6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekle ödemede kur farkı faturası ancak deftere kayıtlıysa geçerli

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1231 E. 2025/910 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Kur Farkı Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkemenin de TBK 89 uyarınca yetkili olması nedeniyle bu yönde bir itiraz yerinde görülmez. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için sözleşmede hüküm bulunması veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olması gerekir; ödemenin çekle yapıldığı ve çekin TL üzerinden düzenlendiği hallerde, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilir ve satıcı bu aşamadan sonra kur farkı isteyemez. Kur farkı faturasının borçlunun ticari defterlerine kayıtlı olması, o fatura yönünden borçluyu sorumlu kılar; buna karşılık borçluya iade edilen ve deftere kayıtlı olmayan faturalar yönünden teamül oluştuğu kabul edilemez ve alacaklı bu faturalar yönünden haklılığını ispat edemez.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesi ve mahkemenin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı vekili, Karşıyaka mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra dairesi ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 89. maddesi gereğince davacı alacaklının yerleşim yeri itibariyle Bakırköy mahkemelerinin ve icra dairelerinin de yetkisi bulunduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kur farkı alacağının varlığı ve kapsamı (deftere kayıtlı olmayan faturalar) → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, defter kayıtlarına göre müvekkilinin cari hesaptan alacaklı olduğunu, davacının gönderdiği 2 adet faturanın tebliğ edildiğinin açık olmadığını, alacak iddiasının dayanaksız olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, sözleşmede bu konuda hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır; faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi dövize endeksli ticari ilişkiyi ispata yeterlidir. Sözleşmede aksine hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilir; ödemeyi TL üzerinden çek olarak kabul eden satıcı bu aşamadan sonra kur farkı isteyemez. Somut olayda davacının düzenlediği 6 kur farkı faturasından 4'ü (28/02/2018, 31/03/2018, 30/04/2018, 08/05/2018 tarihli) davalının defterlerinde kayıtlıdır; 31/07/2018 ve 31/08/2018 tarihli faturalar ise davalının defterlerinde kayıtlı olmayıp davacıya noter kanalıyla iade edilmiştir. İlk derece mahkemesi ilk dört faturanın deftere kayıtlı olmasından hareketle teamül oluştuğunu kabul etmişse de, alacak vade farkından değil kur farkından kaynaklanmaktadır ve ödemeyi çek olarak alan davacı bir çekince ileri sürmediği gibi taraflar arasında çek ödemesine rağmen kur farkı isteneceğine ilişkin bir anlaşma da bulunmamaktadır. Deftere kayıtlı 4 fatura davalıyı bu faturalar yönünden sorumlu kılar; ancak deftere kayıtlı olmayan ve davacıya iade edilen 31/07/2018 ve 31/08/2018 tarihli faturalar yönünden teamül oluştuğunun kabulü doğru değildir, davacı bu faturalar yönünden haklılığını ispatlayamamıştır. Bu iki fatura dışlandığında davacının davalıdan takip tarihinde 1.165,22-USD bakiye alacağı bulunmaktadır; bu miktar üzerinden itirazın iptali gerekirken fazla bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kur farkı alacağının, ödemenin TL üzerinden çekle yapıldığı ve fatura borçlunun defterlerine kayıtlı olmadığı hallerde ispatlanamayacağına; buna karşılık deftere kayıtlı faturalar yönünden teamül oluşabileceğine ilişkin ayrım, benzer kur farkı uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Alacaklının cari hesap alacağına ilişkin icra takibinde, TBK 89 uyarınca alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkemesi de yetkilidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı itirazın iptali cari hesap TBK 89 ticari defter kaydı teamül ispat yükü icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89TBK 99 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1231

KARAR NO 2025/910

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2020

NUMARASI 2018/1177 Esas 2020/604 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 28/11/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/06/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında iplik alım satımı nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan cari hesaptan kaynaklanan 7.250,72-USD alacağının icra takibine rağmen ödenmediğini belirterek Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Karşıyaka mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilin davacıya hiç bir borcu bulunmadığını, davacının USD tutarlı iki adet faturayı müvekkiline gönderdiğini, ancak bu faturaların Bornova ... Noterlikçe düzenlenen 01.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ekinde karşı tarafa iade edildiğini, bu fatura bedellerinin 6.085.50-USD tutarlı olup böyle bir fatura alacağı bulunmadığını, alacaklının kötü niyetli olarak takip yaptığını belirterek davanın reddine, davacının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; kur farklarının ileri tarihli çek ile yapılan ödemelerden kaynaklandığı, bir kısmının 2017 yılında alınan vadesi 2018 yılına sarkan, bir kısmı ise 2018 yılında alınan ileri tarihli keşide edilmiş çekler nedeniyle hesaplanan kur farklarının davacı tarafından kesilen kur farkı faturaları ile tutarlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD bazlı olması nedeniyle kur farkı faturalarının düzenlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, düzenlenen kur farkı faturalarından ilk 4 tanesinin davalı kayıtlarına işlendiği, son 2 faturanın ihtarname ekinde iade edildiği, taraflar arasında mal alım tarihi ile ödeme tarihi arasında USD kurundaki değişimlerden kaynaklanan kur farkı faturası düzenlenmesi uygulamasının dava konusu ihtilaflı faturalardan önce de uygulandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ...

sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, 8.222,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, yetki itirazlarının dikkate alınmadığını, defter kayıtlarına göre müvekkilinin cari hesaptan dolayı alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunda bile davacının gönderdiği 2 adet faturanın müvekkili tarafından tarihte tebliğ edildiğinin açık olmadığını, alacak iddiasının dayanaksız olduğunu bildirerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kur farkından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.Her ne kadar davalı tarafça icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de TBK'nın 89. maddesi gereğince davacı alacaklının yerleşim yeri itibariyle Bakırköy mahkemelerinin ve icra dairelerinin de yetkisi bulunduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.TBK'nın 99. maddesine göre; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir."Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır.

Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir.Yine kur farkının dayanağı olan faturaların bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir, zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir. (Yargıtay 19. HD’nin 2015/16900 E., 2016/6896 K. sayılı ve 20/04/2016; 2013/14587 E., 2014/17996 K. sayılı ve 14/11/2013 tarihli ilamları). Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden satıcının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4821 E., 2021/65 K. sayılı ve 18/01/2021;

2020/7585 E., 2022/3142 K. sayılı ve 19/04/2022 tarihli ilamları). Somut olayda, davacının davalıya sattığı mallar için USD üzerinden faturalar düzenlendiği, satış faturalarının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının da bu faturalara ilişkin TL üzerinden düzenlediği çeklerle ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının alacağı kur farkından kaynaklanmaktadır. Davacının davalıya toplamda 6 adet kur farkı faturası düzenlemiş olup, bu faturalardan 28/02/2018 tarihli 240,04-TL (64,83-USD), 31/03/2018 tarihli 2.239-TL (562,86-USD), 30/04/2018 tarihli 1.729,46-TL bedelli (425,89-USD), 08/05/2018 tarihli 1.356,45-TL (328,58-USD) bedelli olmak üzere 4 adet faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, 31/07/2018 tarihli 14.435,44-TL (2.949,74-USD) ve 31/08/2018 tarihli 20.124,69-TL (3.135,76-USD bedelli) faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.

31/07/2018 tarihli 14.435,44-TL (2.949,74-USD) ve 31/08/2018 tarihli 20.124,69-TL (3.135,76-USD bedelli) faturaların davalı tarafa hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmamakla birlikte bu faturalar davacıya noter kanalıyla iade edilmiştir. Mahkeme ilk dört kur farkı faturasının davalının defterlerine kayıtlı olması nedeniyle teamül oluştuğu kabul edilmiş ise de alacak vade farkından değil kur farkından kaynaklanmaktadır.Ödemeyi çek olarak alan davacı buna ilişkin bir çekince ileri sürmediği gibi taraflar arasında çek ödemesine rağmen kur farkı isteneceğine ilişkin anlaşma da bulunmamaktadır. Davalının defterinde kayıtlı 4 adet kur farkı faturası davalıyı bu faturalar yönünden sorumlu kılmaktadır.

Ancak davalının defterinde kayıtlı olmayan ve davacıya iade edildiği anlaşılan 31/07/2018 ve 31/08/2018 tarihli faturalar yönünden teamül oluştuğunun kabulü doğru olmamıştır.Ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edileceğinden TL çek kabul edilmesine rağmen kur farkı isteneceği şeklinde bir anlaşma bulunmadığından davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 31/07/2018 tarihli 14.435,44-TL (2.949,74-USD) ve 31/08/2018 tarihli 20.124,69-TL (3.135,76-USD bedelli) faturalar yönünden davacı haklılığını ispatlayamamıştır. Bu durumda davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 31/07/2018 tarihli 14.435,44-TL (2.949,74-USD) ve 31/08/2018 tarihli 20.124,69-TL (3.135,76-USD bedelli) faturalar dışlandığında (2.949,74 + 3.135,76) (7.250,72 - 6.085,50=) davacının davalıdan takip tarihinde sonuç olarak 1.165,22-USD bakiye alacağı bulunduğundan bu miktar üzerinden itirazın iptali gerekirken fazla bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davalının itirazının 1.165,22-USD üzerinden iptali ile takibin alacağa takip tarihinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine, 1.297,63-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2018/1177 Esas - 2020/604 Karar sayılı 01/12/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)-a gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne; davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptıkları itirazın 1.165,22-USD bakımından kısmen iptali ile takibin 1.165,22-USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek devamına,Takip tarihindeki kur üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.297,63-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine""İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 441,66-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 206,69-TL peşin harç olmak üzere toplam 648,35-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 32,95-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan 684,25-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.415-TL bilirkişi ücreti ve 281,95-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.696,95‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 272,70-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 20-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 16,75-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 6.101,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davalı tarafından yatırılan 702,08-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 35,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 5,70-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 48,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 40,70-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/109780 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.