Karma taşımada anlaşma yoksa TTK'nın taşıma hükümleri uygulanır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3519 E. 2024/6455 K. · · İlk derece: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Deniz ve kara yolu bacaklarından oluşan karma (multimodal) taşımaya ilişkin bir uluslararası anlaşma bulunmadığında, TTK'nın 902-905 inci maddeleri uyarınca uyuşmazlığa TTK'nın taşıma işlerine ilişkin hükümleri uygulanır. Taşımanın tamamını tek fatura ve tek üstlenmeyle kapıdan kapıya yapmayı/yaptırmayı taahhüt eden taşıyıcı, hasarın hangi bacakta ve hangi alt taşıyıcının adamının kusuruyla meydana geldiğinden bağımsız olarak zarardan sorumludur; sorumluluk taşıyıcının sınırlı sorumluluk tutarıyla sınırlıdır ve ödeme yapan sigortacı bu tutarla sınırlı olarak halef sıfatıyla rücu edebilir.
Ele alınan sorunlar
Karma taşımada uygulanacak hukuk ve kapıdan kapıya taşımayı üstlenen taşıyıcının sorumluluğu → kabul
İddia: Davalı, uyuşmazlığın deniz taşımasından kaynaklandığını, konşimentodaki yetki ve hukuk seçimi kaydı gereği yabancı mahkemenin yetkili olduğunu, taraf teşkilinin hatalı olduğunu ve pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hasarın deniz taşıması sırasında gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, aksi hâlde sınırlı sorumluluk hükümlerine tabi olması gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Karma taşımalara ilişkin uluslararası bir anlaşma bulunmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 902-905 inci maddeleri gereğince uyuşmazlığa aynı Kanun'un taşıma işlerine ilişkin hükümleri uygulanır. Dosya kapsamındaki belgeler, yazışmalar ve tek fatura düzenlenmiş olması birlikte değerlendirildiğinde davalı, deniz yolu ve ardından kara yolu ile yapılan taşımanın tamamını kapıdan kapıya yapmayı/yaptırmayı üstlenmiştir. Ekspertiz raporu, kaza tutanağı ve hasarlı yüke ilişkin fotoğraflardan, kazanın kara yolu taşıması sonunda yükün alıcının adresine teslimi sırasında kara yolu alt taşıyıcısının adamının kusuruyla gerçekleştiği sabittir; bu nedenle zarardan davalı sorumludur. Taşıyıcının sınırlı sorumluluk tutarı hesaplanan miktarla sınırlı olup, sigortacı halef sıfatıyla bu tutarla sınırlı olarak davalıya başvurabilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Karma taşımada uluslararası anlaşma yokluğunda TTK'nın taşıma hükümlerinin uygulanacağı ve taşımanın bütününü üstlenen taşıyıcının alt taşıyıcının adamının kusurundan sorumlu olacağı yönündeki çözüm Yargıtay'ca onanmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karma (multimodal) taşıma↗ kapıdan kapıya taşıma↗ alt taşıyıcı↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ halefiyet↗ rücuen tazminat↗ emtia nakliyat sigortası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3519 E. , 2024/6455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/792 Esas, 2023/389 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1264 E., 2020/237 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.09.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının emtia nakliyat sigortası poliçesi ile sigortalısı Arca Plastik.. Ltd. Şti tarafından Güney Afrika’da kurulu Transpaco firmasına işyerinde teslim edilmek üzere satılan plastik torba kesim makinası ve aksesuarlarını İspanya’dan Güney Afrika’ya yapılacak olan taşımasına ilişkin rizikolara karşı sigorta teminatı verdiğini, sigortalı emtianın İspanya’da fuarda sergilendikten sonra Barcelona’dan alınıp Güney Afrika’daki alıcının adresine taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, davalı ile taşımanın bütününü kapsayan taşıma sözleşmesi yapıldığını ve navlun ödendiğini, yükün davalı tarafından 18.10.2017 tarihinde taşınmak üzere teslim alınarak İspanya’daki depo alanında iki adet konteynere konulduğunu, sigorta konusu yükün içinde bulunduğu iki adet konteynerin gemiden tahliyesi sonrasında Güney Afrika’nın Durban Limanında bekledikten sonra davalı tarafça tayin edilen firma tarafından kara yolu ile taşınıp alıcısına teslim edilmek üzere alındığını, alıcının tesislerine varıldığında sürücünün malın üzerinde bulunduğu dorsenin ayağı ile yola koyduğu tuğlanın kırılması nedeniyle konteynerin devrildiğini, malda ağır hasar meydana geldiğini, hasarın müvekkiline bildirilmesi üzerine makinanın onarımı ve geri getirme masrafları dahil 291.347,40 euro’nun sigortalıya ödendiğini, TTK’nun 1472.
maddesi gereğince haklarının halefi olduğunu, davalının TTK’nun 875. maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğunu, belirterek şimdilik 462.993,06 TL tazminatın ödeme tarihi olan 18.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin uyuşmazlığın deniz taşımasından kaynaklanması nedeniyle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sunulan konşimentonun arka yüzünde ihtilaf halinde Hong Kong Mahkemelerinin yetkili olduğu ve Hong Kong hukukunun uygulanması gerektiğinini kararlaştırıldığını, taşımaya ilişkin konşimentonun Pelorus Ocean Line Limited tarafından düzenlendiğini, taraf teşkilinin hatalı olması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin ya da acentesi olduğu firmanın davacı sigortalısına karşı ayrıca düzenlediği navlun faturası ya da taşıma taahhüdünü içerir bir belge bulunmadığını, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen konşimentoya göre yükleme ve istiflemeden kaynaklanan hasarlarda taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, hasarın deniz taşıması sırasında gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, hasarın kara taşıması esnasında gerçekleştiğini, deniz taşımasını gerçekleştiren şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, aksi taktirde müvekkilinin sınırlı sorumluluk hükümlerine tabi olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, sigortalı Arce Plastik..'nin İspanya'dan Güney Afrika'ya taşınacak plastik torba kesim makinesi ve aksesuarları 12.10.2017 tanzim tarihli emtia nakliyat sigorta poliçesi ve 20.10.2017 tanzim tarihli nakliyat sigorta zeyli ile davacı tarafından sigortalandığını, taşıma, İspanya'dan Durban/Güney Afrika'ya deniz yoluyla, Limandan alıcının adresine kara yoluyla yapıldığını, karma taşımalara ilişkin uluslararası anlaşma bulunmadığından TTK m. 902-905 gereğince uyuşmazlığa TTK'nun taşıma işlerine ilişkin hükümleri uygulanacağını, taşıma konusu yükte meydana gelen hasarın deniz yoluyla yapılan kısımda meydana gelmediği, dosya kapsamındaki belgeler, mail yazışmaları, fatura tutarı birlikte değerlendirildiğinde davalının Barcelona'dan Güney Afrika'ya deniz yolu ve Durban-Johannesburg kara yolu taşımasının tamamını yapmayı/yaptırmayı üstlendiğinin anlaşıldığı, davalı, taşımanın tamamını kapıdan kapıya yapmayı üstlenmiş, tüm işlemler için tek fatura düzenlendiği, 02.07.2018 tarihli ekspertiz raporu, 16.01.2018 tarihli kaza tutanağı ve dosyada mevcut hasarlı yüke ilişkin fotoğraflardan kazanın Durban Limanından Johannesburg'a gerçekleştirilen karayolu taşıma sonunda, yükün alıcının adresine teslimi esnasında karayolu alt taşıyıcısının adamının kusuruyla gerçekleştiği sabit olup, zarardan davalının sorumlu olduğunu, hasar miktarının onarıma gidilmesi durumunda 291.347,40 euro olarak hesaplandığı, tam ...
halinde değerlendirilmesi halinde 251.750,73 euro olacağı, davacı ... şirketi tarafından 291.347,40 euro zarar miktarı 18.07.2018 tarihinde ödendiği ve ibraname ile dava ve talep hakları davacı ... şirketine devredildiği, taşıyıcının sınırlı sorumluluk tutarının 462.993,06 TL olacağı ve bu miktarla sınırlı olarak davalıya başvurabileceği tespit edilmekle açılan davanın kabulü ile 462.993,06 TL'nin ödeme tarihi olan 18.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uluslararası taşıma sırasında hasarlanan emtia için sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 882, 902-905 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1095241300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz