Marka Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4389 E. 2024/6602 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ kazanılmış hak↗ esastan ret↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/157 E., 2020/206 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından 2017/68362 sayılı “TEMA İSTANBUL BAHÇE” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin “TEMA” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine, dava konusu YİDK kararıyla 37. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi taşıyan tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, diğer yandan davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin de tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını 37. sınıf hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurunun tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılından bu yana tescilli “TEMA” ibareli markaları bulunduğunu, bu markaları yoğun ve ciddi bir biçimde kullandığını, tanınmış hale getirdiğini, “TEMA” ibareli markalar üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, başvurunun müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ve kötü niyetli olduğunu, markaların kapsamındaki hizmetlerin de benzediğini, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, davacıların müvekkilinin markalarından haksız yararlanmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği 37. sınıf hizmetlerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davalı şahsın kötü niyetli olarak tescil ettirdiği "TEMAPARK" ibareli markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "Park" ve "Bahçe" kelimelerinin yazılışlarının ve anlamlarının farklı olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde bütüncül intibanın dikkate alınması gerektiğini, müvekkillerinin "TEMA" ibareli başka markalarının, davalının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirilerek tescil edildiğini, "TEMA" ibaresini taşıyan çok sayıda marka olduğundan, başvurunun davalının markalarının devamı şeklinde algılanmayacağını, ayrıca redde mesnet "TEMAPARK" ibaresinin tanımlayıcı olup "belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformu" anlamına geldiğini, davalının tescil ettirdiği markalarını kullanmadığını, "TEMA" ibaresi yönünden eskiye dayalı kullanım hakkının müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Tema İstanbul Bahçe" ibareli başvuru ile redde mesnet 2011/21307, 2013/90569 sayılı "Tema" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "Tema" ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 37 sınıf hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, diğer taraftan gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenemeyeceği gibi davacıların eski tarihli markalarının tescil tarihleri itibariyle kazanılmış hak sağlamadıkları, ayrıca işlem dosyasında kullanım ispatı talep edilen 2011/21307 sayılı redde mesnet markanın 14.06.2013 tarihinde tescil edilip dava konusu başvurunun da 31.07.2017 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde bahsi geçen marka yönünden kullanım ispatının aranamayacağı, markaların tescilli oldukları müddetçe korunması gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3162 E. 2024/5670 K.
Ortak:bekletici mesele · kazanılmış hak · taşıyan · ilan · iltibas
İncelediğiniz kararda… en kısmen reddedildiğini, oysa taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi «taşıyan» tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların «bekletici mesele» yapılması gerektiğini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, diğer yandan davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin de tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını 37. sınıf hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurunun tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… lerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… i, müvekkillerinin "TEMA" ibareli başka markalarının, davalının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirilerek tescil edildiğini, "TEMA" ibaresini «taşıyan» çok sayıda marka olduğundan, başvurunun davalının markalarının devamı şeklinde algılanmayacağını, ayrıca redde mesnet "TEMAPARK" ibaresinin tanımlayıcı olup "belir …
Benzer bu kararda… YİDK kararıyla reddedildiğini, taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi «taşıyan» tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların «bekletici mesele» yapılmasını talep ettiklerini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalı şahsın bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, başvuru ile itiraza mesnet markaların farklı olduğunu ve karıştırılmaları ihtimali bulunmadığını, davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını kullanmadığını ileri sürerek YİDK’nın 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurularının tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… "TEMA BAHÇE" ibareli marka başvurusu ile davalının "TEMAPARK" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "TEMA" ibaresinin müşterek asli ve ayırtedici unsur olarak baskın şekilde ön planda olduğu, işin uzmanı …
… BAHÇE" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların davalının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirilerek tescil edildiğini, "TEMA" ibaresini «taşıyan» çok sayıda marka bulunduğundan başvurunun davalının markalarının devamı şeklinde algılanmayacağını, ayrıca itiraza mesnet "TEMAPARK" ibaresinin ise tanımlayıcı olu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · kötü niyet · ortalama tüketici · dahili dava
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/434 E., 2020/«258» K.
… "TEMA BAHÇE" ibareli marka başvurusu ile davalının "TEMAPARK" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "TEMA" ibaresinin müşterek asli ve ayırtedici unsur olarak baskın şekilde ön planda olduğu, işin uzmanı …
… ri de kapsayan davalının 2011/21307 numaralı "TEMAPARK" ibareli markasına 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira markalarda ortak olarak yer alan "TEMA" ibaresinin her iki markanın esas unsurunu oluşturduğu, başvurunun itiraza mesnet markadan yeterince uzaklaşmadığı, davacıların eski tarihli markalarının tescil tarihleri itibariyle «kazanılmış hak» sağlamadıkları, markaların tescilli oldukları müddetçe korunacakları gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… n beri TEMAPARK projesi ile ilgili çalıştığını, ve gerçek hak sahibinin müvekkilleir olduğunu, davalı şahsın iştigal alanı ile ilgili olmayan bir markayı tescilinin «kötü niyeti» gösterdiğini, davalı şahsın TEMA PLAZA ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkillerinin dava konusu markayı tescilsiz kullandıklarına ilişkin d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3391 E. 2024/5730 K.
Ortak:taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… en kısmen reddedildiğini, oysa taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi «taşıyan» tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların «bekletici mesele» yapılması gerektiğini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, diğer yandan davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin de tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını 37. sınıf hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurunun tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… lerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… i, müvekkillerinin "TEMA" ibareli başka markalarının, davalının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirilerek tescil edildiğini, "TEMA" ibaresini «taşıyan» çok sayıda marka olduğundan, başvurunun davalının markalarının devamı şeklinde algılanmayacağını, ayrıca redde mesnet "TEMAPARK" ibaresinin tanımlayıcı olup "belir …
Benzer bu kararda2.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin «adi ortaklık sözleşmeleri» bulunduğunu, ayrıca 2013 yılında kurulmuş Temapark İstanbul Gayrimenkul Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketlerinin de bulunduğunu, müvekkillerinin 2010 yılından beri Tema İstanbul projesinde çalıştıklarını ve "TEMA" unsurlu markaları kullandıklarını, Tema İstanbul Projesi'nin Avrupa’nın en büyük toplu konut projesi olduğunu, davalı adi ortaklık şirketlerinin 2010 yılından beri basında Tema Plaza, Tema Park, Temapark İstanbul, Tema İstanbul, Tema World, Tema Funworld, Tema Mall, Tema Center, Tema City, Tema Life gibi isimlerle anıldıklarını, davacının itiraza mesnet markaları aleyhine hükümsüzlük davası açtıklarını, davalarının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu ve kazanılmış haklarının bulunduğunu, dava konusu “BAHÇE TEMA” ibareli markanın davacının markalarından farklı olup taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, “TEMAPARK” ibaresinin “belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformu"nu ifade ettiğini, dünyanın farklı yerlerinde bu adı «taşıyan» yüzlerce park bulunduğunu, bu ibarenin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkillerine ait olduğunu bildiği ve iştigal alanı olmayan “TEMAPARK” markasını satmak için müvekkille …
… il ve koruma bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, bilirkişi raporunun ve bu rapor doğrultusunda oluşturulan gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, benzerlik ve «iltibas» değerlendirmesinin hatalı olarak yapıldığını, müvekkilinin markasındaki "park" ibaresi ile başvurudaki "bahçe" ibaresinin aynı anlama geldiğini, başvurunun «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, taraf markalarının aynı hizmetlerde kullanılacağını, "bahçe" kelimesinin ön plana çıkartıldığı yönündeki değerlendirmenin dayanaktan yoksun olduğunu …
… EMAPARK İSTANBUL" ibarelerinden oluştuğu, "TEMA" ibaresinin her iki taraf markasında da yer aldığı, taraf markalarındaki "bahçe", "park", ve "İstanbul" ibarelerinin «ayırt ediciliği» düşük olduğundan markaların asli unsurunun "TEMA" ibaresi olduğu, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında "TEMA" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmakta olup, düzenlenme tarzı itibariyle başvuruya yeterli ayırt edicilik katılmadığı, «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · adi ortaklık · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda2.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin «adi ortaklık sözleşmeleri» bulunduğunu, ayrıca 2013 yılında kurulmuş Temapark İstanbul Gayrimenkul Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketlerinin de bulunduğunu, müvekkillerinin 2010 yılından beri Tema İstanbul projesinde çalıştıklarını ve "TEMA" unsurlu markaları kullandıklarını, Tema İstanbul Projesi'nin Avrupa’nın en büyük toplu konut projesi olduğunu, davalı adi ortaklık şirketlerinin 2010 yılından beri basında Tema Plaza, Tema Park, Temapark İstanbul, Tema İstanbul, Tema World, Tema Funworld, Tema Mall, Tema Center, Tema City, Tema Life gibi isimlerle anıldıklarını, davacının itiraza mesnet markaları aleyhine hükümsüzlük davası açtıklarını, davalarının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu ve kazanılmış haklarının bulunduğunu, dava konusu “BAHÇE TEMA” ibareli markanın davacının markalarından farklı olup taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, “TEMAPARK” ibaresinin “belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformu"nu ifade ettiğini, dünyanın farklı yerlerinde bu adı «taşıyan» yüzlerce park bulunduğunu, bu ibarenin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkillerine ait olduğunu bildiği ve iştigal alanı olmayan “TEMAPARK” markasını satmak için müvekkille …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… TEMA" ibareli marka başvurusu ile davacının "TEMA" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasındaki "Bahçe" ibaresinin markadaki vurgusu ve ön planda oluşu nedeniyle davacı markalarından uzaklaştığ …
… ve "TEMA PLAZA" ibareli markalarının benzer bulunduğuna karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalılar adına tescil edilen 2017/68392 sayılı "BAHÇE TEMA" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7501 E. 2024/3701 K.
Ortak:ayırt edicilik · ilan · iltibas
İncelediğiniz kararda… en kısmen reddedildiğini, oysa taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi «taşıyan» tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların «bekletici mesele» yapılması gerektiğini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, diğer yandan davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin de tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını 37. sınıf hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurunun tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… lerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "Tema" ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 37 sınıf hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, diğer taraftan gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenemeyeceği gibi davacıların eski tarihli markalarının tescil tarihleri itibariyle «kazanılmış hak» sağlamadıkları, ayrıca işlem dosyasında kullanım ispatı talep edilen 2011/21307 sayılı redde mesnet markanın 14.06.2013 tarihinde tescil edilip dava konusu başvuru …
Benzer bu kararda2.Birleşen 2017/592 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; «adi ortaklıkların» taraf «ehliyeti» olmadığını, adi ortaklığı oluşturan kişilerin tek tek gösterilmesi gerektiğini, müvekkilinin 2010 yılından beri Tema markalarını kullandığını, 2010 yılında TOKİ'nin ihalesinin kazanılması sonrası Temapark markalarının gazetelerde, görsel basında, resmi yazışmalarda kullanıldığını, Tema asli unsurlu markaların müvekkilinin tescilli markaları olduğunu ve bunlar kullanılmasının engellenemeyeceğini, Tema markası üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, Tema ibaresinin konut projesi sektöründe ilk kez 2008 yılında TOKİ tarafından kullanıldığını, 2009 yılında Temapark ve Tema İstanbul projelerinin «ilanlarının» gazetelerde yayınlandığını, 2010 yılında TOKİ'nin ihalesinin sonuçlandığını ve bu projelerin adlarıyla birlikte ihaleyi kazanan müvekkiline devredildiğini, dolayıs …
… "tema" esas unsurlu markalarından ilkinin başvurusunu 16.03.2011 tarihinde yaptığı, davacıların ise TOKİ ihalesini kazanarak bu ihaleye göre inşaatı yapmak amacıyla «adi ortaklıklarını» 11.02.2011 tarihinde kurdukları, tarihler arasında bir ay kadar bir süre olduğu, davacıların davalıdan daha önce davaya konu edilen "tema" esas unsurlu markaları markasal olarak kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığı iddialarının somut olayın gelişimine göre mümkün ve makul görülmediği, «kötü niyet» iddiasının ispatının davacılar üzerinde olduğu, davalının salt davacılarca inşaatına başlanan projede kullanılan "Tema" sözcüğünü unsur olarak seçmesinin ve bu söz …
… inden hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin markalarını yıllar önce kullanmaya başladığını ancak 14.03.2013 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı markasının «iltibas» ve benzerlik nedeniyle ayrıca kötü niyetli tescil olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sundukları hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · kaldırma ve yeniden hüküm · taraf ehliyeti · kötü niyet · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ihtimali meydana getirildiğini, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar ve kötü niyetli olduğunu, davalının bu kullanımlarının, marka hakkında tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalının tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 20.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen 2017/592 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; «adi ortaklıkların» taraf «ehliyeti» olmadığını, adi ortaklığı oluşturan kişilerin tek tek gösterilmesi gerektiğini, müvekkilinin 2010 yılından beri Tema markalarını kullandığını, 2010 yılında TOKİ'nin ihalesinin kazanılması sonrası Temapark markalarının gazetelerde, görsel basında, resmi yazışmalarda kullanıldığını, Tema asli unsurlu markaların müvekkilinin tescilli markaları olduğunu ve bunlar kullanılmasının engellenemeyeceğini, Tema markası üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, Tema ibaresinin konut projesi sektöründe ilk kez 2008 yılında TOKİ tarafından kullanıldığını, 2009 yılında Temapark ve Tema İstanbul projelerinin «ilanlarının» gazetelerde yayınlandığını, 2010 yılında TOKİ'nin ihalesinin sonuçlandığını ve bu projelerin adlarıyla birlikte ihaleyi kazanan müvekkiline devredildiğini, dolayıs …
… "tema" esas unsurlu markalarından ilkinin başvurusunu 16.03.2011 tarihinde yaptığı, davacıların ise TOKİ ihalesini kazanarak bu ihaleye göre inşaatı yapmak amacıyla «adi ortaklıklarını» 11.02.2011 tarihinde kurdukları, tarihler arasında bir ay kadar bir süre olduğu, davacıların davalıdan daha önce davaya konu edilen "tema" esas unsurlu markaları markasal olarak kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığı iddialarının somut olayın gelişimine göre mümkün ve makul görülmediği, «kötü niyet» iddiasının ispatının davacılar üzerinde olduğu, davalının salt davacılarca inşaatına başlanan projede kullanılan "Tema" sözcüğünü unsur olarak seçmesinin ve bu söz …
… adına tek başına tescilli TEMA markasının bulunmadığı, birleşen davada davacı adına 37. sınıfta TEMAPARK ve TEMAPARK İSTANBUL ibareli tescilli markalara tecavüz ve «haksız rekabet» iddiasının, inşaat projesinde yapılacak işin tanıtımında TOKİ tarafından önceki tarihli kullanımın devam ettirildiği, davacının TEMA PLAZA ibareli markasının ise 37. sınıfta tescilli olmadığı, davalı tarafın da 35/43. sınıfta kullanımının bulunmadığı, birleşen davanın reddine karar verilmesinin sonuç itibarıyla yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen 2017/61 E. sayılı dosyaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, asıl ve birleşen 2017/61 E. sayılı dosyada davalı, birleşen 2017/592 E. sayılı dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2938 E. 2024/5124 K.
Ortak:kazanılmış hak · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "Tema" ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 37 sınıf hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, diğer taraftan gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenemeyeceği gibi davacıların eski tarihli markalarının tescil tarihleri itibariyle «kazanılmış hak» sağlamadıkları, ayrıca işlem dosyasında kullanım ispatı talep edilen 2011/21307 sayılı redde mesnet markanın 14.06.2013 tarihinde tescil edilip dava konusu başvuru …
… lerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olduğu, zira her iki markanın asli unsuru "Tema Kart" ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan "Türkiye İş Bankası" ve "Maximum" ibarelerinin davacının çatı markaları olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, «uyuşmazlık konusu» 9. sınıf malların redde mesnet marka kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür ve benzer olduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, diğer taraftan davacının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, ancak dava konusu başvuru sahibi davacı, davalı kurum nezdindeki itirazında 2007 tarihli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu da ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-«olumsuz» bir karar verilmediği, oysa davacının bu iddiasının doğru olması halinde, redde mesnet markanın davacının marka tesciline engel olmayacağının açık olduğu, davacının «müktesep hak» teşkil ettiğini ileri sürdüğü ve 2008 yılında tescil edildiği anlaşılan 2007/38293, 2007/38294, 2007/38295 sayılı markaları 36. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli olup uyuşmazlık konusu 9. sınıf mallarda tescilli olmadıkları, dolayısıyla somut olay bakımından, yeni markada «kazanılmış hak» iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartının gerçekleşmemesi karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığınd …
2-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait mesnet marka ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu, işbu dava bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddiaların dinlenemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ında benzerlik bulunmadığını, dava konusu ibarenin müvekkilinin tanınmış "Türkiye İş Bankası" ve "Maximum" markalarından oluştuğunu, bu ibarelerin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağladığını, müvekkilinin "tema" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğunu, ayrıca "Tema" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, dava konusu başvrunun bu markalarının serisi mahiyetinde olduğunu, "Tema" ibareli önceki markalarının hiç incelenmediğini, diğer yandan «uyuşmazlık konusu» 9. sınıf malların tüketicisinin bilinçli olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının farklı bulunduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · protokol
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olduğu, zira her iki markanın asli unsuru "Tema Kart" ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan "Türkiye İş Bankası" ve "Maximum" ibarelerinin davacının çatı markaları olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, «uyuşmazlık konusu» 9. sınıf malların redde mesnet marka kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür ve benzer olduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, diğer taraftan davacının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, ancak dava konusu başvuru sahibi davacı, davalı kurum nezdindeki itirazında 2007 tarihli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu da ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-«olumsuz» bir karar verilmediği, oysa davacının bu iddiasının doğru olması halinde, redde mesnet markanın davacının marka tesciline engel olmayacağının açık olduğu, davacının «müktesep hak» teşkil ettiğini ileri sürdüğü ve 2008 yılında tescil edildiği anlaşılan 2007/38293, 2007/38294, 2007/38295 sayılı markaları 36. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli olup uyuşmazlık konusu 9. sınıf mallarda tescilli olmadıkları, dolayısıyla somut olay bakımından, yeni markada «kazanılmış hak» iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartının gerçekleşmemesi karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığınd …
… t edici niteliğe sahip olduğunu, markalar arasında istinaf mahkeme kararının aksine karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili ile Tema Vakfı arasında akdedilen «protokol» gereğince 02294 sayılı ''Maximum'' tanınmış markası ile vakıf adına tescilli tanınmış ''Tema'' markasının 22.07.2010 tarihi itibariyle birlikte kullanılmaya başlandığını, ''Tema Kart'' ibaresinin kullanımı davalı şirketin mesnet markasının koruma tarihi olan 12.08.2016 başvuru tarihinden çok daha öncesine dayandığını, önceye dayalı kullanımın varlığı davaya konu markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, istinaf mahkemesi tarafından davaya konu kelime markasının kıyaslanmasında hataya düşüldüğünü, kararın aksine davalı şirket tarafından mesnet gösterilen ''Temakart'' marka ile müvekkili şirket marka başvurusuna konu ''Türkiye İş Bankası Maximum Tema Kart'' markasının benzer olmadığını, halk arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davaya konu marka başvurusunun müvekkili bankanın seri markalarından biri olduğunu, taraf şirketlerin ticari faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olup «uyuşmazlık konusu» markanın davalı şirketten farklı müşteri kitlelerine hitap ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… diğini, oysa müvekkilinin ülkemizin en çok tanınan “iş”, “Türkiye iş bankası” ve “maximum” markalarının sahibi olduğunu, müvekkili ile Tema Vakfı arasında akdedilen «protokol» gereğinde 02294 sayılı “maximum” tanınmış markası ile vakıf adına tescilli “tema” markasının 22.07.2010 tarihi itibariyle birlikte kullanılmaya başlandığını, dolay …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4389 E. , 2024/6602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/504 Esas, 2023/540 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/157 E., 2020/206 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından 2017/68362 sayılı “TEMA İSTANBUL BAHÇE” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin “TEMA” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine, dava konusu YİDK kararıyla 37. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa taraf markalarının bütünsel açıdan farklı olduğunu, müvekkillerinin “TEMA” ibaresini 2010 yılından beri kullandıklarını ve bu ibareyi taşıyan tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “TEMA” ibareli markalarına karşı dava açtıklarını, bu davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, “TEMA” ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bu markaları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkillerinin “TEMA İSTANBUL” markasının davalının “TEMAPARK İSTANBUL” markasından daha önce tescil edildiğini, diğer yandan davalı tarafından kullanılan “TEMAPARK” ibaresinin de tanımlayıcı olup tüm dünyada kullanılan genel bir ad olduğunu, belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformunu ifade ettiğini, tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalarını 37.
sınıf hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 14.09.2018 tarihli kararının iptaline, başvurunun tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılından bu yana tescilli “TEMA” ibareli markaları bulunduğunu, bu markaları yoğun ve ciddi bir biçimde kullandığını, tanınmış hale getirdiğini, “TEMA” ibareli markalar üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, başvurunun müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ve kötü niyetli olduğunu, markaların kapsamındaki hizmetlerin de benzediğini, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, davacıların müvekkilinin markalarından haksız yararlanmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği 37. sınıf hizmetlerin, redde mesnet 2011/21307 ve 2013/90569 sayılı markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet "Temapark" ibareli anılan markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas koşullarının oluştuğu, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davalı şahsın kötü niyetli olarak tescil ettirdiği "TEMAPARK" ibareli markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "Park" ve "Bahçe" kelimelerinin yazılışlarının ve anlamlarının farklı olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde bütüncül intibanın dikkate alınması gerektiğini, müvekkillerinin "TEMA" ibareli başka markalarının, davalının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirilerek tescil edildiğini, "TEMA" ibaresini taşıyan çok sayıda marka olduğundan, başvurunun davalının markalarının devamı şeklinde algılanmayacağını, ayrıca redde mesnet "TEMAPARK" ibaresinin tanımlayıcı olup "belirli bir tema çerçevesinde oluşturulmuş kapsamlı eğlence platformu" anlamına geldiğini, davalının tescil ettirdiği markalarını kullanmadığını, "TEMA" ibaresi yönünden eskiye dayalı kullanım hakkının müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Tema İstanbul Bahçe" ibareli başvuru ile redde mesnet 2011/21307, 2013/90569 sayılı "Tema" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "Tema" ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 37 sınıf hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, diğer taraftan gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenemeyeceği gibi davacıların eski tarihli markalarının tescil tarihleri itibariyle kazanılmış hak sağlamadıkları, ayrıca işlem dosyasında kullanım ispatı talep edilen 2011/21307 sayılı redde mesnet markanın 14.06.2013 tarihinde tescil edilip dava konusu başvurunun da 31.07.2017 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde bahsi geçen marka yönünden kullanım ispatının aranamayacağı, markaların tescilli oldukları müddetçe korunması gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1095275900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz