İptal davasında hak düşürücü sürenin zorunlu arabuluculukla durması ve hesabı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4041 E. 2024/7202 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davası hak düşürücü süreye tabi olup, davanın tabi olduğu zorunlu arabuluculuğa başvuru bu süreyi durdurur ve arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesiyle süre kaldığı yerden işlemeye devam eder; adli tatile denk gelen sürede HMK 104 uygulansa dahi süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması → ret
İddia: Bankanın sermaye artırımı yapmaması ve kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararlarının kanuna aykırı ve batıl olduğu, davacının muhalefet şerhi bulunduğu ve iptali gerektiği.
Gerekçe: Genel kurul kararının iptali davası kanunda öngörülen hak düşürücü süreye tabidir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi olup 30.06.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş, 03.08.2022 tarihinde son tutanak düzenlenmiş; başvuruyla duran süre son tutanaktan sonra kaldığı yerden işlemeye devam etmiştir. Davacının başvuru anında 1 günlük süresi kaldığından süre 04.08.2022'de dolmuş; adli tatile rastladığından HMK 104 gereği adli tatilin bitiminden itibaren 1 hafta uzatılmış kabul edilse dahi 08.09.2022'de sona ermiştir. Eldeki dava 14.09.2022 tarihinde, hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İptal davasındaki hak düşürücü sürenin zorunlu arabuluculuk başvurusuyla durup son tutanakla kaldığı yerden işleyeceği ve adli tatil uzamasıyla birlikte hesaplanacağı yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Genel kurul kararının iptali davası üç aylık hak düşürücü süreye tabidir; zorunlu arabuluculuğa başvuru bu süreyi durdurur, arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesiyle süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ hak düşürücü süre↗ zorunlu arabuluculuk↗ sürenin durması↗ adli tatil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4041 E. , 2024/7202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/429 Esas, 2023/697 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/616 E., 2022/820 K.
Taraflar arasındaki genel kurul karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Gözde Ünyazıcı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; bankanın sermaye artırımı imkânı varken ve Maliye Bakanlığının her yıl değerlendirme fonu değerlendirilmesine rağmen yeniden değerlendirmede sermaye artırımında oluşacak bedelsiz payları vermemesinin dava konusu olduğunu, banka ile arabuluculu müessesine başvurulduğunu, arabuluculukta anlaşma olmadığını, davacı olarak muhalefet şerhinin olduğunu, karara muhalif kaldığını, ret oyu verdiğini, yedek akçelerin esas sermayeyi aşan net mal varlığı olduğunu, bir diğer söylemle şirketin kârından oluşan mal varlığı olduğunu, kâr dağıtımı için ayrılan özel yedek akçelerin belli bir amaca tahsis edilmeyen yedek akçeleri ihtiyari yedek akçelerin dağıtılmasının mümkün olanlar olduğunu ve net dönem kârı olduğunu, kayıtlı sermayeyi çıkartılmış sermayenin yönetim kurulu kararıyla ana sözleşme de belirtilmesinin zorunlu kayıtlı sermaye rakamına kadar ana sözleşmenin değiştirilebileceğini ve sermayenin artırılabileceğini, bunu bankanın yıllardır yapmadığını, banka tarafından sermaye artırımı yapılmaması kararının iptalini, hakim ortağın yıllardır neden gündeme sermaye arttırımı kararı alınmasını engel olduğunun sorulmasını ve bu kararın batıl olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmaydığı, davacı tarafça 30.06.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, 03.08.2022 tarihinde son tutanak düzenlendiği, bu tarihten sonra sürelerin kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, davacının 30.06.2022 tarihi itibariyle 1 günlük süresi kaldığı, bununda 04.08.2022 tarihinde sona erdiği, adli tatile rastlayan bu süre yönünden de HKK 104. madde gereğince sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren 1 hafta uzatılmış kabul edilmesi halinde dahi sürenin 08.09.2022 tarihinde sona erdiği, eldeki davanın 14.09.2022 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacının vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı bankanın 31.03.2022 tarihli yapılan olağan genel kurul toplantısında sermaye arttırımı yapılmamasına dair verilen karar ile kâr payı dağıtımına ilişkin kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 445 inci madde.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1093705400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz