Fiilen hizmet veren yönetim kurulu üyelerine makul huzur hakkı iptal edilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4198 E. 2024/7439 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davasında: (a) şirkette fiilen hizmet veren yönetim kurulu üyelerine takdir edilen huzur hakkı, şirketin aktif büyüklüğü ve karlılığıyla orantılı ve makul ise iptal edilemez; (b) sermaye artırımı, azınlığın haklarını ihlal edecek veya ekonomik bakımdan zayıf pay sahiplerinin yeni paylardan mevcut payları oranında yararlanmasını engelleyecek boyutta ise iptale tabidir; (c) genel kurul gündeminin oluşturulması ve görüşülmesine ilişkin hususlar istinaf denetimine tabi değildir.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kurulu üyelerine takdir edilen huzur hakkının iptali → ret
İddia: Davacı, şirkette fiilen mesai harcamayan yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkının fahiş ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı şirkette fiilen çalışmak ve yönetmek suretiyle hizmet veren yönetim kurulu başkanı ve üyelerine takdir edilen huzur hakkı, şirketin aktif büyüklüğü ve karlılığı da göz önünde bulundurulduğunda makul olduğundan, bu maddeye yönelik iptal talebinin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Sermaye artırımı kararının azınlık haklarını ihlali nedeniyle iptali → kısmi kabul
Gerekçe: Sermaye artırım tutarı, azınlığın haklarını ihlal edecek ve ekonomik bakımdan zayıf olan pay sahiplerinin yeni paylardan mevcut payları oranında yararlanmalarını engelleyebilecek boyutta ise, bu karar iptale tabidir; bu nedenle sermaye artışına ilişkin kararların iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Gündemin oluşturulması ve görüşülmesine ilişkin talebin istinafa tabi olmaması → ret
İddia: Davacı, gündeme madde alınması yönündeki talebinin yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Genel kurulda görüşülecek gündem maddelerinin oluşturulması ve görüşülmesi hususu istinafa tabi olmadığından, buna yönelik istinaf başvurusunun usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Huzur hakkının makullük ölçütü ile azınlığı engelleyen sermaye artırımının iptali yönündeki holding emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ sermaye artırımı↗ azınlık hakları↗ genel kurul kararının iptali↗ rüçhan hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4198 E. , 2024/7439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1068 E 2023/687 K
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 E.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava genel kurul kararının iptali davası olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.10.2024 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %29 pay sahibi olduğu davalı aile şirketi niteliğindeki anonim şirketin 30.07.2019 tarihli genel kurulunda alınan 2.,5. ve 7. no'lu maddelerinin iptali gerektiğini, bu maddelerde mali tabloların görüşüldüğünü, sermaye artışına gidildiğini, yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkının belirlendiğini, ancak alınan kararların usul ve kanuna ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek anılan genel kurul kararlarının iptalini istemiştir. Davacı vekili 10.12.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ise gündeme madde alınmasına yönelik taleplerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek genel kurulun bu sebeple de iptalini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dosyasına ait dava dilekçesinde, 03.07.2020 tarihli genel kurul kararlarından finansal tabloların müzakeresi ve tasdikine ilişkin 3., dönem karının kullanım şeklinin belirlenmesine ilişkin 5., yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 7. ve sermayenin 13.800,00 TL'den 17.500,00 TL'ye yükseltilmesine ilişkin 8. maddenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; gündemin 2. maddesinde alınan kararın iptaline karşı, davacının tüm sorduğu sorular ve bilgi alma talepleri karşısında şirketin yeminli mali müşaviri tarafından hazırlanmış olan bilgi notu ve şirket yönetim kurulu tarafından hazırlanan 12.07.2019 tarihli cevapların sunulduğunu, gündemin 5. maddesinde alınan kararın iptali talebine karşı, yönetim kurulu başkanının bütün mesaisini bu şirket için harcamakta olduğunu, tüm malvarlığını bu şirket için teminat göstermiş olduğunu, davacının bu talebinin de reddinin gerektiğini, gündemin 7. maddesinde alınan kararın iptali talebine karşı, davacının yarısı nakit olan sermaye artırım kararında, bedelsiz pay alma hakkını kullanarak iç kaynakların sermayeye eklenmesiyle kendi payına düşen payları bedelsiz olarak edindiğini, ayrıca, davacının geçmiş yıl karlarına ilişkin bu Genel Kurul toplantısında alınmış bulunan karar gereğince payına düşen miktarı da nakit olarak almış bulunduğunu, dolayısıyla davacının nakit sermaye artırımına yeni pay alma hakkını kullanarak katılamayacağı, ödemede bulunamayacağı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacıya davalı şirketin işleyişi ve mali yapısı ile ilgili gerekli bilgilerin ve belgelerin verildiğini, şirket yönetim kurulu başkanı ...'un kurmuş olduğu ... EU AŞ'ye müvekkili şirketten iddia edildiği gibi örtülü kar transferinin yapılmadığını, dolayısıyla davacının finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı iddiasının doğru olmadığını, kararlaştırılan huzur hakkının hakkaniyete uygun olduğunu, toplantıda oy birliğiyle kar payı dağıtılmaması yönünde karar alındığını, bu karara karşı olumsuz oy kullanmayan ve muhalefet şerhi sunmayan davacı tarafın bu madde yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davasının reddi gerektiğini, davacının dava konusu genel kurul toplantısından önce şirkette 2.017.900,00 TL'lik nominal payı bulunmakta iken sermaye artırım kararından sonra şirketteki nominal pay oranının 2.559.000,00 TL'ye yükseldiğini, davacının bu kararın sermaye payının azaltılmasına yönelik iddiasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, asıl davada davalı şirketin 30.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 2 nolu karar ile ilgili olarak özel denetçi talebinin reddine ilişkin karara yönelik olarak mahkemeden 3 ay içinde özel denetçi atanmasının istenebileceği, finansal tabloların tasdikine ilişkin kararın dürüst resim ilkesine uygun olduğu, şirketin yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkının artırılmasına ilişkin 5 no'lu kararın davalı şirketin aktif büyüklüğü ve karlılığı da göz önünde bulundurulduğunda hakkaniyete uygun olduğu, sermayenin artırılmasına ilişkin 7 no'lu kararın ise artırım tutarının azınlığın haklarını ihlal edecek boyutta olduğu, ekonomik bakımdan zayıf olan pay sahiplerinin yeni paylardan mevcut payları oranında almalarını engelleyebilecek nitelikte bulunduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir.
Birleşen davada davalı şirketin 03.07.2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve iptali istenen finansal tabloların tasdikine ilişkin 3 no'lu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, 2019 yılı dönem kârının kullanım şeklinin belirlenmesine ilişkin gündemin 5 nolu kararı hakkındaki müzakereyi takiben yapılan oylama sonucunda yapılan Şirket Yönetim Kurulu kâr dağıtım teklifine uygun olarak 2019 yılı dönem kârının dağıtılmamasına oy birliği ile karar verildiği, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkının artırılmasına ilişkin 7 no'lu kararın 2019 yılı yeniden değerleme oranları göz önünde bulundurulduğunda, Yönetim Kurulu Başkanı ...'un ücretine yapılmış olan %20 oranındaki artışın fahiş olmadığı, ancak diğer yönetim kurulu üyelerine yapılmış olan % 33,33 oranındaki zammın mevcut piyasa şartları da göz önünde bulundurulduğunda yüksek olduğu gerekçesi ile iptalinin gerektiği, 8 no'lu sermaye artırım kararının azınlığın haklarını ihlal edecek boyutta olduğu, ekonomik bakımdan zayıf olan pay sahiplerinin yeni paylardan mevcut payları oranında almalarını engelleyebilecek nitelikte bulunduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, birleşen davada davalı şirketin 03.07.2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 7 nolu kararı ile ...'a aylık net 30.000,00 TL ve diğer üyelerin her birine ayrı ayrı 20.000,00 TL aylık net huzur hakkı verilmesine ilişkin kararın iptali talebin kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun kabulüne, davalı şirkette fiilen çalışmak ve yönetmek suretiyle hizmet veren yönetim kurulu başkanı ve üyelerine taktir edilen huzur hakkının davalı şirketin aktif büyüklüğü ve karlılığı da göz önünde bulundurulduğunda makul olduğu gerekçesi ile bu maddeye yönelik davacı talebinin reddine kanaat getirilerek, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin, davalı şirketin 24.06.2019 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan 10 no'lu gündem maddesinin talepleri gibi gündeme alınmadığına ilişkin talebinin davalı şirketin genel kurulda görüşülecek gündem maddelerinin oluşturulması ve görüşülmesi hususu istinaf tabi olmadığından buna yönelik davacı yanın istinaf başvurusunun usulden reddine, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirketin 30.07.2019 tarihli genel kurulunda 7.
madde ile alınan sermaye artışına ilişkin kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalı şirketin 03.07.2020 tarihli genel kurulunda 8. madde ile alınan sermaye artışına ilişkin kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, 30.07.2019 tarihli genel kurulda alınan 2, 5 ve 7 no'lu kararların iptali, birleşen dava ise 03/07/2020 tarihli genel kurulda alınan 3, 5, 7, ve 8 nolu maddelerin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 376, 394, 395, 396, 408, 421, 438, 439, 445, 446 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1094022700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz