedenleri yerinde görülen temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın yeniden değerlendirilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/781 Esas 20/03/2025 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati haciz kararına itiraz yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL istinaf peşin karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/11007 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.