Ayıp bildirimi süresinde yapılmışsa, ayıplı ürün bedeli takas yoluyla mahsup edilebilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1011 E. 2025/1177 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
Gerekçe özeti
Satım bedelini ödemeyen alıcı, satılanın ayıplı olduğunu zamanaşımı süresi içinde bildirmişse, TBK 227/2 ve 231 uyarınca ayıp oranında bedelden indirim (mahsup) hakkını, kendisine karşı açılan alacak/itirazın iptali davasında savunma yoluyla ileri sürebilir; bu hakkın kullanılması için ayrıca karşı dava açması gerekmez. Ayrıca, büyük miktarlı ürün partilerinde tamamının değil, yeterli sayıda rastgele seçilmiş numunenin incelenmesine dayalı bilirkişi/test raporu, ürünün bütünü hakkında ayıp tespitine esas alınabilir.
Ele alınan sorunlar
Ayıp iddiasına dayalı zarar mahsubu için karşı dava açılması gerekip gerekmediği → ret
İddia: Davalının ayıp iddiası nedeniyle dava veya cevap dilekçesinde karşı dava açmadığı, bu nedenle ayıp nedeniyle zararın alacaktan indirilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: TBK 231. madde uyarınca alıcının satılanın devrinden itibaren iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz. TBK 227/2 maddesindeki ayıp oranında bedelden indirim yapılması bir mahsup işlemi olup, satım bedelini ödemeyen davalının ayıplı ürün bedelinin düşülmesini talep etmesi için ayrıca dava açmasına gerek yoktur; bu hak aleyhine açılan davada savunma olarak ileri sürülebilir. Davalının 'satılanı alıkoyup bedelden indirim hakkını' kullandığı anlaşıldığından, ayıplı ürün bedelinin toplam borçtan düşülmesinde usul hatası bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kumaşların ayıplı olduğunun ispatı ve bilirkişi raporunun (numune usulü inceleme) yeterliliği → ret
İddia: Davalının dayandığı test raporunun tek taraflı, davacı yokluğunda hazırlanmış özel bir mütalaa olduğu; kumaşların tamamı incelenmeden yalnızca bir kısım top üzerinden yapılan inceleme sonucunun oranlama yapılarak tüm partiye teşmil edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle ayıp iddiasının ispatlanamadığı ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Toplanan deliller (bağımsız test laboratuvarı raporu, taraflar arası e-posta yazışmaları, tamir amaçlı iade faturaları, sevk irsaliyeleri, yeniden düzenlenen satış faturaları) birlikte değerlendirildiğinde, ihtilafa konu miktardaki kumaşın ayıplı olduğu, ayıbın hemen bildirildiği ve davacının kumaşları tamir için geri almasının ayıbın varlığını da kabul niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça tamir için gönderilen kumaş miktarının aynı oranda fatura edildiği ve kumaş özelliklerinin sipariş formlarını birebir doğruladığı görüldüğünden, uluslararası kabul gören test laboratuvarının sonuçlarına itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Bilirkişi kurulu, tekstil sektöründe ürünlerin tamamının kontrolünün fazla zaman ve maliyet oluşturacağından, rastgele seçilen yeterli miktardaki ürünün incelenmesiyle ürünün bütünü hakkında hüküm verilebileceğini; seçilen numune miktarının bütün hakkında kanaate varmak için yeterli olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporu uyuşmazlığın çözümü için yeterlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ayıplı mal bedelinden indirim (mahsup) hakkının, karşı dava açılmaksızın savunma yoluyla ileri sürülebileceğine ve büyük miktarlı ürün partilerinde numune usulü inceleme sonucunun tüm parti için ayıp tespitine esas alınabileceğine ilişkin değerlendirmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- TBK 231. madde uyarınca, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle ayıp iddiasına ilişkin dava zamanaşımına uğrar; ancak alıcının bu süre içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahsup↗ takas↗ ayıp bildirimi↗ bedelden indirim hakkı↗ zamanaşımı def'i↗ icra inkâr tazminatı↗ itirazın iptali↗ numune usulü inceleme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1011
KARAR NO 2025/1177
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/04/2025
NUMARASI 2023/1272 Esas - 2025/449 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 28/12/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/07/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası ile icra takibine geçtiğini ancak davalının takibe itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalının cari hesap alacağına ve ticari kayıtlara göre davacıya toplamda 36.634,50 USD (faiz ve masrafları hariç) borcu bulunduğunu, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından davacı şirkete kumaş siparişleri verilmiş olup kumaşların ayıplı çıktığını, müvekkilin yaptığı kalite kontrol sonrasında kumaşta kanat farkı toplar arası renk farkı olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin kumaşları tamir edemeyeceğini anladığında kumaşlarda herhangi bir sorun olmadığını ileri sürdüğünü, ürünlerin hem süresinde teslim edilmediğini hem de ayıplı çıktığını, davacının temerrüdü ve ayıplı mal sebebiyle müvekkil şirketin zor durumda kaldığını, müşterilerinin siparişlerini süresinde yetiştiremediğini, açıklandığı üzere müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, anılan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece: davacının takip talebinde bulunduğu 36.634,50 USD’den davalının ayıplı kumaşlar nedeniyle oluşan toplam (1.277,76 + 1.287,00=) 2.564,76- USD zararının mahsubu sonrası davacının davalıdan (36.634,50 – 2.564,76=) 34.069,74- USD alacaklı olduğunun hesaplandığını, mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından resen nazara alınacağını, takas ve mahsup farklı kavramlar olduğunu; mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemi olduğunu, mahsupta mahsup hakkına sahip olan taraf bu hakkını karşı taraf alacağını kendisinden istemedikçe ileri süremediğini, davalının Büyükçekmece ...İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.069,74 USD alacak yönünden devamına, alacak likit dolduğundan davacının icra inkar tazminat talebinin yerinde olduğu,takip tarihindeki USD kuru dikkate alınarak %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; karara esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan 36.634,50 USD alacağının tespit edildiğini, ancak bu alacak miktarından davalının 2.564,76 USD ayıp nedeniyle zararının düşüldüğünü, davalı taraf, müvekkiline karşı ayıp iddiası nedeniyle zarar talebine ilişkin herhangi bir dava açmayıp herhangi bir talepte de bulunmadığını, cevap dilekçesinde de bir karşı dava açmadığı gibi cevap dilekçesinde herhangi bir mahsup talebinde de bulunmadığını, davalının ayıp iddiasını ve bilirkişi raporunda belirtilen ayıp nedeniyle davalının uğradığı zarar tespitini kabul etmemek kaydıyla; davalının ayıp nedeniyle zarar talebine dair herhangi bir davası olmadığı halde bilirkişi raporunda alacak miktarından 2.564,76- USD miktarın düşülmesi usul hukukuna aykırı olduğunu, ayıp iddiası kapsamında ayıp iddiasında bulunulan kumaşlar üzerinde inceleme yapılmadığını,davalı tarafından dosyaya sunulan ...
tarafından hazırlanmış 07.11.2023 tarihli rapor (görüş) üzerinden yapıldığını,hazırlanan rapor (görüş), davalının talepleri doğrultusunda ve rapor ücreti de davalı tarafından karşılanarak müvekkilinin yokluğunda ve tek taraflı olarak hazırlanan özel bir mütala olduğunu, kumaşların müvekkilinin üretimi olduğunu kabul etmediklerini, ayıp iddiası hususunda davalının bu tek taraflı deliline dayanılarak tespit yapmak hukuka uygun olmadığını, davacının mahkeme marifetiyle bir tespit yaptırmadığını, davalının ayıp iddiası süresinde olmadığı gibi ayıp iddiası yersiz ve mesnetsiz olup kötü niyetli bir iddia olduğunu, raporda (mütalaada) davalıya satılan 352 kg 16 top halindeki siyah kumaşın, sadece 6 topu üzerinde inceleme yapıldığını ve bu inceleme sonucunda 3 topun ayıpsız 3 topun ise ayıplı olduğu belirtildiği, sonrasında ise oranlama ve yorum yapılarak 16 topun yarısının yani 8 topun ayıplı olduğu kabul edildiğini, 16 topun tamamı üzerinde bir ayıp tespiti yapılmadığını, hesabın 3 top kumaş yerine 8 top kumaşın tamamının üzerinden ayıp hesabı ve değerlendirilmesinin doğru olmadığını, 180 kg 8 top halindeki lacivert kumaşın ise sadece 6 topu üzerinde inceleme yapıldığını ve bu inceleme sonucunda 6 topun ayıplı olduğu beliriltilerek oranlama ve yorum yapmak suretiyle 8 topun tamamının ayıplı olduğu kabul edildiğini, ayıplı olduğunun tespit edildiği iddia edilen 6 top kumaş yerine 8 top kumaşın tamamının üzerinden ayıp hesabı ve değerlendirilmesi yapılmasının doğru olmadığını, ayıp konusunda yorumla yapılmış tek taraflı özel bir rapora (görüşe) istinaden hukuken müvekkilinin ayıplı kumaş ürettiği ve davalıya teslim ettiği kabul edilemeyeceğinden kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacının imal ederek davalıya sattığı ... nolu 180 kg lacivert ve ... sipariş 350 kg siyah kumaşların tamamı davalıya teslim edildikten hemen sonra davalının yaptığı kontrol sonucunda ayıplı olduğu tespit edilmiş ve tamir edilmek üzere davacıya iade edilmiştir. Davacı iade gelen kumaşları tamir ederek yeniden davalıya teslim etmiştir. Davalı tamir için davacıya teslim edilen kumaşların hiç bir işlem yapılmadan iade edildiğini savunmuştur.Bu hususta delil olarak bağımsız test laboratuvarı ... tarafından düzenlenen test raporu ve taraflar arasında ki e-posta yazışmalarını, tamir için düzenlenen iade faturalarını, sevk irsaliyelerini ve yeniden davacı tarafından düzenlenen satış faturalarına delil olarak dayanmıştır.Davalı tarafından sipariş edilen iki kalem siparişin ayıplı olduğu;
teslim edilen toplardan göz ile seçilerek siyah kumaşın tamamı 16 top kumaş olup; 6 top kumaş teste tabi tutulmuş, kumaşların üç topu ayıplı olduğu, lacivert top kumaşın tamamının 8 top olduğu; test raporunda resimlere de yer verilmiş olup kumaşların yırtık,patlak vs olduğu açıkça görülmekte olup 8 top kumaşın tamamının kullanılamaz durumda olduğu belirlenmiştir. Bu test raporuna ilave olarak davalı şirket personeli tarafından yapılan kontroller sonucunda kumaşlarda ki hatalar hemen davacıya bildirilmiş; davacı üç kalem siparişe ilişkin kumaşları tamir amaçlı geri aldığı; faturaların sevk irsaliyelerin dosyada sunulduğu tamirden sonra tekrar davalıya fatura edildiği,yine e-postalardan tamirin sonuç vermediğinin bildirildiği , kumaş toplarının akabinde teste tabi tutulduğu anlaşılmakla toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ihtilafa konu miktarda kumaşın ayıplı olduğu,hemen ayıp bildirimi yapıldığı ,davacının tamir için geri aldığı ,böylelikle ayıbın varlığını da kabul ettiği dikkate alındığında kumaşların ayıplı olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Sunulan delillerde 350 kg siyah, 180 kg lacivert kumaşın ayıp oranında davalının uğradığı zarar tesbit edilerek alacaktan düşülmüştür.Davalı tarafça tamir için gönderilen kumaşların miktarı aynı oranda fatura edildiği ve kumaşların özellikleri sipariş formlarında ki kumaşları birebir doğruladığından uluslarası kabul gören test laboratuvarının sonuçlarına itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Bilirkişi kurulu tekstil sektöründe ürünlerin tamamının kontrol edilmesi çok fazla zaman ve maliyet oluşturduğundan rastgele seçilen yeterli miktarda ürünlerin incelenmesiyle ürünün bütünü hakkında hüküm verildiğini, kumaşları inceleyen ... inspectoru (kalite kontrolcü) rastgele seçtiği kumaş toplarını kalite kontrol makinesine takarak inceleyerek ürünlerin bütünü hakkında rapor verdiğini, seçilen ürün miktarı bütün hakkında kanaate varmak için yeterli olduğu yolunda kanaat bildirmekle bilirkişi raporu uyuşmazlığın çözümü için yeterlidir.
Davalı kumaşların ayıplı olduğunu ileri sürerek zarar savunmasında bulunmuş ise de ise de cari hesabında USD bazda icra takibinde talep olunan tutarda alacaklı olduğu anlaşılmakla ayıplı ürün bedeli düşülerek kalan 34.069,74-USD ye hükmedilmesi yerindedir.Davalı taraf diğer borçlarına ilişkin satımlara ilişkin olarak ayıp savunmalarını ispatlayamadığı gibi bu miktar için aleyhine verilen kararı da istinaf etmemiştir. Davacı vekili; davalının ayıp iddiası nedeniyle dava veya cevap dilekçesinde karşı dava açmadığını ayıp nedeniyle zararın alacağından indirilemeyeceğini ileri sürmüştür. TBK'nın 231 maddesinin 2 cümlesi,"....ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz." denilmektedir.TBK'nın 227.2 maddesinde ki ayıp oranında bedelden indirim yapılması bir mahsup işlemi olup davalının ayıplı ürünlerin bedelini ödemediğinden TBK nın 231 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi içinde ayıbı bildirdiği takdirde ayıplı ürün bedelinin düşülmesini aleyhine açılan davada savunma olarak ileri sürebilecektir. Satım bedelini ödemeyen davalının ayıplı ürün bir dava açılmasına gerek yoktur.Davalı taraf icra takibi nedeniyle açılan davada tüm alacak için ayıp nedeniyle bedel ödemesi gerekmediğini savunsa da ayıplı ürün nedeniyle mahsup edilebilecek, ayıp nedeniyle davalının bedelinde sorumlu olmayacağı ayıplı ürün bedeli hesaplanarak "satılanı alıkoyup bedelden indirim hakkını" kullandığı anlaşıldığından ,ayıplı ürün bedelinin toplam borçtan düşülmesinde usulü hata bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;ayıp ihbarı zamanında yapıldığından TBK 227.2 madde uyarınca ayıp oranında bedelde indirim talep etme hakkı kullanıldığından aleyhe açılan davada davalı savunması yerinde görülen kısım için mahsup yapılmasında isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiş,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 430-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10944 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi