Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2466 E. 2024/7823 K. ·
Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ temlik↗ taşıyıcı↗ feragat↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verildiği ve bu kredi kartları kullanılmak suretiyle harcamalar yapıldığı, kredi kartı harcamalarının tamamının şahsi nitelik taşıyıp şirket için yapılmadığı, şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenen kredi kartı harcamaları ile ilgili olarak ekstrelerin taranıp yabancı para ve TL cinsinden ayrı ayrı kişi bazında bakiyelerin tespit edildiği, harcama kalemlerinin neredeyse tamamının mücevher, takı, süs, parfüm, lüks giyim, fahiş ve aşırı harcamalardan oluşması karşısında bu harcamaların hiçbirinin davacı temlik eden şirket tarafından yapılmamış olduğu, şirket sahibi aile fertleri ile aile çevresi tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu harcama kalemlerinin bu nedenle şirket için zarar oluşturduğu ve yönetim kurulu üyelerinin de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun)'nun 338 ve 359 uncu maddeleri gereğince bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamış olmaları karşısında ve yine şirket çalışanlarının ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca harcamaların şirket adına yapıldığı ve şahsi harcamalar olmadığının kanıtlanamamış olması karşısında davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile alacağın bir kısım davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ..., ... için 01.11.2005 tarihinde, ... için 15.06.2017 tarihinde, ... için 30.07.2009 tarihinde haklarında açılan davanın işlemsiz bırakılıp süresi içinde de yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2022/3080 E. ve 2023/2487 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket kaynaklarından harcama yaptıklarından bahisle şirket yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları ve şirketle ilgilisi olmayan diğer davalılara karşı, verilen kredi kartlarından şahsi harcamalar yaptıkları iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 338 ve 358 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3080 E. 2023/2487 K.
Ortak:şirket zararı · açılmamış sayılma · yenileme · temlik · taşıyıcı · feragat · yönetim kurulu kararı · Alacak
İncelediğiniz kararda… harcama yapılması için kredi kartları verildiği ve bu kredi kartları kullanılmak suretiyle harcamalar yapıldığı, kredi kartı harcamalarının tamamının şahsi nitelik «taşıyıp» şirket için yapılmadığı, şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenen kredi kartı harcamaları ile ilgili olarak ekstrelerin taranıp yabancı para ve TL cinsinden ayrı ayrı kişi bazında bakiyelerin tespit edildiği, harcama kalemlerinin neredeyse tamamının mücevher, takı, süs, parfüm, lüks giyim, fahiş ve aşırı harcamalardan oluşması karşısında bu harcamaların hiçbirinin davacı «temlik» eden şirket tarafından yapılmamış olduğu, şirket sahibi aile fertleri ile aile çevresi tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu harcama kalemlerinin bu nedenle şirket için zarar oluşturduğu ve «yönetim kurulu» üyelerinin de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun)'nun 338 ve 359 uncu maddeleri gereğince bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamış olmaları karşısında ve yine şirket çalışanlarının ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca harcamaların şirket adına yapıldığı ve şahsi harcamalar olmadığının kanıtlanamamış olması karşısında davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile alacağın bir kısım davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ..., ... için 01.11.2005 tarihinde, ... için 15.06.2017 tarihinde, ... için 30.07.2009 tarihinde haklarında açılan davanın işlemsiz bırakılıp süresi içinde de «yenilenmediğinden» «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket kaynaklarından harcama yaptıklarından bahisle şirket «yönetim kurulu» üyeleri, denetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları ve şirketle ilgilisi olmayan diğer davalılara karşı, verilen kredi kartlarından şahsi harcamalar yaptıkları iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… harcama yapılması için kredi kartları verildiği ve bu kredi kartları kullanılmak suretiyle harcamalar yapıldığı, kredi kartı harcamalarının tamamının şahsi nitelik «taşıyıp» şirket için yapılmadığı, şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenen kredi kartı harcamaları ile ilgili olarak ekstrelerin taranıp yabancı para ve TL cinsinden ayrı ayrı kişi bazında bakiyelerin tespit edildiği, harcama kalemlerinin neredeyse tamamının mücevher, takı, süs, parfüm, lüks giyim, fahiş ve aşırı harcamalardan oluşması karşısında bu harcamaların hiçbirinin davacı «temlik» eden şirket tarafından yapılmamış olduğu, şirket sahibi aile fertleri ile aile çevresi tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu harcama kalemlerinin bu nedenle şirket için zarar oluşturduğu ve «yönetim kurulu» üyelerinin de 6762 sayılı Kanun'un 338 ve 359 uncu maddeleri gereğince bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamış olmaları karşısında ve yine şirket çalışanlarının ise 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca harcamaların şirket adına yapıldığı ve şahsi harcamalar olmadığının kanıtlanamamış olması karşısında davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile alacağın bir kısım davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ..., ... için 01.11.2005 tarihinde, ... için 15.06.2017 tarihinde, ... için 30.07.2009 tarihinde haklarında açılan davanın işlemsiz bırakılıp süresi içinde de «yenilenmediğinden» «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… arcama dökümlerinden, söz konusu harcamaların şahıs harcamaları olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığı, TTK'nın 36 ncı maddesi gereğince ya da «haksız fiile» istinaden davalıların sorumluluğuna gidilebilmesi için zararın varlığının ve miktarının «kesin» olarak kanıtlanması gerektiği, sorumluluğa esas «şirket zararının» dahi kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davalı ... ...hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ile ... hakkında açılan davanın 01.11.2005 tarihinden itibaren işlemsiz bırakılarak takip edilmediği anlaşıldığından 02.02.2006 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı TMSF vekili ile davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... ... vekili t …
… lirtildiğini, 14.11.2011 tarihli ek raporda da dava konusu iddia ve sunulan belge ve kayıtlarla sınırlı olarak, harcama sahiplerinin sorumluluğuna gidilebilecek bir «şirket zararının» varlığından söz edilemeyeceğinin bildirildiğini, herhangi bir somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın teftiş kurulu raporu dayanak yapılarak hatalı karar verildiğini, her iki müvekkiline de kredi kartı tahsis edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge yer almadığını, ayrıca müvekkillerinin dava konusu harcamaların yapıldığı yıllarda sadece 14-16 yaşlarında lise öğrencileri olup kendilerine herhangi bir banka tarafından kredi kartı tahsis edilmiş olmasının mümkün olmadığını, yapılan bir harcamanın ancak babaları ...'ın ek kartı niteliğinde olabileceğini, bozma ilamında da şirket «yönetim kurulu» üyelerinin kararıyla bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verilmişse bu harcamalardan harcama yapan kişiler değil, bu zarara neden olan yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ve şirket çalışanlarının sorumlu olacağının belirtildiğini, müvekkillerinin yaşı itibariyle zaten şirket adına harcama yapılmak üzere kendilerine bir kredi kartı tahsis edilemeyeceğini, «peşin harç» giderinden müvekkillerinin müşterek ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Ret ↔ benzerinde Diğer
Farklı:farklılaştırılmış teselsül · peşin harç · zararın ispatı · husumet itirazı · bozma sonrası karar · adli yardım · yetki itirazı · davadan feragat
Benzer bu kararda9.Davalı ... vekili; müvekkilinin «temlik» eden şirketin yöneticisi ya da çalışanı olmadığını, farklı bir şirket olan Rumeli Telekom A.Ş.'de finans müdürü olarak çalışltığını, «husumet itirazlarının» değerlendirilmediğini, dosya kapsamında alınan raporlarda davanın ispat edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen TMSF'nin sunduğu «geçersiz» bir teftiş kurulu raporu ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin her bir davalı için ayrı ayrı değerlendirme yapmak yerine TMSF'nin husumet yönelttiği davalılar hakkında kül halinde hüküm kurma yoluna gittiğini, müvekkilinin kendi adına çıkartılan kredi kartını hiçbir zaman kullanmadığını, teftiş kurulu raporu ekindeki listede dahi yer almadığını, kaldı ki kendisine yalnız kredi kartı verilenlerin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, somut olay bakımından müvekkiline atfedilecek tek bir eylem dahi bulunmadığını, raporların aksine karar verilmesine rağmen gerekçesinin açıklanmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna başvurulacak kişilerden olmadığından teselsüle tabi olmadığını, kararda «farklılaşmış teselsül» ilkesinin dikkate alınmadığını, kimin hangi zarardan sorumlu olduğunun açıklanmadığını, her bir davalı için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının bir davalı hakkındaki «feragati» ve diğer dört davalı hakkındaki davayı takip etmemesinin «ibra» etmesinden kaynaklandığını, alacağından vazgeçen TMSF'nin artık diğer davalılara da hükmetmesinin olanaksız olduğunu, TSMF'nin davalı ... ...hakkındaki «davadan feragatinin» diğer tüm davalılar yönünden maddi hukuka etki edecek şekilde sonuç doğurduğunu ve iddia olunan alacağı tümüyle ortadan kaldırdığını belirterek kararın bozulmasını …
11.Davalı ... ve ... vekili; «adli yardım» talebinde bulunarak, davacının iddialarını dayandırdığı teftiş kurulu raporuna göre karar verildiğini, «bozma sonrası» davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığını, esasen davacının «zararını ispat» edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
12.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; davacı yanın «zararını ispat» edecek bilgi ve belge sunmadığını, her bir davalı yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılarak ödemelerin şirket kasasından yapılıp yapılmadığı ve oluşan zararın varlığını «ispat yükü» davacıda olmasına rağmen ispatlayamadığını, harcama sahibi davalıların sorumlu oldukları tutarlar ile örnek ekstreler arasındaki tutarlar arasında sayısal ilişki kurulamadığının bozma öncesi kök ve ek raporda belirtildiğini, «bozma sonrası» alınan raporda da mahkemenin davanın reddine dair ilk kararına dayanak olan kök ve ek rapordaki tespitlerin öz itibariyle değişmediğinin bildirildiğini, yine bozma sonrası alınan raporda yapılan harcamaların şirket «yönetim kurulu» kararı ile uygulanan ücret-«prim» vd. uygulamalara dayanıp dayanmadığı ya da kar paylarına mahsuben yapılmış harcamalar olup olmadığının sunulu belgeler bazında belirlenemediğini, «kesin» sonuçlar içermeyen bilirkişi raporu karşısında davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili ...'in Telsim çalışanı ve yönetim kurulu üyesi …
… edi kartı ile oluşan borçların şirket ya da şirket sahiplerince ödenmiş olmasının yapılan harcamaların şirket ya da şirket sahipleri adına yapıldığını gösterdiğini, «temlik» eden şirkette çalılan olan müvekkilleri yönünden davanın ayrılması gerektiğini, müvekkili ... yönünden «yetki itirazında» bulunduklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2466 E. , 2024/7823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/2 Esas, 2018/13 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2000-2003 yıllarında şahsi ve şirket kredi kartlarıyla eski yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ile eski yöneticiler tarafından yapılan harcamaların şirket hesaplarından ödendiğini, 2003 yılında yapılan ve bugüne kadar avans kapamaları yapılmayan toplam 1.128.273.259.263,00 TL'lik kredi kartı harcamalarının ilgili kişilerden iadesi ve tahsili yönünde işlem yapılmadığını, davalılar ..., ..., ...'ın davacı şirkette çalışmadıkları halde şirket kredi kartlarından harcamalarda bulunduklarını, harcamaların şirket hesaplarından ödendiğini, şirket yöneticilerinin, çalışanlarının ve üçüncü şahısların şahsi kredi kartı harcamalarının davacı şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenmesi nedeniyle, harcama yapan şahısların ve banka ödeme talimatlarını veren şirket üst düzey yöneticileri, icra kurulu üyesi davalı ..., finans koordinatörü ..., ...
ve ...'nün ilgili dönemler itibariyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin müştereken ve müteselsilen mali sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek davacı şirketin uğramış olduğu 11.009.966,00 TL zarar bedelinin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan mali sorumlulukları oranında tespiti ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verildiği ve bu kredi kartları kullanılmak suretiyle harcamalar yapıldığı, kredi kartı harcamalarının tamamının şahsi nitelik taşıyıp şirket için yapılmadığı, şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenen kredi kartı harcamaları ile ilgili olarak ekstrelerin taranıp yabancı para ve TL cinsinden ayrı ayrı kişi bazında bakiyelerin tespit edildiği, harcama kalemlerinin neredeyse tamamının mücevher, takı, süs, parfüm, lüks giyim, fahiş ve aşırı harcamalardan oluşması karşısında bu harcamaların hiçbirinin davacı temlik eden şirket tarafından yapılmamış olduğu, şirket sahibi aile fertleri ile aile çevresi tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu harcama kalemlerinin bu nedenle şirket için zarar oluşturduğu ve yönetim kurulu üyelerinin de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun)'nun 338 ve 359 uncu maddeleri gereğince bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamış olmaları karşısında ve yine şirket çalışanlarının ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca harcamaların şirket adına yapıldığı ve şahsi harcamalar olmadığının kanıtlanamamış olması karşısında davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile alacağın bir kısım davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ...
hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ..., ... için 01.11.2005 tarihinde, ... için 15.06.2017 tarihinde, ... için 30.07.2009 tarihinde haklarında açılan davanın işlemsiz bırakılıp süresi içinde de yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2022/3080 E. ve 2023/2487 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket kaynaklarından harcama yaptıklarından bahisle şirket yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları ve şirketle ilgilisi olmayan diğer davalılara karşı, verilen kredi kartlarından şahsi harcamalar yaptıkları iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 338 ve 358 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerince karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1098802300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz